6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Aval verenin ödemesinde mahsup sırası ve tahsilde tekerrür kaydı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1026 E. 2025/636 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Aynı asıl borca ilişkin olarak tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla açılmış birden fazla icra takibi (ilamsız/cari hesap takibi ile kambiyo senedi takipleri) bulunması halinde, ilamsız takibe yapılan her haricî ödeme aynı zamanda kambiyo takibi için de yapılmış sayılır; alacaklı, tahsilatı yalnızca ilamsız takipten mahsup ettiğini ileri sürerek kambiyo takibine yapılan haciz tehdidini sürdüremez. Aynı gün açılmış birden fazla muaccel borç için yapılan açıklamasız/yetersiz açıklamalı ödemelerde TBK 102 uyarınca ödeme, önce takip edilen borç için yapılmış sayılır. Bono avalisti, TTK 724(1) uyarınca hamile karşı müteselsil borçlu sıfatıyla sorumlu olup, asıl borçlu tarafından yapılan ödeme sorumluluğunu sona erdirdiği ölçüde, fazla ödediği tutarın istirdadını talep edebilir.

Ele alınan sorunlar

Asıl borçlu tarafından yapılan ödemelerin hangi icra dosyasına mahsup edileceği ve aval verenin sorumluluğunun sona ermesi → kısmi kabul

İddia: Davacı, asıl borçlu tarafından yapılan 70.000-TL'lik ödemenin kendisinin aval verdiği bonoya dayalı takip dosyasına (2019/17354) mahsup edilmesi gerektiğini, ancak davalının bunu bildirmeyip mahsup etmediğini, bu nedenle borç sona erdiği halde kendisinden haciz tehdidiyle fazladan 62.000-TL tahsil edildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Aynı alacak için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla birden fazla takip yapılması mümkündür; takiplerden birinde tahsilat yapılması diğerini de infaz eder ve tahsil harcı da tek seferde alınır. Somut olayda ilamsız (cari hesap) takibi ile iki kambiyo takibi, aslında aynı asıl borca ilişkin olup, kambiyo takiplerindeki alacak miktarı ilamsız takipten daha fazla olduğundan ve tahsilde tekerrür kaydı bulunduğundan, alacaklının yaptığı tahsilatı sadece ilamsız takipten mahsup ettiğini söyleme hakkı yoktur; ilamsız takibe yapılan her ödeme aynı zamanda kambiyo takibi için de yapılmış sayılır. Bono avalisti olan davacı, TTK 724(1) uyarınca hamile karşı müteselsil borçlu sıfatıyla sorumludur; aval verenin sorumluluğu, senedin ödenmesiyle sona erer ve bu nedenle ödeme iddiasına dayanarak istirdat davası açabilir. İlk derece mahkemesinin, 10.000-TL'nin başka biri tarafından ödendiği ve bir faturanın cari hesaptan düşüldüğü gerekçesiyle fazla ödeme bulunmadığı sonucuna varması, davalının kambiyo takibine koyduğu 'tahsilde tekerrür olmama kaydı' ile çelişmektedir; çünkü cari hesaba yapılan her ödeme aynı zamanda senet borcunu da sona erdirir. Ödemelerin mahsubu bakımından TBK 102 uyarınca birden çok muaccel borç varsa ödeme, borçluya karşı önce takip edilen borç için yapılmış sayılır; iki ayrı senede aynı gün takip başlatıldığından, davalı alacaklının önce, davacının tarafı olmadığı icra dosyasına (17355 esas) mahsup yapması gerekir. Buna göre yapılan TBK 100 uyarınca faiz ve masraf dahil hesaplama sonucunda, asıl borçlunun ödemeleri önce 17355 esas sayılı dosya borcunu, ardından bakiye tutar 17354 esas sayılı (davacının aval verdiği) dosya borcunu kapatmıştır; cari hesaba mahsuben düzenlenip alacaklı tarafça kabul edilerek ticari defterlere işlenen 8.730,30-TL'lik iade faturası da bu dosyadan mahsup edilecek kısmi ödeme sayılmalıdır. Bu hesaplama sonucunda davacının kendi sorumlu olduğu tutardan fazla ödeme yaptığı, bu fazlalığın 11.034,26-TL olduğu belirlenmiştir. Davacının, ödemelerin doğrudan 17354 sayılı dosyaya mahsup edildiği iddiasını ispatlayamadığı, ancak mahsubun öncelikle 17355 sayılı dosyadan yapılması gerektiği ve tahsilde tekerrür kaydı nedeniyle bu ödemelerin aynı zamanda kambiyo takibi için de yapılmış sayılması gerektiği için ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair gerekçesi yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Aynı asıl borca ilişkin tahsilde tekerrür kaydıyla açılan birden fazla takipte (ilamsız/cari hesap ve kambiyo senedi takipleri) yapılan haricî ödemelerin mahsup sırasının TBK 100-102 çerçevesinde belirlenmesi ve aval verenin sorumluluğunun buna bağlı olarak sona ermesi bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliğindedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aval kambiyo senedi tahsilde tekerrür olmama kaydı istirdat davası mahsup cari hesap müteselsil sorumluluk muaccel borç

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 724(1) · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 100TBK 101TBK 102 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1026

KARAR NO 2025/636

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/03/2022

NUMARASI 2020/24 Esas - 2022/177 Karar

DAVA

İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/04/2025

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı ile dava dışı ... arasındaki ticari ilişkide ...'nın davalıya 78.730,30-TL cari hesap borcu oluştuğunu, davalının cari hesap alacağı için İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ... aleyhine icra takibi başlattığını ve takibin kesinleştiğini, aynı zamanda cari hesap borcunu garanti altına almak isteyen davalının, dava dışı ...'dan İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına dayanak 26/06/2018 vade tarihli 51.500-TL tutarlı ve 2019/17355 esas sayılı dosyasına dayanak 19/05/2018 vade tarihli 34.951-TL tutarlı 2 ayrı senet aldığını, davalının iki senedi tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas ve ... esas sayılı icra takiplerine konu ettiğini, 26/06/2018 vade tarihli ve 51.500-TL tutarlı senette davacının da kefil sıfatı ile imzası bulunduğundan, dava dışı borçlu şirket yetkilisi dava dışı ...

ile müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, takip kesinleştikten sonra dava dışı ... Gıda yetkilisi tarafından davalıya senet borcu açıklaması ile toplam 70.000-TL ödeme yapıldığını, davalı ile borçlu şirket arasındaki görüşmeler sonucunda 12.09.2019 tarihli 8.730,30-TL tutarlı fatura düzenlenerek borcun kapatıldığını, ancak davalının yapılan ödemelerin hiç birini icra dosyalarına bildirmediğini ve borçtan mahsup etmediğini, borç ödenmesine rağmen davalının hacze gelmesi üzerine müvekkilince haciz baskısı altında davalıya toplam 62.000-TL ödeme yapıldığını, ödemelerin ödeme yapan borçlunun iradesine aykırı olarak ...

esas sayılı dosyaya değil, senet borcu olmayan ... esas sayılı dosyaya mahsup edilmesinin TBK'nın 101. maddesine aykırı olduğunu, borçlu şirket tarafından yapılan 70.000-TL ödemenin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası için yapıldığını, borcun ödemeler ile bitmesine rağmen ödemeler icra dosyasına bildirilmeyerek müvekkili hakkında takibe devam edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davalı şirketin davacıdan fazla tahsil ettiği 62.000-TL'nin ödeme tarihi olan 04/12/2019 tarihinden itibaren ticari faiz işletilerek davalıdan istirdadı ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkilinin ... Gıda'dan olan cari hesap alacağı sebebiyle ... Gıda hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ayrıca borçlu şirket tarafından verilen bonoların da tahsilde tekerrür olmamak üzere icra takiplerine konu edildiğini, dava dışı şirketin keşideci, şirket yetkilisi ... ve davacının ise avalist olarak yer aldığı senede dayalı olarak İstanbul ... İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, yine dava dışı ... Gıda ile avalist ... aleyhinde diğer senede dayalı olarak İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takibinin başlatıldığını, takiplerin tümünün itirazsız kesinleştiğini, dava dışı borçlu ... tarafından yapılan ödemeler bakımından davacının aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerektiğini, aval veren davacının müvekkiline husumet yöneltmesi mümkün olmayıp, davacının ödediği tutarı ancak asıl borçluya rücu edebileceğini, yapılan ödemelerin müvekkilince hukuka uygun olarak borçlardan mahsup edildiğini, borçların tamamı muaccel olduğundan TBK'nın 101.

maddesi hükmünün uygulanamayacağını, dava dışı borçlu ... tarafından gerçekleştirilen ödeme işlemlerinde ödemenin hangi senet borcuna ilişkin olduğunun belirtilmediğini, asıl borçlunun yaptığı 60.000-TL ödemenin vadesi önce olan İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya borcuna mahsup edildiğini, TBK'nın 102 maddesi uyarınca asıl borçlu tarafından yapılan ödemelerin vadesi ilk gelen borca istinaden yapıldığının kabulü gerektiğini, toplam 132.000-TL ödemelerle birlikte icra takiplerindeki tüm borçların sona erdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davalının dava dışı ... Gıda ile arasındaki ticari ilişki sebebiyle ... Gıda'nın davalıya 78.730,30-TL cari hesap borcu oluştuğu, davalının cari hesap alacağı için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ... Gıda aleyhine ilamsız icra takibi başlattığı ve takibin kesinleştiği,İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına dayanak 26/06/2018 vadeli 51.500-TL tutarlı ve İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına dayanak 19/05/2018 vadeli 34.951-TL tutarlı olmak üzere 2 ayrı senet aldığı, davalının senetleri tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla icra takiplerine konu ettiği, davalı ile dava dışı ... Gıda arasındaki cari hesap alacağına istinaden verilen senetlerden 26/06/2018 vadeli ve 51.500-TL tutarlı senette davacının da kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu, davacı aleyhine İstanbul ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, bilirkişi raporuna göre, dava dışı borçlu tarafından senet borcu açıklamalı olarak 12/06/2019 tarihinde 30.000-TL ve 19/07/2019 tarihinde 30.000-TL ödeme yapıldığı, ayrıca açıklama olmaksızın 18/07/2019 tarihinde 10.000-TL ödeme yapıldığı, davalı tarafça yapılan ödemelerden 10.000-TL tutarlı ödemenin İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya borcuna ve diğer ödemelerin İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya borcuna mahsup edildiğinin bildirildiği, buna göre yaptırılan bilirkişi incelemelerinde ... esas sayılı takip dosyasında 89.761,39-TL bakiye alacak kaldığının belirlendiği, diğer ödemelerin sırasıyla önce ...

esas sayılı dosyasından mahsup edilmek sureti ile yapılan hesaplamada 14.685,50-TL mükerrer tahsilat bulunduğu tespit edilmiş ise de, ilgili bonoların esasen İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına konu edilen borç için verildiği, bu dosya borcuna da itiraz edilmediği, bu nedenle fatura ile kapatılan açıklamalı 8.730,30-TL'nin borçtan düşülemeyeceği, buna göre bu dosyada bakiye alacak miktarının 98.491,69-TL olduğu, İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalının masraf, vekalet ücreti ve ferileri de dahil olmak üzere 52.006,64-TL alacağının bulunduğu, dava dışı borçlunun toplam 60.000-TL ödemesinin mahsubu sonrasında dosya borcunun kapandığı, hatta 7.933,36-TL fazla tahsilat yapıldığı, yapılan bu fazla tahsilatın İstanbul ...

İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından mahsubu yapılarak hesap yaptırılmış ve buna göre bilirkişi tarafından davacıdan 14.685,50-TL fazla para tahsil edildiği hesaplanmış ise de, bunun dava dışı ... tarafından yapılan 10.000-TL tutarındaki ödeme ve 8.730,30-TL ödemenin de dosya borcundan mahsup edilmesi ile hesaplandığı, 10.000-TL tutarındaki ödemenin zaten İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından mahsup edilmesi nedeniyle borçtan mahsup edilemeyeceği, 8.730,30-TL fatura bedelinin ise takipte dava dışı borçlu tarafından borca itiraz edilmemesi nedeniyle mahsup edilemeyeceği, buna göre davacıdan fazla bir tahsilatın bulunmadığı, kaldı ki davacının avalist olması nedeniyle İstanbul ....

İcra Dairesinin ... esas sayılı takibe konu edilen bono bedelinden sorumlu olduğu, dava dışı borçlu tarafından yapılan ödemenin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapıldığına ilişkin bir beyan, iddia ya da kayıt bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalı ile dava dışı ... Gıda arasındaki ticari ilişki nedeniyle ... Gıda'nın davalıya 78.730,30-TL cari hesap borcu oluştuğunu, davalının cari hesap alacağı için İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ... Gıda aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını ve takip kesinleştiğini, aynı zamanda söz konusu cari hesap borcunu garanti altına almak isteyen davalının, dava dışı ... Gıda'dan İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına dayanak 26/06/2018 vade tarihli 51.500-TL tutarlı ve İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına dayanak 19/05/2018 vade tarihli 34.951-TL tutarlı olmak üzere 2 ayrı senet aldığını, davalının söz konusu senetleri tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla İstanbul ...

İcra Dairesinin ... esas ve ... esas sayılı icra takiplerine konu ettiğini, 26/06/2018 vade tarihli ve 51.500-TL tutarlı senette davacının da kefil sıfatı ile imzası bulunduğundan, dava dışı ... Gıda ve ... Gıda'nın yetkilisi dava dışı ... ile birlikte müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ve takibin kesinleştiğini, takibin kesinleşmesinden sonra dava dışı ... Gıda yetkilisi tarafından davalıya senet borcu açıklaması ile toplam 70.000-TL ödeme yapıldığını, davalı ile dava dışı ... Gıda arasındaki görüşmeler sonucunda 12.09.2019 tarihli 8.730,30-TL tutarlı fatura da düzenlenerek borcun kapatıldığını, ancak davalının dava dışı borçlu ...

Gıda yetkilisi tarafından yapılan ödemelerin hiç birini icra dosyalarına bildirmediğini ve borçtan mahsup etmediğini, borç ödenmesine rağmen davalının hacze gelmesi üzerine müvekkilince haciz baskısı altında davalıya toplam 62.000-TL ödeme yapıldığını, alınan her iki bilirkişi raporunda müvekkilinden mükerrer tahsilat yapıldığının belirlendiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacının aval verdiği bonoya dayalı olarak başlatılan ve kesinleşen kambiyo senedine dayalı takipte yapılan ödemenin istirdatı istemine ilişkindir. Davalı tarafından, ... Gıda'nın davalıya olan cari hesap borcu nedeniyle ... Gıda aleyhine 29.03.2019 tarihinde İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile toplam 78.730,30-TLsi asıl alacak olmak üzere 84.156,92-TL alacak için ilamsız takip başlatılmış iş bu takip kesinleşmiştir. Davalı alacaklı ayrıca cari hesap alacağına ilişkin İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla iki adet kambiyo senedine dayalı takip başlatılmıştır.Asıl borçlu tarafından cari hesap borcuna karşılık davalı alacaklıya 04.04.2018 keşide 19.05.2018 ödeme tarihli 34.951-TL bedelli bono ile 16.05.2018 keşide, 26.06.2018 ödeme tarihli 51.500-TL bedelli bonoların verildiği, davacının 51.500-TL bedelli bonoda aval veren olarak yer aldığı, davalı tarafından davacının avalist olarak yer aldığı bonoya dayalı olarak İstanbul ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla asıl borçlu, asıl borçlu şirket yetkilisi ve davacı aleyhine toplam 59.300,13-TL alacağın tahsili istemiyle kambiyo takibi başlatılmıştır. Diğer bonoya dayalı olarak da aynı icra dairesinin ... esas sayılı dosyasında asıl borçlu şirket ve yetkilisi hakkında takip başlatıldığı, takiplerin itirazsız kesinleştiği, takiplerin kesinleşmesinden sonra asıl borçlu yetkilisi tarafından alacaklı olan davalıya senet borcu açıklaması ile 60.000-TL ve açıklamasız 10.000-TL olmak üzere toplam 70.000-TL ödeme yapıldığı, gerek cari (açık hesap) tan doğan borcun veya senetli borçların miktarında takiplerin kesinleştiği uyuşmazlık olmayıp, davacının iddiası asıl borçlu tarafından yapılan ödemelerin öncelikle kendisinin aval verdiğini ileri sürdüğü 17354 esas sayılı dosyadan mahsup edilmesi gerektiği , borcun ödenerek sona erdiği halde kendisinden fazla tahsilat yapıldığı iddiasındadır.Davacı tarafça;

asıl borçlunun yetkilisinin yaptığı 70.000-TL ödemenin kendisinin avalist sıfatı nedeniyle borçlu olduğu İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya borcuna mahsuben yapılmasına rağmen, davalının ödemeyi dosya borcundan mahsup etmemesi nedeniyle haciz tehdidi ile ödeme yapmak zorunda kaldığı ileri sürülmüştür. Davalı tarafça ise vadesi önce ve en az güvenceye sahip borç için mahsup hakkı kapsamında asıl borçlunun yaptığı ödemenin 60.000-TL'lik kısmının İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya borcuna, 10.000-TL'lik kısmının ise İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya borcuna mahsup edildiği savunmuştur. Yerleşik Yargıtay kararlarına göre; aynı alacak için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla birden fazla takip yapılması mümkün olup, icra takiplerinden birinde alacağın tahsil edilmesi halinde, diğer takip dosyası da infaz edilmiş olacağından tahsil harcı yalnızca tahsilat yapılan takip dosyasından ve bir defa alınır başka bir ifadeyle kural olarak tahsili halinde aynı alacaktan tek tahsil harcı alınır.

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Esas No:2015/27696 Karar No:2016/4469) Davalı alacaklı tarafça her iki kambiyo takibine ilamsız icra takibi olan 2019/16167 esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmama kaydı konulmuştur. Bu halde; üç ayrı bağımsız alacak değil, temelde aynı borca ilişkin kambiyo ve cari hesaba dayalı alacaklar için ayrı icra takibi başlatıldığı ve kambiyo senedine dayalı kesinleşen takiplerdeki alacaklar ilamsız takipten daha fazla miktarda olduğu, tahsilde tekerrür kaydı nedeniyle, alacaklının yaptığı tahsilatı "sadece ilamsız takipten mahsup ettim"deme hakkı yoktur. İlamsız takibe yapılan her tahsilat aynı zamanda kambiyo takibi için yapılmış sayılacaktır.Ancak tahsilatlar haricen yapıldığından bu nedenle mahsubun ne şekilde yapılması gerektiğinin üzerinde durulmalıdır.

Davacı her ne kadar; aval veren olsa da yapılan atıf nedeniyle bonolara uygulanması gereken TTK'nın 724(1)maddesi gereğince "bir poliçeyi düzenleyen, kabul eden, ciro eden veya aval veren kişiler hamile karşı müteselsil borçlu sıfatıyla mesuldürler." Ayrıca, aval verenin senet alacaklısına karşı borcu, kambiyo senedinin ödenmesi ile sona ereceğinden aval veren davacının asıl borçlunun yaptığı ödeme nedeniyle sorumluluğunun sona erdiğini ileri sürebileceği, ödeme iddiası nedeniyle menfi tespit ve istirdat davası açması mümkündür.İlk derece mahkemesince 10.000-TL ödemenin bir başkası tarafından yapıldığı, bir adet faturanında kesinleşen cari hesaptan düşüldüğü gerekçesiyle fazla ödeme olmadığına ilişkin gerekçesi davalı alacaklının kambiyo takibine koyduğu "tahsilde tekerrür olmama kaydı"ile çelişmiştir.

Cari hesaba ilişkin ilamsız takibe yapılan her ödeme senet borcunu da sona erdirmektedir. Asıl borçlu tarafından yapılan her ödeme aval verenin sorumluluğunun sona ermesine yol açtığından, aval veren kendisi tarafından yapılan fazla ödemenin istirdadını talep edebilecektir. Asıl borçlu tarafından senet borcuna mahsuben açıklaması ile 12.6.2019 tarihinde 30.000-TL, 18.07.2019 tarihinde 10.000-TL (açıklamasız), 19.07.2019 tarihlerinde 70.000-TL ödemiştir. Aynı borca ilişkin ilamsız takip tutarı kambiyo takipleri toplamından daha az miktarda olduğundan ilamsız takip için ayrıca mahsup hesabı yapılmasına gerek yoktur. Uyuşmazlık daha fazla borç miktarı içeren kambiyo takiplerinden doğmaktadır.

Davacının fazla ödeme iddiası bakımından TBK'nın 100 maddesi uyarınca hesaplama yapılması gereklidir. TBK'nın 102 maddesi uyarınca kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme ilk vadesi gelen için borç için yapılmış sayılır. Somut davada; İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 19.05.2018 ödeme tarihli 34.951-TL bedelli, 2019/17354 esas sayılı dosyada, 26.06.2018 ödeme tarihli 51.500-TL bedelli bonolar kambiyo takibine konu edilmiştir.

60. 000-TL kısmi ödemeler "senet borcu açıklaması" içermektedir. Ancak iki ayrı senet bulunup aynı gün icra takibi başlatıldığından kanunen davalı alacaklının önce vadesi gelen davacının tarafı olmadığı icra takip dosyasında ödemelerin mahsubu gerekir. Davalı alacaklı tarafından 8.4.2019 tarihinde başlatılan ... esas sayılı dosyada takipte kesinleşen tutar 34.951-TL asıl alacak olmak üzere 40.599,42-TL'nin tahsili istenilmiş, %19,50(takip tarihi itibariyle avans) oranda ticari faiz işletilmesi talep edilmiştir. Asıl borçlu tarafından 12.06.2019 tarihinde 30.000-TL ödenmiştir. Takip tarihinden kısmi ödeme tarihine kadar 65 gün faiz işlemiştir. İşleyen faiz toplamı 34.951-x%19,50:365x65 gün 1.213,70-TL'dir .

5. 1.2022 tarihli Bilirkişi raporunda; İcra masraf ve tahsil harcı 1.903,17-TL+ icra vekalet ücreti 4.815.94-TL hesaplanmıştır. Bilirkişi raporunda işlemiş faiz hesabı takipten önceki işlemiş faiz dahil edilerek yapıldığından faize faiz işletilmeyeceği kuralına aykırı olduğundan takipten sonra işleyen faizler asıl alacak üzerinden işleyen faiz hesabı yeniden yapılmıştır. Takipte kesinleşen 40.599,42-TL ye ilk ödeme tarihine kadar işleyen 1.213,70-TL ile bilirkişi tarafından hesaplanan icra vekalet, tahsil harcı masrafı ilavesi ile alacak toplamı 48.532,23-TL'dir. Kısmi ödeme tarihinde TBK nın 100 maddesi gereğince ilk önce ferilerden mahsup gerektiğinden 48.532,23-TL'den -30.000-TL ödeme düşüldüğünde kalan alacak aslı 18.532,23-TL'dir.

Bu tarihten sonra yine 19,50 orandan ikinci ödeme 18.7.2019 tarihine kadar kalan 18.532,23-TL asıl alacağa 36 gün faiz işleyen faiz ilavesi ile(%19,50 avans) 356,42-TL=18.888,65-TL borç bulunmaktadır.10.000-TL kısmi ödeme düşüldüğünde, 18.07.2019 tarihi itibariyle kalan alacak aslı 8.888,65-TL'dir. Bir günlük faiz 9,90-TL'nin ilavesi ile üçüncü ödeme tarihindeki dosya borcu 8.898,55-TL 19.07.2019 tarihinde yapılan 30.000-TL ödeme ile sona ermiştir.17355 sayılı dosyadaki borç 19.7.2019 tarihinde yapılan 30.000-TL kısmi ödeme ile sona erdiğinden 30.000-8.898,55-TL= 21.101,45-TL ödeme davacının aval verdiği senede dayalı başlatılan 17354 sayılı dosyada dikkate alınarak mahsubu gerekir.17.354 esas sayılı dosyada takipte kesinleşen borç tutarı 51.500-TL asıl alacak, 7.800,13-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 59.300,13-TL'dir.

Yine aynı bilirkişi raporunda tahsil harcı 5.396,31-TL, icra vekalet ücreti 6.873,01-TL, 2.744,40-TL icra masrafı hesaplanmıştır.

8. 4.2019 takip tarihinden 19.07.2019 bu dosyaya ilk ödeme tarihine kadar 102 gün faiz işlemiş olup, (51.500x%19,50+365x102=) 2.806,39-TL işlemiş faizinde ilavesi ile (59.300,13+2.806,39-TL+5.396,31-TL+6.873,01-TL+2.744,40-TLmasraftoplamı) 77.120,24-TL toplam borçtan kısmi ödeme 21.101,45-TL düşüldüğünde 19.7.2019 tarihi itibariyle kalan borç miktarı 56.018,79-TL dir. Asıl borçlunun ödemeleri bu tarihte sona ermiştir.Ancak cari hesapta asıl borçlu tarafından 8.730,30-TL davalı adına fatura düzenlenmiş bu fatura alacaklı tarafından kabul edilerek ticari defterlerine işlendiği bilirkişi raporunda tespit edilmiştir. Elde ki bu davadan evvel düzenlenen faturanın dikkate alınarak 12.09.2019 tarihli iade faturası kadar ilamsız takibe konu cari hesap alacağı azalmıştır.

İlamsız takipte de sponsorluk alacağının mahsup edildiği alacaklı vekili tarafından bildirildiğinden cari hesap borcu bu miktar kadar azaldığından kısmi ödeme olarak dikkate alınmalıdır. Üçüncü ödemeden 12.09.2019 fatura tarihine kadar ise asıl alacağa 55 gün faiz işlemiştir. Kalan 51.500-TL asıl alacağa 12.09.2019 tarihine kadar işleyen %19,50 orandan 1.513,25-TL faiz işlemiştir. Kalan alacağa ilave edildiğinde toplam alacak 57.532-TL'dir.

8. 730,30-TL fatura miktarı düştüğünde kalan alacak 48.801,74-TL dir.

12. 09.2019 tarihinden sonra Davacı avalistin ödemeleri tarihi olan 4.12.2019 tarihine kadar 83 gün 2.164-TL faiz işlemiştir.İşleyen bu faiz kalan asıl alacağa ilave edilerek 4.12.2019 tarihi itibariyle borç miktarı 50.965,74-TL olup davalı bu tarihte 62.000-TL ödeme alarak icra dosyalarına haricen tahsil bildiriminde bulunmuştur. Davacı avalist bu tarih itibariyle aval verdiği senet nedeniyle 50.965,74-TL borçtan sorumlu olduğundan haciz tehdidiyle yapılan fazla ödemenin davacıya iadesi gerekir. Davalı, borçlarına TBK'nın 100 maddesine göre yapılan hesaplamada 11.034,26-TL fazla tahsilat yaptığı hesaplanmıştır.Açıklanan nedenlerle; davacının asıl borçlu tarafından yapılan ödemelerin 2019/17354 sayılı dosyaya mahsuben yapıldığı iddiasını ispatlayamadığı, mahsubun 17355 sayılı dosyadan öncelikle yapılması gerektiği, ancak davacının aval verdiği senede ilişkin dosyadan da mahsup yapılması gerektiği halde tahsilde tekerrür kaydı olduğu halde ilamsız takibe mahsup edildiği savunulan ödemelerin 17355 sayılı dosyaya yapılmış sayılmayacağı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karar yerinde bulunmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından kararın kaldırılmasına ,yeniden karar verilerek davacıdan fazla tahsilat tutarı bakımından davanın kısmen kabulüne fazla ödemenin davalıdan ödeme tarihi olan 4.12.2019 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/24 Esas - 2022/177 Karar sayılı 22/03/2022 tarihli kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulü ile;

11. 034,26-TL'nin 4.12.2019 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine fazla istemin reddine, İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 753,75-TL harcın, davacı tarafından yatırılan 1.058,81-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 305,06-TL'nin talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yatırılan ‬‬808,15‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.600-TL bilirkişi ücreti ve 1.051,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.651,5‬0-TL yargılama giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 475-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 18-TL yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 15-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 11.034,26-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 8.860-TLvekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.085‬‬-TL'sinin davacıdan, 235‬-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına," Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 40-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 10-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 13-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 11-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

22/04/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/80150 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.