6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde karşı tarafın defterlerinin delil gücü

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1035 E. 2025/643 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Mal Bedeli Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Ticari defter delili niteliğindeki bir uyuşmazlıkta, ticari defter ve kayıtların incelenmesi için kesin süre verilip usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen taraflardan biri defterlerini sunmaz ve incelemeye katılmazsa, bu durum HMK 222/3 anlamında ibrazdan kaçınma sayılır. Bu halde, usulüne uygun tutulduğu tespit edilen karşı tarafın ticari defter kayıtları, aksinin senet veya diğer kesin delille ispatlanmadıkça, o taraf lehine delil teşkil eder ve alacağın ispatı için yeterli kabul edilir.

Ele alınan sorunlar

Tensip zaptı ve ticari defter ibrazına ilişkin ara kararın tebliğinin usule uygunluğu → ret

Gerekçe: Tebligat Kanunu'nun 13. maddesine göre, hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Davalı şirketin ticaret sicilindeki adresinde, yetkilinin dışarıda olması sebebiyle tensip zaptının ve ticari defter ibrazına ilişkin ara kararın şirket çalışanına tebliğ edilmesi bu hükme göre usulüne uygundur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalının kesin süreye rağmen ticari defterlerini ibraz etmemesinin HMK 222/3 anlamında sonucu → kabul

İddia: Davacı vekili, bilirkişi tarafından davaya konu faturanın müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olduğunun, davalının süresinde faturaya itiraz etmediğinin ve müvekkilinin BS formunda kayıtlı bulunduğunun belirlendiğini, davalının teslim aldığı malların faturasını BA formunda bildirmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: HMK 222(3) uyarınca, ikinci fıkradaki şartlara uygun tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın defterlerini ibraz etmemesi yahut kayıtların aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Davalıya, ticari defter ve kayıtlarını sunması için HMK 219 ve 222. maddelerine göre kesin süre verildiği, aksi halde ibrazdan kaçınmış sayılacağı ihtar edilmiş; buna rağmen davalı, bilirkişi incelemesinin yapıldığı tarihte defterlerini sunmamış, incelemeye katılmamış ve sonraki dilekçelerinde de fiziki değil elektronik defter tuttuğunu belirterek yalnızca usb bellek içinde 2019 yılı e-defter kayıtlarını sunmuştur. Bu durum, ara kararın gereğinin yerine getirilmemesi olup, davalının HMK 222/3 anlamında ticari defterlerini ibraz etmediği sonucuna varılmıştır. Davalının ibrazdan kaçınması nedeniyle, usulüne uygun tutulmuş olduğu bilirkişi raporuyla tespit edilen davacı defter kayıtları davacı lehine delil teşkil eder; bunun aksi davalı tarafça senet veya diğer bir kesin delille de ispatlanmadığından, davacının takip tarihi itibarıyla asıl alacağını kanıtladığı kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, HMK 222/3 kapsamında ticari defterlerin ibrazından kaçınmanın nasıl tespit edileceği ve bu durumun ispat yüküne etkisi konusunda somut bir uygulama örneği oluşturmakta; kesin süreye rağmen defter sunmama ile şirket adresine yapılan tebligatın Tebligat Kanunu m.13 kapsamında geçerliliği hususlarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defterlerin delil niteliği ibrazdan kaçınma kesin süre itirazın iptali icra inkar tazminatı tebligat - Tebligat Kanunu m.13

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222(3)HMK 219HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1035

KARAR NO 2025/643

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/03/2022

NUMARASI 2020/531 Esas - 2022/329 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya sattığı ve teslim ettiği mal bedeli olan faturaya dayalı 73.500,01-TL'nin davalı tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... (yetki itirazından önce İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...) esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığını, davaya konu edilen faturanın ve içeriği malların müvekkiline teslim edilmediğini ve davacının kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davalının kesin süre içinde ticari defterlerini sunmadığı, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine göre davalıdan 73.500-TL alacaklı göründüğünün bilirkişi raporunda belirlendiği, fakat davacının davaya konu faturayı davalıya tebliğ ettiğini ve fatura konusu malları davalıya teslim ettiğini ispat edemediği, faturanın davalının BA kayıtlarında bulunmadığı ve davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, bilirkişi tarafından davaya konu faturanın müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının süresinde faturaya itiraz etmediği ve müvekkilinin BS formunda kayıtlı bulunduğunun belirlendiğini; davalının teslim aldığı malların itiraz etmediği faturasını BA formunda bildirmediğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında davalıya satıldığı iddia edilen faturaya mal bedelinin tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) " şeklinde düzenlenmiştir.

Somut olayda, davacı taraf dava dilekçesinde her iki yanın ticari defterlerine delil olarak dayanmıştır. Dava dilekçesi ve cevap dilekçesi ile delillerini iki hafta içinde sunması gerektiğini belirten tensip zaptı davalıya ticaret sicilindeki Esenyurt/İstanbul adresinde 17/09/2020 tarihinde şirket çalışanına tebliğ edilmiştir. Yine tarafların ticari defter ve kayıtlarını 19/02/2021 tarihi saat 10:30'da yapılacak incelemede sunmaları için HMK'nın 219. ve 222. maddelerine göre sunmaları için kesin süre verildiği aksi halde ibrazdan kaçınmış sayılacağının ihtarını içeren 18/12/2020 tarihli ara kararın 04/01/2021'de davalı şirket çalışanına tebliğ edilmiştir.Her iki işleminde de, tebligat adresinde şirket yetkilisinin dışarıda olması sebebiyle (şerhiyle) şirket çalışanı tarafından tebliğ alınmıştır.

Tebligat Kanununun 13. maddesinde hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı düzenlenmiştir. Bu hükme göre, davalıya yapılmış her iki tebligat usulüne uygundur. Bilirkişinin raporunu hazırlaması için ticari defter incelemesinin yapıldığı 19/02/2021 tarihinde davacı defterlerini sunmuş, davalı ise incelemeye katılmamış ve defterlerini sunmamıştır. Davalı vekili UYAP'tan sunduğu 25/02/2021 tarihli dilekçesinde dava dilekçesinin müvekkiline tebliğ edilmediğini belirterek dava dilekçesinin tebliğini istemiş; ayrıca 15/3/2021 tarihli dilekçesiyle de, müvekkili şirketin unvanının (davanın açılmasından sonra) ...

San. ve Tic. A.Ş. olarak değiştiğini, şirketin tek yetkilisine tebligat yapılmadığını, müvekkilinin defterlerinin fiziki değil elektronik olarak tutulduğunu, dilekçe ekinde usb bellek içerisinde ihtilaf konusu 2019 yılı e-defter ile kapanış berat tasdiklerinin sunulduğunu ve belirtilen telefon numarasından irtibata geçilebileceğini belirtmiştir. Mali müşavir bilirkişi 06/04/2021 tarihli raporunda, davalının defterleri sunulmadığından incelenememiş; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalıya hitaben düzenlediği 22/11/2019 tarihli 73.500,01-TL bedelli faturanın kayıtlı olduğu, fatura açıklamasında "1.500 adet Poliscup 180 cc bardak" yazılı olduğu, faturanın davacının BS kaydında bulunduğu, davacının faturadan dolayı davalıdan alacaklı göründüğü ifade edilmiştir.

Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı sunduğu 09/04/2021 tarihli itiraz dilekçesinde, davanın inkarı kapsamında tarafların BA/BS kayıtlarının incelenmesini ve davacının müvekkilin haksız yere borçlandırmaya çalıştığını savunmuştur. Davalı vekilin itirazı üzerine alınmış ek raporda, davaya konu faturanın davalının BA kaydında bulunmadığı belirtilmiştir. Buna göre eldeki davada usulüne uygun yapılmış tebligatlara rağmen davalı, süresinde cevap dilekçesini ve bilirkişi incelemesinin yapıldığı 19/02/2021 tarihinde kendi defterlerini sunmamıştır. Bu nedenle ticari defter ve kayıtların incelenebilmesi hususunda gerekli ihtarı içeren 18/12/2020 tarihli ara kararın gereğini yerine getirmeyen davalı tarafın, ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığı yani HMK 222/3 anlamında ticari defterlerini ibraz etmediği sonucuna varılmıştır.HMK nın 222/3'e göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, bunun aksinin davalı tarafça senet veya diğer bir kesin delille de ispatlanmadığından, davacının takip tarihi itibariyle 73.500,01-TL asıl alacağını kanıtladığının kabulü gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden karar verilerek davanın kabulü ile itirazın iptaline, likit alacak ve haksız itiraz nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/03/2022 Tarih 2020/531 Esas 2022/329 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; Davanın kabulüne, davalının Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın 73.500,01-TL alacak bakımından iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına, %20 oranda hesaplanan 14.700-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 5.020,78-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 1.255,20‬-TL'nin mahsubu ile kalan 3.765,58‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafça yatırılan 1.309,6‬0-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından sarf edilen 900-TL bilirkişi ücreti, 85-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 985-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından sarf edilen 69,60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

24/04/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/80094 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.