6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Proforma fatura ile esas fatura arasındaki miktar farkına ilişkin menfi tespit talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1080 E. 2025/642 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Menfi tespit davasında davacı borçlu, davalı alacaklının iddia ettiği borç ilişkisini salt inkar etmeyip bu ilişkinin varlığına yönelik somut bir karşı iddia (örneğin eksik mal teslimi) ileri sürüyorsa, bu iddianın ispat yükü davacıya geçer. Fatura muhteviyatı ürünlerin davacı tarafından kayıtlara alınıp BA bildiriminin yapılmış olması, ürünlerin teslim alındığının kabulü için yeterlidir; buna karşı düzenlenen iade faturasının makul süre geçtikten sonra (somut olayda 150 gün sonra) düzenlenmiş olması, bu faturayı ispat aracı olarak geçersiz kılar.

Ele alınan sorunlar

Menfi tespit davasında ispat yükünün dağılımı ve eksik mal teslimi iddiasının ispatı → ret

İddia: Davacı vekili, malların tam olarak teslim edildiğinin ispat edilemediğini, bilirkişinin proforma ile fatura içeriğini hatalı karşılaştırdığını, aradaki farkın bilirkişinin belirttiği 701 değil 90 ürün olduğunu, rapora itirazın değerlendirilmediğini ve ek rapor alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer; ancak davacı borçlu, davalının iddia ettiği hukuki ilişkinin (borcun) varlığını salt inkarla yetinmeyip bu ilişkinin doğduğunu inceleme konusu yapacak somut iddialarla (örneğin eksik mal teslimi) ileri sürüyorsa, bu iddianın ispatı davacıya düşer. Bilirkişi incelemesinde, proforma faturada belirtilen ürün miktarının 19.908, esas faturadaki miktarın ise 20.609 olduğu, aradaki 701 adet ürün farkının 42 adet bebek takımı ile 659 adet bebek tulumdan oluştuğu ve toplam 10.839,14-USD tuttuğu, birim fiyatlar yönünden proforma ile fatura arasında fark bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacının fatura muhteviyatı ürünleri kayıtlarına alıp BA bildirimini yaptığı, bu nedenle fatura içeriği ürünleri teslim aldığının kabulü gerektiği; davacının bu farka ilişkin iade faturasını faturanın tebliğinden 150 gün sonra düzenlemiş olması nedeniyle söz konusu iade faturasının haklı sayılamayacağı; davacı tarafça eksik mal teslim edildiği iddiasının yöntemince kanıtlanamadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Menfi tespit davalarında ispat yükünün, davacının borcu salt inkar etmesi ile borcun varlığına yönelik somut bir karşı iddia (eksik teslim vb.) ileri sürmesi hallerinde farklı taraflara düşeceğine ilişkin ayrım ve ticari kayıtlara (BA-BS bildirimi) dayalı teslim karinesinin ispat gücü yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit ispat yükü proforma fatura BA-BS bildirimi iade faturası ticari defter kaydı

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1080

KARAR NO 2025/642

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/01/2022

NUMARASI 2021/393 Esas - 2022/40 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, tarafların 60.596,85-USD karşılığında mal alım-satımı için anlaştığını, davalı çalışanı Abdullah'ın müvekkiline Whatsapp'tan proforma fatura gönderdiğini, bu faturaya göre malların 60.596,85-USD bedelle satın alınmasının kabul edildiğini, müvekkilinin 16/01/2020'de 6.000-USD gönderdiğini, davalının kötü niyetli olarak 09/03/2021 tarihli 71.570,14-USD bedelli fatura düzenlediğini, faturanın yanlış düzenlendiğinin davalıya bildirildiğini, ancak müvekkiline baskı uygulandığını, satış tutarının kalan 60.596,85 USD'sinin ödenmesi için 16/03/2020'de 20.000-USD ve 25/03/2020'de 34.731-USD'nin davalıya gönderildiğini; davalı tarafından proforma faturaya aykırı fatura düzenlenmesi ve 09/03/2020 tarihli fatura içeriğindeki tüm ürünlerin teslim edilmemesi üzerine müvekkili tarafından 10.839,24-USD tutarlı iade faturası düzenlenerek davalıya iletildiğini;

davalının müvekkiline karşı başlattığı Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibin haksız olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkilinin davacıya sattığı malların bedelini alamadığından icra takibi başlattığını ve proforma faturanın bir fatura olmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, teklif mahiyetinde olan proforma faturanın mali değer taşımadığı, kaldı ki proforma ile fatura arasında birim fiyatlar yönünden fark olmadığı, resmi faturada fazladan ürünlerin bulunduğu ve davalı tarafça bir kısım ürünlerin teslim alınmadığı savunmasında bulunulmuş ise de, fatura içeriğinin defterlerine kaydedildiği gibi BA formlarıyla da bildirimleri yapıldığından fatura içeriği malların davacıya teslim edildiği kabul edildiği ve BA formundaki kayıtların davacı lehine ve davalı aleyhine sonuç doğurduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek, malları tam olarak teslim edildiğinin ispat edilemediğini;bilirkişinin proforma ile fatura içeriğini hatalı karşılaştırdığını, proformada ürün bilgileri bulunmamasına rağmen bilirkişinin proformadaki mallarla esas faturadaki malların aynı olduğunun nasıl tespit ettiğinin anlaşılamadığını; bilirkişi tarafından,farkın 701 adet üründen kaynaklandığı, birim fiyatların aynı olduğunun tespit edildiğini, ancak proforma faturada 20.520 kalem mal olduğu, esas faturada ise 20.610 kalem mal olduğu, bilirkişi tespitinin aksine farkın 90 ürün olduğunu, mahkemece rapora itirazın değerlendirilmediğini ve ek rapor alınmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında davalıya karşı başlatılan icra takibinden dolayı menfi tespit istemine ilişkindir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer. Alınan bilirkişi raporunda, tarafların 2020 yılı ticari defter ve kayıtları incelenmiş; davacının defterlerine göre davalıya 24.727,71-TL borçlu göründüğü, her iki tarafın BA-BS kayıtlarına göre davalının düzenlediği 71.570,14-USD bedelli faturanın her iki tarafça bildiriminin yapıldığı;

davalının defterlerine göre davalının davacıdan 51.007,53-TL (10.839,14-USD) alacaklı göründüğü, davacının düzenlediği 003 nolu 75.735,24-TL (10.839,14-USD) bedelli iade faturasının davalı defterlerinde kaydı bulunmadığı, davacı tarafın proforma ile fatura arasındaki 10.839,14 USD farka ilişkin iade faturası düzenlediği, ancak davalı tarafça bu faturanın kabul edilmeyerek iade edildiği , proforma faturası muhteviyatı ürünlerin proforma faturada belirtilen maliyetle alındığı hususunu davacı tarafın kabulünde olup, proforma faturada belirtilen ürün miktarının 19.908 iken,faturadaki miktarın 20.609 olduğu,faturada 701 adet fazla ürün bulunduğu, birim fiyatlar yönünden fark bulunmadığı, bu itibarla proformadan yani tekliften daha fazla ürünün fatura edilmesi nedeniyle farkın-ihtilafın oluştuğu, bunun da 42 adet bebek takımı ile 659 adet bebek tulumu olmak üzere 701 adet ürün için toplam 10.839,14- USD olduğu, davacı tarafından fiyat farkına ilişkin iade faturasının, 06/08/2020 tarihinde fatura tebliğinden 150 gün sonra düzenlendiği, davacının noksan ürüne ilişkin iade faturası düzenlenmediği, düzenlenen faturanın fiyat farkı iade faturası olduğu,ancak birim fiyatlar kıyaslandığında fiyat farkı bulunmadığı tesbit edilmiştir.

Proforma fatura, işin başlangıcında alıcı ve satıcı arasında satışın ve işlemin tahmini detaylarını içeren bir teklif mektubudur. Somut olayda davalı, davacıya 13/01/2020 tarihli 71.258,64-USD'den yapılan 10.688,80-USD indirimle 60.596,85-USD bedelli proforma faturayı davalıya göndermiş olup, bu faturada stok kodu, miktarlar ve birim fiyatları üzerinden fatura bedelinin oluştuğu görülmüştür. Sonrasında davalının davacıya başlattığı takibe dayanak 09/03/2020 tarihli ... nolu 75.570,14-USD=404.888,20-TL bedelli fatura düzenlenmiş olup, içeriği yine adetleri ve birim fiyatı çeşitli bebek takımı ile bebek tulum ürünlerinden ibarettir.Faturanın davacının defterlerine 09/03/2020 tarihinde kayıt edildiği, sonrasında davacının 16/03/2020' tarihinde davalıya 125.422-TL ve 25/03/2020 tarihinde 225.553,53-TL davalıya ödeme yaptığı, 06/08/2020' tarihinde 75.735,24-TL bedelli iade faturası düzenlemiştir.

Davacının kayıtlarına alıp BA bildirimi yaptığı fatura muhteviyatı ürünleri teslim aldığının kabulü gerekir.Birim fiyatlarda bir farklılık bulunmadığı yapılan incelemede tesbit edilmiştir.Bu halde davacının süresinden sonra düzenlediği iade faturası haklı sayılmayacaktır.Davacı tarafça davalı tarafından eksik mal teslim edildiği iddiası yöntemince kanıtlanamamıştır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/04/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/80092 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.