Çalışan Ayartma (İş Teklifi) İddiasında Haksız Rekabetin Koşulları
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/192 E. 2024/1574 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Haksız rekabetistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Maddi ve Manevi Tazminat mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir işletmenin çalışanlarına, rakip veya başka bir işletme adına iş teklifinde bulunulması; bu teklifin birden fazla çalışana yöneltilmiş olması tek başına haksız rekabet oluşturmaz. Haksız rekabetin varlığı için, kullanılan yöntem/araçlar ya da güdülen amaç itibarıyla TTK 54. madde kapsamında dürüstlük kuralına aykırılık bulunması; örneğin gerçek olmayan vaatlerle işçinin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmaya yöneltilmesi ya da rakibin piyasadan silinmesi veya ticari sırlarının ele geçirilmesi gibi ilave koşulların gerçekleştiğinin ispatlanması gerekir. Çalışma ve sözleşme hürriyeti (Anayasa m.48) gereğince bir çalışanın rakip işletmeye geçmesi, bu ilave koşullar kanıtlanmadıkça haksız rekabet olarak değerlendirilemez. Ayrıca, mahkemede dinlenen bir tanığın beyanı sonucu öğrenilen kişilerin ikinci bir tanık listesiyle bildirilmesi, HMK 240/2'deki ikinci tanık listesi verme yasağının istisnalarından (ölüm, tanıklıktan çekinme/yasaklılık) sayılmaz.
Ele alınan sorunlar
İkinci tanık listesi verilmesi ve sonradan öğrenilen tanıkların dinlenmemesi → ret
İddia: Davacı vekili, duruşmada dinlenen tanığın beyanından öğrenilen ve daha önce bilinmesi mümkün olmayan tanıkların, yargılamayı geciktirmeyeceği ve HMK 145 gereği sonradan gösterilmesine izin verilebileceği gerekçesiyle dinlenmesi gerektiğini, mahkemenin bu talebi reddetmesinin usule aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK'nın 240/2. maddesi uyarınca tanık göstermek isteyen taraf dinlenilmesini istediği tanıkları bir listeyle bildirir; bu listede gösterilmeyen kişiler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez (ikinci tanık listesi verme yasağı). Kamu düzeninden sayılan bu yasağın istisnaları, tanık listesinde gösterilen tanığın ölmesi, tanıklıktan çekinmesi veya tanıklıktan yasaklı olması gibi hallerdir; bu hallerde ikinci bir listeyle dinlenilmeyen tanığın yerine başka bir tanık bildirilebilir. Olay hakkında bilgisi bulunan ve sonradan tanık olarak dinletilmek istenen kişilerin, mahkemede dinlenen bir tanığın beyanları sonucunda öğrenilmiş olması, ikinci tanık listesi verilmesini haklı kılacak istisnai nedenlerden değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Özel istihdam bürosunun davacı çalışanlarına iş teklifinde bulunmasının haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı → ret
İddia: Davacı vekili; satış departmanının tamamının ısrarla birden çok defa arandığını, bunun sıradan bir istihdam süreci olarak değerlendirilemeyeceğini, şirketin bir departmanının tamamına ısrarla iş teklifinde bulunulmasının haksız rekabet fiilini oluşturduğunu, davalıların iç piyasaya davacının müşteri portföyünden yararlanarak girmek istediklerini, bu nedenle iyiniyetli sayılamayacaklarını, ayrıca iki davalının eylemlerinin bilirkişi raporunda ayrı değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Ayartma, bir işletmeye sözleşmesel bağla bağlı kişiyi, işletme sahibiyle olan ilişkisini sona erdirip başkasıyla yeni sözleşme yapmaya harekete geçirmek amacıyla yapılan faaliyettir. Ayartma eyleminin haksız rekabet teşkil edip etmediği kural olarak TTK 54. madde kapsamında dürüstlük kuralına aykırılık bulunup bulunmadığına göre belirlenir; bu aykırılık kullanılan yöntem/araçlar yönünden veya güdülen amaç (rakip işletmenin piyasadan silinmesi, ticari sırların elde edilmesi) yönünden ortaya çıkabilir. Türkiye'de özel istihdam faaliyetleri 4904 sayılı Kanun'un 17. maddesi ile düzenlenmiş olup davalı şirketin Türkiye İş Kurumu tarafından izin verilen özel istihdam büroları arasında olduğu ihtilaf dışıdır. Davalı istihdam bürosunun, davacının personellerine diğer davalı işyerinde istihdam amacıyla iş teklifinde bulunduğu ihtilafsızdır; taraf tanıkları birden fazla personelin arandığını ve iletişim bilgilerine insan kaynakları web sitelerinden ulaşıldığını beyan etmiştir. Birden fazla personelin yeni bir iş teklifi çerçevesinde aranması tek başına haksız rekabet teşkil etmez; haksız rekabet için kullanılan yöntem/araçlar ya da güdülen amaç noktasında dürüstlük kuralına aykırılık gerekir. Somut olayda bu tür ilave koşulların gerçekleştiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakta, işçilerin gerçek olmayan vaatlerle sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmaya yöneltildiğine dair delil ibraz edilmemiştir. Anayasa'nın 48. maddesindeki çalışma ve sözleşme hürriyeti gereğince, çalışanın rakip şirkete geçmesi tek başına haksız rekabet oluşturmaz. Davalı istihdam bürosuna, aradığı pozisyona uygun personel bulunması yönünde talimat verilmiş olup, davalılar arasındaki sözleşmede dürüstlük kuralına aykırı bir yöntem öngörülmediği ve belirli bir şirketin çalışanlarının ayartılması yönünde talimat verildiğine dair delil bulunmadığı görülmüştür. Bu nedenle haksız rekabet teşkil eden eylemler sabit olmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Maddi zarar hesabının bilirkişi raporunda yapılmaması → tartışılmadı
İddia: Davacı vekili; ayrılan işçiye yaptırılan eğitim, konaklama ve uçak masrafları ile eğitim sürecinde ödenen maaşlara ilişkin delillerin dosyaya sunulmasına rağmen bilirkişilerce maddi zararın hesaplanmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Özel istihdam bürosu aracılığıyla rakip işletme çalışanlarına iş teklifinde bulunulmasının hangi koşullarda TTK 54. madde kapsamında haksız rekabet oluşturacağı ve çalışma hürriyetinin bu değerlendirmedeki sınırı yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet↗ ayartma↗ dürüstlük kuralı↗ özel istihdam bürosu↗ ikinci tanık listesi verme yasağı↗ çalışma ve sözleşme hürriyeti↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/192
KARAR NO 2024/1574
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/04/2021
NUMARASI 2017/1057 Esas 2021/346 Karar
DAVA
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/11/2024
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalı ... A.Ş. tarafından 2017 yılının Nisan ayından Haziran ayına kadar olan yaklaşık iki aylık süreçte, müvekkili şirketin satış departmanındaki tüm çalışanlarının, gıda yöneticisi ve üretim müdürünün her hafta düzenli olarak aranarak, diğer davalı ... şirketinde çalışmaları adına iş teklifinde bulunulduğunu, davalı şirket tarafından yapılan aramalarda sadece iş teklifinde bulunulmakla yetinilmeyip, işçilerin aldıkları ücretler ve mevcut işyerindeki çalışma şartlarının sorulduğunu, iş teklifini kabul ettikleri takdirde aylık 7.000 - 8.000-TL dolaylarında kendilerine maaş verileceği ve daha iyi şartlarda çalışacaklarının vaad edildiğini, yapılan iş teklifleri neticesinde şuana kadar müvekkili şirketin sorumlu gıda müdürünün işten ayrıldığını, durumun müvekkili şirkete bildirilmesi üzerine müvekkili şirket tarafından davalılara 01.06.2017 tarihinde ihtar gönderildiğini, şirkette çalışan bir işçiye iş teklifinde bulunulması duruma göre haksız rekabet sayılmayabilecekken şirketin bir departmanının tamamı veya şirket çalışanlarının tamamına iş tekliflerinde bulunulmasının haksız rekabet fiilini oluşturacağını, işten ayrılan gıda müdürü yerine aynı nitelikte personel bulunana kadar müvekkili firmada ciddî işletmesel aksaklıklar meydana geldiğini, müvekkili şirketin zarara uğradığını belirterek haksız rekabet fiilinin tespitine ve haksız rekabet oluşturan eylemlerin önlenmesine, 1.000-TL maddi tazminat ve 10.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizî ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Ltd. Şti vekili; müvekkili şirketin diğer davalı ... ...A.Ş'den personel istihdamı ile ilgili danışmanlık hizmeti aldığını, bu çerçevede şirketteki açık pozisyonlar için ihtiyaç duyduğu personel özelliklerini davalı ... ...A.Ş.'ye bildirdiğini, ... ...A.Ş.'nin pozisyon için uygun niteliklere sahip adayları ... şirketine bildirerek tarafların görüşme için bir araya gelmelerini sağladığını, adaylarla yapılacak iş görüşmesinin müvekkili tarafından yürütüldüğünü ve bir adayın işe alınıp alınmamasına ve maaşının ne kadar olacağına yine müvekkilinin karar verdiğini, diğer davalı şirketin işe alım prosedüründe müvekkili şirketi temsilen hareket etmesi ve adaylara açık pozisyonu teklif etmesi ve maaş konusunda telkinde bulunmasının söz konusu olmadığını, davacının çalışanlarının müvekkili şirket tarafından ayartılmasının söz konusu olmadığını, davacının çalışanlarına topluca veya ayrı ayrı iş teklifinde bulunulmadığını, davacının bu asılsız iddiasını ispat ile mükellef olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...
... A.Ş vekili; müvekkili şirketin ilgili mevzuata uygun olarak faaliyet gösteren özel bir istihdam bürosu olduğunu, davacının satış departmanı çalışanlarının özellikle hedef alındığına ilişkin iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, iş hayatının gerekleri dikkate alındığında özel istihdam bürosunun her sektörden ve her pozisyondan işçi alımına aracılık etmesinin ticari hayatın olağan akışına uygun olacağını, müvekkili şirketin eylemlerinin mevzuat dahilinde yasal olmasının yanı sıra eylemin içeriğinin de haksız rekabet teşkil etmediğini, müvekkili şirketin diğer davalı ile yürütmekte olduğu proje içeriğinin hiçbir şekilde TTK'daki haksız rekabet hükümlerinde yer alan şartlar ve eylemlere girmediğini,davacının maddi tazminat talebinde bulunabilmesi için aranan hukuki zeminin oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalı ... ...A.Ş.'nin yetkisi dahilinde özel istihdam bürosu sıfatıyla çalıştığı, bu kapsamda davacı işyerinde çalışan bir kaç kişiyi, işyeri telefonundan aradığı, ancak sadece davacı işyerinde çalışan bir kaç kişinin işyeri telefonundan aranmasının haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği, somut uyuşmazlıkla ilave koşulların gerçekleştiğine ilişkin dosyada yeterli bilgi ve belge bulunmadığı, bu kapsamda haksız rekabet şartlarının oluşmadığı, Anayasa'nın 48. maddesinde çalışma ve sözleşme hürriyetinin düzenlendiği, bu kapsamda herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu, davacı şirket çalışanının sadece davalı şirkete çalışmak üzere geçmesinin, bu şirket rakip bir şirket bile olsa tek olarak başlı başına haksız rekabet teşkil etmeyeceği, aksinin kabulü Anayasa'nın 48.
maddesi ile güvence altına alınan çalışma hürriyetinin ihlali anlamına geleceği, davalı ... ...Ltd Şti'nin sadece aradığı pozisyona uygun olan kişileri bulması için diğer davalı ile sözleşme yaptığı, davalının diğer davalı ... ...A.Ş.'yi davacının çalışanlarına yönlendirerek onların ayartılması suretiyle, davacı çalışanlarının işe alınması konusunda bir eylemde bulunduğuna ilişkin dosyada delil bulunmadığı, haksız rekabetin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davalı tarafından arandığı daha önce bilinmeyen tanıkların beyanlarının, yargılamayı hiçbir şekilde uzatmayacak olmasına rağmen mahkemece dinlenmemesinin hukuka aykırı olduğunu, bir delilin sonradan ileri sürülmesinin yargılamayı geciktirme amacı taşımaması halinde veya süresinde ileri sürülememesinin ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmaması halinde mahkemenin o delilin sonradan gösterilmesine izin verebileceğini, HMK'nın 145. maddesinin buna izin verdiğini, duruşmada dinelenen tanık ...'in, “beni 2017 yılı tahminen mayıs aylarında iki üç gün arayla üç kez davalı ... tarafından aradılar, ... dışında benimle birlikte ayrıca dört kişinin de arandığını biliyorum, bunu bana aranan kişilerin kendileri söyledi” şeklinde beyanda bulunduğunu, bu vakıanın taraflarınca daha önceden bilinmesinin mümkün olmadığını, yargılamayı uzatma amaçları bulunmadığını, dolayısıyla bu tanığın beyanlarından tespit edilen tanıkların sonradan bildirilse de dinlenmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirket satış departmanının tamamının telefonla birden çok defa arandığı tespit edilmesine rağmen asıl saiki müvekkili şirketin satış departmanının tamamını ayartarak iç piyasadaki müşteri portföyünü ele geçirmek olan davalıların bu hareketlerinin haksız rekabet teşkil etmediğine dair yapılan tespitin kabul edilemeyeceğini, davalıların bu hareketlerinin sıradan bir istihdam süreci olarak değerlendirilemeyeceğini,davalı tanıklarının beyanlarında belirtildiği üzere müvekkili şirket çalışanları tarafından, davalılardan gelen teklifin reddedilmesine karşın ısrarla birkaç gün ara ile üçer kere aranmaları ve bu arananların tamamının da satış biriminde çalışanlar olmasının davalıların asıl amacını açıkça gösterdiğini, şirkette çalışan bir işçiye iş teklifinde bulunulması duruma göre haksız rekabet sayılmayabilecekken, şirketin bir departmanının tamamına veya çalışanların tamamına ısrarla iş tekliflerinde bulunulmasının haksız rekabet fiilini oluşturacağını, davalılardan ...
...Ltd. Şti.'nin yabancı ortaklı şirket olduğunu ve iç piyasaya girmeye çalıştığını, davalının iç piyasada müşteri portföyü bulunmadığı için diğer davalı ... ...A.Ş. ile birlikte birçok şirkete yaptıkları gibi şirketlerin bünyesinde çalışan satış personellerinin oluşturduğu müşteri portföyünden yararlanarak iç piyasaya girmek istediklerini, yapılan bu tarz iş tekliflerinde teklifi yapanın objektif olarak iyiniyetli sayılmayacağını,davalı ...'nin haksız rekabet teşkil eden eylemlerini diğer davalı aracılığıyla gerçekleştirmesine karşın bu şirketlerin eylemlerinin birbirinden ayrı değerlendiren bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, iki şirketin ortak amaçla hareket ettiklerini, bilirkişiler tarafından müvekkili şirketin uğradığı maddi zararın tespit edilmediğini, müvekkili şirket tarafından, ayrılan işçiye yurt dışında eğitimler aldırıldığını, eğitim giderleri, yurt dışı konaklama,uçak masraflarının karşılandığını, eğitim süreçlerinde maaşların tam olarak ayrılan işçiye ödendiğini, bu masraflara ilişkin tüm delillerin dosyaya sunulmasına rağmen maddi tazminat hesabı yapılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili; davalılardan ... ...A.Ş. tarafından 2017 yılı Nisan ayından Haziran ayına kadar müvekkili şirketin satış departmanında görevli tüm çalışanlara diğer davalı ... ...Ltd Şti adına ısrarlı bir şekilde daha iyi koşullarda iş imkanı sağlanacağına yönelik vaatlerle iş teklifinde bulunulduğunu, bunun sonucunda gıda müdürünün işten ayrılarak davalı ...'de çalışmaya başladığını, satış departmanındaki çalışanlar hedef alınarak müşteri çevresinin genişletilmeye çalışıldığını, diğer taraftan bu eylemin müvekkili açısından yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini ileri sürerek haksız rekabete dayalı olarak eldeki davayı açmıştır.
Somut olayda uyuşmazlık, davalı ... ...A.Ş.'nin davacı ile benzer sektörde faaliyet gösteren diğer davalı adına davacı şirketin çalışanlarına iş teklifinde bulunmasının haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı hususunda toplanmaktadır. Ayartma, bir işletmeye sözleşmesel bir bağ ile bağlı olan kişiye, onunla işletme sahibi arasında hâlihazırda olan ilişkiyi sona erdirip bizzat kendisiyle veya başka bir üçüncü kişi ile yeni bir sözleşme yapması için harekete geçirmek amacıyla yapılan faaliyet olarak tanımlanmaktadır (Safiye Nur Bağrıaçık, Üretim ve İş Sırlarının Korunması, 2017, s.151). Ayartma eyleminin haksız rekabet teşkil edip etmediğinin kural olarak TTK'nın 54. maddesi kapsamında dürüstlük kuralına aykırı davranılıp davranılmadığına göre değerlendirilmesi gerekir.
Kanun koyucu bu hükümleri, bütün hukuki ilişkiler için geçerli bir prensip olan doğruluk ve dürüstlük ilkesini iktisadi rekabete iştirak eden her şahsın yaptığı eylem ve işlemlerin haksız olarak nitelendirilip nitelendirilmemesinde bir ölçü olarak koymaktadır. Buna göre, ayartma eyleminin haksız rekabet teşkil edip etmediği, söz konusu eylemin doğruluk ve dürüstlük kurallarını ihlal edecek surette yapılıp yapılmadığına verilecek cevaba göre belirlenir. Ayartma eylemi uygulanan yöntem ya da araçlar yönünden dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edebileceği gibi rakip işletmenin piyasadan silinmeye, ticari ve işletme sırlarının elde edilmeye çalışılması gibi ayartma eylemi ile güdülen amaç da dürüstlük kuralına aykırı olabilir.
(Şenocak, Kemal, İşletme Personelinin Ayartılması Meselesinin Haksız Rekabet Hükümleri Çerçevesinde Değerlendirilmesi, s.246 )Türk hukukunda özel istihdam faaliyetlerinin hukuki altyapısı 4904 sayılı Türkiye İş Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun ile düzenlenmiş olup Kanun'un 17. maddesinde özel istihdam bürolarının kurulması. faaliyet alanı, geçici iş ilişkisi kurma yetkisinin verilmesi ve denetimi ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. İlgili madde uyarınca ülkemizde ticari olarak olarak özel istihdam faaliyetlerinde bulunulabilmesi için ... Kurumu'nda izin alınması gereklidir. Davalı ... ...A.Ş.'nin sicil kayıtlarında faaliyet konusu olarak “Yerli, yabancı ve çokuluslu düzeydeki her türlü gerçek ve tüzel kişilere yurt içinde ve dışında en uygun örgütlenme, planlama verimlilik, toplam kalite, ilan, reklamı, haberleşme ve halkla ilişkiler faaliyetleri için yaratıcı çalışmalar ve uygulamalar yapmak, mali yapılarını oluşturmak veya yeni mali modeller geliştirmek" şeklinde hususlara yer verilmiş olup davalı şirketin Türkiye İş Kurumu tarafından izin verilen ve faaliyete devam eden özel istihdam büroları arasında olduğu hususu ihtilaf dışıdır.Davacı vekili, olay hakkında bilgisi bulunduğu, mahkemede dinlenilen tanığın beyanı ile anlaşılan personellerin de tanık olarak dinlenilmesi talebi mahkemece ikinci defa tanık listesi verilemeyeceği gerekçesiyle reddedilmiş olup, davacı vekili, ikinci tanık listesinde bildirilen tanıkların dinlenmemesinin usule aykırı olduğunu iddia etmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 240/2. maddesinde, tanık göstermek isteyen tarafın dinlenilmesini istediği tanıkları bir listeyle mahkemeye bildireceği, bu listede gösterilmemiş olan kişilerin tanık olarak dinlenilemeyeceği ve ikinci bir liste verilemeyeceği düzenleme altına alınmış olup bu durum, ikinci tanık listesi verme yasağı olarak adlandırılmaktadır. Ancak kamu düzeninden olduğu kabul edilen ikinci tanık listesi vermesi yasağının bazı istisnaları bulunmakta olup bunlar, tanık listesinde gösterilen tanığın ölmesi, tanıklıktan çekinmesi veya tanıklıktan yasaklı olması gibi hallerdir (Kuru, Aydın, s. 770). Bu gibi hallerde tarafın, vereceği ikinci bir listeyle dinlenilmeyen tanığın yerine başka bir tanık bildirmesi mümkündür.
Eldeki davada, olay hakkında bilgisi bulunan ve sonradan tanık olarak dinletilmek istenen personellerin, mahkemede dinlenen tanığın beyanları sonucunda öğrenilmesi, ikinci tanık listesi verilmesini haklı kılacak nedenlerden olmadığından davacının aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davalı ... ..A.Ş.'nin, davacının personellerine, diğer davalının iş yerinde istihdam etmek amacıyla iş teklifinde bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmamakta olup davacı tarafından bildirilen tanık kendisi de dahil 5 personelin arandığını, davalı tarafından bildirilen tanık ise 3 personelin arandığını ifade etmektedir. Bunun dışında davalı tanıkları, iş teklifinde bulundukları çalışanlara bu kişilerin insan kaynakları web sitelerinde bulunan iletişim bilgilerinden ulaştıklarını beyan etmişlerdir.
Davacının personellerinin aranmasının haksız rekabet oluşturabilmesi için yukarıda belirtildiği gibi kullanılan yöntem veya araçlar ya da güdülen amaç noktasında dürüstlük kuralına aykırılık bulunması gerekir. Birden fazla personelin yeni bir iş teklifi çerçevesinde aranması tek başına haksız rekabet teşkil eden bir davranış değildir. Somut olayda, iş teklifinde bulunulmasının, haksız rekabet olarak nitelendirilmesini gerektiren ilave koşulların gerçekleştiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamaktadır. Davalı ... ...A.Ş.'nin işçilere gerçek olmayan vaatlerle, onları bağlı bulundukları işverene sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmaya yönelttiğine dair bir delil ibraz edilmemiştir. Çalışma ve sözleşme özgürlüğünün düzenlendiği Anayasa'nın 48.
maddesi gereğince herkes dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olup, davacı şirket çalışanının davalı rakip sıfatına sahip olsa dahi davalı şirkete geçmesi tek başına haksız rekabet olarak değerlendirilecek bir davranış değildir. Davalı ... şirketi sadece aradığı pozisyona uygun olan kişileri bulması için diğer davalı ile sözleşme yapmıştır. Davalılar arasındaki sözleşmede davalı ... ...A.Ş.'nin diğer davalıya karşı edimini yerine getirmesi noktasında dürüstlük kuralına uygun olmayan bir yöntem uygulanacağı öngörülmemiştir. Davalı..., kendi işyerindeki boş bir pozisyon için belli niteliklere sahip personel aramakta olup, bu kapsamda diğer davalı ... A.Ş.'ye sadece aradığı niteliklere sahip çalışan bulunması konusunda talimat vermiştir.
Belirli bir şirket olarak davacı şirket çalışanlarının ayartılması kapsamında bir talimat verdiğine, dürüstlük kuralının ihlali kapsamında ayartma yoluyla haksız olarak rekabette bulunduğuna dair bir delil bulunmamaktadır. Bu durumda davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri sabit olmadığından mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 04/11/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/80014 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi