6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirkete ait makinelerin bedeli için ortağın açtığı davada aktif husumet yokluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/388 E. 2025/401 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Bir şirkete ait malvarlığı unsurundan (örneğin demirbaşa kayıtlı bir eşyadan) kaynaklanan alacak/bedel talebi, ancak şirket tüzel kişiliği adına açılabilir; şirketin ortağı veya yetkilisi, malın maliki olduğunu ileri sürmeden, sadece ortaklık sıfatına dayanarak kendi adına bu davayı açamaz. Şirket malvarlığı ortaklık payı oranında ortaklara ait değildir; tüzel kişilik ortaklardan bağımsız bir malvarlığına ve kişiliğe sahiptir. Aktif husumet (dava sıfatı), davalı tarafça ileri sürülmesi gerekli bir defi olmayıp, mahkemece davanın her aşamasında re'sen nazara alınması gereken bir husustur; sıfat yokluğu tespit edilirse davanın esasına girilmeden husumet yokluğundan reddine karar verilir.

Ele alınan sorunlar

Şirket malvarlığına ait makinelerin bedelini şirket ortağının kendi adına talep edip edemeyeceği (aktif husumet) → ret

İddia: Davacı vekili, dava konusu makinelerin fiilen davacıyla özdeşleşen şirkete ait olduğunu, şirketin davacıdan ayrı bir kişilik olmadığını, ayrıca şirketin sonradan tasfiye edilerek tüzel kişiliğinin sona erdiğini, bu nedenle ortakların malın maliki sıfatıyla kendi adlarına dava açabileceklerini, aktif husumetin dava şartı olmadığını ve re'sen nazara alınamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: Taraf sıfatı (husumet), tarafın dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir ve maddi hukuka göre belirlenen bir sübjektif hakkı dava etme yetkisini gösterir. Sıfat bir itiraz olup, hakim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dosyadan anlayabildiği ölçüde kendiliğinden (re'sen) nazara alır; husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilmiş bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir defi de değildir, davanın her aşamasında ileri sürülebilir veya mahkemece re'sen dikkate alınabilir. Taraf sıfatının bulunmadığı belirlenirse davanın esasına girilmeden husumet yokluğundan reddi gerekir. Somut olayda davacı, makinelerin bizzat kendisinin maliki olduğunu ileri sürmemiş, makinelerin ait olduğu şirketin ortağı/yetkilisi olduğunu belirtmiştir. Şirketin malvarlığı, ortaklık payı oranında ortaklara ait değildir; şirket tüzel kişiliğinin malvarlığı ve kişiliği ortaklarınkinden bağımsızdır. Ortaklık malvarlığının tasfiyesi sağlanmadan tüzel kişilik sona ermişse davacının şirketin tüzel kişiliğinin ihyasını talep edebileceği belirtilmiştir. Bu nedenlerle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şirket ortağının, şirkete ait malvarlığına ilişkin bir alacak/bedel talebini kendi adına açamayacağı ve aktif husumetin re'sen gözetilmesi gereken bir husus olduğu yönünden emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
aktif husumet (taraf sıfatı)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet taraf sıfatı dava şartı re'sen inceleme tüzel kişilik şirket malvarlığı tüzel kişiliğin ihyası

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 361/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/388

KARAR NO 2025/401

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/01/2025

NUMARASI 2025/67 2025/56

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin sahibi olduğu şirketin öngerilmeli beton imalatına 1996 yılından sonra başlanarak projelerdeki öngerilmeli kirişlerin şirketin kendi tesisinde üretildiğini, bu imalatın 2005 yılına kadar sürdüğü,bu tarihten sonra ... Ltd.Şti nin hiçbir köprü ihalesi almadığını, bu nedenle öngerme aparatları da 2005 yılından sonra çalışmadığını, öngermeli beton kiriş imalatında kullanılan öngerme çeliklerine projedeki gerilimleri vermek için germe aparatı ,beton imalatından sonra verilen gerilimleri boşaltmak için gerilim boşaltma aparatlarına ihtiyaç duyulduğunu, bu makinaların dünyaca ünlü ... şirketinden ithal edildiğini, bu makinaların 23.07.1996 günlü fatura ile ... İnşaat'a ait şantiyeye indirilmiş ve davalının yükleyip götürdüğü Kasım 2019 tarihine kadar bu adreste kaldıklarını,davalının makineleri Manisa 'dan bizzat yükleyip Pendik'teki imalathanesine götürdüğünü parasını makinaları test ettikten sonra ödeyeceğini söylediğini, ancak test ettikten sonra para göndermekten vazgeçtiğini, makinelerin, ...

İnşaat ltd.şti “nin demirbaş kaydına fatura ile girdiğini, şirketin malı olan bu makinaları yetkisi olmadığı halde üçüncü şahıslara sattığını ve pazarladığını,şirketin malı olan makinalar ancak fatura kesilerek şirket varlıklarından çıkarılıp üçüncü şahıslara satılabileceğini, davalının fatura istemeden satış yaptığı için makinaları kendi malı gibi gösterdiğini, ya faturasız ya da sahte bir fatura ile satarak dolandırıcılık yaptığını, davalıların makinaların benzerini imal ettiğini ve piyasada tanesini 15.000+kdv USD gibi bir fiyatla sattığını, davalının kendi sattığı makinanın aynı performansını gösterdiği için makinayı sattığını, bilirkişilerce boşaltma makinasının bulunduğu ... Makina 'nin deposunda keşif ve tespit yapılmasını,ihtarname tebliği tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi de içeren şekilde, fazlaya dair haklarının saklı tutulduğunu, şu an için davalıdan 10.000-TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; dava dilekçesinde, dava konusu makine ve ekipmanların dava dışı ... İnşaat Ltd. Şti'ne ait olduğunun belirtildiği, davacının üçüncü kişi şirkete ait makinelerden kaynaklı açtığı davada aktif husumet ehliyetinin olmadığı, davanın esasına yönelik bir değerlendirme yapılmaksızın, davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddi gerektiği belirtilerek aktif dava ehliyeti (davacı sıfatı) bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili;“Davalının , ... İnşaat ltd.şti “ne ait iki adet makinayı satınalmış Manisa 'dan bizzat yükleyip Pendik "teki imalathanesine götürüp parasıını makinaları test ettikten sonra ödeyeceğini söylediği,ancak test ettikten sonra para göndermekten vazgeçmiş “ben makinaları satın almadım sen onları satmam için bana bıraktın “dediği ,davalı ...'ın, ... İnşaat ltd.şti “nin demirbaş kaydına (ek-1) deki fatura ile girmiş ve şirketin malı olan bu makinaları yetkisi olmadığı halde ve şirketten habersiz üçüncü şahıslara satmış ve pazarladığını ”dava dilekçesinde ki açıklamalardan davacının şirketin sahibi ve yetkilisi olduğunun görüldüğünü ,gasp edilip götürülen makinaların sahibinin davacı ...” olduğunu ,Karardaki “davacının üçüncü kişi şirkete ait makinelerden kaynaklı açtığı davada aktif husumet ehliyetinin olmadığı anlaşılmaktadır” hükmünün gerçeği tahrif eden bir ifade olduğu ,...

şirketinin üçüncü şahıs değil davacıyla özdeşleşmiş birinci şahıs olduğunu ,davalılar da ikinci şahıs olmakla taraf teşkili gerçekleştiğini ,Mahkemenin görevini ihmal neticesi kötüye kullanarak gerekli incelemeyi yapmadan dava şartı olmamasına karşın davacının 6 yıldır almak için savaştığı hakkını yok ederek gaspçı davalıyı ödüllendirdiğini ,bir milyon TL tutarında 2 adet makine hediye ettiğini ,davada tehlike ve tehditin çok ötesinde işlenmiş bir çinayet olduğunu ,adam altı yıl önce 2019 yılında iki adet makinayı satın almış yükleyip götürmüş ama ben satın almadım ,satmak için aldım demiş gaspetmiş,şirket demirbaşında kayıtlı makinaların birini satmış parasını göndermemiş, diğerini de satmak için vitrine koymuş,ortada 6 yıldanberi kaldırılamamış bir cenaze var kaldırmak için dava açtıklarını, mahkemeden hukuki koruma ve yardım istediklerini,sayın hakimin hayır kaldıramazsın deyip davalıyı ödüllendirip aferin sana dediğini ,Dava konusu iki adet makine ...

İnşaat ltd.şti “nin malı olup 1997 yılında demirbaş kayıtlarına girdiğini ,davalı...'ın makinayı satınaldığı ve gaspettiği, 2019 yılında şirket halen faal ve ayakta olduğunu ,ancak 2023 yılı Mayıs ayında, 1994 yılında kurulan şirket faaliyetini durdurdu ve tasfiye edildi böylece tüzel kişi ünvanı kalmadığını ,böylece davayı ... İnşaat ltd.şti adına açmanın hukuken imkansız hale geldiğini ,Tasfiye anına kadar makinalar şirketin demirbaşında mahfuz olup ortakların mal ve mülkü durumunda olduğunu ,bu nedenle ortaklar gerçek kişi olarak haklarını almak amacıyla mahkemeden hukuki koruma ve yardım isteme amaçlı dava açmaya karar verdiklerini ,makinalarda%80 hissesi olan davacıdan sonra %20 hisseli diğer ortak ...'ün de ek bir dava açacağını ,Dava konusu makinalar ortakların malı ve mülkü olup bedeli bu iki ortağın cebinden çıkmış olup gaspçıdan bunların bedelini tahsil amaçlı dava açmaları anayasamd.35 mülkiyet hakkı maddesine uygun olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; davalının satmak üzere teslim aldığı iki adet makine bedelinin davalılardan tahsiline ilişkindir. Dava dilekçesinde; davacı %80 payı bulunduğu şirkete ait makinelerin davalılar tarafından mal edilerek üçüncü kişilere satıldığı,bedelinin de ödenmediği ileri sürülerek makine bedellerinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Davacı'nın kabulünde olduğu üzere yetkilisi olduğu şirketin bağımsız bir tüzel kişiliği bulunduğu, açılacak davanın ancak şirket tüzel kişiliğine temsilen açılması gerekmektedir. Yargılama sırasında davacı tarafın taraf değişikliği talebi de olmamıştır. Davada sıfat, tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf sıfatı (husumet) maddi hukuka göre belirlenen bir sübjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir sübjektif hakkın davalı olarak talep edebilme yetkisini gösteren bir kavramdır.

Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat bir itiraz olduğundan, hakim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu sübjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus¸ mahkemece resen gözününde bulundurulmalıdır, bir davada taraflardan birinin davacı ya da davalı sıfatının olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir.

Husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir defi de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde resen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur. (Yargıtay 3. HD 03/07/2017 tarih 2016/21937esas, 2017/10891 karar sayılı ilamı). Davacı vekili; aktif dava ehliyetinin dava şartı olmadığını re'sen nazara alınamayacağını ileri sürse de aktif husumet yokluğunu davalı tarafın ileri sürmesine gerek kalmadan re'sen dikkate alınması gereken bir itiraz olduğu,davacı şirket ortağı ve yetkilisinin makinelerin maliki olduğunu ileri sürmediği, şirketin malvarlığı ortaklık payı oranında ortaklara ait olmadığı,şirket tüzel kişiliğinin ortaklarının malvarlığı ve kişiliğinden bağımsız malvarlığı ve kişiliği olduğu ,ortaklık malvarlığının tasfiyesi sağlanmadan tasfiye sona erdirmiş ise davacının şirketin tüzel kişiliğinin ihyasını talep edilebileceğinden davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle istinaf sebepleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 12/03/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/7982 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.