İpoteğin fekki
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/402 E. 2022/4820 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipoteğin fekki↗ eş rızası↗ ipotek↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ ihtar↗ bilirkişi incelemesi↗ hukuki yarar↗ geçersizlik↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı ...'nin davalı banka ile imzaladığı genel kredi sözleşmesi/sözleşmelerine istinaden ... ve/veya ...’nin asaleten ve kefaleten kullandığı/kullanacağı kredilerin teminatı olarak dava dışı ...'nın davaya konu taşınmazı üzerinde 28/09/2011 tarihinde ikinci dereceden serbest dereceden istifade edecek şekilde davalı banka lehine 600.000.- TL bedelli ipotek tesis edildiği, dava konusu taşınmazın dava dışı eski malik ... tarafından davacıya satış yolu ile devredildiği, satış esnasında davacının bu ipoteği görerek taşınmazı satın aldığı, ipotek taşınmazın aynına ilişkin borç olduğundan taşınmazın el değiştirmesinin mevcut ipoteği geçersiz kılamayacağı, yeni malikin tek taraflı bildirimi ile ipotek akdini feshedemeyeceği, ipoteğin fekki talebinde bulunulması için ipoteğin teminat teşkil ettiği dava dışı ...'nin davalı bankaya olan tüm borcunun ödenmiş olmasının gerektiği, bilirkişi incelemesi neticesinde dava dışı ...'nin davalı bankaya olan borçlarının tamamının ödenmemiş olduğu, 500.000.- TL gayri nakdi, 4.966.627,75 TL nakdi borcu bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davacının ipoteğin fekkine ilişkin talebinin reddine, dava konusu taşınmazdaki ipotek bedelinin tapu kaydında belli olduğu, bu bedelin üzerindeki borçtan davacı sorumlu olmadığından ipotek tutarını aşan borç miktarının tespitinde davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davacının kalan kredi borcunun tespitine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasındaki resmi ipotek senedinin incelenmesinde, ipoteğin dava dışı ...'nin kredi sözleşmesi ve sair bankacılık ve borç işlemlerinden dolayı asaleten ve kefaleten doğmuş/doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere verildiğinin anlaşıldığı, dava dışı borçlu ...'nin kullanmış olduğu kredi nedeniyle bankaya borçlu olduğunun banka kayıtları ve mahkemece tanzim ettirilen bilirkişi raporu ile sabit olduğundan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava ipoteğin fekki istemine ilişkindir. Davacı ... davaya konu taşınmazı ipotekle yüklü olarak 20.06.2012 tarihinde satın almış, ...1. Noterliği aracılığıyla davalı bankaya hitaben keşide ettiği 26.09.2012 tarih 10775 yevmiye nolu ihtarname ile ... ve/veya ...’ün kullandığı kredilerin teminatı olarak eski malik ... tarafından davalı banka lehine ipotek tesis edilen taşınmazı 20/06/2012 tarihinde satın aldığını, taşınmazın bu tarihten itibaren hiçbir kişi veya kurumun rızası ve bilgisi olmadan kullandığı ve kullanacağı kredilere teminat olarak kabul edilmemesini ihtar etmiştir. 07/10/2013 tarihinde ...4. Noterliği aracılığıyla davalı bankaya hitaben keşide ettiği ihtarname ile de ipoteğin fekkini, ipoteğin teminatını teşkil ettiği borç kapanmamışsa da borç miktarının bildirilmesini istemiştir. Mahkemece hükme esas alınan 06/05/2019 tarihli bilirkişi raporu yeterli incelemeyi ihtiva etmediği gibi denetime açık mahiyette de değildir. Yeniden seçilecek bankacılık konusunda uzman bir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle davacının ...1. Noterliği aracılığıyla davalı bankaya hitaben keşide ettiği 26.09.2012 tarih 10775 yevmiye nolu ihtarnamenin davalı bankaya tebliğ edildiği tarihin tespit edilerek, bu tarih itibarıyla 28/09/2011 ve 24/04/2012 tarihli ... ile banka arasında imzalanan kredi sözleşmelerinden kaynaklanan bir borç bulunup bulunmadığı, borç var ise ihtarnamenin tebliğ edildiği tarih itibarıyla miktarının hesaplattırılarak, denetime açık bilirkişi raporu da değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile konusunda uzman olmayan mali müşavir bilirkişinin de yer aldığı rapora göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5138 E. 2024/2269 K.
Ortak:ipoteğin fekki · eş rızası · ipotek · kefalet · genel kredi sözleşmesi · ihtar · bilirkişi incelemesi · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı ...'nin davalı banka ile imzaladığı «genel kredi sözleşmesi»/sözleşmelerine istinaden ... ve/veya ...’nin asaleten ve «kefaleten» kullandığı/kullanacağı kredilerin «teminatı» olarak dava dışı ...'nın davaya konu taşınmazı üzerinde 28/09/2011 tarihinde ikinci dereceden serbest dereceden istifade edecek şekilde davalı banka lehine 600.000.- TL bedelli «ipotek» tesis edildiği, dava konusu taşınmazın dava dışı eski malik ... tarafından davacıya satış yolu ile devredildiği, satış esnasında davacının bu ipoteği görerek taşınmazı satın aldığı, ipotek taşınmazın aynına ilişkin borç olduğundan taşınmazın el değiştirmesinin mevcut ipoteği «geçersiz» kılamayacağı, yeni malikin tek taraflı bildirimi ile ipotek akdini feshedemeyeceği, «ipoteğin fekki» talebinde bulunulması için ipoteğin teminat teşkil ettiği dava dışı ...'nin davalı bankaya olan tüm borcunun ödenmiş olmasının gerektiği, «bilirkişi incelemesi» neticesinde dava dışı ...'nin davalı bankaya olan borçlarının tamamının ödenmemiş olduğu, 500.000.- TL gayri nakdi, 4.966.627,75 TL nakdi borcu bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davacının ipoteğin fekkine ilişkin talebinin reddine, dava konusu taşınmazdaki ipotek bedelinin tapu kaydında belli olduğu, bu bedelin üzerindeki borçtan davacı sorumlu olmadığından ipotek tutarını aşan borç miktarının tespitinde davacının «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davacının kalan kredi borcunun tespitine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Noterliği aracılığıyla davalı bankaya hitaben keşide ettiği 26.09.2012 tarih 10775 yevmiye nolu «ihtarname» ile ... ve/veya ...’ün kullandığı kredilerin «teminatı» olarak eski malik ... tarafından davalı banka lehine «ipotek» tesis edilen taşınmazı 20/06/2012 tarihinde satın aldığını, taşınmazın bu tarihten itibaren hiçbir kişi veya kurumun «rızası» ve bilgisi olmadan kullandığı ve kullanacağı kredilere teminat olarak kabul edilmemesini «ihtar» etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasındaki resmi «ipotek» senedinin incelenmesinde, ipoteğin dava dışı ...'nin «kredi sözleşmesi» ve sair bankacılık ve borç işlemlerinden dolayı asaleten ve «kefaleten» doğmuş/doğacak borçlarının «teminatını» teşkil etmek üzere verildiğinin anlaşıldığı, dava dışı borçlu ...'nin kullanmış olduğu kredi nedeniyle bankaya borçlu olduğunun banka kayıtları ve mahkemece tanzim …
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2019 tarihli ve 2018/643 E., 2019/381 K. sayılı kararıyla; dava dışı ...'nin davalı banka ile imzaladığı «genel kredi sözleşmesi»/sözleşmelerine istinaden ... ve/veya ...’nin asaleten ve «kefaleten» kullandığı/kullanacağı kredilerin «teminatı» olarak dava dışı ...'nın davaya konu taşınmazı üzerinde 28.09.2011 tarihinde ikinci dereceden serbest dereceden istifade edecek şekilde davalı banka lehine 600.000,00 TL bedelli «ipotek» tesis edildiği, dava konusu taşınmazın dava dışı eski malik ... tarafından davacıya satış yolu ile devredildiği, satış esnasında davacının bu ipoteği görerek taşınmazı satın aldığı, ipotek taşınmazın aynına ilişkin borç olduğundan taşınmazın el değiştirmesinin mevcut ipoteği «geçersiz» kılamayacağı, yeni malikin tek taraflı bildirimi ile ipotek akdini feshedemeyeceği, «ipoteğin fekki» talebinde bulunulması için ipoteğin teminat teşkil ettiği dava dışı ...'nin davalı bankaya olan tüm borcunun ödenmiş olmasının gerektiği, «bilirkişi incelemesi» neticesinde dava dışı ...'nin davalı bankaya olan borçlarının tamamının ödenmemiş olduğu, 500.000,00 TL gayri nakdi, 4.966.627,75 TL nakdi borcu bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davacının ipoteğin fekkine ilişkin talebinin reddine, dava konusu taşınmazdaki ipotek bedelinin tapu kaydında belli olduğu, bu bedelin üzerindeki borçtan davacı sorumlu olmadığından ipotek tutarını aşan borç miktarının tespitinde davacının «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davacının kalan kredi borcunun tespitine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu taşınmazı «ipotekle» yüklü olarak 20.06.2012 tarihinde satın aldığı, davalı bankaya hitaben keşide ettiği 26.09.2012 tarihli «ihtarname» ile eski malik ... tarafından davalı banka lehine ipotek tesis edilen taşınmazı satın aldığı, taşınmazın bu tarihten itibaren hiçbir kişi veya kurumun «rızası» ve bilgisi olmadan kullandığı ve kullanacağı kredilere «teminat» olarak kabul edilmemesini «ihtar» ettiği, 07.10.2013 tarihinde davalı bankaya gönderilen ihtarname ile de «ipoteğin fekkini», ipoteğin teminatını teşkil ettiği borç kapanmamışsa da borç miktarının bildirilmesini istediği, bozma ilamı doğrultusunda rapor aldırıldığı, alınan bilirkişi raporuna göre davacı tarafından davalı bankaya gönderilen 26.09.2012 tarihli ihtarnamesinin tebliğ edildiği 04.10.2012 tarihinden önce ... tarafından kullanılmış ve ödenmeyen kredi borcu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile «ipoteğin kaldırılmasına» karar verilmiştir.
Noterliği aracılığıyla davalı bankaya hitaben keşide ettiği 26.09.2012 tarih 10775 yevmiye nolu «ihtarname» ile ... ve/veya ...’ün kullandığı kredilerin «teminatı» olarak eski malik ... tarafından davalı banka lehine «ipotek» tesis edilen taşınmazı 20.06.2012 tarihinde satın aldığını, taşınmazın bu tarihten itibaren hiçbir kişi veya kurumun «rızası» ve bilgisi olmadan kullandığı ve kullanacağı kredilere teminat olarak kabul edilmemesini «ihtar» etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borçtan kurtulma · ipoteğin kaldırılması · teminat kapsamı · maddi hata · kazanılmış hak · dava sebebi · cy/cy kaydı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde, kararın hüküm kısmının 3 numaralı bendinde «vekalet ücretinin» davacıdan alınarak davalıya verilmesine dair yazılan «maddi hatanın» karar yerinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre bozma «sebebi» yapılmamıştır.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı kredi borçlusu arasında süresiz «kredi sözleşmesi» bulunduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 888 nci maddesi uyarınca davacının sorumluluğunun devam edeceği, işbu dava konusu gayrimenkul ipoteğinin dava dışı kredi borçlusunun müvekkil banka nezdinde kullandığı/kullanacağı tüm kredi ve borçlarına karşılık «teminaten» olarak alındığını, bu hususun akdedilen sözleşmeler ve «ipotek» belgeleri ile sabit olduğunu, davacının işbu dava konusu gayrimenkul üzerinde ipotek olduğunu bilerek satın aldığını, davacı yanın müvekkil bankaya yapmış olduğu bildirimin, hukuken «borçtan kurtulma» ve ipoteğin «teminat kapsamından» çıkarmaya yeterli olmayacağını, dava dışı kredi borçlusunun halihazırda müvekkili bankaya anılan «genel kredi sözleşmeleri» kapsamında borçlu bulunduğunun sabit olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasını istemiştir.
Köyü, 132 ada, 1 parseldeki taşınmazı 20.06.2012 tarihinde «kaydına» davalı banka lehine konulmuş «ipotekle» birlikte satın aldığını, Osmaniye 1.
Noterliği’nin 07.10.2013 tarih ve 9612 yevmiye nolu «ihtarnamesi» ile «ipotekle» «teminat» altına alınan kredi borcu miktarının bildirilmesi ve borç bulunmuyorsa «ipoteğin kaldırılması» talebinde bulunduklarını ileri sürerek davacıya ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını, ipoteğin teminatını teşkil ettiği kredi borcu bitmemiş ise ne kadar borç kaldığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2032 E. 2017/5121 K.
Ortak:ipoteğin fekki · İpoteğin fekki
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı ...'nin davalı banka ile imzaladığı «genel kredi sözleşmesi»/sözleşmelerine istinaden ... ve/veya ...’nin asaleten ve «kefaleten» kullandığı/kullanacağı kredilerin «teminatı» olarak dava dışı ...'nın davaya konu taşınmazı üzerinde 28/09/2011 tarihinde ikinci dereceden serbest dereceden istifade edecek şekilde davalı banka lehine 600.000.- TL bedelli «ipotek» tesis edildiği, dava konusu taşınmazın dava dışı eski malik ... tarafından davacıya satış yolu ile devredildiği, satış esnasında davacının bu ipoteği görerek taşınmazı satın aldığı, ipotek taşınmazın aynına ilişkin borç olduğundan taşınmazın el değiştirmesinin mevcut ipoteği «geçersiz» kılamayacağı, yeni malikin tek taraflı bildirimi ile ipotek akdini feshedemeyeceği, «ipoteğin fekki» talebinde bulunulması için ipoteğin teminat teşkil ettiği dava dışı ...'nin davalı bankaya olan tüm borcunun ödenmiş olmasının gerektiği, «bilirkişi incelemesi» neticesinde dava dışı ...'nin davalı bankaya olan borçlarının tamamının ödenmemiş olduğu, 500.000.- TL gayri nakdi, 4.966.627,75 TL nakdi borcu bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davacının ipoteğin fekkine ilişkin talebinin reddine, dava konusu taşınmazdaki ipotek bedelinin tapu kaydında belli olduğu, bu bedelin üzerindeki borçtan davacı sorumlu olmadığından ipotek tutarını aşan borç miktarının tespitinde davacının «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davacının kalan kredi borcunun tespitine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava «ipoteğin fekki» istemine ilişkindir.
Noterliği aracılığıyla davalı bankaya hitaben keşide ettiği «ihtarname» ile de «ipoteğin fekkini», ipoteğin «teminatını» teşkil ettiği borç kapanmamışsa da borç miktarının bildirilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulü ile «ipoteğin fekkine» dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/402 E. , 2022/4820 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada ...1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 20.06.2019 tarih ve 2018/643 E. - 2019/381 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.11.2020 tarih ve 2019/1836 E. - 2020/1106 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının dava dışı ...'nın maliki olduğu ...İli, ...Köyü, 132 ada, 1 parseldeki taşınmazı, 20/06/2012 tarihinde, kaydına davalı banka lehine konulmuş ipotekle birlikte satın aldığını, ...1. Noterliği’nin 26/09/2012 tarih ve 10775 yevmiye nolu ihtarnamesiyle davalı bankaya taşınmazı satın aldığını, taşınmazın, satın alındığı tarihten sonra kullandırılacak kredilere teminat olarak kabul edilmemesi gerektiğini bildirdiğini, davalının ...3. Noterliği’nin 26/03/2013 tarih ve 4332 yevmiye nolu ihtarnamesi ile taşınmaz üzerinde lehlerine 600.000,00 TL ipotek bulunduğunu bildirdiğini, taşınmazın değerinin 240.000,00 TL olduğunu, taşınmazın değerinden daha fazla miktarda kredi verilmesinin yasal olmadığını, davacının kredi borcundan sorumlu olmadığını, davalıya hitaben keşide ettikleri ...4.
Noterliği’nin 07/10/2013 tarih ve 9612 yevmiye nolu ihtarnamesi ile ipotekle teminat altına alınan kredi borcu miktarının bildirilmesi ve borç bulunmuyorsa ipoteğin kaldırılması talebinde bulunduklarını ileri sürerek, davacıya ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını, ipoteğin teminatını teşkil ettiği kredi borcu bitmemiş ise ne kadar borç kaldığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı ...'nin, davaya konu taşınmazı teminat göstererek 600.000.- TL tutarlı ipotek tesis etmek suretiyle davalı bankadan kredi kullandığını, davacının da bu taşınmazı mevcut ipotekle birlikte satın aldığını, halen 2.736.841,57 TL alacakları bulunduğundan ipoteğin fekkinin mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı ...'nin davalı banka ile imzaladığı genel kredi sözleşmesi/sözleşmelerine istinaden ... ve/veya ...’nin asaleten ve kefaleten kullandığı/kullanacağı kredilerin teminatı olarak dava dışı ...'nın davaya konu taşınmazı üzerinde 28/09/2011 tarihinde ikinci dereceden serbest dereceden istifade edecek şekilde davalı banka lehine 600.000.- TL bedelli ipotek tesis edildiği, dava konusu taşınmazın dava dışı eski malik ... tarafından davacıya satış yolu ile devredildiği, satış esnasında davacının bu ipoteği görerek taşınmazı satın aldığı, ipotek taşınmazın aynına ilişkin borç olduğundan taşınmazın el değiştirmesinin mevcut ipoteği geçersiz kılamayacağı, yeni malikin tek taraflı bildirimi ile ipotek akdini feshedemeyeceği, ipoteğin fekki talebinde bulunulması için ipoteğin teminat teşkil ettiği dava dışı ...'nin davalı bankaya olan tüm borcunun ödenmiş olmasının gerektiği, bilirkişi incelemesi neticesinde dava dışı ...'nin davalı bankaya olan borçlarının tamamının ödenmemiş olduğu, 500.000.- TL gayri nakdi, 4.966.627,75 TL nakdi borcu bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davacının ipoteğin fekkine ilişkin talebinin reddine, dava konusu taşınmazdaki ipotek bedelinin tapu kaydında belli olduğu, bu bedelin üzerindeki borçtan davacı sorumlu olmadığından ipotek tutarını aşan borç miktarının tespitinde davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davacının kalan kredi borcunun tespitine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasındaki resmi ipotek senedinin incelenmesinde, ipoteğin dava dışı ...'nin kredi sözleşmesi ve sair bankacılık ve borç işlemlerinden dolayı asaleten ve kefaleten doğmuş/doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere verildiğinin anlaşıldığı, dava dışı borçlu ...'nin kullanmış olduğu kredi nedeniyle bankaya borçlu olduğunun banka kayıtları ve mahkemece tanzim ettirilen bilirkişi raporu ile sabit olduğundan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava ipoteğin fekki istemine ilişkindir. Davacı ... davaya konu taşınmazı ipotekle yüklü olarak 20.06.2012 tarihinde satın almış, ...1. Noterliği aracılığıyla davalı bankaya hitaben keşide ettiği 26.09.2012 tarih 10775 yevmiye nolu ihtarname ile ... ve/veya ...’ün kullandığı kredilerin teminatı olarak eski malik ... tarafından davalı banka lehine ipotek tesis edilen taşınmazı 20/06/2012 tarihinde satın aldığını, taşınmazın bu tarihten itibaren hiçbir kişi veya kurumun rızası ve bilgisi olmadan kullandığı ve kullanacağı kredilere teminat olarak kabul edilmemesini ihtar etmiştir. 07/10/2013 tarihinde ...4. Noterliği aracılığıyla davalı bankaya hitaben keşide ettiği ihtarname ile de ipoteğin fekkini, ipoteğin teminatını teşkil ettiği borç kapanmamışsa da borç miktarının bildirilmesini istemiştir.
Mahkemece hükme esas alınan 06/05/2019 tarihli bilirkişi raporu yeterli incelemeyi ihtiva etmediği gibi denetime açık mahiyette de değildir. Yeniden seçilecek bankacılık konusunda uzman bir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle davacının ...1. Noterliği aracılığıyla davalı bankaya hitaben keşide ettiği 26.09.2012 tarih 10775 yevmiye nolu ihtarnamenin davalı bankaya tebliğ edildiği tarihin tespit edilerek, bu tarih itibarıyla 28/09/2011 ve 24/04/2012 tarihli ... ile banka arasında imzalanan kredi sözleşmelerinden kaynaklanan bir borç bulunup bulunmadığı, borç var ise ihtarnamenin tebliğ edildiği tarih itibarıyla miktarının hesaplattırılarak, denetime açık bilirkişi raporu da değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekmektedir.
Eksik inceleme ile konusunda uzman olmayan mali müşavir bilirkişinin de yer aldığı rapora göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/794622400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz