Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/376 E. 2022/4368 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açığa bono↗ bono/kambiyo senedi↗ açığa imza↗ senetle ispat kuralı↗ sebepten mücerretlik↗ tanık delili↗ senetle ispat↗ temel ilişki↗ yazılı delille ispat↗ mücerretlik↗ takipsizlik kararı↗ yazılı delil↗ cari hesap↗ bedelsizlik↗ kambiyo senedi↗ ispat yükü↗ hamil↗ keşideci↗ bono↗ teminat↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre davacı bononun teminat amaçlı verildiği, bedelinin yazılı olmadığı, açığa imza atmış olduğunu iddia ettiği, 6102 sayılı T.T.K.' nun 778/2 -f ve 680. maddeleri uyarınca, açığa bono düzenlenmesi mümkün olup, bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia eden davacı keşidecinin, bu iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiği, somut olayda davalı davacıya verdiği borç paralara karşılık zaman zaman kendisine yapılan mal teslimleriyle ödeme yapıldığını kabul etmekle birlikte davacının bu süreçte borç para almaya da devam ettiği ve takip konusu bononun da cari hesap sonucu çıkan borca karşılık ödeme amaçlı tanzim edilerek verildiğini beyan ettiği, bono kambiyo senedi olmakla sebepten mücerret olduğundan, hamil olan davalının bu bononun düzenlenmesine neden olan hukuki ilişkiyi ve ne kadar borç para verdiğini ispat etme zorunluluğu bulunmadığı, eldeki davada açığa imza attığını iddia eden davacının bu konuda tanık deliline dayansa da karşı tarafın rızasının bulunmaması ve senede karşı yazılı delille ispat kuralı gereğince tanık deliline başvurulmadığı, olayla ilgili açılan soruşturma dosyasında da takipsizlik kararı verildiğinin anlaşıldığı,davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince senetle ispat kuralı gereği kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddiasının kesin delillerle ispat edilmesi gerektiği, davacı taraf kambiyo senedinin boş olarak verildiğini, davalı tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurulup icraya konulduğu senetle ispat kuralı gereği kesin delille ispat etmek zorunda olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava takibe dayanak bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Taraflar arasında temel ilişki olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.İspat yükü davacıda olmakla beraber davalı defterleri üzerinde de inceleme yapılmak suretiyle senet keşide tarihinden sonra davacı tarafından gerek mal teslimi gerekse nakit ödeme varsa tüm bunların hesaplanarak sübut olan ödemeler üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın tamamen reddi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6942 E. 2024/4230 K.
Ortak:açığa bono · bono/kambiyo senedi · açığa imza · senetle ispat kuralı · sebepten mücerretlik · tanık delili · senetle ispat · temel ilişki · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre davacı «bononun» «teminat» amaçlı verildiği, bedelinin yazılı olmadığı, «açığa imza» atmış olduğunu iddia ettiği, 6102 sayılı T.T.K.' nun 778/2 -f ve 680. maddeleri uyarınca, «açığa bono» düzenlenmesi mümkün olup, bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia eden davacı «keşidecinin», bu iddiasını «yazılı delil» ile ispatlaması gerektiği, somut olayda davalı davacıya verdiği borç paralara karşılık zaman zaman kendisine yapılan mal «teslimleriyle» ödeme yapıldığını kabul etmekle birlikte davacının bu süreçte borç para almaya da devam ettiği ve takip konusu bononun da «cari hesap» sonucu çıkan borca karşılık ödeme amaçlı tanzim edilerek verildiğini beyan ettiği, «bono kambiyo senedi» olmakla «sebepten mücerret» olduğundan, «hamil» olan davalının bu bononun düzenlenmesine neden olan hukuki ilişkiyi ve ne kadar borç para verdiğini ispat etme zorunluluğu bulunmadığı, eldeki davada açığa imza attığını iddia eden davacının bu konuda «tanık deliline» dayansa da karşı tarafın rızasının bulunmaması ve senede karşı «yazılı delille ispat» kuralı gereğince tanık deliline başvurulmadığı, olayla ilgili açılan soruşturma dosyasında da «takipsizlik» kararı verildiğinin anlaşıldığı,davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince «senetle ispat kuralı» gereği «kambiyo senedinin» «bedelsiz» olduğu iddiasının «kesin» delillerle ispat edilmesi gerektiği, davacı taraf kambiyo senedinin boş olarak verildiğini, davalı tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurulup icraya konulduğu senetle ispat kuralı gereği kesin delille ispat etmek zorunda olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında «temel ilişki» olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.İspat yükü davacıda olmakla beraber davalı «defterleri» üzerinde de inceleme yapılmak suretiyle senet keşide tarihinden sonra davacı tarafından gerek mal «teslimi» gerekse nakit ödeme varsa tüm bunların hesaplanarak sübut olan ödemeler üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın tamamen reddi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin18.06.2019 tarihli ve 2018/104 E., 2019/468 K. sayılı kararıyla; yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı «bononun» «teminat» amaçlı verildiği, bedelinin yazılı olmadığı, «açığa imza» atmış olduğunu iddia ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun 778 inci maddesinin ikinci fıkrasının (-f ) ve 680 inci maddeleri uyarınca, «açığa bono» düzenlenmesinin mümkün olduğu, bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia eden davacı «keşidecinin», bu iddiasını «yazılı delil» ile ispatlaması gerektiği, somut olayda davalı davacıya verdiği borç paralara karşılık zaman zaman kendisine yapılan mal «teslimleriyle» ödeme yapıldığını kabul etmekle birlikte davacının bu süreçte borç para almaya da devam ettiği ve takip konusu bononun da «cari hesap» sonucu çıkan borca karşılık ödeme amaçlı tanzim edilerek verildiğini beyan ettiği, «bono kambiyo senedi» olmakla «sebepten mücerret» olduğundan, «hamil» olan davalının bu bononun düzenlenmesine neden olan hukuki ilişkiyi ve ne kadar borç para verdiğini ispat etme zorunluluğu bulunmadığı, eldeki davada açığa imza attığını iddia eden davacının bu konuda «tanık deliline» dayansa da karşı tarafın rızasının bulunmaması ve senede karşı «yazılı delille ispat» kuralı gereğince tanık deliline başvurulmadığı, olayla ilgili açılan soruşturma dosyasında da «takipsizlik» kararı verildiğinden davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ve davacı tarafından verilen «bono» bedeli nakden alınan bono olduğunu, davacının iddia ettiği gibi bedeli malen verilen bir bono olmadığını, «açığa bono» düzenlemesinin mümkün olduğunu, bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia eden davacı «keşidecinin» bu iddiasını yazılı delille ispatlamasının zorunlu olduğunu, «açığa imza» attığını iddia eden davacının iddiasını ispat edemediğini, olayla ilgili olarak açılan soruşturma dosyasında da «takipsizlik» kararı verildiğini, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla ispat olunamayacağını, bir borç hakkında «kambiyo senedi» düzenlendiği taktirde taraflar arasında bir «temel borç ilişkisi», diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunduğunu, bu sebeple taraflar arasındaki temel borç ilişkisindeki bozukluklar kambiyo ilişkisini etkilemeyeceğini, temel borç ilişkisinden doğan defiler, temel borç ilişkisi ile kambiyo ilişkisinin taraflarının aynı olması ve bile bile borçlu zararına hareket edilmesi halleri dışında kambiyo ilişkisinde ileri sürülemeyeceğini, temel borç ilişkisi kendi hukukuna kambiyo ilişkisi de kendi hukukuna tabi olduğunu, «yazılı delille ispatın zorunlu» olduğunu, davacının «senetle ispat kuralı» gereği kambiyo senedinin «bedelsiz» olduğu iddiasını «kesin» delille ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafından tanzim edilen bononun bedelsiz olduğunu ispatlayacak «kesin deliller» dosyaya sunulmadığından kararın bozulmasını istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli, 2019/2239 E.ve 2020/1458 K. sayılı kararıyla, «senetle ispat kuralı» gereği «kambiyo senedinin» «bedelsiz» olduğu iddiasının «kesin» delillerle ispat edilmesi gerektiği, davacı taraf kambiyo senedinin boş olarak verildiğini, davalı tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurulup icraya konulduğu s …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yazılı delille ispat zorunluluğu · temel borç ilişkisi · cari hesap ekstresi · kesin delil · karine · kazanılmış hak · kötü niyet tazminatı · mahsup
Benzer bu kararda2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ve davacı tarafından verilen «bono» bedeli nakden alınan bono olduğunu, davacının iddia ettiği gibi bedeli malen verilen bir bono olmadığını, «açığa bono» düzenlemesinin mümkün olduğunu, bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia eden davacı «keşidecinin» bu iddiasını yazılı delille ispatlamasının zorunlu olduğunu, «açığa imza» attığını iddia eden davacının iddiasını ispat edemediğini, olayla ilgili olarak açılan soruşturma dosyasında da «takipsizlik» kararı verildiğini, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla ispat olunamayacağını, bir borç hakkında «kambiyo senedi» düzenlendiği taktirde taraflar arasında bir «temel borç ilişkisi», diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunduğunu, bu sebeple taraflar arasındaki temel borç ilişkisindeki bozukluklar kambiyo ilişkisini etkilemeyeceğini, temel borç ilişkisinden doğan defiler, temel borç ilişkisi ile kambiyo ilişkisinin taraflarının aynı olması ve bile bile borçlu zararına hareket edilmesi halleri dışında kambiyo ilişkisinde ileri sürülemeyeceğini, temel borç ilişkisi kendi hukukuna kambiyo ilişkisi de kendi hukukuna tabi olduğunu, «yazılı delille ispatın zorunlu» olduğunu, davacının «senetle ispat kuralı» gereği kambiyo senedinin «bedelsiz» olduğu iddiasını «kesin» delille ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafından tanzim edilen bononun bedelsiz olduğunu ispatlayacak «kesin deliller» dosyaya sunulmadığından kararın bozulmasını istemiştir.
… r İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada benimsenen bilirkişi raporuna göre, takip konusu «bononun» keşide tarihinden sonra davacı tarafça davalıya yapılan mal «teslimi» ve nakit ödemelerin «karine» gereği mevcut borca «mahsup» edilmesi gerektiği, bu noktada bononun keşide tarihinden sonra davalının ayrıca verdiği nakit borçların da dikkate alınarak hesaplama yapılmasının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 102 nci maddesine uygun olduğu, bono keşide tarihinden sonra davacının davalıya yaptığı mal teslimi ve nakit ödeme tutarlarından (106.135,57 TL) davalının bu süreçte ayrıca verdiği ve tevsik edici belgesi bulunan nakit borçların (6.400,00 TL) mahsubu sonucu bakiye 99.735.57 TL kaldığı, davacının dava dilekçesinde davalıdan 2012 yılında aldığını kabul ve beyan ettiği 69.700,00 TL nin de mahsubu ile davacının bakiye 30.035,57 TL alacağının kaldığının hesaplandığı, bono borcunun ayrıca mahsup edilmediği, ancak dava dilekçesinde davacının kabul ettiği bu rakamın zaten dava konusu bononun düzenlenme «sebebi» olarak belirtildiği, yani davacının dava konusu bononun açık senet olarak o ana kadar verilen nakit borca karşılık düzenlendiğini beyan ettiği, davalının da dava k …
… nu ödemeye devam ettiğini, ancak müvekkilden de aynı zamanda fide, gübre ve mali destek almaya devam ettiğini, yapılan ticari ilişki sonucu müvekkilin tutmuş olduğu «cari hesap ekstresi» ile taraflar arasında «son» cari hesaba göre hesap görüldüğünü, müvekkili lehine nakdi ve gayrinakdi oluşmuş olan borcun kapatılması için ödeme amacı ile senet tanzim edildiğini savunarak dav …
… air tüm haklarımız saklı olarak 55.910,59 + 22.335,62 = 78.246,21 TL alacaklı olduğunun tayin ve tesbitine, gerekçenin bu yönden düzeltilmesine, davalının haksız ve «kötü niyeti» ile dava konusu likit olduğundan, dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere, davalının «kötü niyet tazminatına» mahkum edilmesine ve hükmün 4 nolu kararının düzeltilmesine, davacının davalıya göndermiş olduğu, Antalya 10.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18844 E. 2015/13163 K.
Ortak:açığa imza
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre davacı «bononun» «teminat» amaçlı verildiği, bedelinin yazılı olmadığı, «açığa imza» atmış olduğunu iddia ettiği, 6102 sayılı T.T.K.' nun 778/2 -f ve 680. maddeleri uyarınca, «açığa bono» düzenlenmesi mümkün olup, bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia eden davacı «keşidecinin», bu iddiasını «yazılı delil» ile ispatlaması gerektiği, somut olayda davalı davacıya verdiği borç paralara karşılık zaman zaman kendisine yapılan mal «teslimleriyle» ödeme yapıldığını kabul etmekle birlikte davacının bu süreçte borç para almaya da devam ettiği ve takip konusu bononun da «cari hesap» sonucu çıkan borca karşılık ödeme amaçlı tanzim edilerek verildiğini beyan ettiği, «bono kambiyo senedi» olmakla «sebepten mücerret» olduğundan, «hamil» olan davalının bu bononun düzenlenmesine neden olan hukuki ilişkiyi ve ne kadar borç para verdiğini ispat etme zorunluluğu bulunmadığı, eldeki davada açığa imza attığını iddia eden davacının bu konuda «tanık deliline» dayansa da karşı tarafın rızasının bulunmaması ve senede karşı «yazılı delille ispat» kuralı gereğince tanık deliline başvurulmadığı, olayla ilgili açılan soruşturma dosyasında da «takipsizlik» kararı verildiğinin anlaşıldığı,davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı hakkında «açığa imzanın» kötüye kullanılması suçundan ceza davası açıldığı, beraat kararının 15 CD ilamı ile bozulduğu, bozma ilamına uyulması sonucu açığa imzanın kötüye kullanılması eyleminin kesinleştiği, bundan sonraki temyiz denetiminin sübuta ilişkin olmadığı, bu nedenle ceza mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesinin beklenmediği, davacıya verilen imzalı boş kağıdın «hisse devir sözleşmesi» olarak tanzim edildiği, iddia edilen «hisse devrinin» gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri · hisse devir sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı hakkında «açığa imzanın» kötüye kullanılması suçundan ceza davası açıldığı, beraat kararının 15 CD ilamı ile bozulduğu, bozma ilamına uyulması sonucu açığa imzanın kötüye kullanılması eyleminin kesinleştiği, bundan sonraki temyiz denetiminin sübuta ilişkin olmadığı, bu nedenle ceza mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesinin beklenmediği, davacıya verilen imzalı boş kağıdın «hisse devir sözleşmesi» olarak tanzim edildiği, iddia edilen «hisse devrinin» gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/376 E. , 2022/4368 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.06.2019 tarih ve 2018/104 E- 2019/468 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.11.2020 tarih ve 2019/2239 E- 2020/1458 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin üretici müstahsil davalının da halde komisyoncu olduğunu, müvekkilinin davalıdan 2008 yılında 50.000,00.-TL, 2012 yılında 69.700,00.-TL ödünç para aldığını, bu ödünç paralar karşılığında açık senet vermek zorunda kaldığını, borcuna karşılık 19.000,00.-TL nakit olarak ödeme yaptığını kalan 50.700,00 TL karşılığında da müstahsil fişler ile mal teslimi yaptığını ve borcunu ödediğini ancak davalının elinde bulunan senedi 75.000,00.-TL olarak doldurarak müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, senedin bedelsiz olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında 2005/2006 yıllarından bu yana devam etmekte olan ticari ilişki bulunduğunu, davacının müvekkiline sera yapacağı, burada üreteceği ürünleri de müvekkili aracılığıyla satacağını belirttiğini, müvekkilinin de yardımcı olmak amacıyla nakdi ve gayrinakdi sera kurması için 25.000,00.-TL nakit ve sera için gerekli olan bir kısım malzemeler ile gübre ve fide yardımında da bulunduğunu, bu sözlü anlaşma ile davacının sera içerisinde yetiştirdiği ürünlerin %70'lik kısmını müvekkiline getirdiğini, bu şekilde borcunu ödemeye devam ettiğini, ancak müvekkilden de aynı zamanda fide, gübre ve mali destek almaya devam ettiğini, yapılan ticari ilişki sonucu müvekkilin tutmuş olduğu cari hesap ekstresi ile taraflar arasında son cari hesaba göre hesap görüldüğünü, müvekkili lehine nakdi ve gayrinakdi oluşmuş olan borcun kapatılması için ödeme amacı ile senet tanzim edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre davacı bononun teminat amaçlı verildiği, bedelinin yazılı olmadığı, açığa imza atmış olduğunu iddia ettiği, 6102 sayılı T.T.K.' nun 778/2 -f ve 680. maddeleri uyarınca, açığa bono düzenlenmesi mümkün olup, bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia eden davacı keşidecinin, bu iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiği, somut olayda davalı davacıya verdiği borç paralara karşılık zaman zaman kendisine yapılan mal teslimleriyle ödeme yapıldığını kabul etmekle birlikte davacının bu süreçte borç para almaya da devam ettiği ve takip konusu bononun da cari hesap sonucu çıkan borca karşılık ödeme amaçlı tanzim edilerek verildiğini beyan ettiği, bono kambiyo senedi olmakla sebepten mücerret olduğundan, hamil olan davalının bu bononun düzenlenmesine neden olan hukuki ilişkiyi ve ne kadar borç para verdiğini ispat etme zorunluluğu bulunmadığı, eldeki davada açığa imza attığını iddia eden davacının bu konuda tanık deliline dayansa da karşı tarafın rızasının bulunmaması ve senede karşı yazılı delille ispat kuralı gereğince tanık deliline başvurulmadığı, olayla ilgili açılan soruşturma dosyasında da takipsizlik kararı verildiğinin anlaşıldığı,davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince senetle ispat kuralı gereği kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddiasının kesin delillerle ispat edilmesi gerektiği, davacı taraf kambiyo senedinin boş olarak verildiğini, davalı tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurulup icraya konulduğu senetle ispat kuralı gereği kesin delille ispat etmek zorunda olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava takibe dayanak bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Taraflar arasında temel ilişki olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.İspat yükü davacıda olmakla beraber davalı defterleri üzerinde de inceleme yapılmak suretiyle senet keşide tarihinden sonra davacı tarafından gerek mal teslimi gerekse nakit ödeme varsa tüm bunların hesaplanarak sübut olan ödemeler üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın tamamen reddi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/794412800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz