İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/8210 E. 2022/4858 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter kaydı↗ ihdas nedeni↗ kur farkı↗ cari hesap ekstresi↗ avalist↗ komisyon bedeli↗ ticari itibarın zedelenmesi↗ aval↗ protesto↗ ticari itibar↗ teminat senedi↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ ticari defter ve kayıtlar↗ yazılı delil↗ cari hesap↗ kambiyo senedi↗ ispat yükü↗ komisyon↗ bono↗ istirdat↗ hukuki yarar↗ ticari defter↗ menfi tespit↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ teminat↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, menfi tespit davalarında ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, takibe konu bonoda ihdas nedeninin malen olması karşısında davacının bononun teminat olarak verildiği iddiasını ispat edecek somut ve kanunun aradığı yazılı bir delil sunamadığı,bononun ticari deftere kaydının zorunlu olmadığı, kambiyo senedinin ticari deftere kayıt edilmemesinin, o senetten doğan hakların kaybedilmesi anlamına gelmeyeceği, davacı şirketin buna ilişkin iddialarının nazara alınamayacağı, diğer davacının avalist olması ve icra dosyasına ödeme yapan olmaması karşısında dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı, icra takibi ile talep edilen komisyon bedelinin protesto edilen senet için talep edileceğinden buna ilişkin davalının isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı şirket yönünden kısmen kabulüne diğer davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, takip konusu bononun teminat senedi olduğu, boş olarak davalıya verilmesine karşın anlaşmaya aykırı olarak düzenlendiği ya da mal karşılığı alınmadığı yönündeki iddialar yönünden davacı tarafça dosyaya herhangi bir yazılı belge sunulamadığı, bu şekilde ispat yükü üzerinde üzerinde olan davacı tarafça söz konusu iddiaların kanıtlanamadığı, haksız bir icra takibi sonucunda davacı tarafın ticari itibarının zedelendiği ve aval veren konumundaki davacı ... tarafından icra dosyasına yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığı, bu gerekçeye dayalı yerel mahkeme ilamında usul ve esas açısından herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava, çeke dayalı başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile icra dosyasına yapılan ödemenin istirdadına ilişkindir.
1- Davacı, davalıyla aralarındaki ticari ilişki gereği bakiye bir borcun kaldığını ancak takip tutarı kadar olmadığını iddia etmiştir.Bu iddiasını ispata yönelik davacı vekilince dava dilekçe ekinde davalı şirket vekilinin WhatsApp uygulamasında 26.1.2018 tarihinde gönderildiği iddia edilen “cari hesap ekstresi” başlıklı davalı şirket anteti içeren fotokopi belge sunulmuştur. Davalı vekiline bu belgenin onun tarafından gönderilip gönderilmediği sorularak davalı vekilince gönderildiğinin tespiti halinde belge altında el yazısıyla kaleme alınan kur farkı ve çekle yapıldığı iddia edilen ödemeye ilişkin notla ilgili Yargıtay'ın yerleşik uygulaması da nazara alınarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacıların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4251 E. 2024/1481 K.
Ortak:ticari defter kaydı · ihdas nedeni · kur farkı · cari hesap ekstresi · avalist · komisyon bedeli · ticari itibarın zedelenmesi · aval · dava şartı
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince, «menfi tespit» davalarında «ispat yükünün» davalı alacaklıda olduğu, takibe konu «bonoda» «ihdas nedeninin» malen olması karşısında davacının bononun «teminat» olarak verildiği iddiasını ispat edecek somut ve kanunun aradığı yazılı bir delil sunamadığı,bononun «ticari deftere kaydının» zorunlu olmadığı, «kambiyo senedinin» «ticari deftere kayıt» edilmemesinin, o senetten doğan hakların kaybedilmesi anlamına gelmeyeceği, davacı şirketin buna ilişkin iddialarının nazara alınamayacağı, diğer davacının «avalist» olması ve icra dosyasına ödeme yapan olmaması karşısında dava açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı, icra takibi ile talep edilen «komisyon bedelinin» «protesto» edilen senet için talep edileceğinden buna ilişkin davalının isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı şirket yönünden kısmen kabulüne diğer davalı yönünden d …
Bölge Adliye Mahkemesince, takip konusu «bononun» «teminat senedi» olduğu, boş olarak davalıya verilmesine karşın anlaşmaya aykırı olarak düzenlendiği ya da mal karşılığı alınmadığı yönündeki iddialar yönünden davacı tarafça dosyaya herhangi bir yazılı belge sunulamadığı, bu şekilde «ispat yükü» üzerinde üzerinde olan davacı tarafça söz konusu iddiaların kanıtlanamadığı, haksız bir icra takibi sonucunda davacı tarafın «ticari itibarının zedelendiği» ve «aval» veren konumundaki davacı ... tarafından icra dosyasına yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığı, bu gerekçeye dayalı yerel mahkeme ilamında usul ve esas açısından he …
1- Davacı, davalıyla aralarındaki ticari ilişki gereği bakiye bir borcun kaldığını ancak takip tutarı kadar olmadığını iddia etmiştir.Bu iddiasını ispata yönelik davacı vekilince dava dilekçe ekinde davalı şirket vekilinin WhatsApp uygulamasında 26.1.2018 tarihinde gönderildiği iddia edilen “«cari hesap ekstresi»” başlıklı davalı şirket anteti içeren fotokopi belge sunulmuştur.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.12.2019 tarihli ve 2018/409 E., 2019/993 K. sayılı kararıyla; «menfi tespit» davalarında «ispat yükünün» davalı alacaklıda olduğu, takibe konu «bonoda» «ihdas nedeninin» malen olması karşısında davacının bononun «teminat» olarak verildiği iddiasını ispat edecek somut ve kanunun aradığı yazılı bir delil sunamadığı,bononun «ticari deftere kaydının» zorunlu olmadığı, «kambiyo senedinin» «ticari deftere kayıt» edilmemesinin, o senetten doğan hakların kaybedilmesi anlamına gelmeyeceği, davacı şirketin buna ilişkin iddialarının nazara alınamayacağı, diğer davacının «avalist» olması ve icra dosyasına ödeme yapan olmaması karşısında dava açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı, icra takibi ile talep edilen «komisyon bedelinin» «protesto» edilen senet için talep edileceğinden buna ilişkin davalının isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı şirket yönünden kısmen kabulüne diğer davalı yönünden d …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2020 tarihli ve 2020/704 E., 2020/600 K. sayılı kararıyla; takip konusu «bononun» «teminat senedi» olduğu, boş olarak davalıya verilmesine karşın anlaşmaya aykırı olarak düzenlendiği ya da mal karşılığı alınmadığı yönündeki iddialar yönünden davacı tarafça dosyaya herhangi bir yazılı belge sunulamadığı, bu şekilde «ispat yükü» üzerinde üzerinde olan davacı tarafça söz konusu iddiaların kanıtlanamadığı, haksız bir icra takibi sonucunda davacı tarafın «ticari itibarının zedelendiği» ve «aval» veren konumundaki davacı ... tarafından icra dosyasına yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığı, bu gerekçeye dayalı yerel mahkeme ilamında usul ve esas açısından he …
Şti. senette «keşideci» ve diğer davacı ... «avalist» olduğundan her iki davacı bakımından farklı değerlendirmeye gidildiği, davacı ...'ın açmış olduğu «istirdat» davasına ilişkin değerlendirmede; davacı ...'ın dava konusu senette avalist olduğu, «aval» verenin, kendi imzasına ve senedin zorunlu unsurlarının bulunmadığına dair şekli itirazları hariç, esas ilişkiye (senedin «teminat senedi» olduğuna) dair herhangi bir itiraz ve «def»'ide bulunamayacağı, ...'ın dava konusu borcu ödeyen kişi de olmadığı, bu nedenle bu davayı açmakta «hukuki yararı» olmadığı, bu davacının istirdat davasının reddine karar verilmesi gerektiği, davacı Detay Panel Yapı Sistemleri ve Tic.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kur farkı alacağı · kapak hesabı · bedel kaydı · tahsil harcı · teminat bonosu · malen kaydı · sebepten mücerretlik · talil
Benzer bu karardaBononun «sebepten mücerretliğini» ortadan kaldıracak hiçbir durum söz konusu değildir. ..." şeklinde beyanda bulunduğu ve beyanının doğruluğunu imzası ile «tasdik» ettiği, bu durumda senetteki «bedel kaydına» ilişkin «ispat yükünün» davalı üzerine geçtiği, mevcut durumda belge altında el yazısıyla kaleme alınan «kur farkı» ve çekle yapıldığı iddia edilen ödemeye ilişkin notla ilgili Yargıtay'ın yerleşik uygulamasının nazara alınması gerektiği, dosya kapsamı incelendiğinde taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve bu kapsamda davalının düzenlediği faturaların Türk Lirası cinsinden olduğu gibi, davalı tarafça ödeme karşılığı verilen çeklerin de Türk Lirası cinsinden olduğu, davalı taraf, döviz karşılığı satım yapıldığını veya taraflar arasında kur farkı istenebileceğine ilişkin sözleşme bulunduğunu iddia ve ispat etmiş de olmadığı, bu durumda davalı, davacı taraftan «kur farkı alacağı» isteyemeyeceği, mevcut delillere göre takibe konu «bononun» «teminat» amaçlı verildiği, davalının cari hesaptan ve kur farkından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla bu bonoyu icra takibine koyduğu, tarafların «ticari defter» ve kayıtları üzerinde yaptırılan «bilirkişi incelemesinde» davacı şirketin davalıya 16.930,69 TL borcunun bulunduğu, icra takibi nedeniyle davacı şirketin takip dosyasına ihtirazı kayıtla 07.03.2018 tarihinde 121.942,82 TL ödeme yaptığı, davalı icra takibi yapmakta kısmen haklı olduğundan davacı şirketin borcu olan 16.930,69 TL'nin icra dosyasına ödeme tarihi olan 07.09.2018 tarihi itibari ile «tahsil harcı», «asıl alacak», «başvurma harcı», «vekalet ücreti», «işlemiş faiz», «masraf» gibi asıl alacak ve fer'ilerini gösterir şekilde «kapak hesabı» yapması konusunda bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, davacı tarafın ödeme tarihi itibarı ile takip dosyasındaki gerçek borç miktarının 22.300,40 TL olarak hesap edildiği, davacı şirketin takip dosyasına ihtirazı kayıtla 07.03.2018 tarihinde ödeme yaptığı 121.942,82 TL'den bu tarih itibarı ile ödemesi gerekli olan 22.300,40 TL «mahsup» edildiğinde davacı şirketin davalıdan 99.642,42 TL fazla ödemenin «istirdatını» talep etmekte haklı olduğu, manevi tazminat koşullarının oluşmaması ve davalının takibinde «kötüniyetli» olduğunun kanıtlanamamış olmasına göre davacıların manevi «tazminat davalarının» reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı Detay Panel Yapı Sistemleri ve Ticaret Limited Şirketi'nin istirdat istemine ilişkin davasının kısmen kabulün …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddiasının, takibe konu «bononun» «teminat bonosu» olduğu ayrıca takip konusu kadar borçlarının olmadığı noktasında olduğunu, «kıymetli evrak»,senedin tanzimine sebep olan asıl borç ilişkisinin («temel ilişki») senetten anlaşılmasına imkan bulunmayan kıymetli evrak olduğunu, «mücerret» senetlerin, bir temel münasebete dayanmayan senetler olmadığını, bunların da bir «sebebe» dayandığını, ancak, senetle, söz konusu hukuki münasebet arasında bir bağ kurulmadığını, senede bakarak, alttaki münasebetin ne olduğunun tesbitinin mümkün olmadığını, dolayısıyla, herhangi bir ihtilaf halinde, «hamilin» davasını sadece bu kıymetli evraka dayandırabileceğini, temelde yatan asıl borç ilişkisinin varlığını ve mahiyetini isbat zorunda olmadığını, geçerli bir temel münasebetin bulunmadığının veya buna ilişkin defilerin dermeyanı ve isbatı meselesinin borçluya yüklendiğini, bu prensibin en üst seviyede uygulandığı senetlerin, kambiyo senetleri olduğunu, taraflarınca gönderildiği kabul edilen “«cari hesap ekstresi»” başlıklı müvekkil şirket anteti içeren fotokopi belge incelendiğinde, ne takibe ne de takip konusu senede dair hiçbir kayıt içermediği ve atıf yapılmadığını, dolayısıyla, sözkonusu fotokopi belge, takibe konu bononun mücerretliğini ortadan kaldıracak ya da senedin düzenleme sebebini «talil» anlamını «taşıyacak» vasfa sahip olmadığını, takibe konu bono incelendiğinde "«malen" kaydını» ihtiva ettiğini, Yargıtay yerleşik uygulamasına göre, bononun "malen" kaydını ihtiva etmesi, bononun mal alışverişi karşılığında düzenlendiğine ve malların «teslim» edildiğine «karine» teşkil edeceğini, ayrıca, «ticari defter» ve belgeler ile mal tesliminin ispatının gerekmediğini, davacı tarafça ispatlamayan davanın reddi gerekirken aksi yönde hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğunu iler …
Şti.'nin açmış olduğu «istirdat» davasına ilişkin değerlendirmede; somut olayda davacı, davalıyla aralarındaki ticari ilişki gereği bakiye bir borcun kaldığını ancak takip tutarı kadar olmadığını iddia ettiği, «imzası inkar» edilmeyen senette «malen kaydı» olmasına rağmen davacı senedin «teminat senedi» olduğunu ileri sürdüğü, davalı ise senedin teminat senedi olmadığını ileri sürdüğü, bu iddiasını ispata yönelik davacı vekilince dava dilekçe ekinde davalı şirket vekilinin WhatsApp uygulamasında 26.01.2018 tarihinde gönderildiği iddia edilen "«cari hesap ekstresi»" başlıklı davalı şirket anteti içeren fotokopi belge sunulduğu, davalı vekili Avukat ...,14.11.2022 tarihli duruşmada "...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5334 E. 2013/8217 K.
Ortak:protesto
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince, «menfi tespit» davalarında «ispat yükünün» davalı alacaklıda olduğu, takibe konu «bonoda» «ihdas nedeninin» malen olması karşısında davacının bononun «teminat» olarak verildiği iddiasını ispat edecek somut ve kanunun aradığı yazılı bir delil sunamadığı,bononun «ticari deftere kaydının» zorunlu olmadığı, «kambiyo senedinin» «ticari deftere kayıt» edilmemesinin, o senetten doğan hakların kaybedilmesi anlamına gelmeyeceği, davacı şirketin buna ilişkin iddialarının nazara alınamayacağı, diğer davacının «avalist» olması ve icra dosyasına ödeme yapan olmaması karşısında dava açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı, icra takibi ile talep edilen «komisyon bedelinin» «protesto» edilen senet için talep edileceğinden buna ilişkin davalının isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı şirket yönünden kısmen kabulüne diğer davalı yönünden d …
Benzer bu karardaMahkemece, ...’nun 625 vd. maddelerine göre «protesto» keşide etmeyen «hamil» takip hukukundan kaynaklanan haklarını «lehtara» karşı kaybederse de alacağın esası yönünden hakkın kaybolduğunun düşünülemeyeceği, davalının senetteki imzasını inkar etmediği, senette yazılı bedelin ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04...2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lehtar · hamil
Benzer bu karardaMahkemece, ...’nun 625 vd. maddelerine göre «protesto» keşide etmeyen «hamil» takip hukukundan kaynaklanan haklarını «lehtara» karşı kaybederse de alacağın esası yönünden hakkın kaybolduğunun düşünülemeyeceği, davalının senetteki imzasını inkar etmediği, senette yazılı bedelin ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04...2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9398 E. 2014/11813 K.
Ortak:avalist · aval · kambiyo senedi
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince, «menfi tespit» davalarında «ispat yükünün» davalı alacaklıda olduğu, takibe konu «bonoda» «ihdas nedeninin» malen olması karşısında davacının bononun «teminat» olarak verildiği iddiasını ispat edecek somut ve kanunun aradığı yazılı bir delil sunamadığı,bononun «ticari deftere kaydının» zorunlu olmadığı, «kambiyo senedinin» «ticari deftere kayıt» edilmemesinin, o senetten doğan hakların kaybedilmesi anlamına gelmeyeceği, davacı şirketin buna ilişkin iddialarının nazara alınamayacağı, diğer davacının «avalist» olması ve icra dosyasına ödeme yapan olmaması karşısında dava açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı, icra takibi ile talep edilen «komisyon bedelinin» «protesto» edilen senet için talep edileceğinden buna ilişkin davalının isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı şirket yönünden kısmen kabulüne diğer davalı yönünden d …
Bölge Adliye Mahkemesince, takip konusu «bononun» «teminat senedi» olduğu, boş olarak davalıya verilmesine karşın anlaşmaya aykırı olarak düzenlendiği ya da mal karşılığı alınmadığı yönündeki iddialar yönünden davacı tarafça dosyaya herhangi bir yazılı belge sunulamadığı, bu şekilde «ispat yükü» üzerinde üzerinde olan davacı tarafça söz konusu iddiaların kanıtlanamadığı, haksız bir icra takibi sonucunda davacı tarafın «ticari itibarının zedelendiği» ve «aval» veren konumundaki davacı ... tarafından icra dosyasına yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığı, bu gerekçeye dayalı yerel mahkeme ilamında usul ve esas açısından he …
Benzer bu karardaAncak, «kambiyo senedine» hiçbir açıklama yapmadan imza atan kişi «avalist» sayılır.
K..'ın «aval» verdiğini iddia etmiş, aval veren yönünden de «ihtiyati haciz» kararı verilmesini istemiş, mahkemece bu hususta bir gerekçeye yer verilmeden istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaK.. yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
K..'ın «aval» verdiğini iddia etmiş, aval veren yönünden de «ihtiyati haciz» kararı verilmesini istemiş, mahkemece bu hususta bir gerekçeye yer verilmeden istemin reddine karar verilmiştir.
A.Ş yönünden 50.000 TL alacağın alınabilmesinin sağlanabilmesi için İİK «257»/1 ve devamındaki maddeler uyarınca ihtiyaten hacze, A..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/8210 E. , 2022/4858 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03.12.2019 tarih ve 2018/409 E. - 2019/993 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.10.2020 tarih ve 2020/704 E. - 2020/600 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 14.06.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği teminat olarak verilen bono nedeniyle kısmi alacak istemiyle takip başlatılmasının davalının alacağını döviz kuruna endekslemesi nedeniyle ortaya çıktığını,davalıya yapılan çek ödemeleri dışında cüzi bir bakiye kaldığını ancak haciz baskısı ile icra dosyasına ödeme yapıldığını, davalıya takip bedeli tutarında borçlu olunmadığını belirterek icra dosyasına yatırılan paranın 104.930,23 TL’nin istirdadına ve davacıların malvarlığına haciz konulması nedeniyle ticari itibarının zedenlendiğinden davacı şirket lehine şimdilik 10.000.-TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının malen kayıtlı bono nedeniyle borçlu olduğunu, aksini yazılı delille ispatlaması gerektiğini, icra dosyasına ödeme yapanın davacı şirket olduğunu, diğer davalının aktif husumetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, menfi tespit davalarında ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, takibe konu bonoda ihdas nedeninin malen olması karşısında davacının bononun teminat olarak verildiği iddiasını ispat edecek somut ve kanunun aradığı yazılı bir delil sunamadığı,bononun ticari deftere kaydının zorunlu olmadığı, kambiyo senedinin ticari deftere kayıt edilmemesinin, o senetten doğan hakların kaybedilmesi anlamına gelmeyeceği, davacı şirketin buna ilişkin iddialarının nazara alınamayacağı, diğer davacının avalist olması ve icra dosyasına ödeme yapan olmaması karşısında dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı, icra takibi ile talep edilen komisyon bedelinin protesto edilen senet için talep edileceğinden buna ilişkin davalının isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı şirket yönünden kısmen kabulüne diğer davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, takip konusu bononun teminat senedi olduğu, boş olarak davalıya verilmesine karşın anlaşmaya aykırı olarak düzenlendiği ya da mal karşılığı alınmadığı yönündeki iddialar yönünden davacı tarafça dosyaya herhangi bir yazılı belge sunulamadığı, bu şekilde ispat yükü üzerinde üzerinde olan davacı tarafça söz konusu iddiaların kanıtlanamadığı, haksız bir icra takibi sonucunda davacı tarafın ticari itibarının zedelendiği ve aval veren konumundaki davacı ... tarafından icra dosyasına yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığı, bu gerekçeye dayalı yerel mahkeme ilamında usul ve esas açısından herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava, çeke dayalı başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile icra dosyasına yapılan ödemenin istirdadına ilişkindir.
1- Davacı, davalıyla aralarındaki ticari ilişki gereği bakiye bir borcun kaldığını ancak takip tutarı kadar olmadığını iddia etmiştir.Bu iddiasını ispata yönelik davacı vekilince dava dilekçe ekinde davalı şirket vekilinin WhatsApp uygulamasında 26.1.2018 tarihinde gönderildiği iddia edilen “cari hesap ekstresi” başlıklı davalı şirket anteti içeren fotokopi belge sunulmuştur. Davalı vekiline bu belgenin onun tarafından gönderilip gönderilmediği sorularak davalı vekilince gönderildiğinin tespiti halinde belge altında el yazısıyla kaleme alınan kur farkı ve çekle yapıldığı iddia edilen ödemeye ilişkin notla ilgili Yargıtay'ın yerleşik uygulaması da nazara alınarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacıların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacıların temyiz isteminin kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacıların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 372. maddesi uyarınca dosyasının ilk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 14/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/794159500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz