İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1201 E. 2022/5106 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredi kartı sözleşmesi↗ icazet↗ kötüniyet tazminatı↗ kötüniyet↗ eksik inceleme↗ teslim↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu sözleşmedeki imzaların kuvvetle muhtemel davalıya ait olduğu, yazıların ise davalıya ait olmadığı tespit edildiği, sözleşmedeki imza ve yazıların davalının eli ürünü olduğu kesin olarak tespit edilemediğinden ve yine davacı bankanın 20.05.2019 ve 23.07.2019 tarihli yazıları dikkate alındığında kredi kartının davalıya değil dava dışı 3. bir kişiye teslim edildiği anlaşıldığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara, davacı tarafından kredi kartının usulüne uygun olarak davalıya teslim edildiğine dair belge sunulamaması, kartın 3. kişiye teslim edildiğinin anlaşılması ile gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi kartından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yargılama sırasında aldırılan 11/08/2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda davaya konu kredi kartı sözleşmesindeki imzasının kuvvetle muhtemel davalının eli ürünü olduğu bildirilmiştir. Sözleşmedeki imzanın davalıya ait olup olmadığı hususunda kesin bir kanaata varılabilmesi için konusunda uzman bir bilirkişi heyetine inceleme yaptırılıp alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan imzanın davalıya ait çıkmasa bile halinde, davaya konu kredi kartının davalıya teslim edilmediği anlaşılmış ise de söz konusu kart ile daha önce veya sonra davalı tarafından harcama yapılıp yapılmadığı, yine önceki dönemlere ilişkin bankaca gönderilen hesap ekstrelerinin kim tarafından nasıl ödendiği, ödeme olup olmadığı hususlarının bankacılık konusunda uzman bir bilirkişi aracılığıyla banka kayıt ve defterlerinin incelenmesi ve varsa bu ödemelerin bu hesaba icazet anlamına gelip gelmediği hususları tartışılmak suretiyle tespit ettirilerek alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4080 E. 2022/5798 K.
Ortak:eksik inceleme · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… deki imzaların kuvvetle muhtemel davalıya ait olduğu, yazıların ise davalıya ait olmadığı tespit edildiği, sözleşmedeki imza ve yazıların davalının eli ürünü olduğu «kesin» olarak tespit edilemediğinden ve yine davacı bankanın 20.05.2019 ve 23.07.2019 tarihli yazıları dikkate alındığında kredi kartının davalıya değil dava dışı 3. bir kişiye «teslim» edildiği anlaşıldığı gerekçesiyle davanın ve davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Sözleşmedeki imzanın davalıya ait olup olmadığı hususunda «kesin» bir kanaata varılabilmesi için konusunda uzman bir bilirkişi heyetine inceleme yaptırılıp alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan imzanın davalıya ait çıkmasa bile halinde, davaya konu kredi kartının davalıya «teslim» edilmediği anlaşılmış ise de söz konusu kart ile daha önce veya sonra davalı tarafından harcama yapılıp yapılmadığı, yine önceki dönemlere ilişkin bankaca gönderilen hesap ekstrelerinin kim tarafından nasıl ödendiği, ödeme olup olmadığı hususlarının bankacılık konusunda uzman bir bilirkişi aracılığıyla banka kayıt ve «defterlerinin» incelenmesi ve varsa bu ödemelerin bu hesaba «icazet» anlamına gelip gelmediği hususları tartışılmak suretiyle tespit ettirilerek alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBonodaki imzanın davalıya ait olup olmadığı hususunda «kesin» bir kanaata varılabilmesi için konusunda uzman bir bilirkişi heyetine inceleme yaptırılıp alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avalist · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «avalist» olarak attığı imzanın davalının eli ürünü olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/975 E. 2022/2959 K.
Ortak:kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… deki imzaların kuvvetle muhtemel davalıya ait olduğu, yazıların ise davalıya ait olmadığı tespit edildiği, sözleşmedeki imza ve yazıların davalının eli ürünü olduğu «kesin» olarak tespit edilemediğinden ve yine davacı bankanın 20.05.2019 ve 23.07.2019 tarihli yazıları dikkate alındığında kredi kartının davalıya değil dava dışı 3. bir kişiye «teslim» edildiği anlaşıldığı gerekçesiyle davanın ve davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Sözleşmedeki imzanın davalıya ait olup olmadığı hususunda «kesin» bir kanaata varılabilmesi için konusunda uzman bir bilirkişi heyetine inceleme yaptırılıp alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak, alınan bilirkişi raporlarının tamamında «kesin» kanaat bildirilmediği, imzanın kuvvetle muhtemel davacının eli ürünü olduğunun belirtildiği, kesin kanaat bildirmeyen raporların imzanın davacıya ait olduğunu ispata elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 43.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren «ticari faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · kambiyo senedi · denetime elverişlilik · kötü niyet tazminatı · bono · istirdat · kötü niyet · menfi tespit
Benzer bu karardaDava, «kambiyo senedine» özgü takibin dayanağı olan «bonoda» kendisine atfen atılan imzaların eli ürünü olmadığı iddiasına dayalı, borçlu tarafından açılmış «menfi tespit» ve «istirdat» davasıdır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, alınan bilirkişi raporlarının tamamında «kesin» kanaat bildirilmediği, imzanın kuvvetle muhtemel davacının eli ürünü olduğunun belirtildiği, kesin kanaat bildirmeyen raporların imzanın davacıya ait olduğunu ispata elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 43.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren «ticari faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma sonucunda alınan raporların «denetime elverişli» olması, birbirini doğrulaması sebebiyle senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğu anlaşılmasına rağmen davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1968 E. 2019/3618 K.
Ortak:kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… deki imzaların kuvvetle muhtemel davalıya ait olduğu, yazıların ise davalıya ait olmadığı tespit edildiği, sözleşmedeki imza ve yazıların davalının eli ürünü olduğu «kesin» olarak tespit edilemediğinden ve yine davacı bankanın 20.05.2019 ve 23.07.2019 tarihli yazıları dikkate alındığında kredi kartının davalıya değil dava dışı 3. bir kişiye «teslim» edildiği anlaşıldığı gerekçesiyle davanın ve davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Sözleşmedeki imzanın davalıya ait olup olmadığı hususunda «kesin» bir kanaata varılabilmesi için konusunda uzman bir bilirkişi heyetine inceleme yaptırılıp alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaDavacı taraf temel ilişkiyi ispatlayan herhangi bir delil ileri sürememiş, sadece «adi senet» niteliğinde kabul edilen senet «ibraz» etmiş ancak senet niteliğindeki belgeye muris... tarafından atıldığı iddia edilen imzanın davalılarca inkar edilmesi üzerine Mahkemece Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, imzanın davalıların murisine ait olup olmadığı hususunda «kesin» bir kanaat edinilememiş, senet üzerindeki imzanın kuvvetle muhtemel muris...’a ait olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda, mahkemece ispata yarar başkaca delil sunulmadan, imzasının dahi davalılar murisine ait olduğu «kesin» olarak tespit edilemeyen bir senede dayalı olarak davacının alacağını ispatladığına dair yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adi senet · zamanaşımı def'i · def'i · bono · zamanaşımı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz tarafından verilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, icra takibinin yapıldığı 2007 yılı itibariyle «zamanaşımının» kesildiği ve kesilme tarihinden itibaren yeni bir süre işlemeye başladığı gerekçesiyle davacılar vekilinin «zamanaşımı def»’inin reddine; davaya konu «bononun» zamanaşımına uğramış olsa da alacağın ispatına yönelik belge niteliğinin devam ettiği ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’na göre genel alacak davaları yönünden zamanaşım …
Davacı taraf temel ilişkiyi ispatlayan herhangi bir delil ileri sürememiş, sadece «adi senet» niteliğinde kabul edilen senet «ibraz» etmiş ancak senet niteliğindeki belgeye muris... tarafından atıldığı iddia edilen imzanın davalılarca inkar edilmesi üzerine Mahkemece Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, imzanın davalıların murisine ait olup olmadığı hususunda «kesin» bir kanaat edinilememiş, senet üzerindeki imzanın kuvvetle muhtemel muris...’a ait olduğu belirtilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1201 E. , 2022/5106 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Çorum Tüketici Mahkemesince verilen 27.10.2020 tarih ve 2019/95 E- 2020/206 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 05.01.2021 tarih ve 2020/1641 E- 2021/46 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında kredi kartı sözleşmesi imzalandığını ve davalıya sözleşmeye istinaden kredi kartı verildiğini, kart borçlarının ödenmemesi üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borçların ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, kredi kartına ilişkin sözleşmedeki yazı ve imzaların davalıya ait olmadığını, söz konusu kredi kartının davalıya teslim edilmediğini, kredi kartının davalı tarafından kullanılmadığını belirterek, davanın reddini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu sözleşmedeki imzaların kuvvetle muhtemel davalıya ait olduğu, yazıların ise davalıya ait olmadığı tespit edildiği, sözleşmedeki imza ve yazıların davalının eli ürünü olduğu kesin olarak tespit edilemediğinden ve yine davacı bankanın 20.05.2019 ve 23.07.2019 tarihli yazıları dikkate alındığında kredi kartının davalıya değil dava dışı 3. bir kişiye teslim edildiği anlaşıldığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara, davacı tarafından kredi kartının usulüne uygun olarak davalıya teslim edildiğine dair belge sunulamaması, kartın 3. kişiye teslim edildiğinin anlaşılması ile gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi kartından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yargılama sırasında aldırılan 11/08/2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda davaya konu kredi kartı sözleşmesindeki imzasının kuvvetle muhtemel davalının eli ürünü olduğu bildirilmiştir. Sözleşmedeki imzanın davalıya ait olup olmadığı hususunda kesin bir kanaata varılabilmesi için konusunda uzman bir bilirkişi heyetine inceleme yaptırılıp alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan imzanın davalıya ait çıkmasa bile halinde, davaya konu kredi kartının davalıya teslim edilmediği anlaşılmış ise de söz konusu kart ile daha önce veya sonra davalı tarafından harcama yapılıp yapılmadığı, yine önceki dönemlere ilişkin bankaca gönderilen hesap ekstrelerinin kim tarafından nasıl ödendiği, ödeme olup olmadığı hususlarının bankacılık konusunda uzman bir bilirkişi aracılığıyla banka kayıt ve defterlerinin incelenmesi ve varsa bu ödemelerin bu hesaba icazet anlamına gelip gelmediği hususları tartışılmak suretiyle tespit ettirilerek alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/794106500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz