Soğuk zincirin kırılmasıyla oluşan hasarı ödeyen sigortacı halefiyetle taşıyıcıya rücu eder
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1056 E. 2022/5301 K. · · İlk derece: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Taşıma sırasında soğuk zincirin kırılması neticesinde emtianın hasarlandığı ve zararın sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğu tespit edildiğinde, tazminatı ödeyen sigortacı halefiyet ilkesi gereği ödediğini zarara neden olan taşıyıcıdan rücuen isteyebilir.
Ele alınan sorunlar
Sigortacının halefiyete dayalı taşıyıcıya rücu talebi → kısmi kabul
İddia: Davalı, tutanaktaki imzanın araç şoförüne ait olmadığını, ısı kayıt (casus) cihazı verilerinin ürünlerin araca erimiş/bozuk halde yüklendiğini gösterdiğini, iki farklı ısı kaydının çeliştiğini, hasar ihbarının süresinde yapılmadığını ve fiili taşıyıcı olarak kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunmuştur.
Gerekçe: 33 palet dondurma ürününün taşıma sırasında soğuk zincirin kırılması neticesinde eriyerek hasarlandığı tespit edildiğinden, zarar davacının düzenlediği sigorta poliçesiyle teminat kapsamına alınmıştır ve sigortacının teminat kapsamında tazminat ödemesi doğrudur. Sigortacı, ödediği tazminatı halefiyet ilkesi gereği zarara neden olan davalı taşıyıcıdan isteyebilir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Soğuk zincirin kırılmasıyla oluşan ve poliçe teminatı kapsamındaki taşıma hasarını ödeyen sigortacının halefiyet ilkesiyle zarara neden olan taşıyıcıya rücu edebileceği yönünden emsal değeri taşır (Yargıtay'ca onanan İlk Derece holding'i).
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
halefiyet↗ sigortacının rücuu↗ soğuk zincirin kırılması↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ fiili taşıyıcı↗ taşıma sigortası↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1056 E. , 2022/5301 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.05.2018 tarih ve 2013/221 E- 2018/514 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 03.11.2020 tarih ve 2018/2239 E- 2020/1116 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, sigortalı Natura Gıda'nın Söz İçecek firmasına sattığı 33 palet dondurma emtiasının yurt içinde taşınması sırasında her türlü nakliye rizikolarına karşı sigortalandığını, emtianın Karacabey-Bursa adresinden alıcı firmanın Konya adresine yapılacak taşıma işinin İzlog Nakliye tarafından üstlenilerek alt taşıyıcı olarak davalıya verildiğini, 16/04/2013 tarihinde 131.782,08 TL değerindeki dondurma emtiasının satıcının Bursa adresinde İzlog firmasının sorumluluğunda alt taşıyıcıya ait ... plakalı araçla 17/04/2013 tarihinde alıcı firmanın adresine vardığını, alıcının tahliyeye başlamadan önce yaptığı kontrolde dondurmaların eridiğini tesbit ettiğini, araç sürücüsünün de imzasını taşıyan bir tutanak düzenleyerek ürünlerin teslim alınmadığını, 16/04/2013 tarihli frigofrik araç yükleme formuna "araç içinde ürün dondurma olup (-25) derecede taşıması yapılacaktır" notu düşülmesine karşın araç içindeki casus ısı kayıt dökümleri incelendiğinde (+19) derecelerin tespit edilmesi karşısında dondurmaların uygun ısıda taşınmadığını, müşterek poliçede 08/07/2013 tarihinde Aviva Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğu olan (%70) oranında kdv dahil 98.249.-TL ödendiğini belirterek, 98.070.- TL hasar tazminatının 08/07/2013 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından sunulan “tutanak” adlı belgenin altındaki imzanın araç şoförüne ait olmadığını, araç içindeki casus cihazın ölçüm verilerinden ölçümlerin sevkiyattan önce başladığını ve casus kayıt cihazı verilerinin ürünlerin erimiş bozuk halde davalı şirketin aracına yüklendiğini, davacı tarafından sunulan ısı casus cihazının kayıtlarından önce söz konusu cihazın taşımanın yapıldığı aracın içerisine yerleştirilip yerleştirilmediğini ve taşıma sırasında araç içerisinde bulunduğunu ispatlamadığını, dosyaya iki farklı ısı kayıt cihazı verisinin delil olarak sunulduğunu, iki kaydın birbiriyle çeliştiğini, ekspertiz raporunda ürünlerin imha edilmesi gerektiğini belirtmiş olmasına karşı belgenin temin edilemediği, imha edildiği beyan edilen ürünlerin sevkiyat konusu ürünler olup olmadığı belli olmadığından bu tutanağın delil niteliğinde değerlendirilemeyeceğini, hasar iddiası ile ilgili ekspertiz incelemesinin hasarın fark edildiği tarihten 8 gün sonra yapıldığını, davacı şirketin hasarla ilgili bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, süresi içinde ihbar yapılmadığını, müvekkilinin fiili taşıyıcı olduğunu, fiili taşıyıcıya asıl taşıyıcının ileri sürebileceği defilere dayanma hakkı tanındığını, sigorta poliçesinde davacı şirketin ana taşıyıcı Izlog Nakliye'ye rücu edemeyeceğinin yazılı olduğunu, dolayısıyla bu hüküm gereğince alt taşıyıcı olan davalı şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; 16/04/2013 tarihinde sevk edilen 33 palet dondurma ürününün 17/04/2013 tarihinde alıcısına ulaştığında “soğuk zincirin kırılması” neticesinde eriyerek hasarlandığı tespit edilmesi nedeniyle zararın davacının düzenlediği sigorta poliçesiyle teminat kapsamına alındığını, davacının teminat kapsamında tazminat ödemesinin doğru olduğu gerekçesiyle davacı ... şirketinin ödediği tazminatı halefiyet ilkesi gereği zarara neden olan davalı taşıyıcıdan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.708,31 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/793068500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz