6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Süresinde ileri sürülen geçerli tahkim şartı davanın usulden reddini gerektirir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/470 E. 2022/4492 K. · · İlk derece: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Sözleşmede yabancılık unsuru içeren geçerli bir tahkim şartı bulunuyor ve davalı HMK 116'daki ilk itiraz olan tahkim itirazını süresinde ileri sürüyorsa, dava dilekçesi esasa girilmeden usulden reddedilir (4686 sayılı MTK m.5).

Ele alınan sorunlar

Geçerli tahkim şartı karşısında tahkim ilk itirazı → ret

İddia: Davalı, sözleşmenin 18/1. maddesinde uyuşmazlığın Stockholm Ticaret Odası Tahkim Merkezinde tahkim yoluyla çözüleceğinin kararlaştırıldığını, yabancılık unsuru bulunduğunu, tahkim ilk itirazı üzerine davanın usulden reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK 116. maddesinde tahkim itirazı ilk itirazlar arasında sayılmıştır; davalı vekilince süresinde tahkim ilk itirazında bulunulmuştur. Taraflar arasında sözleşmenin 18. maddesi ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 5. maddesi kapsamında geçerli bir tahkim şartı bulunduğundan, dava dilekçesinin usulden reddi yerindedir. (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi)

Emsal değeri

Süresinde ileri sürülen geçerli tahkim şartının (yabancılık unsurlu, MTK kapsamında) davanın usulden reddini gerektirdiği yönünden emsal değeri taşır (Yargıtay'ca onanan BAM holding'i).

Usul tespitleri

Dava şartı
geçerli tahkim şartı (tahkim ilk itirazı)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahkim şartı tahkim ilk itirazı milletlerarası tahkim yabancılık unsuru davanın usulden reddi

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 116 · 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu — 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu 5

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/470 E.  ,  2022/4492 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06.02.2020 tarih ve 2014/974 E- 2020/58 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.11.2020 tarih ve 2020/1120 E- 2020/1169 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının çeşitli araba ve lastik markalaının Türkiye distribütörü olduğunu, davalı şirket ile 12.06.2008 tarihli münhasır distribütörlük anlaşması yaptığını ve Great Wall markalı araçların distribütörlüğünü aldığını, ayrıca 26.09.2012 ve 16.11.2012 tarihli ek sözleşmelerin de imzalandığını, ancak davalının davacıyla sözleşmenin yenileceğine dair bir güven oluşturmasına rağmen bu güvene aykırı davrandığını ve yeni bir sözleşme imzalamaktan sebepsiz yere kaçındığını, kanundan kaynaklanan dürüstlük ilkesi gereği sorumluluğun ihlali nedeniyle sözleşme ilişkisinden bağımsız olarak davacının zararının oluştuğunu ve bu zararın giderilmesinin gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin her türlü hakkın saklı tutularak 743.000.-TL'nin avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, 12.06.2008 tarihli sözleşmenin 18/1 maddesinde tarafların arasındaki uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözüleceğinin ve tahkim yerinin İsveç olduğunun, tahkimin Stockholm Ticaret Odası Tahkim Merkezinde gerçekleştireceğinin kararlaştırıldığını, 4686 sayılı Yasanın Milletlerarası Tahkim Kanunu kapsamında yabancılık unsurunun olduğunu, ilk itiraz olarak tahkimin ileri sürülmesi halinde davanın usulden reddedileceğini, zaman aşımının da geçtiğini, olaya Çin Halk Cumhuriyeti hukukunun uygulanacağını belirterek davanın usulden reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, davalının tahkim itirazının kabulü ile taraflar arasındaki 12.06.2008 tarihli sözleşmenin 18.maddesi ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 5.maddesi gereğince davanın tahkim dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge adliye mahkemesince, HMK'nın 116. maddesinde tahkim itirazının ilk itirazlar arasında sayıldığı, davalı vekilince süresinde tahkim ilk itirazında bulunulduğu, geçerli bir tahkim şartı nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddine ilişkin kararda isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/793053500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1120 E. 2020/1169 K.

Tahkim şartının kapsamı - sözleşme sonrası zarar talebi de tahkime tabidir

Gerekçe özeti

Bir sözleşmedeki tahkim şartı 'işbu anlaşma ile ilgili ve anlaşmadan kaynaklı tüm uyuşmazlıklar' şeklinde geniş kapsamlı düzenlenmişse, sözleşmenin ifası sırasında veya sona ermesi nedeniyle (örneğin sürenin uzatılmaması sonucu) doğan zarar talepleri de bu şart kapsamında sayılır; taraf, talebinin sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden (örn. güven ilişkisi) kaynaklandığını ileri sürerek tahkim şartının kapsamı dışında olduğunu savunsa da, uyuşmazlığın kaynağı sözleşme ilişkisiyse tahkim itirazının kabulü ve davanın usulden reddi gerekir.

Emsal değeri

Tahkim şartının kapsamının, sözleşme metninde geçen 'ile ilgili ve kaynaklı' ibaresi üzerinden geniş yorumlanması ve sözleşmenin sona ermesi/yenilenmemesi nedeniyle doğan zarar taleplerinin de bu kapsamda değerlendirilmesi bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tahkim şartı tahkim ilk itirazı yabancı hakem kararı New York Sözleşmesi münhasır distribütörlük sözleşmesi usulden ret

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1120

KARAR NO 2020/1169

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 06/02/2020

NUMARASI 2014/974 Esas-2020/58 Karar

DAVA

Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/11/2020

Tahkim ilk itirazının kabulü ile davanın usulden reddine yönelik hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında imzalanan 12.06.2008 tarihli sözleşme kapsamında davalı tarafın ürettiği Greet Wall marka araçların satışına ilişkin münhasır distribütörlüğün müvekkili tarafından üstlenildiğini ve sözleşme gereğince üstlenilen yükümlülüklerin yerine getirilerek gerekli yatırımların gerçekleştirilmesine rağmen davalı tarafın mevcut sözleşmeyi yenilemediği gibi yeni bir sözleşme imzalanacağı yönünde müvekkilinde oluşturduğu güvene rağmen yeni bir sözleşmede imzalamadığından müvekkilin oluşturulan güven nedeniyle yaptığı masraf ve yatırımlardan kaynaklı zararı kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 743.000-TL zararın davalı taraftan değişen oranlarda ticari avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; taraflar arasındaki 12.06.2008 tarihli sözleşmenin 18.1. maddesinde tahkim şartı düzenlendiğini, öncelikle tahkim ilk itirazında bulunduklarını, ayrıca zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, huzurdaki uyuşmazlıkta uygulanması gereken hukukun Çin Halk Cumhuriyeti hukuku olduğunu, bu kapsamda tahkim itirazı yönünden davanın reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak taraflar arasındaki 12.06.2008 tarihli sözleşmenin 11.07.2013 tarihinde sonra ereceği düzenlenmiş olup tarafların yeni bir sözleşme yapmaya zorlanamayacağını, ayrıca davacı tarafın sözleşmeyi ihlal ettiğini, müvekkilinin, davacı taraf ile çalışmaktan memnun kalmadığını,müvekkili şirketin zımni veya sarih bir şekilde yeni bir sözleşme akdetme sözü vermediğini beyan ederek;

davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, 12.06.2008 tarihli münhasır distribütörlük sözleşmesi 18. maddesinde, sözleşmeye Çin Halk Cumhuriyeti hukuku uygulanacağı ve sözleşmenin bu ülke hukukuna göre yorumlanacağı, bu anlaşma ile ilgili ve anlaşmadan kaynaklı tüm uyuşmazlıkların mümkünse dostane müzakerelerle çözülmeye çalışılacağı, anlaşmaya varılamazsa, söz konusu uyuşmazlık taraflardan birinin talebinin olması halinde tahkim yoluyla çözüme kavuşturulacağı, tahkim yerinin İsveç' olduğu, tahkimin Stockholm Ticaret Odası Tahkim Merkezi'nde gerçekleştirileceği ve uyuşmazlığın çözümünde buranın tahkim kurallarının uygulanacağı, bu merciin vereceği kararının kesin olduğu ve tarafları bağlayacağı şeklinde düzenlemeye yer verildiği, somut olayda yabancılık unsurunun bulunduğu, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 5.

maddesinde tahkim anlaşmasının konusunu oluşturan bir uyuşmazlıkta dava mahkemede açılmışsa; karşı tarafın tahkim itirazında bulunabileceği, tahkim itirazının ileri sürülmesi ve tahkim anlaşmasının geçerliliğine ilişkin uyuşmazlıkların çözülmesinin HMK'nun ilk itirazlara ilişkin hükümlerine tâbi olduğu,davalının tahkim itirazının süresinde ve yerinde olduğu gerekçesiyle tahkim itirazının kabulü ile; yanlar arasındaki davanın tahkim dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı şirketin distribütörlük ilişkisinin 2013 yılı ve sonrasında uzun yıllar boyunca devam edeceğine ilişkin ...r Otomotiv'de haklı bir güven oluşturduğunu ve oluşturduğu bu güven ve inancı, fesihten hemen önceki son dönemlerde bile bilinçli bir şekilde daima besleyip desteklediğini, müvekkili şirketin sözleşmenin yenilenmesi talebinden sonra dahi, davalı ... müvekkili şirket ile ilişkilerine devam ettiğini, özellikle sözleşmeyi yenilemeden hemen önceki dönemde dahi 2012-2013 yılları arasında yeni bir sözleşme imzalanacağına dair haklı bir güven oluşturduğunu, bu sayede hiçbir masrafa katlanmaksızın kendisini davacı aracılığıyla Türkiye'de temsil ettirmeye devam ettiğini, ancak ne zaman Türkiye için başka adaylar bulmuş o zaman ....Otomotiv ile yeni sözleşme imzalamaktan sebepsiz yere kaçındığını, sözleşmede tahkim şartında ancak "distribütörlük sözleşmesinden doğan ya da ilgili olan anlaşmazlık için" yabancı tahkimi kabul ettiklerinden, sözleşme dışında başka bir hukuki ilişkiden doğacak uyuşmazlıkların da İsveç'teki tahkime tabi olacağı konusunda sözleşmede bir açıklık olmadığından tahkim şartının ancak sözleşmeden ya da sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan davlar için geçerli olduğu, dayanağı sözleşme olmayan diğer talepler için Türk Mahkemeleri'nin yetkili ve görevli olduğunu belirterek,kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Taraflar arasında yapılan 12.06.2008 tarihli münhasır Distribütörlük Sözleşmesi'nin 18. maddesi; "İş bu sözleşmeye Çin Halk Cumhuriyeti hukuku uygulanır ve sözleşme bu ülke hukukuna göre yorumlanır. İşbu anlaşma ile ilgili ve anlaşmadan kaynaklı tüm uyuşmazlıklar mümkünse dostane müzakerelerle çözülmeye çalışılacaktır. Anlaşmaya varılamazsa, söz konusu uyuşmazlık taraflardan birinin talebinin olması halinde tahkim yoluyla çözüme kavuşturulur. Tahkim yeri İsveç'tir. Tahkim Stockholm Ticaret Odası Tahkim Merkezi'nde gerçekleştirilir ve uyuşmazlığın çözümünde buranın tahkim kuralları uygulanır. Bu merciin vereceği karar kesin olup, tarafları bağlar." şeklindedir. Sözleşme de tahkim yeri İsveç -uygulanacak usul kuralları olarak Stockholm Ticaret Odası Tahkim Merkezi usul hukuk kurallarını seçtiği anlaşılmakla tahkim yoluna başvurulması halinde anılan hakem kararı yabancı hakem kararı sayılacaktır.

Bu nedenle geçerli bir tahkim şartı bulunup bulunmadığı hususunda Türkiye'nin taraf olduğu Newyork Sözleşmesi hükümlerine bakılmalıdır. Tarafların sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamının veya bir kısmının çözümünü hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmalar tahkim sözleşmesi olarak adlandırılmakta olup yalnızca iki tarafın iradeleriyle tasarrufta bulunabilecekleri konularda tahkim sözleşmesi yapılabilir. İster bağımsız bir tahkim sözleşmesi şeklinde isterse bir tahkim şartı şaklinde yapılsın tahkim sözleşmesinin geçerliliği için aranan temel unsurlar geçerli bir tahkim iradesinin varlığı ve yazılı şekil şartıdır.

Tahkim sözleşmesinin tabi olduğu şekil 1958 tarihli New York Sözleşmesi'nin 2. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre geçerli tahkim şartından bahsedebilmek için taraflarca imzalanmış yazılı bir anlaşma, karşılıklı mektup teatisi veya telgraf aranmaktadır. Sözleşme uyarınca belirli bir süre distürübütörlük verilen davacının sözleşmenin süresinin uzatılmaması nedeniyle uğradığı zarar iddiasına yönelik taleplerinin" İşbu anlaşma ile ilgili ve anlaşmadan kaynaklı" bulunmaktadır.Bu sebeble davacı vekilinin taleplerinin sözleşme kapsamında olmadığına yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.Buna göre belirli süreli sözleşmenin süresinin uzatılmaması sebebiyle uğranılan zarar talebinin belirli bir uyuşmazlığa ilişkin olması karşısında uyuşmazlığın tahkimde çözümü gerekmektedir.

HMK'nın 116. maddesinde tahkim itirazı ilk itirazlar arasında sayılmış olup davalı vekilince süresinde tahkim ilk itirazında bulunulmuştur. Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar uyarınca geçerli bir tahkim şartı nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddine ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiş,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 12/11/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.