Kısa süreli ortaklıkta haklı neden ispatlanamazsa çıkma reddedilir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/548 E. 2022/4673 K. · · İlk derece: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
İddia edilen usulsüzlükler ispatlanamayan ve fiilen çok kısa süreli (3 ay) ortaklıkta haklı nedenle çıkma koşulları oluşmaz; şirket müdürü ortak her zaman istifa edebileceğinden kendi açtığı davayla müdürlükten azlini istemekte, eda davası mümkünken de çıkma payının tespitini istemekte hukuki yararı yoktur.
Ele alınan sorunlar
Haklı nedenle ortaklıktan çıkma koşullarının oluşup oluşmadığı → ret
İddia: Davacı, şirket hesaplarında usulsüzlük ve fiktif işlemler yapılarak güven ilişkisinin zedelendiğini ileri sürerek haklı nedenle ortaklıktan çıkmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: Davacının, şirket hesaplarında geçmişe yönelik usulsüz değişiklik yapıldığı ve mesnetsiz faturalarla şirketin borçlandırıldığı iddiaları ispata yarar delille kanıtlanamamış; aksine şirket kayıtlarının muhasebe ilkelerine uygun tutulduğu tespit edilmiştir. Davacı şirkette fiilen yalnızca 3 ay bulunmuş olup, bu kadar kısa sürede ortaklıktan ayrılmayı gerektiren, ortaklık ilişkisinin devamını imkânsız kılan başkaca haklı bir sebebin varlığı da ileri sürülüp kanıtlanamadığından, haklı nedenle ortaklıktan çıkma koşulları oluşmamıştır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Ortağın kendi açtığı davayla müdürlük sıfatının sona erdirilmesini istemesi → ret
İddia: Davacı, müdürlük sıfatının sona erdirilmesini de talep etmiştir.
Gerekçe: Şirket müdürü olan ortak her zaman müdürlük görevinden istifa edebileceğinden, kendi açtığı dava ile haklı nedenle kendisinin müdürlük görevinden azlini istemesi mümkün değildir; bu istem bakımından davacının hukuki yararı bulunmamaktadır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Çıkma payının tespitinde hukuki yarar bulunup bulunmadığı → ret
İddia: Davacı, ortaklık akçesi ile ortaklıktan doğan haklarının (çıkma payının) tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: Tespit davası açanın, tespit davası açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunması gerekir; eda davası ile elde edilebilecek bir menfaat tespit davasına konu olamaz. Bu nedenle davacının çıkma payının tespitinde hukuki yararı bulunmamaktadır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Kısa süreli ortaklıkta haklı nedenin ispatlanamaması, ortağın kendi açtığı davayla müdürlükten azlini istemesinde ve eda davası mümkünken çıkma payının tespitini istemesinde hukuki yarar bulunmaması yönünden emsaldir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Hukuki yarar (müdürlükten azil istemi ve çıkma payının tespiti taleplerinde)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı nedenle ortaklıktan çıkma↗ müdürlük sıfatı↗ hukuki yarar↗ tespit davası↗ eda davası↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/548 E. , 2022/4673 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 30.05.2018 tarih ve 2014/879 E- 2018/598 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 10.11.2020 tarih ve 2018/2351 E- 2020/1153 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin %50'ye karşılık gelen 25.000- TL bedelli hisselerini Ocak 2013 tarihli ortaklar kurulu kararı ile ...'dan aldığını, hisselerin devralınmasından sonraki 2 aylık süreçte müvekkilinin şirket işleri ile ilgilendiğini ve birtakım işlere katkıda bulunduğunu ancak daha sonra şirketin hesaplarında bazı usulsüzlüklerin bulunduğunu fark ettiğini, davalının dava dışı MEA Grup Kanalet Sistemleri A.Ş.'den olan sipariş alacağının silinmesi amacıyla usule aykırı muhasebe kayıtları oluşturduğunu, bu nedenle ortaklık ilişkilerinin zedelendiğini, dava dışı şirketin davalı şirket ortaklarından ...'ın aile şirketi olduğunu, güveni zedelenen müvekkilinin ortaklıktan çıkma kararı aldığını, müvekkilinin Mart 2013 sonu itibariyle davalı şirket ile fiilen tüm bağlarını kopardığını ileri sürerek müvekkilinin davalı şirket ortaklığından çıkmasına, müdürlük sıfatının sonra erdirilmesine, ortaklık akçesi ile ortaklıktan doğan haklarının tespiti ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili şirket ortaklarından ...'ın dava konusu hisseleri 25.000.-TL bedelle davacıya devretmeyi kabul ettiğini, devir karşılığında ise davacının ...'a 12.000.-TL ödeme yaptığını, ancak kalan kısmı ödemediğini, bu arada hisselerin tamamının davacı tarafından devralındığını, davacının şirket işleriyle ilgilendiği iddiasının asılsız olduğunu, davacının diğer ortaklara taahhütte bulunduğu hiçbir işi yapmadığını, davacının şirkete ait tahsilatları iki kez kendi adına EFT yapıp çektiğini ve bu durumun ortaklar arasında huzursuzluk meydana getirdiğini, davacının usulsüzlük iddialarının da tamamen asılsız olduğunu, davacının iş bu dava ile şirket borçlarından ve sorumluluklarından kurtulmaya çalıştığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ortaklar arasında ilişkinin dürüstlük kuralı çerçevesinde devam ettirilmesini imkansız hale getiren mali güvensizliklerin yaşandığı, olaylara bağlı olarak güven ilişkisinin kırılması sonucu davacının ortaklığa devam etmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davacının ortaklıktan çıkma isteminde haklı olduğu, müdürlük sıfatının da son bulması gerektiği, tespit davası açanın tespit davası açmakta hukuken korunmaya değer güncel yararının bulunması gerektiği, eda davası ile elde edilebilecek bir menfaatin tespit davasına konu olamayacağı, davacının çıkma payının tespitinde hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle ortaklıktan çıkma ve müdürlük görevinden ayrılma istemlerinin kabulüne, çıkma payının tespitine ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafça şirket hesaplarında geçmişe yönelik usulsüz değişiklik yapıldığı, şirketin diğer ortağı ...'ın aile şirketi olan Mea Grup unvanlı şirketlerden mesnetsiz fatura kesilerek şirketin borçlandırıldığı iddia edilmişse de bu iddiaları ispata yarar delil sunulmadığı, fiktif işlemler yapılarak şirket zararına hareket edildiği iddiasına yönelik delil bulunmadığı gibi, aksine şirket kayıtlarının muhasebe ilkelerine uygun tutulduğunun tespit edildiği, davacının davalı şirkette fiilen 3 ay bulunduğu, bu kadar kısa bir süre içerisinde ortaklıktan ayrılmayı gerektiren, ortaklık ilişkisinin devamını imkansız kılan başkaca herhangi bir haklı sebebin varlığının da ileri sürülüp kanıtlanamadığı, davacı bakımından haklı nedenle ortaklıktan çıkma koşullarının oluşmadığı, davacı şirket müdürlüğü görevinin sona erdirilmesi yönünden de şirket müdürü olan ortağın her zaman müdürlük görevinden istifa etmesinin olanaklı olduğu, şirket müdürü olan davacının, kendi açtığı dava ile haklı nedenle kendisinin müdürlük görevinden azlini istemesinin mümkün olmadığı, bu istem bakımından hukuki yararı bulunmadığı, davanın tüm talepler yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 99,30 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 09/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/793034600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz