İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1227 E. 2022/4566 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ciro primi↗ kısmi itiraz↗ iade faturası↗ makul süre↗ hizmet bedeli↗ ilamsız icra takibi↗ ciro↗ ek prim↗ bilirkişi incelemesi↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, Lüleburgaz 1. İcra Dairesinin 2011/12446 sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının kısmi itirazda bulunduğu, davalının itiraz ettiği kısma ilişkin mal iadesinde bulunduğuna ve ayrıca hizmet sunduğuna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunmayarak ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği, bilirkişi raporuna göre davacının kabul edilen miktar düşüldükten sonra 170.693,31-TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, ancak davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibinde davalı tarafından kabul edilen alacak miktarı düşüldüğünde bakiye 169.626,55-TL'lik alacağının kaldığı ve talepten fazlasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının Lüleburgaz 1. İcra Dairesinin 2011/12446 sayılı icra dosyasındaki alacağın 169.626,55-TL kısmına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda bu kısım için aynen devamına, davacının alacağı likit olduğundan itiraz edilen 169.626,55-TL alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, ticari alım - satımdan doğan alacağın tahsili amacıyla girişilen ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davalı şirketin itiraz ettiği kısma ilişkin mal iadesinde bulunduğuna ve ayrıca hizmet sunduğuna ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece uyulan (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 30.04.2019 tarih ve 2017/5356-2787 sayılı bozma ilamında, taraflar arasındaki ihtilafın davalı tarafından kesilen “satış faturası ciro primi, alan kullanım bedeli, teşhir bedeli, hizmet bedeli,lojistik bedeli, satış faturası iade” açıklamalı toplam 162.000,22 TL bedelli faturaların davacı defterlerine kayıt edilmemesinden kaynaklandığı, taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde, davalı yanın davacıya mal iadesinde bulunduğunu ve ayrıca hizmet sunduğunu usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiğinden, taraflar arasında akdolunan sözleşme hükümleri de gözetilerek, aralarındaki ticari ilişki çerçevesinde davalının mal iadesi ve hizmet sunumuna konu yaptığı faturalar uyarınca malları davacı tarafa iade edip etmediği ve hizmet verip vermediğinin araştırılarak, gerektiğinde yeniden bilirkişi incelemesi de yaptırılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesine yer verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma kararında belirtilen hususlara ilişkin akdolunan sözleşmelerin celp edilip değerlendirilmediği gibi davalı şirketin faturaları ve diğer belgeleri ibraz edebilmesi için verilen sürenin de davalı şirketin birleşmesi nedeniyle makul bir süre olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı şirkete bozma ilamında ihtilafa konu olan “satış faturası ciro primi, alan kullanım bedeli, teşhir bedeli, hizmet bedeli,lojistik bedeli, satış faturası iade” faturalarını ibraz etmesi için makul bir süre verilmesi ile sözleşmelerin celp edilerek gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4546 E. 2024/2437 K.
Ortak:ciro primi · kısmi itiraz · iade faturası · hizmet bedeli · ilamsız icra takibi · ciro · ek prim · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaBu nedenle davalı şirkete bozma ilamında ihtilafa konu olan “satış faturası «ciro primi», alan kullanım bedeli, teşhir bedeli, «hizmet bedeli»,lojistik bedeli, satış faturası «iade” faturalarını» «ibraz» etmesi için makul bir süre verilmesi ile sözleşmelerin celp edilerek gerekirse yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Hukuk Dairesinin 30.04.2019 tarih ve 2017/5356-2787 sayılı bozma ilamında, taraflar arasındaki ihtilafın davalı tarafından kesilen “satış faturası «ciro primi», alan kullanım bedeli, teşhir bedeli, «hizmet bedeli»,lojistik bedeli, satış faturası iade” açıklamalı toplam 162.000,22 TL bedelli faturaların davacı «defterlerine» kayıt edilmemesinden kaynaklandığı, taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde, davalı yanın davacıya mal iadesinde bulunduğunu ve ayrıca hizmet sunduğunu usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiğinden, taraflar arasında akdolunan sözleşme hükümleri de gözetilerek, aralarındaki ticari ilişki çerçevesinde davalının mal iadesi ve hizmet sunumuna konu yaptığı faturalar uyarınca malları davacı tarafa iade edip etmediği ve hizmet verip vermediğinin araştırılarak, gerektiğinde yeniden «bilirkişi incelemesi» de yaptırılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesine yer verilmiştir.
İcra Dairesinin 2011/12446 sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının «kısmi itirazda» bulunduğu, davalının itiraz ettiği kısma ilişkin mal iadesinde bulunduğuna ve ayrıca hizmet sunduğuna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunmayarak ispat yükümlülü …
Benzer bu karardaBu nedenle davalı şirkete bozma ilamında ihtilafa konu olan “satış faturası «ciro primi», alan kullanım bedeli, teşhir bedeli, «hizmet bedeli»,lojistik bedeli, satış faturası «iade” faturalarını» «ibraz» etmesi için makul bir süre verilmesi ile sözleşmelerin celp edilerek gerekirse yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bozulmasını gerektirmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın mahkemeye gönder …
Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma ilamı doğrultusunda davalı yana «uyuşmazlık konusu» olan “satış faturası «ciro primi», alan kullanım bedeli, teşhir bedeli, «hizmet bedeli», lojistik bedeli, satış faturası «iade” faturalarını» «ibraz» etmesi için süre verildiği, davalı tarafın sunduğu belgeler ile dosyada yer diğer bilgi ve belgeler çerçevesinde yeniden «bilirkişi incelemesi» yapıldığı, bilirkişi kök raporunda, bozma öncesi verilen kararda hüküm altına alınan tutarda davacının davalıdan alacaklı olduğunun belirtildiği, tarafların itiraz etmesi üzerinden dosyanın ek rapora gönderildiği ve ek raporda da aynı tespitte bulunulduğu, bu durumda ispat yükümlülüğü altında bulunan davalının mal iadesini ve hizmet sunduğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının icra dosyasındaki alacağın 169.626,55 TL kısmına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda bu kısım için aynen devamına ve asıl alacağın %20 sine tekabül eden «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hukuk Dairesinin 30.04.2019 tarih ve 2017/5356-2787 sayılı bozma ilamında, taraflar arasındaki ihtilafın davalı tarafından kesilen “satış faturası «ciro primi», alan kullanım bedeli, teşhir bedeli, «hizmet bedeli»,lojistik bedeli, satış faturası iade” açıklamalı toplam 162.000,22 TL bedelli faturaların davacı «defterlerine» kayıt edilmemesinden kaynaklandığı, taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde, davalı yanın davacıya mal iadesinde bulunduğunu ve ayrıca hizmet sunduğunu usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiğinden, taraflar arasında akdolunan sözleşme hükümleri de gözetilerek, aralarındaki ticari ilişki çerçevesinde davalının mal iadesi ve hizmet sunumuna konu yaptığı faturalar uyarınca malları davacı tarafa iade edip etmediği ve hizmet verip vermediğinin araştırılarak, gerektiğinde yeniden «bilirkişi incelemesi» de yaptırılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesine yer verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil sözleşmesi · faturaya itiraz · kötü niyet tazminatı · uyuşmazlık konusu · kötü niyet · ticari defter
Benzer bu kararda… vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçeden yoksun olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmeyle, uyuşmazlık vuku halinde müvekkili şirketin «defter» ve kayıtlarının esas alınacağının kararlaştırıldığını, «delil sözleşmesi» niteliğinde olan bu hükme göre müvekkili şirketin defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiğini, müvekkili şirketin defter ve kayıtlarının ise savunmalarını doğruladığını, delil sözleşmesine yönelik savunmaları kabul edilmese dahi davacının «ticari defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı müvekkili şirketin defterlerinin ise usulüne uygun tutulduğu gözetilerek yine müvekkili şirketin defterlerinin esas alınması gerektiğini, belirtilen hususların dikkate alınmadığını, müvekkili şirketçe davacı yana kesilen faturaların taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden kesildiğini ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, söz konusu faturaları davacıya tebliğ ettiklerini ancak davacının süresi içerisinde «faturalara itiraz» etmediğini, davacının bu faturaları kayıtlarına almamasından müvekkilinin sorumlu olmadığını, hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla Mahkemece «icra inkar tazminatına» hükmedilmesinin de doğru olmadığını zira alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğini, haksız bir şekilde icra takibi başlatan davacının «kötü niyet tazminatına» mahkum edilmesi gerektiğini, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma ilamı doğrultusunda davalı yana «uyuşmazlık konusu» olan “satış faturası «ciro primi», alan kullanım bedeli, teşhir bedeli, «hizmet bedeli», lojistik bedeli, satış faturası «iade” faturalarını» «ibraz» etmesi için süre verildiği, davalı tarafın sunduğu belgeler ile dosyada yer diğer bilgi ve belgeler çerçevesinde yeniden «bilirkişi incelemesi» yapıldığı, bilirkişi kök raporunda, bozma öncesi verilen kararda hüküm altına alınan tutarda davacının davalıdan alacaklı olduğunun belirtildiği, tarafların itiraz etmesi üzerinden dosyanın ek rapora gönderildiği ve ek raporda da aynı tespitte bulunulduğu, bu durumda ispat yükümlülüğü altında bulunan davalının mal iadesini ve hizmet sunduğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının icra dosyasındaki alacağın 169.626,55 TL kısmına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda bu kısım için aynen devamına ve asıl alacağın %20 sine tekabül eden «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1227 E. , 2022/4566 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.01.2021 tarih ve 2020/258 E. - 2021/24 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya sattığı malların bedelini tahsil edebilmek için yaptığı icra takibinin davalının kısmi itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek, davalının 169.626,55 TL alacağa itirazının iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin icra takibine kısmi itiraz dilekçesinde kabul ettiği 55.669,77 TL'lik kısım dışında davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu miktarın da icra takip dosyasına ödendiğini savunarak davanın reddine, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, Lüleburgaz 1. İcra Dairesinin 2011/12446 sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının kısmi itirazda bulunduğu, davalının itiraz ettiği kısma ilişkin mal iadesinde bulunduğuna ve ayrıca hizmet sunduğuna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunmayarak ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği, bilirkişi raporuna göre davacının kabul edilen miktar düşüldükten sonra 170.693,31-TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, ancak davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibinde davalı tarafından kabul edilen alacak miktarı düşüldüğünde bakiye 169.626,55-TL'lik alacağının kaldığı ve talepten fazlasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının Lüleburgaz 1.
İcra Dairesinin 2011/12446 sayılı icra dosyasındaki alacağın 169.626,55-TL kısmına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda bu kısım için aynen devamına, davacının alacağı likit olduğundan itiraz edilen 169.626,55-TL alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, ticari alım - satımdan doğan alacağın tahsili amacıyla girişilen ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davalı şirketin itiraz ettiği kısma ilişkin mal iadesinde bulunduğuna ve ayrıca hizmet sunduğuna ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece uyulan (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 30.04.2019 tarih ve 2017/5356-2787 sayılı bozma ilamında, taraflar arasındaki ihtilafın davalı tarafından kesilen “satış faturası ciro primi, alan kullanım bedeli, teşhir bedeli, hizmet bedeli,lojistik bedeli, satış faturası iade” açıklamalı toplam 162.000,22 TL bedelli faturaların davacı defterlerine kayıt edilmemesinden kaynaklandığı, taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde, davalı yanın davacıya mal iadesinde bulunduğunu ve ayrıca hizmet sunduğunu usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiğinden, taraflar arasında akdolunan sözleşme hükümleri de gözetilerek, aralarındaki ticari ilişki çerçevesinde davalının mal iadesi ve hizmet sunumuna konu yaptığı faturalar uyarınca malları davacı tarafa iade edip etmediği ve hizmet verip vermediğinin araştırılarak, gerektiğinde yeniden bilirkişi incelemesi de yaptırılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesine yer verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma kararında belirtilen hususlara ilişkin akdolunan sözleşmelerin celp edilip değerlendirilmediği gibi davalı şirketin faturaları ve diğer belgeleri ibraz edebilmesi için verilen sürenin de davalı şirketin birleşmesi nedeniyle makul bir süre olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı şirkete bozma ilamında ihtilafa konu olan “satış faturası ciro primi, alan kullanım bedeli, teşhir bedeli, hizmet bedeli,lojistik bedeli, satış faturası iade” faturalarını ibraz etmesi için makul bir süre verilmesi ile sözleşmelerin celp edilerek gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/792020900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz