Tehlikeli maddeler zorunlu sigortası yaptırılmaması nedeniyle sorumluluk
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/439 E. 2024/1326 K. · · İlk derece: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalZamanaşımı
Gerekçe özeti
Tehlikeli maddelerle ilgili mesleki faaliyette bulunan ve bu nedenle zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma yükümlülüğü bulunan kişi/kuruluş bu sigortayı yaptırmamışsa, faaliyetin icrası sırasında üçüncü kişilerin uğradığı zarardan, kusurları düşülerek kalan kısımdan doğrudan sorumlu tutulur ve husumet kendisine yöneltilebilir; zarara uğrayanın kusursuzluğu şart değildir, sadece kast hali teminat/sorumluluk dışıdır. Sorumluluk sigortasına ilişkin tazminat istemlerinde, olay tarihinde daha kısa süreli zamanaşımı öngören genel şartlar yürürlükte olsa da bu süre dolmadan TTK'nın 1482. maddesindeki on yıllık zamanaşımı süresi yürürlüğe girmişse, on yıllık süre uygulanır. Destekten yoksun kalma tazminatı hesabında bakiye ömür süresinin belirlenmesinde TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosu'nun kullanılması, ülkemize özgü ve güncel veriler içermesi nedeniyle isabetlidir.
Ele alınan sorunlar
Davalı dağıtım şirketinin husumeti ve sorumluluğunun kapsamı → ret
İddia: Davalı, olayın doğalgaz dağıtımıyla değil kombinin yaktığı gazın baca yoluyla geri tepmesiyle ilgili olduğunu, mesleki faaliyet icrası sırasında üçüncü kişilere doğrudan verilen bir zarar bulunmadığını, bu nedenle tehlikeli maddeler sigortası kapsamına girmediğini ve sorumluluğunun olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: 5684 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve ilgili Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, tehlikeli maddelerle ilgili mesleki faaliyette bulunan gerçek ve tüzel kişiler bu faaliyetleri dolayısıyla meydana gelebilecek kazalar sonucu, kusurları olsun veya olmasın, üçüncü kişilerin uğrayacağı zararlara karşı tehlikeli maddeler ve tehlikeli atık mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır. Genel Şartlar'ın A.2 maddesine göre zarara uğrayanların kusursuzluğu şart koşulmamıştır; A.4 maddesinde ise sadece kasten neden olunan zararlar teminat dışında bırakılmıştır. Somut olayda desteklerin doğalgazın yanmasından sonra bacadan geri tepme şeklinde karbonmonoksit zehirlenmesiyle vefat ettiği, zararın teminat dışı bir hal nedeniyle meydana gelmediği, ilgili kanunla doğalgaz dağıtım ve iletim faaliyetinin davalı şirkete tevdi edildiği ve bu faaliyetin icrası sırasında doğrudan zarar meydana geldiği kabul edilerek, davalının zorunlu sigortayı yaptırmamış olması nedeniyle desteklerin kusuru düşülüp kalan zarardan sorumlu tutulmasında ve davalıya husumet yöneltilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Zamanaşımı def'i → ret
İddia: Davalı ve feri müdahil, olay tarihinden itibaren Genel Şartlar'ın C.8 maddesindeki iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Gerekçe: Genel Şartlar'ın C.8 maddesinde zamanaşımı süresi iki yıl olarak belirlenmiş olsa da, bu Genel Şartlar 11.05.2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Zehirlenme olayı 05.01.2012 tarihinde meydana gelmiş olup, iki yıllık zamanaşımı süresi kazadan itibaren dolmadan 6102 sayılı TTK 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. TTK'nın 1482. maddesi, sorumluluk sigortalarında sigortacıya yöneltilecek tazminat istemlerinin sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrayacağını düzenlemektedir. Davanın açıldığı tarih itibarıyla on yıllık süre dolmadığından zamanaşımı def'i yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Tazminat hesabında kullanılan yaşam tablosu (TRH 2010) → ret
İddia: Davalı, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 sayılı iptal kararı sonrasında TRH 2010 tablosuna göre hesaplama yapılamayacağını, olay tarihi itibarıyla PMF Yaşam Tablosu'nun esas alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Tazminat hesabında hak sahipleri ve desteğin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı özü itibarıyla varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu hazırlanan TRH 2010 adlı Ulusal Mortalite Tablosu'nun ülkemize özgü ve güncel verileri içerir nitelikte olduğu genel yargı uygulamasıyla kabul edildiğinden, somut olayda bakiye ömür süresinin belirlenmesinde TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Tehlikeli maddeler zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma yükümlülüğü bulunan dağıtım şirketinin bu sigortayı yaptırmaması halinde doğrudan sorumluluğu ve husumet ilişkisi ile sorumluluk sigortalarında TTK 1482 uyarınca on yıllık zamanaşımı süresinin, sonradan yürürlüğe girse de olay tarihinde henüz dolmamış eski süre yerine uygulanması yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- Sorumluluk sigortalarında sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, TTK 1482. madde uyarınca sigorta konusu olaydan itibaren 10 yılda zamanaşımına uğrar; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve daha kısa süreli zamanaşımı öngören genel şartlar hükmü, bu süre dolmadan TTK'nın yürürlüğe girmesi halinde uygulanmaz.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
destekten yoksun kalma tazminatı↗ tehlikeli maddeler ve tehlikeli atık zorunlu mali sorumluluk sigortası↗ zorunlu sigorta yaptırma yükümlülüğü↗ husumet↗ zamanaşımı↗ TRH 2010 yaşam tablosu↗ sorumluluk sigortası↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/439
KARAR NO 2024/1326
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/11/2021
NUMARASI 2014/974 Esas 2021/688 Karar
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Davanın kısmen kabul-kısmen reddine ilişkin kararın davalı ve feri müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, 05.01.2012 tarihinde meydana gelen doğalgaz zehirlenmesi neticesinde davacının eşi ve kızının vefat ettiğini, savcılıkça kazanın kombi bacasının gazı geri vermesinden meydana geldiğinin tespit edildiğini, ... A.Ş.'nin Tehlikeli Maddeler Sorumluluk Sigortası yaptırması gerekirken sadece ... sigorta kapsamında kombine sigorta poliçesi yaptırdığını, ... Sigorta tarafından başvurularının "Tehlikeli Madde Sorumluluk Sigortası" olmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, bu nedenle davanın ...na yöneltildiğini ileri sürerek şimdilik 100-TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden yasal faiziyle teminat limitiyle sınırlı olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
TALEP ARTTIRIMI Davacı vekili talebini 258.221.71-TL arttırarak 258.321,71-TL ye çıkartmıştır.
CEVAP
Davalı vekili,olayın evin doğalgaz kombisinin kirli gazı içeri vermesinden kaynaklandığını, Savcılık Soruşturmasında davacının Şüpheli olarak gösterildiğini evin reisi sıfatıyla süresinde kombisinin bakımını yaptırmaması nedeniyle sorumlu olduğunu, tehlikeli maddeler ve tehlikeli atık zorunlu mali sorumluluk sigortasının tehlikeli maddelerle ilgili mesleki faaliyette bulunan gerçek ve tüzel kişilerin söz konusu mesleki faaliyetleri dolayısıyla meydana gelebilecek kazayla ilgili olması halinde söz konusu olduğunu, dava konusu olayda böyle bir meslek icrasının bulunmadığını, mesleki bir faaliyet esnasında 3.şahıslara doğrudan doğruya verilen bir zarar olmadığını, davacının vefatlar nedeniyle ödeme alıp almadığı ve başka dava açılıp açılmadığının tespiti gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece bilirkişi raporuna göre kazada konut sahibinin baca bakımında gerekli sorumluluğu yerine getirmemiş olması nedeniyle %40 oranında; ... A.Ş.'nin konutun bacasının, yanmış gazları düzgün tahliyesi için çekiminin uygunluğunu daha sonraki yıllarda kontrol sorumluluğunu yerine getirmemesi nedeniyle %60 oranında kusurlu olduğu; .. A.Ş.'nin yaptığı doğalgaz dağıtım işinin 11.03.2010 tarih ve 2010/190 sayılı Tehlikeli Maddeler kapsamında olan Mali sorumluluk sigortasına konu maddeler içinde olduğu ve bu nedenle ... A.Ş.'nin yapılması zorunlu olan Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesini yaptırmaması nedeniyle davalı ...nın zararı tazmin yükümlülüğünün olduğu, davacının eşinin desteğinden yoksun kalması nedeniyle 189.879,92-TL kızının desteğinden yoksun kalması nedeniyle 68.441,79-TL talep edebileceği, (189.879,92 TL+68.441,79 TL=258.321,71 TL) gözetilerek talep artırım dilekçesi uyarınca davanın kısmen kabulüne 258.321,71-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; olayın 05.01.2012 tarihinde olup Genel Şartları'nın C.8. Md gereği iki yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden zamanaşımı sebebiyle davanın reddi gerektiğini, davacının ...'na başvurmadığını, evin reisi sıfatıyla kombisinin bakımını yaptırmayan davacının sorumlu olduğunu, olayın genel şartlarda belirtilen sigorta kapsamına girebilmesi için mesleki faaliyetin icrası esnasında meydana gelen bir kaza olması gerektiğini ancak olayın doğalgazın dağıtımı ile ilgili olmayıp, gazın kombi tarafından yakılması sonucu ortaya çıkan yanmış gazın zehirlemesi şeklinde meydana geldiğini,kazanın teminat kapsamında olmayıp müvekkil kurumun da sorumluluğu bulunmadığını, 4646 sayılı kanunun 4.maddesinde Dağıtım şirketlerinin yükümlülüklerinin düzenlendiğini, denetimin talep halinde söz konusu olduğunu, kullanıcıların süresinde kombinin bakımını yaptırması gerektiğini, kazanın doğalgaz kaçağı sebebi ile değil kombi tarafından yakılan gaz sonucu ortaya çıkan atık gazların içinde bulunan CO (karbonmonoksit) gazının baca tarafından içeriye verilmesi sebebi ile olduğunu, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, kusur raporunun hatalı olup tüm kusurun davacıya ait olduğunu, AYM'nin 9.10.2020 tarihli RG'de yayınlanan 17.7.2020 tarih, 2019/40 sayılı iptal kararı sonrasında TRH 2010 tablosuna göre hesaplama yapılamayacağı olay tarihi itibarı ile PMF Yaşam Tablosu'na göre hesaplama yapılması gerektiğini , hatalı yaşam tablosu ve yöntemle hesaplanan tazminat miktarının kabul edilemeyeceğini bildirerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Feri Müdahil vekili; davanın temeli haksız fiil olduğundan zaman aşımı süresinin 2 yıl olduğunu, raporlar arasında çelişkinin giderilmediğini, davalının sorumluluğunun; doğal gazın ilk bağlanması sırasında iç tesisat kontrolü işlemleri ile sınırlı olup mevzuatta ilk kurulum işlemleri sonrasında dağıtım şirketine, iç tesisatı kontrol zorunluluğu getiren herhangi bir düzenleme bulunmadığını, baca temizlik ve kontrollerinin yapılmaması ve kombinin atık gaza ilişkin baca sensörünün devreye girmemesinin davacının sorumluluğunda olduğunu, TRH-2010 tablosu esas alınarak yapılan hesaplamanın doğru olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, tehlikeli maddeler ve tehlikeli atıklar zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırılmadığından doğalgaz zehirlenmesi sonucu davacının desteklerinin vefatı nedeniyle ,destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline ilişkindir. 5684 sayılı kanununun 13 üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca alınan 21/1/2010 tarihli 2010/ sayılı karar ile ;madde 1- (1) Tabii veya sentetik, katı, sıvı veya gaz şeklinde bulunan her türlü yanıcı, parlayıcı, patlayıcı ve yakıcı maddelerin üretimi, depolanması, taşınması, satımı ve kullanımı faaliyetlerinde bulunan gerçek ve tüzel kişiler ile ... mesleki faaliyetlerinin icrasında meydana gelebilecek kazalar sonucu, kusurları olsun veya olmasın üçüncü kişilerin uğrayacakları maddi ve bedeni zararlara karşı, her faaliyeti için ilgisine göre tehlikeli maddeler ve tehlikeli atık mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır."şeklinde düzenlenmiştir.Bu kapsamda davalı şirketin zorunlu sigorta yapma şartının yerine getirilmediği , yaptırılan Kombine Sigorta Poliçesinin 2.2-3 md uyarınca da ...
A.Ş. personelinin denetim ve kontrol sorumluluğunu yerine getirmemesi durumunda 3. Şahıslara verilebilecek her türlü zararı poliçe limiti kadar karşılama yükümlülüğü bulunmaktadır.Davacıya ait konutta 05.01.2012 tarihinde kombi bacasının gazı geri vermesi nedeniyle davacı konutunda meydana gelen olayda davacının destekleri , eşi ve kızı karbonmonoksit zehirlenmesinden vefat etmiştir.TMTAZMMS Genel Şartların" A.2 maddesinde " Kararda belirtilen tehlikeli maddelerle ilgili mesleki faaliyette bulunan gerçek ve tüzel kişilerin sözkonusu mesleki faaliyetleri dolayısıyla meydana gelebilecek bir kaza sonucunda ,kusurları olsun olmasın üçüncü kişilerin doğrudan doğruya uğrayacakları bedeni ve maddi zararlara karşı sorumluluklarını ,poliçede yazılı tutarlara kadar aşağıdaki şartlara göre temin" edeceği düzenlenmiştir.
Buna göre ,zarara uğrayanların kusursuzluğu şart koşulmamıştır.Genel şartların A.4 maddesinde a)olaya kasten neden olan kişilerin zarar ve ziyan talepleri "teminat dışı bırakılmıştır..Somut olayda ,desteklerin doğalgazın yanmasından sonra bacadan geri tepme şeklinde karbonmonoksit zehirlenmesi nedeniyle ölümlerin meydana geldiği ,zararın teminat dışı haller nedeniyle meydana gelmediği , 4446 sayılı kanunla Ankara ilinde doğalgaz dağıtım ve iletim faaliyetleri işinin davalı şirkete tevdii edildiği ve bu işin yapılması sırasında desteklerin ölümü nedeniyle doğrudan zarar meydana geldiğinin kabulü ile desteklerin kusuru düşülerek kalan zarara hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamış,davalı ve davalı yanında feri müdahil vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır.
Tehlikeli maddeler ve tehlikeli atıklar zorunlu mali sorumluluk sigortasının zorunlu sigortalardan olduğundan ve sigorta yaptırılmadığından davalıya husumet yöneltilmesi doğrudur. Her ne kadar genel şartların C.8 maddesinde zamanaşımı süresi iki yıl olarak belirlenmiş ise de genel şartların yürürlüğü 11.5.2010 tarihi olup ,zehirlenme olayı 05.01.2012 tarihinde meydana gelmiştir. Genel şartlardaki iki yıl zamanaşımı süresi kazadan itibaren dolmadan 6102 sayılı TTK 1.7.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir.TTK nın 1482.maddesinde sorumluluk sigortalarında sigortacıya yöneltilecek tazminat istemlerinin , sigorta konusu olaydan itibaren 10 yılda zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Davanın açıldığı tarih itibariyle 10 yıllık süre dolmadığından davalı ve feri müdahil vekillerinin zamanaşımı süresinin geçtiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Davacı desteklerinin bakiye ömür hesabında TRH 2010 tablosu kullanılarak hesaplama yapılmıştır.Tazminat hesabında hak sahipleri ve desteğin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekir.Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu TRH 2010 adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerir nitelikte olduğu genel yargı uygulaması ile kabul edildiğinden, somut olayda tazminata esas bakiye ömür süresinin belirlenmesinde TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle ; davalı ve feri müdahil vekilinin davanın kısmen kabulüne ilişkin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ve feri müdahil vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 17.645,95-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 4.412-TL harcın mahsubu ile kalan 13.233,95-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Feri müdahilden alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcının peşin yatırılan 4.411,49-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 3.983,89-TL harcın feri müdahile iadesine, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafından yapılan 18,10-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
26/09/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/79130 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi