Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7283 E. 2022/3128 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yenileme↗ kâr kaybı↗ ayırt edicilik↗ dahili dava↗ iltibas↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalıya ait hükümsüzlüğe konu 2012/91513, 2012/94289, 2016/98115 sayılı ve "QURU", "QURU healthy snack+şekil", "QURU sağlıklı atıştırmalık+şekil" ibareli markalar ile davacıya ait 88/102720, 97/003544, 97/003545, 98/102720, 2002/21214, 2003/05576, 2003/06210, 2003/07446, 2005/11726, 2005/23019, 2010/61922, 2012/16933, 2012/54157, 2012/54162, 2012/54162, 2012/54168 sayılı "DURU" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu, hükümsüzlüğe konu davalı markaları ile davacıya ait “bulgur” ürünleri açısından sektörel tanınmışlığa sahip markası arasında, 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde aranan koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2012/91513 sayılı markanın 29 ve 31. sınıf malların tamamı ile 35. sınıfta yer alan "reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri dahil). müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünlerinin, kuru bakliyatların, hazır çorbalar, bulyonların, zeytin, zeytin ezmelerinin, süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil), yenilebilir bitkisel yağların, kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzelerin (gıda maddesi olarak hazırlanan polen dahil), kuruyemişlerin, fındık ve fıstık ezmeleri, tahinler, yumurtalar, yumurta tozları, patetes cipsleri, tarım ürünleri, bahçecilik ürünleri ve tohumları, ormancılık ürünleri, canlı hayvanların (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil), canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar, hayvan yemleri, maltlar (insan tüketimi için olmayan) bir araya getirilerek sunulması hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar vb diğer yöntemler ile sağlanabilir)" emtiası yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalı adına tescilli 2012/94289 sayılı markanın 29 ve 31. sınıf malların tamamı ile 35. sınıfta yer alan "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri, kuru bakliyat, hazır çorbalar, bulyonlar, zeytin, zeytin ezmeleri, süt ve süt ürünlerinin (tereyağı dahil), yenilebilir bitkisel yağların, kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzelerin (gıda maddesi olarak hazırlanan polen dahil), kuruyemişlerin, fındık ve fıstık ezmeleri, tahinler, yumurtalar, yumurta tozları, patetes cipsleri mallarının bir araya getirilerek sunulması hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar vb diğer yöntemler ile sağlanabilir)" emtiası yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalı adına tescilli 2016/98115 sayılı markanın 29 ve 31. sınıf malların tamamında hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "QURU" asıl unsurlu dava konusu markalarla davacıya ait "DURU" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira markaların asli unsurlarını oluşturan kelimelerin sadece ilk harflerinin farklı olduğu, "Q" harfi ile "D" harfi arasındaki görsel yakınlık da dikkate alındığında bu farklılığın başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen hizmetler dışında davacı markaları ile dava konusu markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunmadığı gibi bu hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6/5. maddesinde ön görülen hallerin de gerçekleşmediği, her ne kadar söz konusu davalı markalarının tescilli olduğu ve bu nedenle de korunmalarının gerektiği savunulmuş ise de bu savunmanın yasal bir dayanağının olmadığı, iltibas değerlendirmesinde markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin esas alınacağı, dolayısıyla tarafların fiilen aynı ürünü üretmemelerinin ya da farklı sektörlerde faaliyet göstermelerinin işbu dava yönünden bir öneminin bulunmadığı, davalının, dava konusu markalar yönünden müktesep hakka sahip olmadığı, dava konusu markaların tescil tarihi ile dava tarihi arasında 6769 sayılı SMK'nın 25/6. maddesinde ön görülen beş yıllık süre geçmediğinden davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığının söylenemeyeceği, eldeki marka hükümsüzlüğüne ilişkin davanın Türk Patent Kurumu ile ilgisi bulunmadığından anılan Kurum çalışanının bilirkişi olarak görevlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava marka hükümsüzlüğüne ilişkindir.
Davacının hükümsüzlüğe isnat markaları "DURU + şekil", davalının hükümsüzlüğü istenen markaları ise "QURU", "QURU SAĞLIKLI ATIŞTIRMALIK + şekil", "QURU HEALTHY SNACK + şekil" unsurundan oluşmakta olup, "QURU" ibaresinin Türkçe'de bir anlamı olmadığı, "kuru" ibaresini akla getirdiği, İngilizce "HEALTY SNACK" ibaresinin "sağlıklı atıştırmalık" anlamına geldiği, markalar arasında görsel, sesçil ve anlamsal yönden önemli farklılıklar olduğu, olaya uygulanacak 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca karıştırma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1033 E. 2023/7718 K.
Ortak:yenileme · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… 1922, 2012/16933, 2012/54157, 2012/54162, 2012/54162, 2012/54168 sayılı "DURU" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunduğu, hükümsüzlüğe konu davalı markaları ile davacıya ait “bulgur” ürünleri açısından sektörel tanınmışlığa sahip markası arasında, 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde aranan koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2012/91513 sayılı markanın 29 ve 31. sınıf malların tamamı ile 35. sınıfta yer alan "reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri «dahil»). müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünlerinin, kuru bakliyatların, hazır çorbalar, bulyonların, zeytin, zeytin ezmelerinin, süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil), «yenilebilir» bitkisel yağların, kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzelerin (gıda maddesi olarak hazırlanan …
… addesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira markaların asli unsurlarını oluşturan kelimelerin sadece ilk harflerinin farklı olduğu, "Q" harfi ile "D" harfi arasındaki görsel yakınlık da dikkate alındığında bu farklılığın başvuruya yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen hizmetler dışında davacı markaları ile dava konusu markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunmadığı gibi bu hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6/5. maddesinde ön görülen hallerin de gerçekleşmediği, her ne kadar söz konusu davalı markalarının tescilli olduğu ve bu nedenle de korunmalarının gerektiği savunulmuş ise de bu savunmanın yasal bir dayanağının olmadığı, iltibas değerlendirmesinde markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin esas alınacağı, dolayısıyla tarafların fiilen aynı ürünü üretmemelerinin ya da farklı sektörlerde faaliyet göstermelerinin işbu dava yönünden bir öneminin bulunmadığı, davalının, dava konusu markalar yönünden müktesep hakka sahip olmadığı, dava konusu markaların tescil tarihi ile dava tarihi arasında 6769 sayılı SMK'nın 25/6. maddesinde ön görülen beş yıllık süre geçmediğinden davacının sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığının söylenemeyeceği, eldeki marka hükümsüzlüğüne ilişkin davanın Türk Patent Kurumu ile ilgisi bulunmadığından anılan Kurum çalışanının bilirkişi olarak «görevlendirilmesinde» bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda"reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri «dahil»). müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünlerinin, ... bakliyatların, hazır çorbalar, bulyonların, zeytin, zeytin ezmelerinin, süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil), «yenilebilir» bitkisel yağların, kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzelerin (gıda maddesi olarak hazırlanan …
… mes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri, ... bakliyat, hazır çorbalar, bulyonlar, zeytin, zeytin ezmeleri, süt ve süt ürünlerinin (tereyağı «dahil»), «yenilebilir» bitkisel yağların, kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzelerin (gıda maddesi olarak hazırlanan …
… , dava konusu davalı markalarının da 29, 31 ve 35 ... sınıfa ilişkin bulunduğunu, iptal davasının hükümsüzlük davasının ön ... olmadığını, marka işaretleri arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik olduğu gibi emtia benzerliğine ilişkin koşulun da sağlandığını ileri sürerek 2012/91513 sayılı “QURU” ibareli ile 2012/94289 sayılı “Q …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak
Benzer bu karardaTemyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6014 E. 2023/1687 K.
Ortak:yenileme · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… 1922, 2012/16933, 2012/54157, 2012/54162, 2012/54162, 2012/54168 sayılı "DURU" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunduğu, hükümsüzlüğe konu davalı markaları ile davacıya ait “bulgur” ürünleri açısından sektörel tanınmışlığa sahip markası arasında, 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde aranan koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2012/91513 sayılı markanın 29 ve 31. sınıf malların tamamı ile 35. sınıfta yer alan "reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri «dahil»). müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünlerinin, kuru bakliyatların, hazır çorbalar, bulyonların, zeytin, zeytin ezmelerinin, süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil), «yenilebilir» bitkisel yağların, kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzelerin (gıda maddesi olarak hazırlanan …
… addesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira markaların asli unsurlarını oluşturan kelimelerin sadece ilk harflerinin farklı olduğu, "Q" harfi ile "D" harfi arasındaki görsel yakınlık da dikkate alındığında bu farklılığın başvuruya yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen hizmetler dışında davacı markaları ile dava konusu markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunmadığı gibi bu hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6/5. maddesinde ön görülen hallerin de gerçekleşmediği, her ne kadar söz konusu davalı markalarının tescilli olduğu ve bu nedenle de korunmalarının gerektiği savunulmuş ise de bu savunmanın yasal bir dayanağının olmadığı, iltibas değerlendirmesinde markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin esas alınacağı, dolayısıyla tarafların fiilen aynı ürünü üretmemelerinin ya da farklı sektörlerde faaliyet göstermelerinin işbu dava yönünden bir öneminin bulunmadığı, davalının, dava konusu markalar yönünden müktesep hakka sahip olmadığı, dava konusu markaların tescil tarihi ile dava tarihi arasında 6769 sayılı SMK'nın 25/6. maddesinde ön görülen beş yıllık süre geçmediğinden davacının sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığının söylenemeyeceği, eldeki marka hükümsüzlüğüne ilişkin davanın Türk Patent Kurumu ile ilgisi bulunmadığından anılan Kurum çalışanının bilirkişi olarak «görevlendirilmesinde» bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… irtilen kararı ile davacının 1997/009259, 2001/08797, 2001/09188 sayılı Kerem ibareli markaları ile davalının 2013/106596 numaralı Keremköy ibareli markası arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, 29 uncu sınıftaki malların benzer olduğu, 35 inci sınıftaki hizmetlerin ise 29 uncu sınıftaki mallar ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğu, ancak davacı tarafın dava dilekçesinde davalının markası yönünden sadece 29 uncu ve 35 inci sınıflar yönünden hükümsüzlük istediği, buna rağmen 30 uncu ve 36 ıncı sınıflar yönünden de hükümsüzlük kararı verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı 2013/106596 sayılı “keremköy” marka tescil belgesinin 29 uncu sınıf “Et, balık, kümes ve av …
Süt ve süt ürünleri (tereyağı «dahil»).
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebligat · ticari itibarın zedelenmesi · taleple bağlılık · ticari itibar · kaldırma ve yeniden hüküm · tebligat · haksız rekabet
Benzer bu kararda… imesinin her iki markada ön planda olduğu, görsel ve işitsel anlamda benzerlik taşıdığı, tüketiciler tarafından yanılmaya yol açabileceği, bunun da davacı açısından «haksız rekabet» sonuçlarını doğuracağı, «ticari itibarının zedelenebileceği» gerekçesiyle davanın kabulüne, 2013/106596 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «usulüne uygun tebligata» rağmen cevap dilekçesi sunmamış, beyanlarında davanın reddini istemiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Sebepler Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin «taleple bağlılık» ilkesine aykırı şekilde karar verdiğini, davacının yalnızca 29 ve 35 inci sınıflar yönünden markanın hükümsüzlüğünü talep ettiğini, ancak Mahkemece markanın tümden hükümsüzlüğüne karar verildiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markanın mutlak ret nedenlerinin de gerçekleşmediğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/761 E. 2018/6101 K.
Ortak:yenileme · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… 1922, 2012/16933, 2012/54157, 2012/54162, 2012/54162, 2012/54168 sayılı "DURU" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunduğu, hükümsüzlüğe konu davalı markaları ile davacıya ait “bulgur” ürünleri açısından sektörel tanınmışlığa sahip markası arasında, 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde aranan koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2012/91513 sayılı markanın 29 ve 31. sınıf malların tamamı ile 35. sınıfta yer alan "reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri «dahil»). müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünlerinin, kuru bakliyatların, hazır çorbalar, bulyonların, zeytin, zeytin ezmelerinin, süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil), «yenilebilir» bitkisel yağların, kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzelerin (gıda maddesi olarak hazırlanan …
… addesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira markaların asli unsurlarını oluşturan kelimelerin sadece ilk harflerinin farklı olduğu, "Q" harfi ile "D" harfi arasındaki görsel yakınlık da dikkate alındığında bu farklılığın başvuruya yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen hizmetler dışında davacı markaları ile dava konusu markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunmadığı gibi bu hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6/5. maddesinde ön görülen hallerin de gerçekleşmediği, her ne kadar söz konusu davalı markalarının tescilli olduğu ve bu nedenle de korunmalarının gerektiği savunulmuş ise de bu savunmanın yasal bir dayanağının olmadığı, iltibas değerlendirmesinde markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin esas alınacağı, dolayısıyla tarafların fiilen aynı ürünü üretmemelerinin ya da farklı sektörlerde faaliyet göstermelerinin işbu dava yönünden bir öneminin bulunmadığı, davalının, dava konusu markalar yönünden müktesep hakka sahip olmadığı, dava konusu markaların tescil tarihi ile dava tarihi arasında 6769 sayılı SMK'nın 25/6. maddesinde ön görülen beş yıllık süre geçmediğinden davacının sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığının söylenemeyeceği, eldeki marka hükümsüzlüğüne ilişkin davanın Türk Patent Kurumu ile ilgisi bulunmadığından anılan Kurum çalışanının bilirkişi olarak «görevlendirilmesinde» bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ..." ibareli 29. sınıftaki tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle ve farklı sınıflarda olmaları gözetilerek görsel ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerliğin bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin aradaki farklılığı algılayabileceği, başvuru konusu işaret ile davacı markası arası …
Süt ve süt ürünleri (tereyağı «dahil»).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda… ..." ibareli 29. sınıftaki tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle ve farklı sınıflarda olmaları gözetilerek görsel ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerliğin bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin aradaki farklılığı algılayabileceği, başvuru konusu işaret ile davacı markası arası …
Karara karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur». ...
Mahkemece, dava konusu 29. sınıf “...” markalı malları “...” hizmet markası ile satışa sunulması halinde «ortalama tüketici» kitlesinin her iki marka arasında idari, ekonomik veya işletmesel bir bağlantı bulunduğunu düşünme ve markaları karıştırma ihtimali bulunduğu kabul edilerek 35.06 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7283 E. , 2022/3128 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13.11.2018 tarih ve 2018/59 E- 2018/400 K. sayılı kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 10.07.2020 tarih ve 2019/359 E- 2020/647 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, "DURU" esas ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı adına tecilli “QURU” esas unsurlu markaların bulunduğunu, davacının mesnet markalarının kapsamlarında 29, 30, 31, 32 ve 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin olduğunu, dava konusu davalı markalarının da 29, 31 ve 35. sınıfa ilişkin bulunduğunu, iptal davasının hükümsüzlük davasının ön koşulu olmadığını, marka işaretleri arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olduğu gibi emtia benzerliğine ilişkin koşulun da sağlandığını ileri sürerek, 2012/91513 sayılı “QURU” ibareli ile 2012/94289 sayılı “QURU SAĞLIKLI ATIŞTIRMALIK” ibareli markaların, tescil kapsamlarında yer alan 29 ve 31. sınıfların tamamı ile 35. sınıf hizmetlerden “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri dahil).
Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ‘Tıbbi amaçlı diyet maddeleri; zayıflatıcı ürünler; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içeceklerin; insan ve hayvanlar için diyetetik takviyelerin (tıbbi amaçlı olmayan diyet maddeleri, diyet takviyesi olarak polen, tıbbi amaçlı olmayan hayvan yemi katkıları dahil). Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünlerinin. Kuru bakliyatların. Hazır çorbalar, bulyonların. Zeytin, zeytin ezmelerinin. Süt ve süt ürünlerinin (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağların. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzelerin ( gıda maddesi olarak hazırlanan polen dahil).
Kuru yemişlerin. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahinlerin. Yumurtalar, yumurta tozlarının. Patates cipslerinin. Tarım ürünleri, bahçecilik ürünleri ve tohumların. Ormancılık ürünlerinin. Canlı hayvanların (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otların. Hayvan yemlerinin. Maltların (insan tüketimi için olmayan).’ bir araya getirilerek sunulması hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” yönünden kısmen, 2016/98115 sayılı “QURU HEALTHY SNACK” ibareli markanın, tescil kapsamında yer alan tüm mallar yönünden hükümsüzlükleri ile sicilden terkinlerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı adına tescilli markaların tanınmış markalar olduğunu, davalının 29, 31 ve 35. sınıflarda “QURU” markasının ve logosunun tescil hakkını önceden kazandığını, davalıya ait markalar usulüne uygun şekilde tescil edildiklerinden 556 sayılı KHK ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri kapsamında korunmalarının gerektiğini, davacı tarafın dava konusu markaları ile davalının tescilli markaları arasında herhangi bir benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığını, davacının bulgur ve kuru bakliyat üreticisi olduğunu, davalının ise kurutulmuş meyve ve sebze üreticisi olup tarafların hedefledikleri tüketici kitlesinin birbirinden oldukça farklı bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalıya ait hükümsüzlüğe konu 2012/91513, 2012/94289, 2016/98115 sayılı ve "QURU", "QURU healthy snack+şekil", "QURU sağlıklı atıştırmalık+şekil" ibareli markalar ile davacıya ait 88/102720, 97/003544, 97/003545, 98/102720, 2002/21214, 2003/05576, 2003/06210, 2003/07446, 2005/11726, 2005/23019, 2010/61922, 2012/16933, 2012/54157, 2012/54162, 2012/54162, 2012/54168 sayılı "DURU" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu, hükümsüzlüğe konu davalı markaları ile davacıya ait “bulgur” ürünleri açısından sektörel tanınmışlığa sahip markası arasında, 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde aranan koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2012/91513 sayılı markanın 29 ve 31.
sınıf malların tamamı ile 35. sınıfta yer alan "reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri dahil). müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünlerinin, kuru bakliyatların, hazır çorbalar, bulyonların, zeytin, zeytin ezmelerinin, süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil), yenilebilir bitkisel yağların, kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzelerin (gıda maddesi olarak hazırlanan polen dahil), kuruyemişlerin, fındık ve fıstık ezmeleri, tahinler, yumurtalar, yumurta tozları, patetes cipsleri, tarım ürünleri, bahçecilik ürünleri ve tohumları, ormancılık ürünleri, canlı hayvanların (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil), canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar, hayvan yemleri, maltlar (insan tüketimi için olmayan) bir araya getirilerek sunulması hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar vb diğer yöntemler ile sağlanabilir)" emtiası yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalı adına tescilli 2012/94289 sayılı markanın 29 ve 31.
sınıf malların tamamı ile 35. sınıfta yer alan "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri, kuru bakliyat, hazır çorbalar, bulyonlar, zeytin, zeytin ezmeleri, süt ve süt ürünlerinin (tereyağı dahil), yenilebilir bitkisel yağların, kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzelerin (gıda maddesi olarak hazırlanan polen dahil), kuruyemişlerin, fındık ve fıstık ezmeleri, tahinler, yumurtalar, yumurta tozları, patetes cipsleri mallarının bir araya getirilerek sunulması hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar vb diğer yöntemler ile sağlanabilir)" emtiası yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalı adına tescilli 2016/98115 sayılı markanın 29 ve 31.
sınıf malların tamamında hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "QURU" asıl unsurlu dava konusu markalarla davacıya ait "DURU" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira markaların asli unsurlarını oluşturan kelimelerin sadece ilk harflerinin farklı olduğu, "Q" harfi ile "D" harfi arasındaki görsel yakınlık da dikkate alındığında bu farklılığın başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen hizmetler dışında davacı markaları ile dava konusu markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunmadığı gibi bu hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6/5.
maddesinde ön görülen hallerin de gerçekleşmediği, her ne kadar söz konusu davalı markalarının tescilli olduğu ve bu nedenle de korunmalarının gerektiği savunulmuş ise de bu savunmanın yasal bir dayanağının olmadığı, iltibas değerlendirmesinde markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin esas alınacağı, dolayısıyla tarafların fiilen aynı ürünü üretmemelerinin ya da farklı sektörlerde faaliyet göstermelerinin işbu dava yönünden bir öneminin bulunmadığı, davalının, dava konusu markalar yönünden müktesep hakka sahip olmadığı, dava konusu markaların tescil tarihi ile dava tarihi arasında 6769 sayılı SMK'nın 25/6. maddesinde ön görülen beş yıllık süre geçmediğinden davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığının söylenemeyeceği, eldeki marka hükümsüzlüğüne ilişkin davanın Türk Patent Kurumu ile ilgisi bulunmadığından anılan Kurum çalışanının bilirkişi olarak görevlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava marka hükümsüzlüğüne ilişkindir.
Davacının hükümsüzlüğe isnat markaları "DURU + şekil", davalının hükümsüzlüğü istenen markaları ise "QURU", "QURU SAĞLIKLI ATIŞTIRMALIK + şekil", "QURU HEALTHY SNACK + şekil" unsurundan oluşmakta olup, "QURU" ibaresinin Türkçe'de bir anlamı olmadığı, "kuru" ibaresini akla getirdiği, İngilizce "HEALTY SNACK" ibaresinin "sağlıklı atıştırmalık" anlamına geldiği, markalar arasında görsel, sesçil ve anlamsal yönden önemli farklılıklar olduğu, olaya uygulanacak 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca karıştırma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
YukarIda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790974400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz