Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6342 E. 2022/4628 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürünün sorumluluğu↗ şirket müdürünün sorumluluğu↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ yönetici sorumluluğu↗ şirket müdürlüğü↗ ziya↗ aktif husumet↗ usulden reddi↗ limited şirket↗ havale↗ haksız rekabet↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; 03/12/2018 havale tarihli raporuna göre, davacı ...’nın açtığı 1.000.-TL’lik davanın aktif husumet nedeniyle usulden reddine, davacı şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 442.639,97 TL’nin davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, ziyade taleplerin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, limited şirket müdürünün sorumluluğu ve haksız rekabete dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı şirketin açtığı dava kısmen kabul edilmiş, Dairemizce de karar onanmışsa da davalı Dairemizin onama ilamından sonra, 09.06.2021 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun uyarınca davacı şirketin müdürlüğünü yaptığı dönem için yapılandırma müracaatında bulunduğunu ileri sürmüş, bilahare yapılandırma borcunu ödediğini, müdürlük görevini yaptığı süre içinde şirket defterlerini eksik ve hatalı tutulmasından dolayı şirketin vergi cezası ödeme yükünün tamamen sona erdiğini, mali sorumluluğunun kalmadığını belirtmiş, buna ilişkin ödeme tablosu, tahsil alındısı ve peşin ödeme tutarının vezneye ödendiğine dair vergi dairesinin yazısını sunmuştur. Davalının dilekçe eklerinde sunduğu evrakın borcu kısmen ya da tamamen söndürebilecek mahiyeti bulunduğundan mahkemece bu belgelerin değerlendirilip şirket yöneticisinin sorumluluğu talebi yönünden sonucuna göre bir karar verilmesini teminen davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 31.05.2021 tarih ve 2021/1881 Esas- 2021/4572 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat | Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5365 E. 2024/2642 K.
Ortak:şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · şirket müdürlüğü · ziya · aktif husumet · usulden reddi · haksız rekabet · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; 03/12/2018 «havale» tarihli raporuna göre, davacı ...’nın açtığı 1.000.-TL’lik davanın «aktif husumet» nedeniyle «usulden reddine», davacı şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 442.639,97 TL’nin davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, «ziyade» taleplerin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalının dilekçe eklerinde sunduğu evrakın borcu kısmen ya da tamamen söndürebilecek mahiyeti bulunduğundan mahkemece bu belgelerin değerlendirilip «şirket yöneticisinin sorumluluğu» talebi yönünden sonucuna göre bir karar verilmesini teminen davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 31.05.2021 tarih ve 2021/1881 Esas- …
Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğu» ve «haksız rekabete» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaCeza Dairesinin 15.12.2011 tarihli ve 2011/25989 K. sayılı ilamı ile kararın onandığı, yapılan hesaplamada «haksız rekabet» nedeniyle davalının eşi ve oğlunun sahibi olduğu... şirketinin 2009 yılında elde ettiği kâr olan 30.509,21 TL’nin yarısının davacı «şirkette müdürlük» görevini yaptığı 2009 yılının ilk aylık dönemine ait olduğu kabul edilerek yaklaşık 15.255,00 TL haksız rekabetten dolayı tazminat talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ...'in açtığı 1.000,00 TL’lik davanın «aktif husumet» nedeniyle «usulden reddine», davacı şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 1.000,00 TL’nin düşülmesinden sonra kalan 535.277,85 TL’nin davalından tahsiline karar verilmesinin gerektiği, 535.277,85 TL vergi borcu ve 15.255,00 TL haksız rekabetten dolayı toplamda 550.532,85 TL'nin 9.000,00 TL'nin dava tarihinden bakiye kısmı olan 541.532,85 TL’nin de «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… n 13.09.2019 tarihli ve 2018/59 E., 2019/298 K. sayılı kararı ile yapılandırmada davalının müdürlük yaptığı döneme ilişkin şirket lehine 240.192,60 TL tutarında bir «kamu alacağından» vazgeçildiğinin tespit edildiği, vergi inceleme raporlarına istinaden davalının müdürlük yaptığı döneme ilişkin 283.765,65 TL vergi «ziyaı» cezası, 383.811,92 TL «gecikme cezası» toplam 667.577,57 TL alacak ile «haksız rekabete» dayalı olarak tespit edilen 15.255,00 TL’nin toplamından yapılandırma ile vazgeçilen 240.192,60 TL’nin mahsubu ile 442.639,97 TL alacaktan davalının sorumlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davacı ...'in açtığı 1.000,00 TL’lik davanın «aktif husumet» nedeniyle «usulden reddine», davacı şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 442.639,97 TL’nin davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin taleplerin r …
Mahkemece 24.11.2015 tarihli ve 2011/94 E., 2015/192 K. sayılı kararı ile davanın, «yönetici sorumluluğu» ve «haksız rekabetinden» kaynaklanan alacak davasına ilişkin olduğu, Mahkemece alınan bilirkişi raporu ve dosyada mübrez vergi inceleme raporlarından anlaşılacağı üzere, şirket yetkilileri tarafından ilgili yıllarda gelir tablosu ile yevmiye «defterinde» farklı tutarların kullanılmış olduğu, hasılat faturalarının bir kısmının yevmiye defterine ve «beyannamelere» eksik aktarıldığı, beyannamelerde defter ve belgelerde ki tutardan fazla tutarlarda indirimler yapıldığı, ödemeler veresiye yapılmış gibi gösterilerek tamamının yıllık olarak tek seferde kasadan ödenmiş gibi gösterildiği, belgesi olmayan gider kayıtları ve «mükerrer» kayıtların yapıldığı, defter kayıtlarının, ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olduğu, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığı, tüm bu hususların şirket yetkililerin kanuna göre belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslara uymadığı, ayrıca «ticari defterlerin» yanlış tutulmasından dolayı davalı müdürün sorumlu olduğu, yapılan incelemede 2005 yılı için 259.«265»,65 TL vergi «ziyaı» cezası ve 154.723,08 TL «gecikme faizi», 2006 yılı için 12.000,00 TL vergi ziyaı cezası ile 109.802,10 TL faizi, 2007 yılı için 11.500,00 TL vergi ziyaı cezası, 119.286,74 TL faizi, 2008 yılı için 1.000,00 TL vergi ziyaı cezası olmak üzere toplam faiz ve vergi ziyaı cezası olarak 667.577,57 TL davacı şirketin cezaya çarptırılmasına neden olduğu, Mahkemece yazılan müzekkere üzerine vergi dairesinin 14.05.2015 tarihli cevabında en «son» olarak ... şirketinin 424.489,54 TL vergi aslı ve 111.788,31 TL faizi olmak üzere toplam 536.277,85 TL vergi borcunun olduğuna ilişkin cevap verildiği, her ne kadar davacı vekili 667.577,57 TL vergi alacağını talep etmiş ise de yapılandırma neticesinde şirketin toplam borcunun 536.277,85 TL olarak hesaplandığı, vergi borcundan dolayı davalının bu miktarla sorumlu tutulmasının uygun olacağı, davacı ... kendisi için 1.000,00 TL'nin verilmesini talep etmiş ise de verilen zararın ancak şirkete verilmesi istenebileceğinden davacı ...'in açtığı davanın reddine karar verilmesinin gerektiği, vergi borcu halen devam ettiğinden davalının «zamanaşımı» savunmasına itibar edilmediği, davalı şirket müdürünün şirketin «ticaret unvanına» çok benzer bir unvanla aynı sektörde bir şirketin eşi ve çocuğu tarafından 12.06.2008 tarihinde kurulmasına ve dava tarihine kadar faaliyet göstermesine göz yumduğu, dolayısıyla davalı bu davranışı ile «özen yükümlülüğüne» aykırı davranarak şirketin menfaatine zarar verdiğini, nitekim dosyada bulunan Sındırgı Sulh Ceza Mahkemesini 02.06.2009 tarihli ve 2008/173 E., 2009/98 K. sayılı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu alacağı · gecikme cezası · zıya · davanın konusuz kalması · gecikme faizi · aktif husumet yokluğu · ba beyannamesi · özen yükümlülüğü
Benzer bu karardaMahkemece 24.11.2015 tarihli ve 2011/94 E., 2015/192 K. sayılı kararı ile davanın, «yönetici sorumluluğu» ve «haksız rekabetinden» kaynaklanan alacak davasına ilişkin olduğu, Mahkemece alınan bilirkişi raporu ve dosyada mübrez vergi inceleme raporlarından anlaşılacağı üzere, şirket yetkilileri tarafından ilgili yıllarda gelir tablosu ile yevmiye «defterinde» farklı tutarların kullanılmış olduğu, hasılat faturalarının bir kısmının yevmiye defterine ve «beyannamelere» eksik aktarıldığı, beyannamelerde defter ve belgelerde ki tutardan fazla tutarlarda indirimler yapıldığı, ödemeler veresiye yapılmış gibi gösterilerek tamamının yıllık olarak tek seferde kasadan ödenmiş gibi gösterildiği, belgesi olmayan gider kayıtları ve «mükerrer» kayıtların yapıldığı, defter kayıtlarının, ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olduğu, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığı, tüm bu hususların şirket yetkililerin kanuna göre belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslara uymadığı, ayrıca «ticari defterlerin» yanlış tutulmasından dolayı davalı müdürün sorumlu olduğu, yapılan incelemede 2005 yılı için 259.«265»,65 TL vergi «ziyaı» cezası ve 154.723,08 TL «gecikme faizi», 2006 yılı için 12.000,00 TL vergi ziyaı cezası ile 109.802,10 TL faizi, 2007 yılı için 11.500,00 TL vergi ziyaı cezası, 119.286,74 TL faizi, 2008 yılı için 1.000,00 TL vergi ziyaı cezası olmak üzere toplam faiz ve vergi ziyaı cezası olarak 667.577,57 TL davacı şirketin cezaya çarptırılmasına neden olduğu, Mahkemece yazılan müzekkere üzerine vergi dairesinin 14.05.2015 tarihli cevabında en «son» olarak ... şirketinin 424.489,54 TL vergi aslı ve 111.788,31 TL faizi olmak üzere toplam 536.277,85 TL vergi borcunun olduğuna ilişkin cevap verildiği, her ne kadar davacı vekili 667.577,57 TL vergi alacağını talep etmiş ise de yapılandırma neticesinde şirketin toplam borcunun 536.277,85 TL olarak hesaplandığı, vergi borcundan dolayı davalının bu miktarla sorumlu tutulmasının uygun olacağı, davacı ... kendisi için 1.000,00 TL'nin verilmesini talep etmiş ise de verilen zararın ancak şirkete verilmesi istenebileceğinden davacı ...'in açtığı davanın reddine karar verilmesinin gerektiği, vergi borcu halen devam ettiğinden davalının «zamanaşımı» savunmasına itibar edilmediği, davalı şirket müdürünün şirketin «ticaret unvanına» çok benzer bir unvanla aynı sektörde bir şirketin eşi ve çocuğu tarafından 12.06.2008 tarihinde kurulmasına ve dava tarihine kadar faaliyet göstermesine göz yumduğu, dolayısıyla davalı bu davranışı ile «özen yükümlülüğüne» aykırı davranarak şirketin menfaatine zarar verdiğini, nitekim dosyada bulunan Sındırgı Sulh Ceza Mahkemesini 02.06.2009 tarihli ve 2008/173 E., 2009/98 K. sayılı …
… n 13.09.2019 tarihli ve 2018/59 E., 2019/298 K. sayılı kararı ile yapılandırmada davalının müdürlük yaptığı döneme ilişkin şirket lehine 240.192,60 TL tutarında bir «kamu alacağından» vazgeçildiğinin tespit edildiği, vergi inceleme raporlarına istinaden davalının müdürlük yaptığı döneme ilişkin 283.765,65 TL vergi «ziyaı» cezası, 383.811,92 TL «gecikme cezası» toplam 667.577,57 TL alacak ile «haksız rekabete» dayalı olarak tespit edilen 15.255,00 TL’nin toplamından yapılandırma ile vazgeçilen 240.192,60 TL’nin mahsubu ile 442.639,97 TL alacaktan davalının sorumlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davacı ...'in açtığı 1.000,00 TL’lik davanın «aktif husumet» nedeniyle «usulden reddine», davacı şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 442.639,97 TL’nin davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin taleplerin r …
… TL vekâlet ücreti verilmesi gerektiği dikkate alınmışsa da usuli kazanılmış hakkın gözetildiği gerekçeleriyle, davacı ... tarafından açılan 1.000,00 TL'lik davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davacı ...
Şti. tarafından açılan «davanın konusuz kalması» nedeniyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. HD 2015/6210/2015/13175
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6210 E. 2015/13175 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6342 E. , 2022/4628 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sındırgı Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.09.2019 gün ve 2018/59 - 2019/298 sayılı kararı onayan Daire'nin 31.05.2021 gün ve 2021/1881 - 2021/4572 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 02.08.2002 ile 22.06.2009 tarihleri arasında müvekkili şirketin müdürlüğünü yaptığını, bu sırada şirket aleyhine bir çok haksız eylemlerde bulunduğunu, şirketi zarara uğrattığını, davalının müdürlük yaptığı 7 yıllık süre içerisinde kasten şirket defterlerinin eksik ve hatalı tutulmasından dolayı şirketin vergi cezası ödemesine sebebiyet verdiğini, bunun dışında davalının ...isimli ve davacı şirkete rakip aynı işle iştigal eden bir başka şirketin ortağı ve müdürü eşi ...ile anlaşıp müvekkil şirketinin kullanımında bulunan maden ocağının giriş yolunu, otuz dönümlük tarlayı, eşi üzerine tapu ettiğini, bununla ilgili davanın devam ettiğini, aynı zamanda davalının şirket müdürlüğü devam ederken 12.06.2008 tarihinde eşi ...ve oğlu ...’in ...isimli bir şirket kurduğunu bilmesine rağmen, davacı şirketin nam ve şöhretinden faydalanmalarına müsaade ettiğini, müvekkil şirketin unvanını kullanmasına göz yumduğunu, şirketin müşteri bilgilerini onlara vererek kendi ortağı ve aynı zamanda müdürü olduğu şirketin adeta içini boşaltarak zarara uğramasına neden olduğunu ileri sürerek şirket zararının 10.000.-TL’sinin davalıdan alınarak davacı şirkete ve hissesi oranında şirket ortağı ve müdürü ...’e verilmesini talep etmiş, 19.02.2014 tarihinde 10.000.- TL’nin 1.000.- TL’sinin davacı ...'e verilmesini, bakiye 9.000.-TL’nin de ıslah edilen 673.832,57 TL ile birleştirilmesi sonucu toplam 682.832,57 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; 03/12/2018 havale tarihli raporuna göre, davacı ...’nın açtığı 1.000.-TL’lik davanın aktif husumet nedeniyle usulden reddine, davacı şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 442.639,97 TL’nin davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, ziyade taleplerin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, limited şirket müdürünün sorumluluğu ve haksız rekabete dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı şirketin açtığı dava kısmen kabul edilmiş, Dairemizce de karar onanmışsa da davalı Dairemizin onama ilamından sonra, 09.06.2021 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun uyarınca davacı şirketin müdürlüğünü yaptığı dönem için yapılandırma müracaatında bulunduğunu ileri sürmüş, bilahare yapılandırma borcunu ödediğini, müdürlük görevini yaptığı süre içinde şirket defterlerini eksik ve hatalı tutulmasından dolayı şirketin vergi cezası ödeme yükünün tamamen sona erdiğini, mali sorumluluğunun kalmadığını belirtmiş, buna ilişkin ödeme tablosu, tahsil alındısı ve peşin ödeme tutarının vezneye ödendiğine dair vergi dairesinin yazısını sunmuştur.
Davalının dilekçe eklerinde sunduğu evrakın borcu kısmen ya da tamamen söndürebilecek mahiyeti bulunduğundan mahkemece bu belgelerin değerlendirilip şirket yöneticisinin sorumluluğu talebi yönünden sonucuna göre bir karar verilmesini teminen davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 31.05.2021 tarih ve 2021/1881 Esas- 2021/4572 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 31.05.2021 tarihli, 2021/1881 Esas- 2021/4572 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 08/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790595700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz