6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Banka dekontundaki hak ancak yazılı alacağın temliki sözleşmesiyle devredilir; ciro yeterli değildir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/8222 E. 2022/3944 K. · · İlk derece: 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Banka dekontu kambiyo senedi vasfı taşımadığından dekonttaki alacak ciro yoluyla devredilemez; alacağın devri TBK 184 uyarınca yazılı şekle bağlı olup, ancak yazılı bir alacağın temliki sözleşmesiyle geçerli olarak devredilebilir. Dekont üzerindeki ciro imzası alacağın temliki sayılmaz.

Ele alınan sorunlar

Banka dekontundaki alacağın ciro yoluyla mı yazılı temlik sözleşmesiyle mi devredileceği → ret

İddia: Davacı, dava dışı kişiden devraldığı alacağın tahsili için başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini istemiş; alacağın banka dekontları üzerindeki imzalarla kendisine devredildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Alacağın temliki TBK 183 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, TBK 184 uyarınca alacağın devrinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Banka dekontu kambiyo senedi vasfı taşımadığından dekonttaki hakkın ciro yoluyla temliki mümkün değildir; bu hak ancak alacağın temliki yoluyla ve yazılı bir sözleşmeyle devredilebilir. Somut olayda dekontlar üzerinde ciro imzaları bulunsa da, davacı ile alacaklı arasında düzenlenmiş yazılı bir alacağın temliki sözleşmesi bulunmadığından ve dekonttaki ciro imzası alacağın temliki olarak kabul edilemeyeceğinden davanın reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Kambiyo senedi vasfı taşımayan banka dekontundaki alacağın ciroyla değil ancak yazılı alacağın temliki sözleşmesiyle devredilebileceği yönünden emsal değer taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alacağın temliki yazılı şekil şartı (TBK 184) banka dekontu ciro kambiyo senedi vasfı

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 183TBK 184

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/8222 E.  ,  2022/3944 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.06.2018 tarih ve 2017/1070 E- 2018/691 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 23.10.2020 tarih ve 2018/2091 E- 2020/1039 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; davacının dava dışı ...'dan devir aldığı alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü'nün 2016/24572 sayılı dosyası ile başlattıkları takibe davalının yaptığı itirazın iptaline ve %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; müvekkili şirket ile takip alacaklısı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, takipte alacaklı görünen tarafın alacaklı sıfatının bulunmadığını, kambiyo niteliğine haiz olmayan senetteki hakların devrinin ancak geçerli olarak yapılmış alacağın temliki işlemiyle mümkün olduğunu, davacının alacak iddiasını ispata dair geçerli bir temlik sözleşmesinin olmadığını belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacının takip talebinde alacağını 31.05.2016 tarihli Garanti Bankası dekontu ile 25.05.2016 tarihli İng Bank'a ait üç adet banka dekontuna dayandırdığı, bu banka dekontları ile davalıya dava dışı Otm Otomasyon Telekomünikasyon Müh. Hizm. San ve Tic. Ltd. Şti. tarafından fazla ödeme yapıldığını bu ödemelerin dava dışı ...'dan olan alacağına karşılık kendisine devir edildiğini belirttiği, yani davacının alacağın temliki hükümlerine dayandığı, alacağın temlikinin 6098 sayılı TBK m.183 vd. maddelerinde düzenlendiği rızai temliki düzenleyen 183. maddenin "Kanun, sözleşme ve işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını almaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir" hükmünü içerdiği, alacağın temliki ile asıl haktan ayrı yalnız başına başkasına devredilemeyen dava hakkının da devredilmiş olduğu, bu anlamda davada taraf sıfatının temlik alanda olduğu, somut olayda davacının takip dayanağı yaptığı Garanti Bankası Ümraniye Şubesine ait dava dışı Otm Otomasyon Telekomünikasyon Müh.

Hizm. San ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan ödemelere ilişkin banka dekontları üzerinde bu alacağın davacıya temlikine ilişkin açık bir irade beyanı olmadığı, sadece Otm Otomasyon Telekomünikasyon Müh. Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti.- ... ve Sabit Hanedan'a ait imzaların yer aldığı, davacının dava dışı ...'dan olan alacağına karşılık takip dayanağı banka dekontları ile davalıya yapılan 350.000.-TL ödemenin ...'ya ... tarafından da kendisine devir edildiğini, tarafların açıkça devir beyanının bulunduğu bir yazılı belge sunamadığı gerekçesiyle davanın; şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, davacının takip dayanağı olan, dava dışı OTM Otomasyon tarafından davalı şirkete verilen çek bedellerinin ödenmesine ilişkin banka dekontlarına dayandığı, söz konusu banka dekontlarında sırasıyla OTM Otomasyon, ... ve davacının ciro imzalarının bulunduğu, davacı ile alacaklı dava dışı ... veya OTM Otomasyon arasında düzenlenmiş yazılı bir alacağın temliki sözleşmesi bulunmadığı, alacağın temlikinin TBK'nın 183. vd. maddelerinde düzenlendiği, TBK'nın 184. maddesine göre, alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmasına bağlı olup alacağın temlikinin, alacaklı ile onu devralan üçüncü şahıs arasında borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliğini taşıyan şekle bağlı bir sözleşme olduğu, banka dekontu kambiyo senedi vasfı taşımadığından, dekonttaki hakların ciro yoluyla temlikinin mümkün olmadığı, dekonttaki hakkın devrinin, ancak alacağın temliki yoluyla devredilebileceği, ancak dekontlardaki ciro imzasının alacağın temliki olarak kabul edilemeyeceği gibi, alacağın temlikine yönelik şekil şartı niteliğinde bulunan yazılı bir sözleşme de bulunmadığı, davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790468600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2091 E. 2020/1039 K.

Banka dekontundaki ciro alacağın temliki sayılmaz

Gerekçe özeti

Kambiyo senedi vasfı taşımayan banka dekontlarındaki ciro imzaları, alacağın temliki niteliğinde kabul edilemez; alacağın geçerli şekilde devri için TBK 183 ve 184 uyarınca yazılı bir temlik sözleşmesi gereklidir. Bu şekil şartına uyulmadan yapılan ciro işlemine dayanılarak açılan itirazın iptali davası reddedilir.

Emsal değeri

Kambiyo vasfı taşımayan banka dekontlarındaki ciro imzalarının alacağın temliki sayılamayacağı ve TBK 183-184 uyarınca yazılı temlik sözleşmesi bulunmadan alacağın geçerli şekilde devredilemeyeceği hususunda bölgesel ikna edici bir örnek oluşturur.

Kavramlar: alacağın temliki ciro banka dekontu kambiyo senedi vasfı itirazın iptali yazılı şekil şartı

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/2091

KARAR NO 2020/1039

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/06/2018

NUMARASI 2017/1070 Esas-2018/691 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/10/2020

İlk derece mahkemesince verilen davanın reddine yönelik hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı taraftan alacakları nedeniyle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, ancak davalının kötü niyetli olarak takibe, borca ve bütün ferilerine itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu belirterek, davalının itirazın iptaline, %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; takip alacaklısının alacak talebini müvekkiline yöneltmesinin dayanağının olmadığını, müvekkili şirket ile takip alacaklısı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, takipte alacaklı görünen tarafın alacaklı sıfatının bulunmadığını, kambiyo niteliğine haiz olmayan senetteki hakların devrinin ancak geçerli olarak yapılmış alacağın temliki işlemiyle mümkün olduğunu, davacının alacak iddiasını ispata dair geçerli bir temlik sözleşmesinin mevcut olmadığını belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; dayanak banka dekontlarının alacağın temliki niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişitr.

İSTİNAF NEDENLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; müvekkilinin alacağı ...'dan devraldığını, dekontlarda bulunan ciroların alacağın devri niteliğinde olduğunu, davalı şirketin takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, çek ödeme dekontlarına dayalı alacağa dair icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, takip dayanağı olan, dava dışı ... tarafından davalı şirkete verilen çek bedellerinin ödenmesine ilişkin banka dekontlarına dayanmaktadır. Söz konusu banka dekontlarında sırasıyla ..., ... ve davacının ciro imzaları bulunmakta olup, davacı ile alacaklı dava dışı ... veya ... arasında düzenlenmiş yazılı bir alacağın temliki sözleşmesi bulunmamaktadır. Alacağın temliki, TBK'nın 183. vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TBK'nın 183. maddesine göre, kanun, sözleşme ve işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını almaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. 184. maddesine göre ise, alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.

Bu haliyle alacağın temliki, alacaklı ile onu devralan üçüncü şahıs arasında borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliğini taşıyan şekle bağlı bir sözleşmedir. Banka dekontu kambiyo senedi vasfı taşımadığından, dekonttaki hakların ciro yoluyla temliki mümkün değildir. Dekonttaki hakkın devri, ancak alacağın temliki yoluyla devredilebilir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere, dekontlardaki ciro imzası alacağın temliki olarak kabul edilemeyeceği gibi, alacağın temlikine yönelik şekil şartı niteliğinde bulunan yazılı bir sözleşme de bulunmamaktadır. Bu itibarla davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi usul ve esas yönünden hukuka uygun olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 25.144,53 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 25.108,63-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Hükümden sonra davalı yan tarafından yatırılan 14,-TL gider avansının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

23/10/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.