6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliği %75 nisapla alınmalıdır

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/8501 E. 2022/3939 K. · · İlk derece: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliği kararı, TTK 421(3)-c uyarınca sermayenin en az %75'ini oluşturan payların olumlu oyuyla alınmak zorundadır; bu ağırlaştırılmış nisaba ulaşılmadan alınan genel kurul kararı TTK 445 uyarınca iptal edilir.

Ele alınan sorunlar

Nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliği kararının nisabı → kabul

İddia: Davalı şirket, esas sözleşmenin 6102 sayılı TTK'ya uyum amacıyla değiştirildiğini, genel kurulda alınan kararların usulüne uygun olduğunu savunmuştur.

Gerekçe: TTK 445 uyarınca kanuna, esas sözleşmeye ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı genel kurul kararları aleyhine iptal davası açılabilir. TTK 421(3)-c uyarınca nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliği kararlarının, sermayenin en az %75'ini oluşturan payların sahiplerinin/temsilcilerinin olumlu oylarıyla alınması zorunludur. Somut olayda payların devrine sınırlama getiren 4 no'lu karar 512.426 olumsuz oya karşılık 687.574 olumlu oyla alınmış olup %75 çoğunluğa ulaşılamadığından kararın iptali gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliğinin TTK 421(3)-c uyarınca %75 nisapla alınması gerektiği, aksi halde kararın iptal edileceği yönünden emsal değer taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali nama yazılı payların devrinin sınırlandırılması ağırlaştırılmış toplantı ve karar nisabı (%75) esas sözleşme değişikliği

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 445TTK 421(3)-c

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/8501 E.  ,  2022/3939 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.05.2018 tarih ve 2018/268 E. - 2018/456 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 27.10.2020 tarih ve 2018/2130 E. - 2020/1091 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili; davalı şirketin 29.12.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 4 no'lu gündem maddesinde, şirket ana sözleşmesinin "payların devri" başlıklı 7. maddesinin tadiline ilişkin yeni halinin müvekkillerinin 512.426 adet olumsuz oyuna karşılık, diğer ortakların 687.574 adet olumlu oyu ile oy çokluğuyla kabul edildiğini, TTK'nın esas sözleşme değişikliklerinde toplantı ve karar nisaplarını düzenleyen 421/3. maddesinde, bu kararların, sermayenin en az %75'ini oluşturan payların olumlu oyu ile alınacağının, maddenin c/bendinde nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasının da bu madde kapsamında olduğunun belirtildiğini, esas sözleşme değişikliğinde öngörülen %75 nisabın sağlanmadığını, esas sözleşmede payların devrine onay vermeme için önemli sayılan durumların açık ve somut bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, ayrıca şirket ortağı müteveffa Hüseyin ...'ın 16.07.2015 tarihinde vefat etmesine karşın mirasının paylaşılmadığını, müteveffanın sahip olduğu payların, terekenin taksimine kadar iştirak halinde mülkiyet konusu olduğunu, toplantıya ait hazirun cetvelinin gerçeği yansıtmadığını, davalı şirket yönetim kurulunun, merhum şirket ortağının henüz mahkemece açılıp okunmamış vasiyetnamesine dayanarak, şirket pay defteri düzenlediğini belirterek, davalı şirketin genel kurul toplantısında alınan 4 numaralı nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; davalı şirket esas sözleşmesinin 6102 sayılı yeni TTK'ya uyumlu hale getirilmesi için nama yazılı payların devrinin de yeni TTK'ya uyumlu olarak düzenlendiğini, genel kurulda alınan kararların usulüne uygun olduğunu, vasiyetnamenin geçerli olduğunu, pay devrinin şirketin rakiplerine yapılmasının şirketin ekonomik bağımsızlığını etkileyecek nitelikte olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, davanın nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına yönelik ana sözleşme değişikliğine dair genel kurul kararının iptaline ilişkin olduğu, yapılan değişiklikle devrin yönetim kurulunun yazılı muvafakatına bağlı kılındığı, 6102 sayılı TTK'nın 421(3)-c maddesine göre, nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına dair ana sözleşme değişikliği kararlarının sermayenin %75'ini oluşturan payların sahiplerinin olumlu oyu ile alınabileceğinin düzenlendiği, dava konusu edilen karar 512.426 adet olumsuz oya karşılık 687.574 adet olumlu oy ile yani %75 nisap sağlanmadan alınmış olduğundan batıl olmakla davanın kabulü ile 29.12.2017 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4 no'lu kararın iptaline karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, 6102 sayılı TTK'nın 445. maddesi hükmüne göre; kanun ve esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açılabileceği, uyuşmazlıkta uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 421(3)-c maddesi uyarınca, nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliği kararlarının, sermayenin en az %75'ini oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oylarıyla alınması zorunlu olduğu, somut olayda, olağanüstü genel kurulda alınan 4 no.lu kararın, şirketin esas sözleşmesinin payların devrine ilişkin 7. maddesinde değişiklik yaparak, nama yazılı payların devrine sınırlamalar getirdiği, kararın mezkur yasal düzenleme doğrultusunda %75 oy çokluğuyla alınması gerekmekte iken, 512.426 olumsuz oya karşılık 687.574 olumlu oy ile karar alındığı, dolayısıyla %75 oy çokluğuna ulaşılamadığı, bu itibarla davanın kabulüne yönelik İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik olmadığı gerekçsiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 23/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790467200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2130 E. 2020/1091 K.

Nama yazılı pay devri sınırlaması kararında %75 nisap sağlanmaması

Gerekçe özeti

Nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliği kararları, TTK 421(3)-c uyarınca sermayenin en az %75'ini oluşturan payların sahiplerinin olumlu oyu ile alınmak zorundadır; bu nisap sağlanmadan alınan karar, iptal davasına konu edildiğinde iptal edilir.

Emsal değeri

Nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliği kararlarının TTK 421(3)-c'de öngörülen %75 nisap koşuluna tabi olduğu ve bu nisap sağlanmadan alınan kararların iptal edileceği hususunda emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: genel kurul kararının iptali esas sözleşme değişikliği nama yazılı payların devrinin sınırlandırılması toplantı ve karar nisabı %75 nisap

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/2130

KARAR NO 2020/1091

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/05/2018

NUMARASI 2018/268 Esas - 2018/456 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/10/2020

Davanın kabulüne ilişkin davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili; davalı şirketin 29.12.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 4 no.lu gündem maddesinde, şirket ana sözleşmesinin "payların devri" başlıklı 7. maddesinin tadiline ilişkin YKnca teklif edilen yeni şeklinin, müvekkillerinin 512.426 adet olumsuz oyuna karşılık, diğer ortakların 687.574 adet olumlu oyu ile oy çokluğuyla kabul edildiğini, TTK'nın esas sözleşme değişikliklerinde toplantı ve karar nisaplarını düzenleyen 421/3. maddesinde,sözü geçen kararların, sermayenin en az %75'ini oluşturan payların olumlu oyu ile alınacağının, maddenin c/bendinde nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasının da bu madde kapsamında olduğunun belirtildiğini,esas sözleşme değişikliğinde öngörülen %75 nisabın sağlanmadığını,alınan kararın yasanın açık hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, esas sözleşmede payların devrine onay vermeme için önemli sayılan durumların açık ve somut bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, ayrıca şirket ortağı müteveffa ...'ın 16.07.2015 tarihinde vefat etmesine karşın mirasının paylaşılmadığını, müteveffanın sahip olduğu payların, terekenin taksimine kadar iştirak halinde mülkiyet konusu olduğunu,toplantıya ait hazirun cetvelinin gerçeği yansıtmadığını, davalı şirket yönetim kurulunun, merhum şirket ortağının henüz mahkemece açılıp okunmamış vasiyetnamesine dayanarak, şirket pay defteri düzenlediğini belirterek, davalı şirketin genel kurul toplantısında alınan 4 no.lu, nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; yapılan genel kurulda davalı şirket esas sözleşmesinin 6102 sayılı yeni TTK'ya uyumlu hale getirilmesi için çalışılarak nama yazılı payların devrinin de yeni TTK'ya uyumlu olarak düzenlendiğini, yapılan düzenleme ile pay devrinin haklı sebeplere bağlandığını, genel kurulda alınan kararların usulüne uygun olup, davacının sözünü ettiği vasiyetname geçerli olup iptali davasında davacılar lehine verilmiş bir karar bulunmadığını, pay devrinin şirketin rakiplerine yapılmasının şirketin ekonomik bağımsızlığını etkileyecek nitelikte olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davanın nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına yönelik ana sözleşme değişikliğine dair genel kurul kararının iptaline ilişkin olduğu, yapılan değişiklikle devrin yönetim kurulunun yazılı muvafakatına bağlı kılındığı, 6102 sayılı TTK'nın 421(3)-c maddesine göre, nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına dair ana sözleşme değişikliği kararların sermayenin %75'ini oluşturan payların sahiplerinin olumlu oyu ile alınabileceğinin düzenlendiği, dava konusu edilen karar 512.426 adet olumsuz oya karşılık 687.574 adet olumlu oy ile, yani %75 nisap sağlanmadan alınmış olduğundan batıl olmakla davanın kabulü ile 29.12.2017 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4 no.lu kararın iptaline karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

İstinaf yoluna başvuran davalı vekili; nama yazılı payların devrine ilişkin kararın yeni TTK'ya uyumlu olduğunu, yapılan düzenleme ile pay devrinin haklı sebeplere bağlandığını, ortada geçerli bir vasiyetname varken çoğunluğun vasiyetname hükümleri nazara alınarak hesaplanması gerektiğini, pay devrinin rakip şirkete yapılması halinde şirketin ekonomik bağımsızlığını zedeleyeceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı şirketin 29.12.2017 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin 4 no.lu genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK.nun 445. maddesi hükmüne göre; kanun ve esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açılabilir. Uyuşmazlıkta uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 421(3)-c maddesi uyarınca, nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliği kararlarının, sermayenin en az %75'ini oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oylarıyla alınması zorunludur. Somut olayda; olağanüstü genel kurulda alınan 4 no.lu karar, şirket esas sözleşmesinin payların devrine ilişkin 7.

maddesinde değişiklik yaparak, nama yazılı payların devrine sınırlamalar getirmekte olup, kararın yukarıda belirtilen yasal düzenleme doğrultusunda %75 oy çokluğuyla alınması gerekmekte iken, 512.426 olumsuz oya karşılık 687.574 olumlu oy ile karar alındığı, dolayısıyla %75 oy çokluğuna ulaşılamadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla davanın kabulüne yönelik ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik olmadığından istinaf sebebleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalıdan alınması gereken 54,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 35,90- TL'nin mahsubu ile bakiye 18,50- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalının istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,davacı gider avansından karşılanan 42-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 361/1 maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/10/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.