6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Teminat mektubunun tazmininde riskin gerçekleştiği yazılı talepte belirtilmezse bankanın ödeme yükümlülüğü doğmaz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/8514 E. 2022/3818 K. · · İlk derece: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

Teminat mektubunun tazminini isteyen lehtarın yazılı talebinde, lehtarın garanti edilen yükümlülüğünü yerine getirmediğinin (borcun vadesinde ödenmediğinin) belirtilmesi zorunludur; yalnızca teminat mektubunun nakde çevrilmesini isteyen, riskin gerçekleştiğini ortaya koymayan bir talep bankanın ödeme yükümlülüğünü doğurmaz.

Ele alınan sorunlar

Teminat mektubunun tazmini için yapılan yazılı talebin içermesi gereken unsurlar → ret

İddia: Davacı, lehtarın borcunu ödememesi üzerine teminat mektubunun tutarının ödenmesini talep ettiğini, bankanın haksız olarak ödemeden kaçındığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Teminat mektubunun tazminine ilişkin yazılı talepte, mutlaka lehtarın teminat mektubu ile garanti edilen yükümlülüğünü yerine getirmediğinin (borcun vadesinde ödenmediğinin) belirtilmesi gerekir. Davacının gönderdiği talep yazısı ve ihtarnamede yalnızca teminat mektubunun nakde dönüştürülerek ödenmesi istenmiş, borcun vadesinde ödenmediğine ilişkin bir beyan yer almamıştır; bu nedenle talep içeriğinden riskin doğup doğmadığı belli olmadığından bankanın ödeme yükümlülüğü doğmamıştır ve davanın reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Teminat mektubunun tazmin talebinde riskin gerçekleştiğinin (lehtarın yükümlülüğünü yerine getirmediğinin) belirtilmesi gerektiği, aksi halde bankanın ödeme yükümlülüğünün doğmayacağı yönünden emsal değer taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat mektubu tazmin talebi riskin gerçekleşmesi bankanın ödeme yükümlülüğü

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/8514 E.  ,  2022/3818 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 31.05.2018 tarih ve 2017/584 E. - 2018/526 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 10.11.2020 tarih ve 2018/2236 E. - 2020/1139 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı bankanın ... Şubesi tarafından mal alımı için 01/10/2012 tarihli ve 100.000.- TL bedelli teminat mektubu düzenlendiğini, bu mektubun muhatabının müvekkil şirket, lehdarının ise Muhcu Gıda olduğunu, bu mektubun süresi ise 27/09/2013 tarihi olup, 2 defalık uzatma ile sürenin 28/09/2016 tarihine kadar uzatıldığını, teminat mektubu lehtarının müvekkili şirketten satın aldığı malların bedelini zamanında ödemediğini ve müvekkiline borçlandığını, lehdarın zamanında borcunu ödememesi üzerine müvekkilinin davalı bankanın... Şubesinden 28/09/2016 tarihinde söz konusu teminat mektubunun tutarı olan 100.000.- TL'nin ödenmesini talep ettiğini, şube tarafından ödeme yapılmadığını ve bunun üzerine...

1. Noterliği tarafından düzenlenen 29/09/2016 tarihli ihtarname gönderildiğini, ancak davalı banka tarafından 06/10/2016 tarihli cevabi ihtarname ile "tazmin talebiniz gerekli unsurları taşımadığından yerine getirilmemiştir" şeklinde olumsuz cevap verildiğini belirterek, 100.000.- TL tazminatın 28.09.2016 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili bankanın borcunun muaccel olmadığını, davacı tarafından usulüne uygun ödeme talebinde bulunulmadığını, davaya konu teminat mektubunun tazmin talebinde riskin gerçekleştiğinin de belirtilmesi gerektiğini, ancak davacının tazmin talebinin belirtilen hususları taşımaması nedeniyle usulüne uygun olmayan bir tazmin talebi olduğunu ve bu nedenlerle davacının tazmin talebine olumsuz yanıt verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, yazılı tazmin talebinde mutlaka lehtarın teminat mektubu ile garanti edilen yükümlülüğünü yerine getirmediğinin belirtilmesini gerektiği, davacı tarafından gönderilen talep yazısı ve ihtarnamede ise sadece teminat mektubunun nakde dönüştürülerek ödenmesinin talep edildiği, teminat mektubunun içeriğinde "vadesinde ödemediği beyanını içeren" yazılı talepte bulunulması gerektiğinin belirtilmesine rağmen, davacı talebinde borcun vadesinde ödenmediğine ilişkin bir beyanın yer almadığı, talep içeriğinden riskin doğup doğmadığının belli olmadığı ve bankanın ödeme yükümlülüğünün de bu nedenle doğmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790464600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2236 E. 2020/1139 K.

Teminat mektubu tazmin talebinde riskin gerçekleştiği ibaresi zorunluluğu

Gerekçe özeti

İlk talepte ödeme kaydı içeren banka teminat mektuplarında bile, tazmin talebinin usulüne uygun sayılabilmesi için lehdarın garanti edilen yükümlülüğünü (borcunu vadesinde ödemediği) yerine getirmediğine dair ibarenin talep yazısında yer alması zorunludur; riskin gerçekleştiğine dair delil sunma zorunluluğu olmasa da bu beyanın bulunmaması halinde bankanın tazmin sorumluluğu doğmaz.

Emsal değeri

İlk talepte ödeme kaydı içeren teminat mektuplarında dahi, tazmin talebinin usulüne uygunluğu için lehdarın yükümlülüğünü yerine getirmediğine dair açık beyanın talep yazısında bulunması gerektiği yönündeki tespit, benzer teminat mektubu uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: banka teminat mektubu garanti sözleşmesi ilk talepte ödeme kaydı tazmin talebi likit delil muacceliyet

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA N 2018/2236

KARAR NO 2020/1139

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 31/05/2018

NUMARASI 2017/584 Esas - 2018/526 Karar

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/11/2020

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı bankanın Trabzon Şubesi tarafından mal alımı için 01/10/2012 tarihli ve 100.000-TL bedelli teminat mektubu düzenlendiğini, bu mektubun muhatabının müvekkil şirket, lehdarının ise ... olduğunu, bu mektubun süresi ise 27/09/2013 tarihi olup, 2 defalık uzatma ile sürenin 28/09/2016 tarihine kadar uzatıldığını, teminat mektubu lehtarının müvekkili şirketten satın aldığı malların bedelini zamanında ödemediğini ve müvekkiline borçlandığını, lehdarın zamanında borcunu ödememesi üzerine müvekkilinin davalı bankanın Burhaniye Şubesine 28/09/2016 tarihinde söz konusu teminat mektubunun tutarı olan 100.000-TL'nin ödenmesini talep ettiğini, şube tarafından ödeme yapılmadığını ve bunun üzerine Burhaniye ...

Noterliği tarafından düzenlenen 29/09/2016 tarihli ihtarname gönderildiğini, ancak davalı banka tarafından 06/10/2016 tarihli cevabi ihtarname ile "tazmin talebiniz gerekli unsurları taşımadığından yerine getirilmemiştir" şeklinde olumsuz cevap verildiğini belirterek, 100.000- TL tazminatın 28.09.2016 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkili bankanın borcunun muaccel olmadığını, davacı tarafından usulüne uygun ödeme talebinde bulunulmadığını, davaya konu teminat mektubunun tazmin talebinde riskin gerçekleştiğinin de belirtilmesi gerektiğini, ancak davacının tazmin talebinin belirtilen hususları taşımaması nedeniyle usulüne uygun olmayan bir tazmin talebi olduğunu ve bu nedenlerle davacının tazmin talebine olumsuz yanıt verildiğini, ödeme talebi için riskin gerçekleşmesi gerektiğini, bu nedenle tazmin talebinde riskin gerçekleştiğinin belirtilmesi gerektiğini,ancak bu husus belirtilmediği gibi borçlu firmanın ödeme yapmadığına dair beyanda bulunulmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; teminat mektubu vermekle bankaların mücerret bir borç altına girmeyip belirli bir yükümlülüğün yerine getirilmesini garanti etmeleri nedeniyle, yazılı tazmin talebinde mutlaka lehtarın teminat mektubu ile garanti edilen yükümlülüğünü yerine getirmediğinin belirtilmesini gerektiği, davacı tarafından gönderilen talep yazısı ve ihtarnamede ise sadece teminat mektubunun nakde dönüştürülerek ödenmesinin talep edildiği, teminat mektubunun içeriğinde "vadesinde ödemediği beyanını içeren" yazılı talepte bulunulması gerektiğinin belirtilmesine rağmen, davacı talebinde borcun vadesinde ödenmediğine ilişkin bir beyanın yer almadığı, talep içeriğinden riskin doğup doğmadığının belli olmadığı ve bankanın ödeme yükümlülüğünün de bu nedenle doğmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili;talebin "şirketimize olan borcun vadesinde ödenmediği" ibaresi bulunmadığından reddedildiğinin savunulduğunu, bankaca bu husus belirtilseydi yeniden talepte bulunabilecekleri karşısında bankanın kötü niyetli olduğunu, ayrıca bu gerekçenin yasal olmadığını, garanti sözleşmesinin en önemli unsurunun üstlenilen borcun bağımsız olarak üstlenilmesi olup, garanti verenin sorumluluğunun başka bir sözleşmenin geçerliliğine bağlı olmadığını, bu unsurun garanti sözleşmesi ile kefalet arasındaki farkı oluşturduğunu,tazmin talebinde riskin gerçekleştiği ibaresinin aranmasının gerekli görülmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Davacı, muhatabı olduğu süreli teminat mektubunun süresinin banka tarafından uzatıldığını, uzatılan süre içinde yapılan tazmin talebinin haksız olarak reddedildiğini ileri sürmüş, davalı banka ise davacının tazmin talebinde riskin gerçekleştiğine dair ibare bulunmadığı, talebin usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Teminat mektubunun süresinin uzatılmış olduğu, davacının tazmin talebinin süresi içerisinde iletildiği hususlarında taraflar arasında ihtilaf yoktur.Uyuşmazlık, davacının tazmin talebinde riskin gerçekleştiği, borcun vadesinde ödenmediği hususlarının belirtilmemesi nedeniyle, davalının tazmin sorumluluğu bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Hukukumuzda banka teminat mektupları konusunda açık bir düzenleme bulunmamakta, 6098 sayılı TBK’nun 128.

maddesinde düzenlenen üçüncü kişinin fiilini üstlenme kapsamında bir tür garanti sözleşmesi olarak değerlendirilmektedir. Garanti veren banka, muhatabın ödeme talebi halinde ancak zamanaşımı, sahtelik gibi kendisine ait olan def’ileri ileri sürebilir veya teminatın ödenmemesi hususunda mahkemece verilen bir tedbir kararının bulunması halinde ödemekten kaçınabilir. Bu durumların söz konusu olmaması halinde ise, banka ancak ödeme talebinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğuna dair elinde likit delil bulunması halinde ödeme talebini reddedebilir. Likit delil ile kastedilen ise, bankanın yorumunu eklemeden ödeme talebinin dürüstlük kuralına aykırılığını ortaya koyan delildir. Banka ödeme talebini aldığında durumu derhal lehdara bildirmelidir ki, lehdar talebin haksızlığına ilişkin kendi elindeki likit delilleri bankaya ibraz edebilsin.

İlk talepte ödeme kaydını içeren teminat mektuplarında ise risk banka üzerinde değil, lehdar üzerinde olduğundan ödeme talebi halinde esasa ilişkin inceleme yapılmaksızın ödeme yapılması gerekir. Doktrinde de kabul edildiği üzere, teminat mektubundan kaynaklanan borcun muaccel hale gelebilmesi için usulüne uygun bir tazmin talebinde bulunulması zorunludur. (Yargıtay 11.HD nin 2008/10422 esas,2010/5533 karar sayılı ,18.5.2010 tarihli ilamı )Somut olayda; dava konusu teminat mektubunda "dava dışı ... davacı şirketten yapacağı mal alımlarından dolayı doğacak borçlarının 100.000- TL'sine kadar olan kısmını, bankanın borçlu ile birlikte müteselsil kefil sıfatıyla garanti ettiğini, dava dışı ...

sözleşme koşullarını yerine getirmemesi, borcunu vadesinde kısmen veya tamamen ödememesi halinde, borçlu firma hakkında herhangi bir ihbara, itiraza, protesto keşidesine, borçlunun olurunu almaya, yargı kararı alınmasına gerek kalmaksızın, borçlu firma ile davacı şirket arasında ortaya çıkabilecek bir uyuşmazlığı dikkate almaksızın, belirtilen tutarı dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin davacı şirkete olan borcunu vadesinde ödemediği beyanını içeren ilk yazılı talep üzerine, derhal ve gecikmeksizin, nakden ve tamamen ödeneceği taahhüt edilmiştir.Teminat mektubunun tazmin talebinin kabulü için riskin gerçekleştiğinde dair delil sunulması zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak teminat mektubu "ilk talepte ödeme" kaydını içerse de, tazmin talebinde mutlaka lehdarın garanti edilen yükümlülüğünü yerine getirmediği hususunun belirtilmesi zorunludur.

Tazmin talebinde bu yönde bir ibarenin bulunmaması halinde, bankanın tazmin sorumluluğunun doğduğundan söz edilmesi olanaksızdır. Somut olayda da davacının tazmin talebine ilişkin yazı ve ihtarında lehdarın garanti edilen yükümlülüğünü yerine getirmediğine yönelik bir ibare, kayıt bulunmamaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.İstinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 54,40- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 18,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 10/11/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.