Rızai taksim sözleşmesiyle bir mirasçıya özgülenen paylar geçerli devredilmiştir; pay defterine kayıt açıklayıcıdır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7795 E. 2022/3789 K. · · İlk derece: 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Miras yoluyla intikal eden şirket paylarının, tüm mirasçıların katıldığı düzenleme şeklindeki rızai taksim sözleşmesiyle bir mirasçıya özgülenmesi, temlik için gerekli yazılı şekil şartını yerine getiren geçerli bir devirdir; pay defterine kayıt kurucu değil açıklayıcı niteliktedir. Taksim sözleşmesinin sahteliği/iptali dava edilmedikçe, temlik edilen payların diğer mirasçı adına tescili istenemez.
Ele alınan sorunlar
Rızai taksim sözleşmesiyle bir mirasçıya özgülenen şirket paylarının devrinin geçerliliği → ret
İddia: Davacı, mirasçısı olduğu şirket paylarının yarısının (900 pay) diğer mirasçı davalı adına pay defterine kaydedilmesinin hatalı olduğunu, kendisi adına tescil edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Tüm mirasçıların katılımıyla düzenleme şeklinde yapılan rızai taksim sözleşmesinin 2. maddesiyle murise ait 1800 payın tamamının davalıya ait olacağı kararlaştırılmıştır; bu sözleşmeyle temlik için aranan yazılı şekil şartı yerine gelmiştir. Sözleşmenin sahteliği veya iptali için dava açılmamıştır. Pay defterine kayıt kurucu değil açıklayıcı nitelikte olduğundan, paylar bu sözleşmeyle davalıya geçmiş sayılır ve taksim sözleşmesi iptal edilmedikçe, davalıya temlik edilen payların davacı adına tesciline ilişkin dava ispatlanamamış olmakla reddedilir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Rızai taksim sözleşmesiyle bir mirasçıya özgülenen payların geçerli devredildiği ve pay defterine kaydın kurucu değil açıklayıcı olduğu yönünden emsal değer taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rızai taksim sözleşmesi↗ pay devri / temlik↗ pay defterine kayıt (açıklayıcı nitelik)↗ yazılı şekil şartı↗ mirasçılık↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7795 E. , 2022/3789 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.03.2020 tarih ve 2019/627 E. - 2020/164 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.10.2020 tarih ve 2020/1157 E. - 2020/991 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanunun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ve davalı ...'ın babaları olan ...'ın 19.11.2003 tarihinde öldüğünü, annelerinin de 2013 yılında vefat ettiğini, vefat etmeden önce de mirası reddettiğini, bu nedenle geriye yalnızca davacı ve davalı şahsın mirasçı olarak kaldığını, ancak babalarının hissedar olduğu davalı şirketteki tüm hisselerin davalı şahıs adına pay defterine işlendiğini, davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin 08.04.2004 tarihinde toplanarak babalarının veraset ilamı gereği davalı gerçek kişiyi yönetim kurulu üyeliğine getirdiklerini, 18.10.2006 tarihli genel kurul toplantısında da 1800 hissenin tamamının davalı şahıs tarafından temsil edildiğini, halbuki yarı hisse olan 900 adet hissenin davacı adına kaydedilmesinin gerektiğini, bu nedenle davalı ...
adına kayıtlı pay defterinde kaydı görünen 900 payın pay defterindeki kaydının iptali ile davacı adına tescil ve kaydının yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, babalarının ölümüyle geriye mirasçı olarak davacı ve davalının kaldığını, ancak ...6. Noterliği'nin 29.04.2004 tarih ve 13981 yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki rızai taksim sözleşmesi ile murisleri ...'dan intikal eden mirasın paylaşımı konusunda anlaşıldığını, sözleşmenin 2. maddesine göre davalı şirketin 1800/4000 hissesinin tamamının davalıya ait olacağının kararlaştırıldığını, payların bu nedenle davalı adına kaydedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince, davalı ...'ın ve davacının babası ...'ın Profil Boru A.Ş.'deki senede bağlanmamış 1.800 adet payının ...6. Noterliği'nin 29.04.2004 tarihli 13981 yevmiye nolu düzenleme şeklinde rızai taksim sözleşmesinin 2. maddesi ile tamamının ...'a ait olduğunun kararlaştırıldığı, 2004 yılından sonra düzenleme şeklinde yapılan bu sözleşmenin sahteliği iddiası ile herhangi bir davanın açılmış olmadığı, bu durumda yasanın aradığı temlik için yazılı şekil şartının fazlası ile yerine getirildiği, davalı şirketteki ... hisseleri davalı ... adına bu sözleşme ile geçmiş bulunduğu, hisselerin pay defterine kaydının kurucu unsur olmayıp sadece açıklayıcı bir unsur olduğu, bu nedenle ispat olunamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm mirasçıların katılımı ile yapılan taksim sözleşmesinde dava konusu şirket hisselerinin davalıya verildiği, taksim sözleşmesinin iptaline karar verilmediği gözetildiğinde, rızai taksim sözleşmesi nedeniyle davalıya temlik edilen şirket hisselerinin davacı adına tesciline ilişkin davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790459000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz