Zararın tazmini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6963 E. 2022/3972 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihalenin feshi↗ akreditif↗ terditli dava↗ acentelik sözleşmesi↗ bozma sonrası karar↗ acente↗ teminat mektubu↗ acentelik↗ kâr dağıtımı↗ protokol↗ kusur↗ teminat↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının bakiye 2.500 tonluk malı süresinde teslim etmeyerek ihalenin iptaline sebebiyet verdiği, davacının ise ihalenin iptalinde kusurunun bulunmadığı ve sözleşmeyi fesheden tarafın kendisi olmadığı, bu sebeple ispat edilen bir kısım zararlarının tazmini talebinde haklı olduğu, ancak ihalenin feshine sebebiyet veren karşı davacının taleplerinin haklı olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
1-Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin Suriye Hükümeti nezdinde davalı lehine akreditif açtırdığı ancak; davalıya vermesi gereken teminat mektubunu eksik ve gecikerek teslim ettiği, davalının ise 4.000 ton malın belli bir bölümünü teslim edip, geri kalan bölümünü teslim etmediği, ihalenin bu sebeple Suriye Hükümeti tarafından iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında geçerliliği kabul edilen 01.10.2015 tarihli tek yetkili acente anlaşması ile davacı acente olarak davalının imal ettiği 9000 ton kağıdın tüm ülke nezdinde satışını, 21.12.2005 tarihli Suriye içi teklifler ve Pazar protokolü ile de ihalesi alınan Suriye Bakanlığı (GFTO) için 4000 ton kağıdın davacı aracılığıyla davalı tarafından üretilip teslimi üzerine anlaşma sağlanmıştır. Davacı yapılan bu iki anlaşmaya göre zararının tazminini talep etmiştir.Ancak davacının 01.10.2005 tarihli acentelik sözleşmesi gereği satış ve dağıtım yaptığına dair dosyada somut bir bilgi ve belge bulunmamaktadır.
Taraflar arasında, Suriye hükümeti tarafından yapılan kağıt alım ihalesi ile ilgili işbirliği sözleşmesi imzalandığı, ihalenin taraflarca kazanıldığı,davalının ihaleye konu malların bir kısmını gönderdiği, geriye kalan malların zamanında gönderilmemesi nedeniyle ihalenin feshedildiği hususlarında bir ihtilaf bulunmamaktadır.İhtilaf sonradan acentelik sözleşmesinden ayrı düzenlenen bu işbirliği protokolü çerçevesinde tarafların kusuru ve zarar miktarı noktasında toplanmış ve Dairemizin son bozma ilamı ile de bu konuya açıklık getirecek şekilde bozma nedenleri ayrı ayrı belirtilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra alınan bilirkişi raporu incelendiğinde raporu hazırlayan bilirkişi heyetinde, akreditif konusunda uzman bulunmamakta ve raporda terditli görüş bildirildiği görülmüştür.
Dosyada bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda, davalı-karşı davacının üstlendiği ihracaat bedeli, akreditif tutarının bunu karşılayıp karşılamadığı ve bunun sonucuna göre yapılan degerlendirmede, akreditifin içerdiği hükümlere ve akreditifin işleyişi hakkında yeterli açıklamaya haiz olmadığıda görülmektedir.
Bu durumda mahkemece, açılmış akreditif doğrultusunda amir bankanın yaptığı ödemenin yapılacak ihracaatı karşılayıp karşılamadığı ve tutarının belirlenmesi, karşıladığı durumda; davacı-karşı davalının bildirdiği rakamlara ve euro/usd paritesine göre değil dosyada mevcut somut rakamlara ve protokol hükümlerine göre bankacılık ve akreditif konusunda uzman bilirkişininde içinde olacağı yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken; yazılı gerekçe ile önceki bozma ilamını tam karşılamayan rapora dayanılarak karar verilmesi yerinde görülmemiş, asıl davaya ilişkin kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı-karşı davacının karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6914 E. 2016/3506 K.
Ortak:akreditif · teslim
İncelediğiniz kararda1-Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin Suriye Hükümeti nezdinde davalı lehine «akreditif» açtırdığı ancak; davalıya vermesi gereken «teminat mektubunu» eksik ve gecikerek «teslim» ettiği, davalının ise 4.000 ton malın belli bir bölümünü teslim edip, geri kalan bölümünü teslim etmediği, ihalenin bu sebeple Suriye Hükümeti tarafından iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının bakiye 2.500 tonluk malı süresinde «teslim» etmeyerek ihalenin iptaline sebebiyet verdiği, davacının ise ihalenin iptalinde kusurunun bulunmadığı ve sözleşmeyi fesheden tarafın kendisi olmadığı, bu sebeple ispat edilen bir kısım zararlarının tazmini talebinde haklı olduğu, ancak «ihalenin feshine» sebebiyet veren karşı davacının taleplerinin haklı olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında geçerliliği kabul edilen 01.10.2015 tarihli tek yetkili «acente» anlaşması ile davacı acente olarak davalının imal ettiği 9000 ton kağıdın tüm ülke nezdinde satışını, 21.12.2005 tarihli Suriye içi teklifler ve Pazar «protokolü» ile de ihalesi alınan Suriye Bakanlığı (GFTO) için 4000 ton kağıdın davacı aracılığıyla davalı tarafından üretilip «teslimi» üzerine anlaşma sağlanmıştır.
Benzer bu kararda… e, davacının dava dışı ... isimli şirkete ihraç ettiği ürünlerin Türkiye'den...'a davalı tarafından taşındığı, davacı ile anılan şirket arasındaki satım akdinin bir «akreditif» işlemine dayalı olduğu, akreditif mektubunda, akreditif bedelinin tahsil edilebilmesi için istenen belgeler arasında taşınan malın ithalatçısına «teslim» edildiğini gösterir belgenin de sayıldığı, bu durumda taşımaya konu malın doğrudan alıcısına teslim edilmesinin ve teslimi gösterir belgenin akreditif «lehtarı» davacı tarafından kendi bankası aracılığıyla amir bankaya gönderilmesinin gerektiği, akreditif bedelinin bu şekilde tahsil edilebileceği, diğer bir deyişle söz konusu teslim belgesi bankaya «ibraz» edilmeden akreditif bedelinin tahsil edilemeyeceği, akreditif mektubunda malın alıcısı olarak...
Şirketi gösterilmesine rağmen...senedinde amir bankanın alıcı olarak yazıldığı,.. senedindeki bu «kaydın» «akreditif» mektubu ile çeliştiği, oysa akreditif şartlarının tarafların «mutabakatı» olmadan değiştirilemeyeceği, somut olayda da böyle bir mutabakat olmadığından akreditif mektubundaki «teslim» şartının aksine bir işlem yapılmasının mümkün bulunmadığı, bu durumda davalı «taşıyıcının» taşınan emtiayı akreditif mektubunda alıcı olarak gösterilen şirkete teslim etmesinin akreditif şartlarına aykırılık teşkil etmediği, ayrıca akreditif sözleşmesi şartları arasında... «taşıma senedinin» bankanın onayı ile alıcıya teslim edileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi amir bankanın da bu yönde bir ödememe gerekçesi bulunmadığı, dolayısıyla onay …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · mutabakat · lehtar · taşıyıcı · cy/cy kaydı · ibraz
Benzer bu karardaŞirketi gösterilmesine rağmen...senedinde amir bankanın alıcı olarak yazıldığı,.. senedindeki bu «kaydın» «akreditif» mektubu ile çeliştiği, oysa akreditif şartlarının tarafların «mutabakatı» olmadan değiştirilemeyeceği, somut olayda da böyle bir mutabakat olmadığından akreditif mektubundaki «teslim» şartının aksine bir işlem yapılmasının mümkün bulunmadığı, bu durumda davalı «taşıyıcının» taşınan emtiayı akreditif mektubunda alıcı olarak gösterilen şirkete teslim etmesinin akreditif şartlarına aykırılık teşkil etmediği, ayrıca akreditif sözleşmesi şartları arasında... «taşıma senedinin» bankanın onayı ile alıcıya teslim edileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi amir bankanın da bu yönde bir ödememe gerekçesi bulunmadığı, dolayısıyla onay …
… e, davacının dava dışı ... isimli şirkete ihraç ettiği ürünlerin Türkiye'den...'a davalı tarafından taşındığı, davacı ile anılan şirket arasındaki satım akdinin bir «akreditif» işlemine dayalı olduğu, akreditif mektubunda, akreditif bedelinin tahsil edilebilmesi için istenen belgeler arasında taşınan malın ithalatçısına «teslim» edildiğini gösterir belgenin de sayıldığı, bu durumda taşımaya konu malın doğrudan alıcısına teslim edilmesinin ve teslimi gösterir belgenin akreditif «lehtarı» davacı tarafından kendi bankası aracılığıyla amir bankaya gönderilmesinin gerektiği, akreditif bedelinin bu şekilde tahsil edilebileceği, diğer bir deyişle söz konusu teslim belgesi bankaya «ibraz» edilmeden akreditif bedelinin tahsil edilemeyeceği, akreditif mektubunda malın alıcısı olarak...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/6963 E. , 2022/3972 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03.02.2020 tarih ve 2018/598 E. - 2020/88 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 24.05.2022 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. ... ile davalı-karşı davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi ve Suriye İçi Teklifler ve Pazar Protokolü Başlıklı sözleşme hükümlerine aykırı olarak davalının edimlerini eksik ve geç yerine getirdiğini belirterek uğranılan zararın tazminini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının acente olması nedeniyle ancak bedeli tahsil edilen ödemelerden dolayı komisyon talep edebileceğini, protokol hükümlerine göre edimini yerine getirmeyen davacının karşı edimin yerine getirilmesini talep edemeyeceğini, hammadde fiyatlarındaki artış ve Suriye’deki olağanüstü durumdan kaynaklanan değişikliklerden dolayı meydana gelen risklerin nazara alınması gerektiğini ve davacının taleplerinin hak düşümüne uğradığını savunarak asıl davanın reddini, açılan karşılık dava ile tek satıcılık sözleşmesi ve sonrasında iptal edilen Suriye Bakanlığının(GFTO) ihalesi nedeniyle ticari itibarının zedelenmesi ve kaybedilen işlerden doğan zararlarının tanziminini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının bakiye 2.500 tonluk malı süresinde teslim etmeyerek ihalenin iptaline sebebiyet verdiği, davacının ise ihalenin iptalinde kusurunun bulunmadığı ve sözleşmeyi fesheden tarafın kendisi olmadığı, bu sebeple ispat edilen bir kısım zararlarının tazmini talebinde haklı olduğu, ancak ihalenin feshine sebebiyet veren karşı davacının taleplerinin haklı olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
1-Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin Suriye Hükümeti nezdinde davalı lehine akreditif açtırdığı ancak; davalıya vermesi gereken teminat mektubunu eksik ve gecikerek teslim ettiği, davalının ise 4.000 ton malın belli bir bölümünü teslim edip, geri kalan bölümünü teslim etmediği, ihalenin bu sebeple Suriye Hükümeti tarafından iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında geçerliliği kabul edilen 01.10.2015 tarihli tek yetkili acente anlaşması ile davacı acente olarak davalının imal ettiği 9000 ton kağıdın tüm ülke nezdinde satışını, 21.12.2005 tarihli Suriye içi teklifler ve Pazar protokolü ile de ihalesi alınan Suriye Bakanlığı (GFTO) için 4000 ton kağıdın davacı aracılığıyla davalı tarafından üretilip teslimi üzerine anlaşma sağlanmıştır. Davacı yapılan bu iki anlaşmaya göre zararının tazminini talep etmiştir.Ancak davacının 01.10.2005 tarihli acentelik sözleşmesi gereği satış ve dağıtım yaptığına dair dosyada somut bir bilgi ve belge bulunmamaktadır.
Taraflar arasında, Suriye hükümeti tarafından yapılan kağıt alım ihalesi ile ilgili işbirliği sözleşmesi imzalandığı, ihalenin taraflarca kazanıldığı,davalının ihaleye konu malların bir kısmını gönderdiği, geriye kalan malların zamanında gönderilmemesi nedeniyle ihalenin feshedildiği hususlarında bir ihtilaf bulunmamaktadır.İhtilaf sonradan acentelik sözleşmesinden ayrı düzenlenen bu işbirliği protokolü çerçevesinde tarafların kusuru ve zarar miktarı noktasında toplanmış ve Dairemizin son bozma ilamı ile de bu konuya açıklık getirecek şekilde bozma nedenleri ayrı ayrı belirtilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra alınan bilirkişi raporu incelendiğinde raporu hazırlayan bilirkişi heyetinde, akreditif konusunda uzman bulunmamakta ve raporda terditli görüş bildirildiği görülmüştür.
Dosyada bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda, davalı-karşı davacının üstlendiği ihracaat bedeli, akreditif tutarının bunu karşılayıp karşılamadığı ve bunun sonucuna göre yapılan degerlendirmede, akreditifin içerdiği hükümlere ve akreditifin işleyişi hakkında yeterli açıklamaya haiz olmadığıda görülmektedir.
Bu durumda mahkemece, açılmış akreditif doğrultusunda amir bankanın yaptığı ödemenin yapılacak ihracaatı karşılayıp karşılamadığı ve tutarının belirlenmesi, karşıladığı durumda; davacı-karşı davalının bildirdiği rakamlara ve euro/usd paritesine göre değil dosyada mevcut somut rakamlara ve protokol hükümlerine göre bankacılık ve akreditif konusunda uzman bilirkişininde içinde olacağı yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken; yazılı gerekçe ile önceki bozma ilamını tam karşılamayan rapora dayanılarak karar verilmesi yerinde görülmemiş, asıl davaya ilişkin kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı-karşı davacının karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacının asıl davaya yönelik temyiz isteminin kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacının karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, 24/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790161900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz