6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İpoteğe konu alacağın tamamının ödenmesiyle ipoteğin fekki

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/8195 E. 2022/3463 K. · · İlk derece: 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Gerekçe özeti

İpoteğe konu alacağın tamamı ödendiğinde ipoteğin fekkine karar verilir; borç dava açıldıktan sonra ödenmiş ve alacaklı davanın açılmasına sebebiyet vermemişse yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılır.

Ele alınan sorunlar

İpoteğe konu alacağın tamamının ödenmesi ve ipoteğin fekki → kabul

Gerekçe: Dava konusu taşınmazlar üzerindeki ipoteğe konu alacağın tamamı, dava açıldıktan sonra başka bir ilam kapsamında davacılar tarafından ödenmiş ve ipotek borcunun tamamı ödenmiştir. Bu nedenle ipoteklerin fekkine karar verilmesi gerekir; davalı davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

İpoteğe konu alacağın tamamen ödenmesiyle ipoteğin fekki ve davaya sebebiyet vermeyen davalı lehine yargılama gideri sonucu yönünden emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipoteğin fekki limit ipoteği borcun ödenmesi yargılama gideri

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/8195 E.  ,  2022/3463 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.09.2018 tarih ve 2014/345 E- 2018/1035 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davacılar ... mirasçıları, ..., ..., Gümüş Petrol ve Mak. San. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.09.2020 tarih ve 2019/256 E- 2020/834 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl ve birleşen davada davacılar vekili, müvekkilleri gerçek kişilerin İstanbul İli ... İlçesi, 2949 Ada, 6 Parsel sayılı taşınmazın malikleri olduğunu, diğer davacı şirket olan Gümüş Petrol ve Mak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ise söz konusu taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt istasyonunun işleticisi olduğunu, davacı şirketin taraf olduğu bayilik sözleşmesi kapsamında gerçek kişilerin maliki olduğu ...Ada, 10 Parsel sayılı taşınmaz üzerine 22/12/2000 tarihli, 800.000.-TL bedelli limit ipoteği, 2949 ada, 6 Parsel sayılı taşınmaz üzerine 05/04/2020 tarihli, 200.000.-TL bedelli limit ipoteği konulduğunu, 10/08/2009 tanzim tarihli 100.000.-TL bedelli teminat mektubu verildiğini, bayilik sözleşmesi ve buna bağlı tüm ek sözleşmelerin 18/09/2010 tarihinde son bulduğu, ancak ipoteklerin fekkedilmediğini, durumu ihtar ettiklerini, davalının ipotekleri kaldırmadığını ve alacak iddiasında da bulunmadığını ileri sürerek asıl davada 800.000.-TL bedelli limit ipoteği, birleşen davada ise 200.000.-TL bedelli limit ipoteğine konu bir borç bulunmadığının tespiti ile ipoteklerin kaldırılmasını, borç bulunması halinde depo kararı verilerek ipoteklerin kaldırılmasına, karar verilmesini istemiştir.

Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davacı tarafın ipoteğe konu borcun tamamını ödemediğini, alacağın mevcudiyetiyle ilgili İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi 2011/21 esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığını, borcun tamamının ödenmemesi durumunda ipoteğin kaldırılamayacağını, davacı Gümüş şirketinin taşınmaz maliki olmadığından ipoteğin terkini talebinde bulunamayacağını, davacı ile müvekkili arasında bayilik sözleşmesinin sona erdiğini, davacının sözleşmeye aykırı tutum ve davranışları nedeniyle davacı hakkında açılan davanın derdest olduğunu, ipoteğin terkin edilebilmesi için alacağın tamamen ödenmesi gerektiğini, oysa davacı şirketin müvekkiline borcu olması nedeniyle ipoteğin kaldırılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan ipoteğe konu alacağın tamamının dava açıldıktan sonra davacılar tarafından İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/21 esas 2016/175 karar sayılı ilamı kapsamında ödendiği, ipotek borcunun tamamının ödenmiş olduğu, davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle davaların kabulü ile, asıl davada, İstanbul ili ... ilçesi ... köyünde kain ...ada 10 nolu parsel üzerinde bulunan Selyak Petrol Ürünleri Üretim ve Pazarlama Anonim Şirketi lehine tesis edilen 22/10/2000 tarih 10886 yevmiye numaralı ipoteğin fekkine, birleşen Bakırköy 4 .Asliye Ticaret Mahkemesi 2011/461 esas 2012/595 karar sayılı dosyasında ise İstanbul ili ...

ilçesi ... köyünde kain 2949 ada 6 nolu parsel üzerinde bulunan Selyak Petrol Ürünleri Üretim ve Pazarlama Anonim Şirketi lehine tesis edilen 05/04/2002 tarih 2466 yevmiye numaralı ipoteğin fekkine, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına ve davalı yararına yargılama giderlerine hükmedilmiştir.

Kararı, davacılar vekili istinaf etmiştir.

Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 52,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacılardan alınmasına, 27/04/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790106200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/256 E. 2020/834 K.

İpotek fekki davasında dava tarihindeki haklılık esasına göre yargılama gideri

Gerekçe özeti

İpotekle teminat altına alınan alacağın dava açıldıktan sonra ödenmesi nedeniyle ipoteğin fekkine karar verilen davalarda, harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden sorumluluk dava tarihindeki haklılık durumuna göre belirlenir; dava tarihinde alacaklı/davalı haklı olduğundan, sonradan ödeme yapılmış olsa da bu giderlerden davacı sorumlu tutulur, davalı ise bu giderlerden sorumlu olmaz.

Emsal değeri

İpotekle teminat altına alınan borcun dava açıldıktan sonra ödenmesi halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti sorumluluğunun dava tarihindeki haklılık durumuna göre belirlenmesi gerektiği yönünde, Yargıtay 19. HD kararına da atıfla oluşturulmuş bir değerlendirme içermektedir; bu husustaki BAM tespiti bölgesel ve ikna edici emsal niteliği taşır.

Kavramlar: ipoteğin fekki usul ekonomisi dava tarihindeki haklılık yargılama gideri vekalet ücreti nispi harç

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/256

KARAR NO 2020/834

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/09/2018

NUMARASI 2014/345 Esas - 2018/1035 Karar

BİRLEŞEN DOSYA Bakırköy 4.ATM'nin 2011/461 E-2012/595 K-sayılı dosyası

ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA

DAVA

İpoteğin Kaldırılması (Fekki))

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/09/2020

İlk derece mahkemesince verilen hükmün asıl ve birleşen davada davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

ASIL VE BİRLEŞEN DAVA

Davacılar vekili, müvekkillerinin gerçek kişiler olup İstanbul İli Esenyurt İlçesi, ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmazın malikleri olduğunu, diğer davacı şirket olan ... Ltd. Şti.'nin ise söz konusu taşınmazı üzerinde bulunan akaryakıt istasyonunun işleticisi olduğunu, gerçek kişilerin maliki olduğu ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmaz üzerine 22/12/2000 tarihli, 800.000-TL bedelli limit ipoteği, ... ada, ... Parsel sayılı taşınmaz üzerine 05/04/2020 tarihli, 200.000-TL bedelli limit ipoteği konulduğu ve 10/08/2009 tanzim tarihli 100.000-TL bedelli teminat mektubu verildiğini, bayilik sözleşmesi ve buna bağlı tüm ek sözleşmelerin 18/09/2010 tarihinde son bulduğu,ancak ipoteklerin fekkedilmediğini, Büyükçekmece ...

Noterliğinin 20/10/2010 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ihtar ettiklerini, davalının ipotekleri kaldırmadığını ve alacak iddiasında bulunmadığını, ... Ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerine 05/04/2002 tarih ve ... yevmiye saylı davalı lehine konulan 200.000-TL bedelli ipoteğe konu bir borç bulunmadığının tespiti ile ipoteğin kaldırılmasını,borç bulunması halinde depo kararı verilerek ipoteğin kaldırılmasına, karar verilmesini istemiştir.

ASIL VE BİRLEŞEN DAVA CEVAP

Davalı vekili, davacı tarafın ipoteğe konu borcun tamamını ödemediğini, alacağın mevcudiyetiyle ilgili İstanbul 11.ATM 2011/21 esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığını, borcun tamamının ödenmemesi durumunda ipoteğin kaldırılamayacağını, davacı ... şirketinin taşınmaz maliki olmadığından ipoteğin terkini talebinde bulunamayacağını, davacı ile müvekkili arasında bayilik sözleşmesinin sona erdiğini, davacının sözleşmeye aykırı tutum ve davranışları nedeniyle davacı hakkında açılan davanın derdest olduğunu, ipoteğin terkin edilebilmesi için alacağın tamamen ödenmesi gerektiğini, oysa davacılardan ... Şirketinin müvekkiline borcu olması nedeniyle ipoteğin kaldırılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan ipoteğe konu alacağın tamamının dava açıldıktan sonra davacılar tarafından İstanbul 11.ATM 2015/21 esas 2016/175 karar sayılı ilamı kapsamında ödendiği, ipotek borcunun tamamının ödenmiş olması nedeniyle dava konusu İstanbul ili Esenyurt ilçesi ... köyünde kain ... ada ... nolu parsel üzerinde bulunan ... Anonim Şirketi lehine tesis edilen 22/10/2000 tarih ... yevmiye numaralı ipoteğin fekkine, davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet vermediği değerlendirilerek davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına ve davalı yararına yargı giderine hükmedilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili; davalının bayilik sözleşmesi sona ermesine rağmen dava konusu ipotekleri kaldırmamakta haksız ve kusurlu olup davanın açılmasına neden olduğunu, kararda hem asıl hem birleşen davada ipotek bedeli üzerinden hesaplanan nisbi harcın müvekkilinden alınmasına karar verildiğini ve müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, asıl ve birleşen davada yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması ve müvekkilleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle kararın sadece yargılama giderlerine ilişkin 2,3,6 ve 7 nolu paragrafların kaldırılmasını, yargılama giderleri yönünden yeniden karar verilmesini ve müvekkil davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesini, nisbi harcın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

İlk derece mahkemesince yargılama sürecinde bekletici mesele yapılan İstanbul 11.ATM 2015/21 esas 2016/175 karar sayılı ilamı kapsamında belirlenen borç tutarının ödenmesi nedeniyle ipoteklerin fekkine karar verilmiş, davalı dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargı giderlerini davacılar üzerinde bırakılmasına ve davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş,ipoteğin fekkine ilişkin hüküm esas bakımından taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleşmiştir. Somut olaya emsal olan Yargıtay 19 HD nin 2018/2119 esas,2019/4616 esas sayılı ve 3/10/2019 tarihli ilamında "Elbette genel olarak dava, dava tarihindeki hukuki duruma göre sonuçlandırılır. Ancak somut olayda usul ekonomisi de gözetilerek ipotekle teminat altına alınan davalı alacağının davacı tarafından mahkemenin göstereceği bir mercie veya mahkeme veznesine yatırıldığı takdirde davanın kabul edilmesi gerekir.Yargıtay uygulamaları da bu şekildedir.

Davalı, dava tarihi itibariyle haklı olduğu için karar harcı ile davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile sorumlu olmaz iken, davacı ise karar harcı ile davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olacak ve ipoteğin de fekkine karar verilecektir."denilmiştir. Asıl ve birleşen davalarda verilen hüküm ile her iki ipotek şerhi bakımından davanın kabulüne ,borç yargılama sırasında ödendiğinden davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına ve davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle;dava tarihi itibariyle haklılık durumu gözetildiğinde harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden davacının sorumlu tutulması yerinde olduğundan davacılar vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMKnun 353(1)b-1 gereği ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 108.80-TL (54,40x2=108,80) den yatırılan 35,90-TL peşin istinaf karar harcının mahsubuna,bakiye 72,90-TL harcın davacılardan tahsiliyle hazineye gelir kaydına, Davacılar tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.