İpoteğin Fekki
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/8350 E. 2022/3420 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefalet tarihi↗ ipotek akit tablosu↗ ipoteğin fekki↗ hukuki menfaat↗ kefalet sözleşmesi↗ nispi vekalet ücreti↗ vekalet ücreti takdiri↗ kötüniyet tazminatı↗ ipotek↗ kefalet↗ yargılama gideri↗ geçersizlik↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ kredi sözleşmesi↗ kötüniyet↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ teminat↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taşınmaz üzerine konulmuş olan ipoteğin hukuksuz olduğunun Mersin 5. Aile Mahkemesi'nin kesinleşen kararı ile de tespit edilerek ipoteğin fekkine karar verilmiş olduğu, bu durumda eldeki davanın ipoteğin fekki talebi yönünden konusuz kaldığı, kefalet yönünden ise; davacının ipoteğe esas olan kredi sözleşmelerinde kefaletinin bulunmadığı, dolayısıyla da davaya konu ipoteğin, davacının kendi kefaletinin güvencesi olarak değil, dava dışı İzzet Fazlıoğlu İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'nin davalı bankadan kullanmış olduğu kredilerin teminatını oluşturmak üzere tesis edildiği, kefalet hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, ipotek akit tablosunun 5. maddesi ile tesis edilen kefaletin; eş rızasının olmaması, ipotek akit tablosunda kefalet tarihi, tutarı ve türünün davacının el yazısı ile yazılmamış olması nedenleriyle geçersiz olduğu gerekçesiyle Davacının; ...İlçesi, ... Köyü, 18.I.III pafta, ... ada, 2 parsel, 22 cilt numarada kayıtlı taşınmaz üzerine, davalı banka tarafından konulmuş olan ipotek, Mersin 5. Aile Mahkemesi'nin 22/12/2015 tarih, 2014/488 Esas ve 2015/748 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olduğundan bu konuda yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına, davacının, 10/06/2013 tarihli, 12226 yevmiye numaralı ipotek nedeniyle davalıya kefaletinin geçerli olmadığının tespitine, davalının icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğuna dair delil bulunmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu, davacının dava açmada hukuki menfaatinin bulunduğu ve haklı olduğu, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasında ve davacı lehine nispi vekalet ücreti takdirinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kefalet sözleşmesinin geçersizliği nedeni ile açılan ipoteğin fekki talebine ilişkin olup talepler arasında aile konutuna dayalı bir ipotek fekki talebi bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece davacı tarafından talep edilmeyen bir husus hakkında talep aşılarak karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi yerinde değildir. Mahkemece, kararın hüküm kısmından karar verilmesine yer olmadığına dair hükmün çıkartılarak yeni bir hüküm kurulması gerektiğinden kararın bu nedenlerle resen bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4296 E. 2024/1658 K.
Ortak:kefalet tarihi · ipotek akit tablosu · ipoteğin fekki · hukuki menfaat · kefalet sözleşmesi · nispi vekalet ücreti · vekalet ücreti takdiri · ipotek
İncelediğiniz karardaŞti.'nin davalı bankadan kullanmış olduğu kredilerin «teminatını» oluşturmak üzere tesis edildiği, «kefalet» hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, «ipotek akit tablosunun» 5. maddesi ile tesis edilen kefaletin; eş rızasının olmaması, ipotek akit tablosunda «kefalet tarihi», tutarı ve türünün davacının el yazısı ile yazılmamış olması nedenleriyle «geçersiz» olduğu gerekçesiyle Davacının; ...İlçesi, ...
Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu, davacının dava açmada «hukuki menfaatinin» bulunduğu ve haklı olduğu, «yargılama giderlerinin» davalı üzerinde bırakılmasında ve davacı lehine «nispi vekalet ücreti takdirinde» usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin ist …
2- Dava, «kefalet sözleşmesinin» «geçersizliği» nedeni ile açılan «ipoteğin fekki» talebine ilişkin olup talepler arasında aile konutuna dayalı bir «ipotek» fekki talebi bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaŞti.'nin davalı bankadan kullanmış olduğu kredilerin «teminatını» oluşturmak üzere tesis edildiği, «ipotek akit tablosunun» 5 inci maddesi ile tesis edilen «kefaletin» eş rızasının olmaması, ipotek akit tablosunda «kefalet tarihi», tutarı ve türünün davacının el yazısı ile yazılmamış olması nedenleriyle «geçersiz» olduğu «ipoteğin fekki» talebine yönelik olarak ise, ipoteğin Mersin 5.
Aile Mahkemesi'nin 2014/488 E. sayılı dosyası ile «ipoteğin fekkinin» talep edildiği, tüm bu hususlara rağmen davalı banka tarafından haksız ve kötü niyetli olarak eşi tarafından açılan davayı konusuz bırakma amacı ile «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip başlattığını, «ipotek» resmi senedi ve sunulan sözleşmenin «kefalet sözleşmesi» olarak kabul edileceği düşünülse dahi bu sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 583 ve 584 üncü maddelerine göre yok hükmünde olduğunu …
Şti.'nin davalı bankadan kullanmış olduğu kredilerin «teminatını» oluşturmak üzere tesis edildiği, «kefalet» hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, «ipotek akit tablosunun» 5 inci maddesi ile tesis edilen kefaletin; eş rızasının olmaması, ipotek akit tablosunda «kefalet tarihi», tutarı ve türünün davacının el yazısı ile yazılmamış olması nedenleriyle «geçersiz» olduğu gerekçesiyle ipotek, Mersin 5.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:aile konutu · usulden red · ipoteğin kaldırılması · ipoteğin paraya çevrilmesi · cy/cy şerhi · tespit davası · kazanılmış hak · dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2014/13853 E. sayılı dosyasından «ipoteğin paraya çevrilmesine» dayalı takip başlatıldığını, davanın haksız olduğunu, davacı hakkında «kefalet» nedeniyle başlatılan bir takip bulunmadığını, davacının dava konusu takipte «ipotek» veren 3. kişi konumunda olduğunu, davalı bankaca davacı hakkında hiçbir şekilde kefalet ilişkisi öne sürülmediği halde bu konuda açılan işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, eşinin rızasının olmadığı gerekçesiyle «ipoteğin kaldırılmasını» talep etmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, taşınmaz üzerinde «aile konutu» «şerhi» bulunmadığını, iyi niyetli olarak ipotek hakkı iktisap eden davalının kazanımının geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, davanın «tespit davası» niteliğinde olduğunu, tapu sicilinden davalı bankanın «ipoteği kaldırması», «ipoteğin fekkine» dair karar verilmesine engel olmadığını, diğer taraftan ipoteğin fekki yönünden davanın konusuz kaldığına ancak dava açmaya davalı tarafından sebebiyet verildiğinden davalı taraf aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken «usulden red» «sebebi» ile müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını is …
İcra Müdürlüğünün 2014/13853 E. sayılı dosyası üzerinden «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile takip başlatıldığını, davacının icra takibine konu borçlu şirket ile ilgili herhangi bir «kefaletinin» ve sözleşme üzerinde imzasının bulunmadığını, davacı ve eşinin birlikte yaşadığı mesken üzerine davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin «geçersiz» olduğunu, davacının eşi tarafından Mersin 5.
Aile Mahkemesi'nin 2014/488 E. sayılı dosyası ile «ipoteğin fekkinin» talep edildiği, tüm bu hususlara rağmen davalı banka tarafından haksız ve kötü niyetli olarak eşi tarafından açılan davayı konusuz bırakma amacı ile «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip başlattığını, «ipotek» resmi senedi ve sunulan sözleşmenin «kefalet sözleşmesi» olarak kabul edileceği düşünülse dahi bu sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 583 ve 584 üncü maddelerine göre yok hükmünde olduğunu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2032 E. 2017/5121 K.
Ortak:ipoteğin fekki
İncelediğiniz karardaAile Mahkemesi'nin kesinleşen kararı ile de tespit edilerek «ipoteğin fekkine» karar verilmiş olduğu, bu durumda eldeki davanın ipoteğin fekki talebi yönünden konusuz kaldığı, «kefalet» yönünden ise; davacının ipoteğe esas olan «kredi sözleşmelerinde» kefaletinin bulunmadığı, dolayısıyla da davaya konu ipoteğin, davacının kendi kefaletinin güvencesi olarak değil, dava dışı İzzet Fazlıoğlu İnş.
2- Dava, «kefalet sözleşmesinin» «geçersizliği» nedeni ile açılan «ipoteğin fekki» talebine ilişkin olup talepler arasında aile konutuna dayalı bir «ipotek» fekki talebi bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulü ile «ipoteğin fekkine» dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/8350 E. , 2022/3420 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.09.2018 tarih ve 2014/807 E. - 2018/559 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.03.2020 tarih ve 2018/1743 E. - 2020/319 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından davacı aleyhine Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün 2014/13853 sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, davacının icra takibine konu borçlu şirket ile ilgili herhangi bir kefaletinin ve sözleşme üzerinde imzasının bulunmadığını, davacı ve eşinin birlikte yaşadığı mesken üzerine davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin geçersiz olduğunu, davacının eşi tarafından Mersin 5 Aile Mahkemesi'nin 2014/488 Esas sayılı dosyası ile ipoteğin fekkinin talep edildiği, tüm bu hususlara rağmen davalı banka tarafından haksız ve kötüniyetli olarak eşi tarafından açılan davayı konusuz bırakma amacı ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, ipotek resmi senedi ve ekte sunulan sözleşmenin kefalet sözleşmesi olarak kabul edileceği düşünülse dahi bu sözleşmenin 6098 sayılı TBK'nın 583 ve 584.
maddelerine göre yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, ... , ... , ...
18. I.III. Pafta, ... Ada, 2 parsel, 22 cilt no adresinde bulunan taşınmaz üzerindeki davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin fekkine ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşınmazın dava dışı İzzet Fazlıoğlu İnş. Tur. San. Ltd. Şti.'nin doğmuş ve doğacak tüm borçları için davalı banka lehine ipotek verildiğini, kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için Adana 13. İcra Müdürlüğünün 2014/13853 sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesine dayalı takip başlatıldığını, davanın haksız olduğunu, davacı hakkında kefalet nedeniyle başlatılan bir takip bulunmadığını, davacının dava konusu takipte ipotek veren 3. kişi konumunda olduğunu, davalı bankaca davacı hakkında hiçbir şekilde kefalet ilişkisi öne sürülmediği halde bu konuda açılan işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, eşinin rızasının olmadığı gerekçesiyle ipoteğin kaldırılmasını talep etmesinin TMK'nın 2.
maddesine aykırı olduğunu, taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunmadığını, iyiniyetli olarak ipotek hakkı iktisap eden davalının kazanımının geçerli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taşınmaz üzerine konulmuş olan ipoteğin hukuksuz olduğunun Mersin 5. Aile Mahkemesi'nin kesinleşen kararı ile de tespit edilerek ipoteğin fekkine karar verilmiş olduğu, bu durumda eldeki davanın ipoteğin fekki talebi yönünden konusuz kaldığı, kefalet yönünden ise; davacının ipoteğe esas olan kredi sözleşmelerinde kefaletinin bulunmadığı, dolayısıyla da davaya konu ipoteğin, davacının kendi kefaletinin güvencesi olarak değil, dava dışı İzzet Fazlıoğlu İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'nin davalı bankadan kullanmış olduğu kredilerin teminatını oluşturmak üzere tesis edildiği, kefalet hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, ipotek akit tablosunun 5. maddesi ile tesis edilen kefaletin;
eş rızasının olmaması, ipotek akit tablosunda kefalet tarihi, tutarı ve türünün davacının el yazısı ile yazılmamış olması nedenleriyle geçersiz olduğu gerekçesiyle Davacının; ...İlçesi, ... Köyü, 18.I.III pafta, ... ada, 2 parsel, 22 cilt numarada kayıtlı taşınmaz üzerine, davalı banka tarafından konulmuş olan ipotek, Mersin 5. Aile Mahkemesi'nin 22/12/2015 tarih, 2014/488 Esas ve 2015/748 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olduğundan bu konuda yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına, davacının, 10/06/2013 tarihli, 12226 yevmiye numaralı ipotek nedeniyle davalıya kefaletinin geçerli olmadığının tespitine, davalının icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğuna dair delil bulunmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu, davacının dava açmada hukuki menfaatinin bulunduğu ve haklı olduğu, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasında ve davacı lehine nispi vekalet ücreti takdirinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kefalet sözleşmesinin geçersizliği nedeni ile açılan ipoteğin fekki talebine ilişkin olup talepler arasında aile konutuna dayalı bir ipotek fekki talebi bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece davacı tarafından talep edilmeyen bir husus hakkında talep aşılarak karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi yerinde değildir. Mahkemece, kararın hüküm kısmından karar verilmesine yer olmadığına dair hükmün çıkartılarak yeni bir hüküm kurulması gerektiğinden kararın bu nedenlerle resen bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının resen BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790060000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz