6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklıktan Çıkma

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/41 E. 2022/1665 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklar kurulu kararının iptali ortaklıktan çıkarılma ortaklar kurulu kararı protokol kâr payı ticaret sicili taahhütname ilan eksik inceleme temerrüt

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı şirkete koymayı taahhüt ettiği 1750 hisse bedeli karşılığı 175.000.-TL sermaye borcunu yerine getirmediği, 09.01.2012 tarihinde sermaye borcunu ödemekte temerrüde düşen davacının ortaklıktan çıkarılması yönündeki kararının yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

Dava, sermaye payının ödenmemesi nedeniyle ortaklıktan çıkarılmaya yönelik ortaklar kurulu kararının iptaline ilişkindir.

Sermaye payını ödemeyen ortağın iskat edilebilmesi için öncelikle temerrüte düşürülmesi gerekir. Temerrütün söz konusu olabilmesi için de öncelikle sermaye borcunun başka bir anlatımla istenebilir olması, vadesinin gelmesi, ortağa en az 15 gün süreli iki uyarının usulünce tebliğ edilmesi, uyarıların istenen borçla uyumlu olması ve ortaklara eşit davranılması gerekir. Bu açıklamalara göre somut olaya gelindiğinde;

Davacı ortak ile diğer ortaklar arasında 29.03.2010 tarihinde ortaklık protokolü imzalandığı, daha sonra davalı şirketin kurularak 26 Nisan 2010 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan yapıldığı, davacının 175.000.-TL sermaye borcuna karşılık 21.875.-TL'nin ödendiği, buna rağmen davalı şirketin 1/4 sermaye borcu olan 43.750 TL'den bu ödeme düşülmeden tamamının uyarılarla istendiği, ayrıca davacı, davalı tarafından sermayenin ödenmesi konusunda ortaklar arasında ayrımcılık yapıldığı, eşit davranılmadığı ileri sürülmesine rağmen bu hususların değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Tüm bu nedenlerle, ortaklık protokolü değerlendirilerek davacının sermaye borcunun bulunup bulunmadığı, ayrıca davacının ödemesi düşülmeden gönderilen uyarıların usulüne uygun olup olmadığı ve diğer ortakların 1/4 sermaye borçları var ise onlar hakkında da iskat prosedür bakımından yapılan işlemlerin ortaklar arasındaki eşitliğe aykırı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8634 E. 2015/5624 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/41 E.  ,  2022/1665 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ortaca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.11.2014 tarih ve 2013/147 E. - 2014/438 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, 09/01/2012 tarih ve 10 sayılı ortaklar kurulu kararı ile müvekkilinin sermaye borcunu ödemediği gerekçesiyle ortaklıktan çıkarıldığını, ancak kararın açık bir şekilde haksız ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, çıkarma kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı, şirketin 26/04/2010 tarihinde kurulduğunu, davacının şirkete sermaye borcunu ödemediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı şirkete koymayı taahhüt ettiği 1750 hisse bedeli karşılığı 175.000.-TL sermaye borcunu yerine getirmediği, 09.01.2012 tarihinde sermaye borcunu ödemekte temerrüde düşen davacının ortaklıktan çıkarılması yönündeki kararının yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

Dava, sermaye payının ödenmemesi nedeniyle ortaklıktan çıkarılmaya yönelik ortaklar kurulu kararının iptaline ilişkindir.

Sermaye payını ödemeyen ortağın iskat edilebilmesi için öncelikle temerrüte düşürülmesi gerekir. Temerrütün söz konusu olabilmesi için de öncelikle sermaye borcunun başka bir anlatımla istenebilir olması, vadesinin gelmesi, ortağa en az 15 gün süreli iki uyarının usulünce tebliğ edilmesi, uyarıların istenen borçla uyumlu olması ve ortaklara eşit davranılması gerekir. Bu açıklamalara göre somut olaya gelindiğinde;

Davacı ortak ile diğer ortaklar arasında 29.03.2010 tarihinde ortaklık protokolü imzalandığı, daha sonra davalı şirketin kurularak 26 Nisan 2010 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan yapıldığı, davacının 175.000.-TL sermaye borcuna karşılık 21.875.-TL'nin ödendiği, buna rağmen davalı şirketin 1/4 sermaye borcu olan 43.750 TL'den bu ödeme düşülmeden tamamının uyarılarla istendiği, ayrıca davacı, davalı tarafından sermayenin ödenmesi konusunda ortaklar arasında ayrımcılık yapıldığı, eşit davranılmadığı ileri sürülmesine rağmen bu hususların değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Tüm bu nedenlerle, ortaklık protokolü değerlendirilerek davacının sermaye borcunun bulunup bulunmadığı, ayrıca davacının ödemesi düşülmeden gönderilen uyarıların usulüne uygun olup olmadığı ve diğer ortakların 1/4 sermaye borçları var ise onlar hakkında da iskat prosedür bakımından yapılan işlemlerin ortaklar arasındaki eşitliğe aykırı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790054000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.