Takip dayanağı bonolar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti | Borçlu olmadığının tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1826 E. 2022/4098 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hükmün açıklanmasının geri bırakılması↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ sahtecilik↗ bedelsizlik↗ eş rızası↗ dolandırıcılık↗ tbk 99↗ bono↗ inkar tazminatı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı hakkında yapılan ceza yargılamasının sonucunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, TBK’nın 74. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte kesin bir karar olmadığı, ayrıca 02.11.2010 tarihli “belge” başlıklı yazılı belgede imzanın davalıya ait olduğunun sabit olduğu ve davalının söz konusu belgenin kendi rızası hilafına düzenlendiğini yazılı delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Çivril İcra Müdürlüğü'nün 2010/1900 esas sayılı takip dosyası ile yapılan takip dolayısıyla davacının borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %40'ı oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ihale sonucu davalı tarafından icra dosyasındaki alacağa mahsuben alınan 41.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, takip dayanağı bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
TBK'nın 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesinin maddi vakıanın tespitine ilişkin kararlarının hukuk hakimini bağlayacağı açıkça belirtilmiştir. Somut olayda, davacının 02.11.2010 tarihli "belge" başlıklı yazıya dayandığı, ancak bu tutanağın sahte olduğunun anlaşıldığı ve davacının bu nedenle özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 21. Ceza Dairesi'nin 2015/6864 esas ve 2016/2820 karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, dolandırıcılık suçundan açılan davanın ise bozulduğu ve yerel mahkemece bozmaya uyularak, davacının dolandırıcılık suçundan beraatine karar verildiği anlaşılmakla davacı, bu belgeye dayanarak bononun bedelsiz olduğunu ve bu bonodan dolayı borçlu olmadığını ileri süremez. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Borçlu olmadığının tespiti | Borçlu olmadığının tespiti | Tazminat | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4645 E. 2024/1764 K.
Ortak:hükmün açıklanmasının geri bırakılması · sahtecilik · bedelsizlik · eş rızası · dolandırıcılık · bono · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı hakkında yapılan ceza yargılamasının sonucunda verilen «hükmün açıklanmasının geri bırakılması» kararının, TBK’nın 74. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte «kesin» bir karar olmadığı, ayrıca 02.11.2010 tarihli “belge” başlıklı yazılı belgede imzanın davalıya ait olduğunun sabit olduğu ve davalının söz konusu belgenin kendi «rızası» hilafına düzenlendiğini yazılı delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Çivril İcra Müdürlüğü'nün 2010/1900 esas sayılı takip dosyası ile yapılan takip dolayısıyla davacının borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %40'ı oranında «inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ihale sonucu davalı tarafından icra dosyasındaki alacağa mahsuben alınan 41.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya veri …
Ceza Dairesi'nin 2015/6864 esas ve 2016/2820 karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, «dolandırıcılık» suçundan açılan davanın ise bozulduğu ve yerel mahkemece bozmaya uyularak, davacının dolandırıcılık suçundan beraatine karar verildiği anlaşılmakla davacı, bu belgeye dayanarak «bononun» «bedelsiz» olduğunu ve bu bonodan dolayı borçlu olmadığını ileri süremez.
Dava, takip dayanağı «bono» nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece Verilen İlk Karar Mahkemece 17.12.2020 tarih, 2020/451 E. ve 2020/497 K. sayılı kararı ile davalı hakkında yapılan ceza yargılamasının sonucunda verilen «hükmün açıklanmasının geri bırakılması» kararının, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 74 üncü maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte «kesin» bir karar olmadığı, ayrıca 02.11.2010 tarihli “belge” başlıklı yazılı belgede imzanın davalıya ait olduğunun ... olduğu ve davalının söz konusu belgenin kendi «rızası» hilafına düzenlendiğini yazılı delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
Ceza Dairesi'nin 2015/6864 esas ve 2016/2820 karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, «dolandırıcılık» suçundan açılan davanın ise bozulduğu ve yerel mahkemece bozmaya uyularak, davacının dolandırıcılık suçundan beraatine karar verildiği anlaşılmakla davacı, bu belgeye dayanarak «bononun» «bedelsiz» olduğunu ve bu bonodan dolayı borçlu olmadığını ileri süremez.
"icraya konulamaz «teminat» senedidir'' yazısının bulunduğu kısmın senet düzenlendikten sonra alt kenarın kesilmek suretiyle «tahrif» edildiğini, Adli Tıp Kurumu'nun 14.12.2011 tarihli raporuyla tespit edildiğini, bu nedenle davalı ile ... hakkında üzerlerine atılı «resmi belgede sahtecilik» suçundan mahkumiyet kararı verilerek «hükmün açıklanmasının geri bırakıldığını», senedin tahrif edildiğinin mahkeme kararıyla anlaşıldığını, noter huzurunda yapılan ve düzenlenen traktör alım-«satım sözleşmesinde» davalının satıcı sıfatıyla traktörün satış bedelini tamamen alıcısından «teslim» aldığını kabul ve beyan ettiğini, bununda resmi olarak düzenlenen bir belgeye dayalı «ikrar» mahiyetinde olduğunu, davacının aleyhine açılan davadan da davacının beraat ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:senette tahrifat · resmi belgede sahtecilik · tahrifat · teminat senedi · kambiyo senedi · ikrar · satım sözleşmesi · istirdat
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında traktör satışına ilişkin anlaşma olduğunu, bu anlaşma çerçevesinde davalıya «teminat senedi» verildiğini, traktör satış bedelinin ödenmesine rağmen davalının «senette tahrifat» yaparak takibe koyduğunu ileri sürerek davacının takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında ödenen 41.000,00 TL yönünden davayı «istirdat» davasına dönüştürmüştür.
"icraya konulamaz «teminat» senedidir'' yazısının bulunduğu kısmın senet düzenlendikten sonra alt kenarın kesilmek suretiyle «tahrif» edildiğini, Adli Tıp Kurumu'nun 14.12.2011 tarihli raporuyla tespit edildiğini, bu nedenle davalı ile ... hakkında üzerlerine atılı «resmi belgede sahtecilik» suçundan mahkumiyet kararı verilerek «hükmün açıklanmasının geri bırakıldığını», senedin tahrif edildiğinin mahkeme kararıyla anlaşıldığını, noter huzurunda yapılan ve düzenlenen traktör alım-«satım sözleşmesinde» davalının satıcı sıfatıyla traktörün satış bedelini tamamen alıcısından «teslim» aldığını kabul ve beyan ettiğini, bununda resmi olarak düzenlenen bir belgeye dayalı «ikrar» mahiyetinde olduğunu, davacının aleyhine açılan davadan da davacının beraat ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vasisi temyiz dilekçesinde özetle; 02.11.2010 tarihli belgede herhangi bir «tahrifat» ve «sahteciliğin» olmadığını, söz konusu belgenin ... ... isteği üzerine ve tarafların huzurunda davalının ablası olan ... tarafından yazıldığını, davalı tarafından okunarak imzalan …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, icra takibine konu «kambiyo senedi» nedeniyle borçlu olunmadığının istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1826 E. , 2022/4098 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Çivril Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.12.2020 tarih ve 2020/451 E. - 2020/497 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, taraflar arasında traktör satışına ilişkin anlaşma olduğunu, bu anlaşma çerçevesinde davalıya teminat senedi verildiğini, traktör satış bedelinin ödenmesine rağmen davalının senette tahrifat yaparak takibe koyduğunu belirterek davacının takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında ödenen 41.000.- TL yönünden davayı istirdat davasına dönüştürmüştür.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı hakkında yapılan ceza yargılamasının sonucunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, TBK’nın 74. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte kesin bir karar olmadığı, ayrıca 02.11.2010 tarihli “belge” başlıklı yazılı belgede imzanın davalıya ait olduğunun sabit olduğu ve davalının söz konusu belgenin kendi rızası hilafına düzenlendiğini yazılı delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Çivril İcra Müdürlüğü'nün 2010/1900 esas sayılı takip dosyası ile yapılan takip dolayısıyla davacının borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %40'ı oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ihale sonucu davalı tarafından icra dosyasındaki alacağa mahsuben alınan 41.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, takip dayanağı bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
TBK'nın 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesinin maddi vakıanın tespitine ilişkin kararlarının hukuk hakimini bağlayacağı açıkça belirtilmiştir. Somut olayda, davacının 02.11.2010 tarihli "belge" başlıklı yazıya dayandığı, ancak bu tutanağın sahte olduğunun anlaşıldığı ve davacının bu nedenle özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 21. Ceza Dairesi'nin 2015/6864 esas ve 2016/2820 karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, dolandırıcılık suçundan açılan davanın ise bozulduğu ve yerel mahkemece bozmaya uyularak, davacının dolandırıcılık suçundan beraatine karar verildiği anlaşılmakla davacı, bu belgeye dayanarak bononun bedelsiz olduğunu ve bu bonodan dolayı borçlu olmadığını ileri süremez.
Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/789967200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz