Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/968 E. 2022/2925 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sabit yatırım↗ kâr payı alacağı↗ tavzih↗ maddi hata↗ ikrar↗ kâr payı↗ taahhütname↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, sözleşme uyarınca davalının davacıdan ürün almayı taahhüt ettiği, davacının da bunun karşılığında 17.700,00 TL katkı payını davalıya ödediği, sözleşmenin 16 maddesi hükmü gereğince davalının sözleşme hükümlerini ihlal etmesi halinde davacı tarafından yapılan her türlü mali yardım, katkılar ve her türlü sabit yatırım harcamalarının tümünü ödemeyi kabul ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde müvekkilinin işletmesinin davacının ürünün satışının az olduğu bir yer olduğunu, müvekkilinin davacıdan ürün almadığını dolaylı olarak ikrar etmiş olduğu, davalının sözleşmeye riayet etmediği ve satışını vaat ettiği ürünlerinin satışını yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 17.000,00 TL katkı payı alacağının dava tarihi olan
28/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekili maddi hatanın giderilmesini talep etmiş, 28.09.2020 tarihli ek kararla davacı vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 28.09.2020 tarihli ek karar ise davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili, gerekçeli kararda 17.700.-TL şeklinde hüküm kurulması gerekirken 17.000.-TL şeklinde hüküm kurulduğunu ileri sürerek tavzih talebinde bulunmuş, ek kararla tavzih talebinin reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili bu nedenle ek kararın bozulmasını istemiştir. Mahkemece karar gerekçesinde 17.700.-TL katkı payının ödendiği ve davanın kabulüne karar verildiği belirtilmiş olup, maddi hata sonucu hüküm fıkrasında 17.000.-TL yazıldığı anlaşılmaktadır. O halde hükümde maddi hata olduğunun kabulü ile kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekir ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1847 E. 2019/6680 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, sözleşme uyarınca davalının davacıdan ürün almayı «taahhüt» ettiği, davacının da bunun karşılığında 17.700,00 TL katkı payını davalıya ödediği, sözleşmenin 16 maddesi hükmü gereğince davalının sözleşme hükümlerini ihlal etmesi halinde davacı tarafından yapılan her türlü mali yardım, katkılar ve her türlü «sabit yatırım» harcamalarının tümünü ödemeyi kabul ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde müvekkilinin işletmesinin davacının ürünün satışının az olduğu bir yer olduğunu, müvekkilinin davacıdan ürün almadığını dolaylı olarak «ikrar» etmiş olduğu, davalının sözleşmeye riayet etmediği ve satışını vaat ettiği ürünlerinin satışını yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 17.000,00 TL katkı «payı alacağının» dava tarihi olan 28/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekili «maddi hatanın» giderilmesini talep etmiş, 28.09.2020 tarihli ek kararla davacı vekilinin «tavzih» talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili, gerekçeli kararda 17.700.-TL şeklinde hüküm kurulması gerekirken 17.000.-TL şeklinde hüküm kurulduğunu ileri sürerek «tavzih» talebinde bulunmuş, ek kararla tavzih talebinin reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili bu nedenle ek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaTarafların hükmün «tavzihi» talepleri mahkemece ek kararla reddedilmiştir.
Asıl kararı taraflar, «tavzih» talebinin reddine ilişkin ek kararı ise davalı vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davalı Şirketin 21/06/2013 tarihli genel kurulunun 3, 4 ve 15 numaralı gündem maddelerinde alınan kararların tamamının, aynı genel kurulun 14. gündem maddesinde alınan «yönetim kurulu» üyelerinin ücretlerinin 3.000,00 TL olarak belirlenmesine ilişkin bölümünün iptaline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8204 E. 2014/13020 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, sözleşme uyarınca davalının davacıdan ürün almayı «taahhüt» ettiği, davacının da bunun karşılığında 17.700,00 TL katkı payını davalıya ödediği, sözleşmenin 16 maddesi hükmü gereğince davalının sözleşme hükümlerini ihlal etmesi halinde davacı tarafından yapılan her türlü mali yardım, katkılar ve her türlü «sabit yatırım» harcamalarının tümünü ödemeyi kabul ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde müvekkilinin işletmesinin davacının ürünün satışının az olduğu bir yer olduğunu, müvekkilinin davacıdan ürün almadığını dolaylı olarak «ikrar» etmiş olduğu, davalının sözleşmeye riayet etmediği ve satışını vaat ettiği ürünlerinin satışını yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 17.000,00 TL katkı «payı alacağının» dava tarihi olan 28/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekili «maddi hatanın» giderilmesini talep etmiş, 28.09.2020 tarihli ek kararla davacı vekilinin «tavzih» talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili, gerekçeli kararda 17.700.-TL şeklinde hüküm kurulması gerekirken 17.000.-TL şeklinde hüküm kurulduğunu ileri sürerek «tavzih» talebinde bulunmuş, ek kararla tavzih talebinin reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili bu nedenle ek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, yabancı mahkeme kararının ve 24.07.2012 tarihli «tavzih» kararıyla da «masraf» tespit kararının «tenfizine» dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce tavzih kararına ilişkin olarak bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, yabancı mahkeme kararının ve 24.07.2012 tarihli «tavzih» kararıyla da «masraf» tespit kararının «tenfizine» dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce tavzih kararına ilişkin olarak bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5987 E. 2014/10203 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, sözleşme uyarınca davalının davacıdan ürün almayı «taahhüt» ettiği, davacının da bunun karşılığında 17.700,00 TL katkı payını davalıya ödediği, sözleşmenin 16 maddesi hükmü gereğince davalının sözleşme hükümlerini ihlal etmesi halinde davacı tarafından yapılan her türlü mali yardım, katkılar ve her türlü «sabit yatırım» harcamalarının tümünü ödemeyi kabul ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde müvekkilinin işletmesinin davacının ürünün satışının az olduğu bir yer olduğunu, müvekkilinin davacıdan ürün almadığını dolaylı olarak «ikrar» etmiş olduğu, davalının sözleşmeye riayet etmediği ve satışını vaat ettiği ürünlerinin satışını yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 17.000,00 TL katkı «payı alacağının» dava tarihi olan 28/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekili «maddi hatanın» giderilmesini talep etmiş, 28.09.2020 tarihli ek kararla davacı vekilinin «tavzih» talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili, gerekçeli kararda 17.700.-TL şeklinde hüküm kurulması gerekirken 17.000.-TL şeklinde hüküm kurulduğunu ileri sürerek «tavzih» talebinde bulunmuş, ek kararla tavzih talebinin reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili bu nedenle ek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak davanın kabulüne ve «tavzih» kararıyla «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce asıl kararın tenfizi yönünden verilen karar onanmış, tavzih kararı bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak davanın kabulüne ve «tavzih» kararıyla «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce asıl kararın tenfizi yönünden verilen karar onanmış, tavzih kararı bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/968 E. , 2022/2925 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14.11.2019 tarih ve 2019/66 E. - 2019/1288 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili, 28.09.2020 tarihli tavzih talebinin reddine dair ek kararı ise davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafın, müvekkili şirket ve distiribütör ile 01/10/2011 tarihinde imzaladığı sözleşmenin 2.maddesi gereği müvekkili şirketin pazarlama, dağıtım ve satışını gerçekleştirdiği bira ürünlerini satmayı ve bulundurmayı, 9/b maddesi gereği satışı azaltacak davranış ve eylem içerisine girmemeyi, 9/p maddesi gereği sözleşme konusu şirket ürünlerini bizzat şirketten, bayi/distiribütöründen almayı kabul ve taahhüt ettiğini, davalının bu taahhüdü yerine getirmeyip 13/06/2014 tarihinden bu yana ürün almayarak sözleşmeyi ihlal ettiğini, sözleşmenin ihtarname ile müvekkili şirket tarafından feshedildiğini, sözleşmenin 16. maddesine göre davalının her türlü mali yardım ve katkıyı nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalı tarafa 17.700,00 TL lik nakit katkı verildiğini ileri sürerek davanın kabulü ile 17.700,00 TL tutarındaki mali katkının dava tarihinden itibaren en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin işletmesi niteliği gereği yoğunluklu olarak bira tüketilen bir yer olmadığını, balık ve et restaurantı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, sözleşme uyarınca davalının davacıdan ürün almayı taahhüt ettiği, davacının da bunun karşılığında 17.700,00 TL katkı payını davalıya ödediği, sözleşmenin 16 maddesi hükmü gereğince davalının sözleşme hükümlerini ihlal etmesi halinde davacı tarafından yapılan her türlü mali yardım, katkılar ve her türlü sabit yatırım harcamalarının tümünü ödemeyi kabul ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde müvekkilinin işletmesinin davacının ürünün satışının az olduğu bir yer olduğunu, müvekkilinin davacıdan ürün almadığını dolaylı olarak ikrar etmiş olduğu, davalının sözleşmeye riayet etmediği ve satışını vaat ettiği ürünlerinin satışını yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 17.000,00 TL katkı payı alacağının dava tarihi olan
28/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekili maddi hatanın giderilmesini talep etmiş, 28.09.2020 tarihli ek kararla davacı vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
28. 09.2020 tarihli ek karar ise davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili, gerekçeli kararda 17.700.-TL şeklinde hüküm kurulması gerekirken 17.000.-TL şeklinde hüküm kurulduğunu ileri sürerek tavzih talebinde bulunmuş, ek kararla tavzih talebinin reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili bu nedenle ek kararın bozulmasını istemiştir. Mahkemece karar gerekçesinde 17.700.-TL katkı payının ödendiği ve davanın kabulüne karar verildiği belirtilmiş olup, maddi hata sonucu hüküm fıkrasında 17.000.-TL yazıldığı anlaşılmaktadır. O halde hükümde maddi hata olduğunun kabulü ile kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekir ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7.
maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün 1. fıkrasında yer alan “17.000,00 TL ” ibaresi çıkarılarak yerine “17.700,00 TL” ibaresinin yazılmasına, kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 1.154,69 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 07/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/789951000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz