İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/2760 E. 2022/3552 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hesap kat ihtarnamesi↗ kat ihtarnamesi↗ hesap kat↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ tahsilde tekerrür↗ bsmv↗ ipotek↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ dosya masrafı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı bankanın, hesap kat ihtarnamesi 04.10.2007 tarihinde tebliğ edilen davalı kefil ...'dan takip tarihi itibariyle 92.895,83 TL asıl alacak, 19.914,54 TL işlemiş temerrüt faizi, 995,73 TL faizin % 5 BSMV'si ve 121,02 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 113.927,12 TL, davacı bankanın hesap kat ihtarnamesi 17.10.2007 tarihinde tebliğ edilen davalı kefil ...'dan takip tarihi itibariyle 92.895,83 TL asıl alacak, 18.296,02 TL işlemiş temerrüt faizi, 914,80 TL faizin % 5 BSMV'si ve 121,02 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 112.227,67 TL alacaklı olduğu, asıl alacağa talep uyarınca takip tarihinden tahsiline kadar yıllık % 52,50 oranında temerrüt faizi işletilmesi gerektiği, tahsilde tekerrür olmaması ve 25.09.2009 tarihinde ipotekli taşınmaz satışından tahsil edilen 47.070,00 TL'nin icra dairesinin hesabında dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen hükmün asıl ve birleşen davalarda taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozulmasına karar verilmiştir.
Bu kez, asıl davada davalılar, birleşen davada davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davalılar, birleşen davada davacılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4818 E. 2020/4103 K.
Ortak:hesap kat ihtarnamesi · kat ihtarnamesi · hesap kat · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · ipotek · kefil · temerrüt faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı bankanın, «hesap kat ihtarnamesi» 04.10.2007 tarihinde tebliğ edilen davalı «kefil» ...'dan takip tarihi itibariyle 92.895,83 TL «asıl alacak», 19.914,54 TL işlemiş «temerrüt faizi», 995,73 TL faizin % 5 BSMV'si ve 121,02 TL ihtarname «masrafı» olmak üzere toplam 113.927,12 TL, davacı bankanın hesap kat ihtarnamesi 17.10.2007 tarihinde tebliğ edilen davalı kefil ...'dan takip tarihi itibariyle 92.895,83 TL asıl alacak, 18.296,02 TL işlemiş temerrüt faizi, 914,80 TL faizin % 5 BSMV'si ve 121,02 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 112.227,67 TL alacaklı olduğu, asıl alacağa talep uyarınca takip tarihinden tahsiline kadar yıllık % 52,50 oranında temerrüt faizi işletilmesi gerektiği, «tahsilde tekerrür olmaması» ve 25.09.2009 tarihinde «ipotekli» taşınmaz satışından tahsil edilen 47.070,00 TL'nin icra dairesinin hesabında dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dai …
Benzer bu karardaMahkemece; bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacı bankanın, «hesap kat ihtarnamesi» 04/10/2007 tarihinde tebliğ edilen davalı «kefil» ...'dan 08.02.2008 takip tarihi itibariyle; 92.895,83 TL «asıl alacak», 19.914,54 TL işlemiş «temerrüt faizi», 995,73 TL faizin % 5 BSMV'si ve 121,02 TL ihtarname «masrafı» olmak üzere toplam 113.927,12 TL; davacı bankanın hesap kat ihtarnamesi 17/10/2007 tarihinde tebliğ edilen davalı kefil ...'dan 28/02/2008 takip tarihi itibariyle; 92.895,83 TL asıl alacak, 18.296,02 TL işlemiş temerrüt faizi, 914,80 TL faizin % 5 BSMV'si ve 121,02 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 112.227,67 TL alacaklı olduğu; asıl alacağa, talep uyarınca takip tarihinden tahsiline kadar yıllık % 52,50 oranında temerrüt faizi işletilmesi gerektiği, «tahsilde tekerrür olmaması» ve 25.09.2009 tarihinde «ipotekli» taşınmaz satışından tahsil edilen 47.070,00 TL'nin icra dairesinin hesabında dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne kar …
Vakıflar Bankası Siirt Şubesi arasındaki akdedilen «kredi sözleşmelerine» istinaden şirkete kredi açılması ve bu kredinin kullandırılması olarak belirtildiği, bu borçtan dolayı ...'ın gayrimenkulünü «ipotek» ettiği ve diğer borçluların ise «kefil» olarak göründüğünü, fakat kredi sözleşmesinin ne davacı «şirket müdürü» ne de diğer kefil ve sorumlular tarafından imza edilmediği ve yine paraların çekildiğine dair dekontlarında şirket müdürünün hiçbir imzasının bulunmadığını, kredi sözleşmesinin sahte olduğundan dolayı bu paranın tamamının banka yetkilileri tarafından çekildiğini, söz konusu kredinin çekildiğine dair şayet banka dekontları var ise bu dekontlardaki imzaların davacı ...'a ait olmadığını, böyle bir kredinin hiç çekilmediğini, icra takibinde asıl borcun 108.774,43 TL olduğunun belirtildiği oysa 26.09.2007 tarihli «ihtarname» ile gönderilen davacı yetkililerince imzalı hesap özetinde ana paranın 79.913,43 TL olduğunun belirtildiği, buna rağmen faize faiz uygulanarak fahiş miktarda bir alacak talebinde bulunulduğunu, belirterek davacıların borçlu olmadığının tespitine, davalının en az % 40 oranında tazminata mahkum edilmesine, davacı ...'a ait dairenin satılarak paranın tahsili nedeniyle meydana gelen zararı olan 113.921,50 TL'nin 13.06.2008 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte «istirdadına», «istirdat davası» nedeniyle davalının en az % 40 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
68/b maddesi gereğince, yeni adresin bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarihin «tebliğ tarihi» olarak dikkate alınması gerektiği gözetilerek asıl borçlunun sorumlu olduğu asıl borç ve «temerrüt faizi» toplamı bilirkişi tarafından belirlenerek taraflarca bilirkişi raporuna yapılan itirazlarda değerlendirilmek suretiyle alınacak bilirkişi raporu uyarınca varılacak …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilamsız takip · kefalet limiti · istirdat davası · tebliğ tarihi · ipoteğin paraya çevrilmesi · bilirkişi raporuna itiraz · şirket müdürü · tespit davası
Benzer bu karardaBirleşen davada davacılar vekili, davalı bankanın davacılar aleyhine «ilamsız takip» ve «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip başlattığını, davalı alacaklının bu alacağın «sebebi» olarak ise Atem Tem.
Vakıflar Bankası Siirt Şubesi arasındaki akdedilen «kredi sözleşmelerine» istinaden şirkete kredi açılması ve bu kredinin kullandırılması olarak belirtildiği, bu borçtan dolayı ...'ın gayrimenkulünü «ipotek» ettiği ve diğer borçluların ise «kefil» olarak göründüğünü, fakat kredi sözleşmesinin ne davacı «şirket müdürü» ne de diğer kefil ve sorumlular tarafından imza edilmediği ve yine paraların çekildiğine dair dekontlarında şirket müdürünün hiçbir imzasının bulunmadığını, kredi sözleşmesinin sahte olduğundan dolayı bu paranın tamamının banka yetkilileri tarafından çekildiğini, söz konusu kredinin çekildiğine dair şayet banka dekontları var ise bu dekontlardaki imzaların davacı ...'a ait olmadığını, böyle bir kredinin hiç çekilmediğini, icra takibinde asıl borcun 108.774,43 TL olduğunun belirtildiği oysa 26.09.2007 tarihli «ihtarname» ile gönderilen davacı yetkililerince imzalı hesap özetinde ana paranın 79.913,43 TL olduğunun belirtildiği, buna rağmen faize faiz uygulanarak fahiş miktarda bir alacak talebinde bulunulduğunu, belirterek davacıların borçlu olmadığının tespitine, davalının en az % 40 oranında tazminata mahkum edilmesine, davacı ...'a ait dairenin satılarak paranın tahsili nedeniyle meydana gelen zararı olan 113.921,50 TL'nin 13.06.2008 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte «istirdadına», «istirdat davası» nedeniyle davalının en az % 40 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar «genel kredi sözleşmesinin» müteselsil kefilleri konumunda olup, asıl borçluya bağlı olarak «kefalet» limitleri dahilinde asıl borçlunun sorumlu olduğu toplam borç miktarı ve «kefalet limiti» dışında kendi «temerrütünün» hukuki sonuçlarından mesuldür.
68/b maddesi gereğince, yeni adresin bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarihin «tebliğ tarihi» olarak dikkate alınması gerektiği gözetilerek asıl borçlunun sorumlu olduğu asıl borç ve «temerrüt faizi» toplamı bilirkişi tarafından belirlenerek taraflarca bilirkişi raporuna yapılan itirazlarda değerlendirilmek suretiyle alınacak bilirkişi raporu uyarınca varılacak …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/2760 E. , 2022/3552 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.02.2018 gün ve 2017/362 - 2018/126 sayılı kararı bozan Daire'nin 14.10.2020 gün ve 2020/4818 - 2020/4103 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davalılar-birleşen davada davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davacı banka tarafından, alacağın tahsili amacıyla takibe geçildiğini, borçluların takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu iddia ederek davalıların itirazının iptali ile icra takibinin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Asıl davada davalılar vekili, kredi sözleşmesini kabul etmediklerini, zira böyle bir sözleşmenin davalılar tarafından imzalanmadığını, kesinlikle davacı tarafça var olduğu iddia edilen kredi sözleşmesi üzerindeki imzaların davalılara ait olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacılar vekili, davalı bankanın davacılar aleyhine ilamsız takip ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, davalı alacaklının bu alacağın sebebini Atem Tem. Gıda. İnş. Nak. Petrol Ürün. San. Tic. Ltd. Şti. ile T. Vakıflar Bankası ...Şubesi arasında akdedilen kredi sözleşmelerine istinaden şirkete kredi açılması ve bu kredinin kullandırılması olarak belirttiğini, bu borçtan dolayı ...'ın gayrimenkulünü ipotek ettiğini ve diğer borçluların ise kefil olarak göründüğünü, fakat kredi sözleşmesinin ne davacı şirket müdürü ne de diğer kefil ve sorumlular tarafından imza edilmediğini ve yine paraların çekildiğine dair dekontlar da şirket müdürünün hiçbir imzasının bulunmadığını, kredi sözleşmesinin sahte olduğundan dolayı bu paranın tamamının banka yetkilileri tarafından çekildiğini, söz konusu kredinin çekildiğine dair şayet banka dekontları var ise bu dekontlardaki imzaların davacı ...'a ait olmadığını, böyle bir kredinin hiç çekilmediğini, icra takibinde asıl borcun 108.774,43 TL olduğunun belirtildiğini, oysa 26.09.2007 tarihli ihtarname ile gönderilen imzalı hesap özetinde anaparanın 79.913,43 TL olduğunun belirtildiğini, buna rağmen faize faiz uygulanarak fahiş miktarda bir alacak talebinde bulunulduğunu iddia ederek davacıların borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine en az % 40 oranında tazminata, davacı ...'a ait dairenin satılarak paranın tahsili nedeniyle meydana gelen zarar olan 113.921,50 TL'nin 13.06.2008 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte istirdadına, istirdat davası nedeniyle davalı aleyhine en az % 40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiş, 28.07.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile davacılardan ...
yönünden istirdat davasının tapu iptal ve tescil olarak değiştirilmesini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı bankanın, hesap kat ihtarnamesi 04.10.2007 tarihinde tebliğ edilen davalı kefil ...'dan takip tarihi itibariyle 92.895,83 TL asıl alacak, 19.914,54 TL işlemiş temerrüt faizi, 995,73 TL faizin % 5 BSMV'si ve 121,02 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 113.927,12 TL, davacı bankanın hesap kat ihtarnamesi 17.10.2007 tarihinde tebliğ edilen davalı kefil ...'dan takip tarihi itibariyle 92.895,83 TL asıl alacak, 18.296,02 TL işlemiş temerrüt faizi, 914,80 TL faizin % 5 BSMV'si ve 121,02 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 112.227,67 TL alacaklı olduğu, asıl alacağa talep uyarınca takip tarihinden tahsiline kadar yıllık % 52,50 oranında temerrüt faizi işletilmesi gerektiği, tahsilde tekerrür olmaması ve 25.09.2009 tarihinde ipotekli taşınmaz satışından tahsil edilen 47.070,00 TL'nin icra dairesinin hesabında dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen hükmün asıl ve birleşen davalarda taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozulmasına karar verilmiştir.
Bu kez, asıl davada davalılar, birleşen davada davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davalılar, birleşen davada davacılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davalılar, birleşen davada davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 213,00 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 1.419.- TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asıl davada davalılar, birleşen davada davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 28/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/789904900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz