Ticari defterini ibraz etmeyen davacının alacağı, davalının kendi ticari defterindeki kayıtla ispatlanabilir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/5 E. 2024/1436 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Ticari nitelikteki alacak davalarında davacı taraf kendi ticari defterlerini ibraz etmemiş olsa da, karşı tarafın (davalının) usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarında dava konusu alacağın kayıtlı bulunması halinde, bu kayıtlar davacı lehine delil olarak değerlendirilerek alacağın ispatlandığı kabul edilebilir; ancak davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi, davalının kendi defterindeki ödeme/mahsup kayıtlarının davacı aleyhine değerlendirilmesi sonucunu doğurur.
Ele alınan sorunlar
Davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle alacağın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesinin doğru olup olmadığı → kısmi kabul
İddia: Davacı vekili, bilirkişi incelemesine hazır bulunamamasının Covid-19 salgını nedeniyle olduğunu ve mazeretin bildirildiğini, ayrıca istenilen evrakların rapor yazma süresi içinde bilirkişiye mail yoluyla teslim edildiğini, kaldı ki davalının ticari defterlerinde müvekkilinin alacaklı olduğunun tespit edildiğini, dava dilekçesi ekindeki faturalar ve muavin defter kaydının da dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü istemiştir.
Gerekçe: Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. HMK'nın 222. maddesi uyarınca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut kayıtların aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Somut olayda davacı vekilinin ticari defterleri usulen yapılan ihtara rağmen inceleme gününde hazır etmediği ve mazeretini o tarihte bildirmediği, yaklaşık 1,5 ay sonra sunulan mazeret dilekçesinin de dayanak bir belgeye bağlanmadığı anlaşılmıştır. Ancak bilirkişi raporunda, davalının kendi ticari defterlerinde davacının alacağa dayanak her iki faturasının da kayıtlı olduğu, davalının 07.03.2020 tarihli 500-TL'lik nakit ödemesinin mahsubu ile bakiye borcunun 5.889,82-TL olarak kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davacı kendi ticari defterlerini ibraz etmemiş olsa da, davalının ticari defter kayıtlarının davacı lehine delil teşkil etmesi mümkündür; bu durumda davacının alacak iddiasının davalının kendi ticari defter kayıtları ile kanıtlandığı kabul edilmeli, davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi ise davalının kendi defterindeki ödeme kaydının davacı aleyhine değerlendirilip alacaktan mahsup edilmesi biçiminde sonuç doğurmalıdır. Bu nedenle 5.889,82-TL üzerinden davanın kısmen kabulüne ve likit alacak bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken davanın tümden reddine karar verilmesi hatalıdır.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
Ticari alacak davalarında davacının kendi ticari defterlerini ibraz etmemesinin, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların davacı lehine delil olarak değerlendirilmesini engellemediğine; ancak davacının defter ibraz etmemesinin davalı defterindeki mahsup/ödeme kayıtlarının davacı aleyhine sonuç doğurmasına ilişkin HMK 222 uygulamasını somutlaştırması bakımından emsal değer taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ticari defter↗ ispat külfeti↗ icra inkar tazminatı↗ cari hesap muavin kaydı↗ kısmen kabul↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/5
KARAR NO 2024/1436
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/09/2021
NUMARASI 2020/496 Esas - 2021/812 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/10/2024
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalı borçlunun müvekkili şirketten 16/12/2019 tarihinde 4.665,60-TL ve 09/01/2020 tarihinde 1.724,22-TL olmak üzere toplam 6.389,82-TL'lik ürün aldığını, ürün bedellerinin ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile 6.389,82-TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça haksız olarak borca itiraz edilerek icra takibinin durdurulduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; uyuşmazlığın ticari ilişkiden kaynaklandığı dikkate alındığında, davacının iddiasını ticari defterler ile ispatlayabileceği, fakat ihtarata rağmen inceleme günü defterlerini bilirkişi incelemesine hazır etmediği, alacak iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; bilirkişi incelemesinin yapılacağı 09.04.2021 tarihinde müvekkili şirkette Covid-19 salgını nedeniyle çalışma yapılamadığından sunulamamışsa da, haklı mazeretlerinin mahkemeye bildirildiğini, bilirkişi ile iletişime geçilerek 90 günlük rapor yazma süresi içerisinde 21.05.2021 tarihinde istenilen evrakların mail yoluyla bilirkişiye teslim edildiğini, henüz bilirkişi dosyayı teslim almamışken istenilen evraklar sunulmuş olduğundan, ticari defterlerin süresinde sunulamamasının söz konusu olmadığını, öte yandan ticari defterlerin süresinde sunulmadığı varsayılsa dahi bu hususun, mahkemenin başkaca bir delil toplamadan hüküm kurmasının gerekçesi olamayacağını, kaldı ki bilirkişi raporunda, davalının ticari defterlerinde müvekkili şirkete borçlu olduğunun tespit edildiğini, mahkemece dava dilekçesi ekinde sundukları faturalar ile muavin defter kaydının dikkate alınmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, davalıya fatura konusu malların teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. 6100 sayılı HMK'nın 222 (1) maddesi hükmü gereği, "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir..." Somut olayda;
mahkemece HMK'nın 222. maddesi hükümleri doğrultusunda tarafların ticari defter ve kayıtlarında inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, ilgili ara kararın davacı vekiline 02.03.2021 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davacı vekilince inceleme günü ticari defterler hazır edilmediği gibi mazeret de bildirilmediği, inceleme gününden yaklaşık 1,5 ay sonra sunulan 26.05.2021 tarihli mazeret dilekçesiyle de büro çalışanlarının Covid-19 pozitif çıktığı gerekçesiyle ticari defterlerin hazır edileceğinin bildirildiği, ancak mazerete dayanak bir belge sunulmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafça ticari defterlerin incelemeye sunulmadığı, ancak dosyaya sunulan cari hesap muavin kaydına göre davacının davalıdan 6.389,82-TL alacaklı olduğu, davacının 18.12.2019 tarihli 4.665,60-TL tutarlı irsaliyeli faturasında teslim alan imzasının yer aldığı, davalının ticari defterlerinin incelenmesinde ise davacının her iki faturası da kayıtlı olup davacıya olan toplam borcun 6.389,82-TL olduğu, 07.03.2020 tarihli 500-TL nakit ödemenin mahsubu ile davalının bakiye borcunun 5.889,82-TL olduğu tespit edilmiştir.
Usulen yapılan ihtara rağmen davacı tarafça ticari defterler ibraz edilmemiş olsa da, davalının ticari defterlerinde davacının alacağa dayanak her iki faturası da kayıtlı olup, davalının 07.03.2020 tarihli 500-TL tutarlı ödemesinin mahsubu ile davalının kendi ticari defterlerinde bakiye borcunun 5.889,82-TL olarak kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda davacının alacak iddiasının davalı tarafın ticari defter kayıtları ile kanıtladığı kabul edilerek, davacı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle, davalının ticari defterlerindeki ödeme kaydının davacı aleyhine değerlendirilmesi ve alacağından mahsubu sonucunda 5.889,82-TL üzerinden davanın kısmen kabulü ve likit alacak bakımından davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalc vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2021 Tarih 2020/496 Esas 2021/812 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, davalının Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 5.889,82-TL asıl alacak üzerinden ve bu tutara davacının takipteki talebiyle bağlı kalınarak yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya dair istemin reddine, Kabul edilen alacak üzerinden hesaplanan 1.177,96-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; Alınması gereken 427,60-TL peşin karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 109,13-TL harcın mahsubu ile kalan 318,47-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 163,53-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 800-TL bilirkişi ücreti ve 67,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 867,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 798-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 5.889,82-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 500-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan 68,20-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 62-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/10/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/78887 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi