Ayıplı malda satıcının ithalatçıya rücuunda zamanaşımı ve sorumluluk
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/366 E. 2024/1298 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalZamanaşımı
Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 18/19/46/57 (tüketici) — Sınır Cetveli / Negatif Alan
Gerekçe özeti
Satıcı, kendisine satılan malın ayıplı olması nedeniyle tüketiciye karşı sorumlu tutulup ödeme yapmak zorunda kalmışsa; malın ithalatçısından satın alınmış olması ve 6502 sayılı Kanun 11/2 uyarınca satıcı, üretici ve ithalatçının tüketiciye karşı müteselsilen sorumlu olması nedeniyle, tüketiciye yapılan ödemeleri ve buna bağlı icra/yargı giderlerini ithalatçıdan rücuen talep edebilir; bu rücu talebi TBK 73. madde uyarınca tazminatın ödendiği tarihten itibaren işleyen zamanaşımı süresine tabidir, TBK 231'deki satım hukukuna özgü kısa zamanaşımı süresi uygulanmaz.
Ele alınan sorunlar
Zamanaşımı def'i → ret
İddia: Davalı, ıslah dilekçesiyle TBK 231. madde uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresinin faturaların ve hakem heyeti kararlarının tarihleri (2014-2015-2016) itibariyle dolduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Tarafların ıslah suretiyle karşı tarafın muvafakatine gerek olmaksızın iddia ve savunmalarını değiştirip genişletebilmesi mümkün olduğundan davalının zamanaşımı defi değerlendirilmiştir. Davacı ile tüketiciye karşı müteselsil sorumlu bulunan davalı arasındaki ilişki, tüketici ile ithalatçı arasında akdi ilişki bulunmaması nedeniyle haksız fiil hükümlerine göre değerlendirilir; TBK 73. madde uyarınca rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği tarihten itibaren iki yıl ve herhalde on yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Davacının son ödemesi 18.05.2018 tarihli ibraname ile yapılmış olup, dava açılış tarihi itibariyle iki yıllık süre geçmediğinden zamanaşımı defi yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İthalatçının ayıplı maldan sorumluluğu ve rücu alacağının kapsamı → kabul
İddia: Davalı, 6502 sayılı Kanun 11. madde uyarınca bedel iadesinden sadece satıcının sorumlu olduğunu, ücretsiz onarım ve misli ile değiştirmede ise ithalatçının müteselsil sorumlu olduğunu, bedel iadesi talebinin kendisine yöneltilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacının dava konusu cihazları davalıdan satın alması nedeniyle TBK 219. madde uyarınca satıcı, alıcıya karşı bildirdiği niteliklerin bulunmamasından ve malın kullanım amacına göre değerini/faydasını azaltan ayıplardan, bu ayıpların varlığını bilmese de sorumludur. 6502 sayılı Kanun 11/2 uyarınca ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir ve bu hakların yerine getirilmesinde satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Buna göre davalı tüketiciye karşı müteselsil sorumlu olup, davacının tüketicilere ödediği cihaz bedelleri ile icra takip masraflarından davalı sorumludur. Ayrıca, davacının bir kısım tüketici hakem heyeti kararlarına karşı açtığı davaların reddedilmesi üzerine yaptığı yargı giderinin de, bu bedel iadesi kararlarının davacının kusurundan değil kullanımdan kaynaklanmayan üretim ayıbından kaynaklanması nedeniyle davalıdan talep edilebileceği kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Satıcının, ithalatçıya karşı tüketiciye ödenen ayıplı mal bedeli için açtığı rücu davasında zamanaşımının TBK 231 değil TBK 73 hükmüne göre belirlenmesi ve 6502 sayılı Kanun 11/2 uyarınca ithalatçının müteselsil sorumluluğunun kapsamına ilişkin değerlendirmesi yönünden emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 6502 sayılı Kanun 11/2 uyarınca satıcının müteselsil sorumlu olduğu tüketiciye yapılan ödemenin ithalatçıdan rücuen tahsilinde, taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığından haksız fiil hükümleri uygulanır ve TBK 73. madde uyarınca rücu istemi tazminatın tamamının ödendiği tarihten itibaren iki yıl, herhalde tazminatın ödendiği tarihten itibaren on yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıba karşı tekeffül↗ müteselsil sorumluluk↗ rücu alacağı↗ tüketici hakem heyeti kararı↗ zamanaşımı def'i↗ ıslah↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/366
KARAR NO 2024/1298
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/12/2021
NUMARASI 2018/1082 Esas - 2021/956 Karar
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/09/2024
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davalı şirketten satın aldıkları dava konusu 10 adet cep telefonu ve 1 adet tabletin ayıplı çıkması nedeni ile satın alan dava dışı 3 kişiler tarafından Tüketici Hakem Heyetine başvuruda bulunulduğunu, hakem heyetleri tarafından başvurunun kabul edilerek cihazların bedellerinin iadesine karar verildiğini, kararın iptali için açtıkları davaların reddedildiğini, icra takipleri ve kesin kararlar uyarınca ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, davalıya bildirimde bulunulmasına rağmen ödeme yapılmadığını, ayıplı malların davalıdan alınmış olması nedeni ile ayıba karşı tefekkül hükümleri uyarınca davalı distribütör firmanın sorumlu olduğunu ileri sürerek ödenen toplam 17.315,86-TL tutarındaki cihaz bedelinin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili, bedel iadesinden satıcının sorumlu olduğunu, ayrıca davacının yalnızca cihazların bedel iadeleri değil, yargı gideri, vekalet ücreti ve sair masrafları da talep ettiğini, cihaz bedelini aşan miktardan sorumlulukları olmadığını, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 11/2. maddesinde ücretsiz onarım ve malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi söz konusu ise ithalatçının müteselsil sorumluluğunun düzenlendiğini, bedel iadesi talebinin ithalatçı veya üretici firmaya yöneltilemeyeceğini, TTK'nin 23. Md uyarınca şikayetin 8 gün içerisinde bildirilmesi gerektiğini, şikayetler hakkında yeterli savunma yapılmayıp, yasal yollara başvurulmadığını ,davacının kendi inisiyatifi ile tüketicilere ödeme yaptığını, HMK'nin 61 maddesi uyarınca şirkete ihbar veya bildirimde bulunmadığını, hakem heyeti kararlarına itiraz edilmeyerek bu kararların kesinleşmesine sebebiyet verildiğini, itiraz edilmesi halinde ürünlerin incelenip savunma yapılabileceğini, ayrıca yetkili servis kayıtlarından yapılan incelemede dava konusu cihazlar için bedel iadesi koşullarının oluşmadığının tespit edildiğini bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
ISLAH
Davalı vekili 20.10.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, zamanaşımı definin ıslah ile ileri sürülebileceğini bildirerek TBK'nin 231 maddesi uyarınca 2014-2015-2016 tarihli fatura ve Tüketici Hakem heyeti karar tarihleri itibari ile 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürerek ek rapor alınmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; dava edilen 11 adet cihazdan 10 adet cihazın ithalatçı firmasının davalı KVK olduğu, bunlarda imalattan kaynaklı ayıp ile gizli ayıp olduğunun belirlendiği, davacı firmanın ödemek durumunda kaldığı ürün bedeli olarak tüketiciye ödediği 11.678,55-TL ve icra ve yargılama masrafları 3.924,18-TL olmak üzere toplam 15.602,73-TL'nin tahsilini talep edebileceği, "... imei numaralı" cihazı davalı şirketten satın aldığını ispatlayamadığı gözetilerek davanın kısmen kabulü ile 15.602,73-TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 1.713,13-TL talebinin ise reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; bilirkişi raporuna itiraz ve yeni bir bilirkişiden rapor alınması talebinin dikkate alınmadığını, cihazlar üzerinde fiziki inceleme yapılmadan doğrudan hesaplama yapılmasının hükme esas alınamayacağını, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun 11.maddesinde; tüketicinin seçimlik haklarından her zaman satıcının sorumlu olduğunu, ancak ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinde üretici ve ithalatçı ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu, 9 cihazın bedel iadesine 2 tanesinin misli ile değişime karar verildiğini, cihazların ithalatçısı veya sağlayıcısı olduklarını, bedel iadesinden satıcının sorumlu olduğunu, TBK'nin 231 maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, faturaların 2014, 2015, 2016 tarihli olduğunu, Hakem heyeti kararlarının da aynı tarihleri içerdiğini, cihazlarda ayıp olduğu kabul edilse bile bunun kendilerinden kaynaklanmadığını, icra takiplerine davacının sebebiyet verdiğini bu nedenle ek takip ve masraflardan sorumlu olmadıklarını, imalattan kaynaklanan ayıptan kendilerinin sorumlu olmadığını bildirerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, davalıdan satın alınıp nihai alıcı tüketicilere davacı tarafından satılan cihazlardaki ayıplar nedeniyle tüketici alıcılar tarafından Tüketici Hakem Heyetine başvurulması sonucunda başvuruların kabulü ile neticelenen tüketici hakem heyeti kararları nedeniyle tüketicilere ödenen cihaz bedellerinin satıcı firmadan rücuen tahsili talebine ilişkindir. Davacı tarafça Tüketici Hakem Heyetince verilen bedel iadesi ve değişime ilişkin kararlara karşı ..., ... ve ... için Tüketici Mahkemesine itiraz edilip davalıya ihbarda bulunulduğu ancak itirazların red ile sonuçlanması sonrasında tüketiciler tarafından başlatılan icra takiplerinde ödeme yapıldığı, ..., ... ve ...'a Tüketici Hakem Heyeti kararı sonrası ibraname karşılığı ödeme yapıldığı, diğerlerine Tüketici Hakem Heyeti kararının icra takibine konması nedeniyle ödemelerin yapıldığı, Tüketici Hakem Heyetlerince taleplerin bir kısmı için 20 günlük tamir müddetinin geçirilmiş ve arızaların kullanımdan kaynaklanmadığının tespit edilmiş olması;
bir kısmında bilirkişi raporu ile ayıplı olduğunun ve kullanımdan kaynaklanmadığının tespitinin yapılması nedeniyle bedel iadesi ve değişim kararı verildiği, ...'e ayıpsız misli ile değişim kararı verilip değiştirildiği, vekalet ücreti için takip yapıldığı, ... için verilen değişim kararının misli bulunamadığından bedel iadesine dönüştüğü, diğerleri için bedel iadesi kararları uyarınca davacı tarafça tüketicilere ödemeler yapılmıştır. Alınan bilirkişi raporunda Tüketici Hakem Heyeti kararlarına konu cihazlarda ayıpların kullanım kaynaklı olmadığının tespiti üzerine 10 adet cep telefonu ile 1 adet tablet bilgisayarın bedellerinin tüketicilere iadesine karar verildiği, başvuruda bulunan sadece ...'e satılan telefonun davalıdan alındığının tespit edilemediği, diğerlerinin IMEI sorgulamasında ithalatçı firmanın KVK olması nedeniyle zarardan sorumluluğunun bulunduğu ve tüketiciye yapılan ödemeler toplamının 11.678,55-TL cihaz bedeli, icra takip masraf toplamının 3.924,18-TL olduğu tespit edilmiştir.
Davacının dava konusu cihazları davalıdan satın alması nedeniyle TBK 219. Md uyarınca "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğe aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Davalı tarafça cevap dilekçesi ıslah edilerek zamanaşımı definde bulunmuştur. Tarafların ıslah suretiyle karşı tarafın muvafakatına gerek olmaksızın iddia ve savunmalarını değiştirip genişletebilmesi mümkün olduğundan davalının zamanaşımı definin değerlendirilmesi gerekir.6502 sayılı kanunun 11/(2) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir.
Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur.Buna göre ;davalı tüketiciye karşı müteselsil sorumlu olduğu ; tüketici ile ithalatçı arasında akdi ilişki olmadığından, davalının tüketiciye karşı sorumluluğunun haksız fiil hükümlerine göre değerlendirilebileceği, TBK'nin 73.maddesinde rücu istemi ,tazminatın tamamının ödendiği tarihten itibaren başlayarak iki yılı ve herhalde tazminatın tamamının ödendiği tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir.Dava dilekçesi ekinde sunulduğu üzere davacı son olarak 18.5.2018 tarihinde ibraname ile ödeme yapmış olup , davanın açılış tarihi itibariyle iki yıllık zamanaşımı süresi geçmemiştir.Davacı ile birlikte tüketicilere karşı müteselsil sorumlu bulunan davalı vekilinin zamanaşımı defi yerinde değildir.
Diğer yandan davacı tarafça bir kısım Tüketici Hakem Heyeti kararlarına karşı açılan davaların reddedildiği, bu dosyalarda davalıya ihbarın yapılmış olduğu, Tüketici Hakem Heyetine davacının itirazlarda bulunduğu, bedel iadesi kararlarının davacının kusurundan ya da yeterli savunma yapmamasından değil, kullanımdan kaynaklanmayan arızalardan dolayı teknik serviste 20 günlük onarım sürelerinin geçmiş ve üretimden kaynaklı ayıplı olmasından kaynaklandığı, davacının itiraz ettiği üç adet karara itirazların reddedildiği yargı giderine katlanmak zorunda kaldığı dikkate alındığında davacının yargı giderine ilişkin zararını da davacıdan talep hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı tarafından tüketicilere ödenen cihaz bedeli ve yargı giderlerinin davalıdan tahsiline ilişkin kararda isabetsizlik olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.065,82-TL istinaf karar harcından yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 1.006,52-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 67-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/78676 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi