6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari vekil sıfatıyla imzalanan simsarlık sözleşmesinden ücret alacağı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/360 E. 2024/1291 K. · · İlk derece: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 18/19/46/57 (simsarlık) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Bir kişinin şirketi temsil yetkisi bulunmasa da şirket çalışanı sıfatıyla ve o şirket adına hareket ederek imzaladığı simsarlık (yer gösterme) sözleşmesi, akdedilen işlemin sonuçta o şirket tarafından fiilen gerçekleştirilmiş (taşınmazın kiralanmış) olması hâlinde ticari vekil sıfatıyla şirket adına yapılmış kabul edilir ve şirketi bağlar; simsarlık sözleşmesinin geçerliliği için malikin rızası veya simsara ayrıca yetki verilmesi şartı aranmaz. Sözleşmede öngörülen sürenin hesabında esas alınacak tarih, kira ilişkisinin kurulduğu (kira sözleşmesinin imzalandığı) tarihtir; kiranın fiilen başlayacağı tarih değildir. Sözleşme içeriğinden talep miktarı belirli/belirlenebilir ise dava belirsiz alacak davası niteliğinde açılamaz; ancak bu husus, davanın kısmi dava olarak kabulüne ve sonradan verilen talep artırım dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak değerlendirilmesine engel değildir; ıslah dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz talep edilmişse bu talebe uygun karar verilmesi hukuka aykırı olmaz.

Ele alınan sorunlar

Şirket çalışanının yetkisiz temsille imzaladığı simsarlık sözleşmesinin davalı şirketi bağlayıp bağlamadığı → ret

İddia: Davalı, sözleşmeyi imzalayan kişinin şirketi temsil ve imza yetkisi bulunmadığını, kendisine bu yönde talimat ve onay verilmediğini, TBK 46/2 uyarınca şirketten onay istenmesi gerektiğini ve husumetin bu kişiye yöneltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sözleşme tarihinde imzalayan kişinin davalı şirketi temsil yetkisi bulunmamakla birlikte, bu kişinin şirket çalışanı olduğu, sözleşmeyi Bölge Müdürü sıfatıyla imzaladığı, dava konusu taşınmazı ilgili market adına gördüğü ve sonuçta taşınmazın davalı şirket tarafından kiralandığı sabit olduğundan, sözleşmenin ticari vekil sıfatıyla davalı şirket adına yapıldığının kabulü gerekir. Simsarlık sözleşmesinin geçerliliği için malikin rıza vermesine veya simsara yetki verilmesine gerek olmadığından, davalının iş sahibiyle yapılan sözleşmeye yönelik itirazları değerlendirmeye alınmamıştır. İmzalayan kişinin kira sözleşmesinin düzenlendiği tarihte işyerinden ayrılmış olmasının da sözleşmenin geçerliliğine etkisi bulunmamaktadır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Kiralama işleminin sözleşmede belirlenen bir yıllık süre içinde gerçekleşip gerçekleşmediği → ret

İddia: Davalı, kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin 15.02.2020 olduğunu, 13.01.2019 tarihli sözleşmeye göre bir yıllık sürenin dolduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dayanak simsarlık sözleşmesinden sonra kira sözleşmesi 26.12.2019 tarihinde imzalanmıştır; kiranın başlangıcı olarak 15.02.2020 tarihi kararlaştırılmış olsa da, kira ilişkisinin kurulduğu tarih sözleşmenin imza tarihi olduğundan bir yıllık sürenin dolmadığı sonucuna varılmıştır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Belirsiz alacak davası koşullarının bulunmaması ve talep artırım dilekçesinin ıslah olarak kabulü ile faiz başlangıç tarihi → ret

İddia: Davalı, davacının talebinin belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle ıslaha tabi olduğunu ve faize ıslah (talep artırım) tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dayanılan 13.1.2019 tarihli sözleşme içeriğinden talep edilecek alacak miktarı belirli olduğundan dava, belirsiz alacak davası koşullarını taşımamaktadır. Ancak bu koşulları taşımayan davanın kısmi dava olarak kabulüne ve talep artırım dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak kabulüne engel bulunmamaktadır. Islah dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz talep edildiğinden, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde yasaya aykırılık yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Simsarlık ücretinin fahiş olduğu iddiası ve TBK 525 uyarınca indirim talebi → ret

İddia: Davalı, sözleşmede belirlenen ücretin fahiş olduğunu ve TBK 525 uyarınca indirim yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dayanak sözleşmede aylık kira bedeli 35.000-TL olarak belirlenmiş olmasına rağmen bilirkişi tarafından kira sözleşmesindeki aylık 22.000-TL üzerinden hesaplama yapılmış ve davacı da bu hesaplamaya itibar ederek talep artırım dilekçesi vermiştir; bu nedenle TBK 525 madde koşulları oluşmadığından ücretin fahiş hesaplandığına yönelik itiraz yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Vekalet (simsarlık) ücretinin KDV dahil bedel üzerinden hesaplanmasının doğru olup olmadığı → ret

İddia: Davalı, vekalet ücretinin KDV'li bedel üzerinden belirlenmesinin doğru olmadığını, henüz fatura kesilmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sözleşmede yıllık kira bedelinin %12+KDV'si kadar simsarlık ücreti ödeneceği kararlaştırıldığından, hesaplanan hizmet bedeline KDV ilave edilerek KDV dahil bedel üzerinden vekalet ücreti hesaplanıp takdir edilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şirket adına yetkisiz görünen ancak şirket çalışanı sıfatıyla hareket eden kişinin imzaladığı simsarlık sözleşmesinin, işlemin şirket tarafından fiilen gerçekleştirilmesi hâlinde ticari vekil sıfatıyla yapılmış sayılacağı ve şirketi bağlayacağı yönündeki değerlendirme ile sözleşmedeki sürenin başlangıcının kira sözleşmesinin imza tarihi olduğu yönündeki tespit, benzer tellallık/simsarlık uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır (İstanbul BAM 12. HD kararı olarak bölgesel ikna edici değer taşır).

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
simsarlık sözleşmesi ticari vekil temsil yetkisi belirsiz alacak davası ıslah kısmi dava sözleşmelerin nispiliği ilkesi TBK 525 fahiş ücret indirimi

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 520TBK 521TBK 525TBK 38TBK 46/2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/360

KARAR NO 2024/1291

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 06/12/2021

NUMARASI 2020/575 Esas - 2021/928 Karar

DAVA

Alacak (Tellallık Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, gayrımenkul sahibi ile aralarında 26.12.2018 tarihli gayrimenkul aracılık sözleşmesi yapılıp davalı ile de aralarında 13.01.2019 tarihli aylık kirası 35.000-TL + KDV olan " Gayrımenkul Görme ve Hizmet Bedeli Sözleşmesi" düzenlendiğini, davalının sonrasında mal sahibi ile görüşmeye geçerek 26.12.2019 tarihinde taşınmazı kiraladığını öğrendiklerini, taşınmazın 13.1.2019 tarihinde gösterilmiş olması nedeniyle 1 yıllık sürenin dolmadığını, davacının sözleşme gereği yıllık kira bedelinin %12+KDV ödeme yükümlülüğü olduğunu ileri sürerek 13.1.2019 tarihli sözleşme kapsamında hizmet bedeli alacağının şimdilik 1.000- TL nin belirsiz alacak davası kapsamında dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

ISLAH

Davacı 26/11/2021 tarihli talep arttırım dilekçesiyle talebi 37.382,40 -TL olduğunu ,alacağa dava tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, şirket yetkilileri tarafından davacı ile yapılan sözleşme olmadığını, şirketin bu konuda yetkilendirdiği kimse bulunmadığını, sözleşmelerdeki imzaların şirketle ilgisi olmadığını, şirket yetkililerinin sözleşmeden haberleri bulunmadığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davalı şirket çalışanı ve ... Market Bölge Müdürü unvanlı ... ile davacı arasında 13/01/2019 tarihinde gayrimenkul görme ve hizmet bedeli sözleşmesi imzalandığını ve davalı şirketin taşınmazı 26.

12. 2019 tarihinde sözleşmede belirlenen 1 yıllık sürede kiraladığı, ... 'in bu tarih itibari ile de davalı şirket çalışanı olduğunun SGK kayıtları ile sabit olduğu, TBK nın 38. maddesine göre, Bölge Müdürü olduğu bildirilen adı geçenin iktisadi işletmeyi temsil yetkisi olmadığı kabul edilse dahi davalının, yetkisiz temsilcinin imzaladığı sözleşmeyi benimsediği ve taşınmazı kiraladığı sabit olduğundan TBK nın 520. Maddesi uyarınca kira sözleşmesindeki aylık 22.000- TL üzerinden hesaplanan yıllık kira bedelinin %12+KDV si toplamı 37.382,40-TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 37.382,40-TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; ...'in şirketi temsil ve imza yetkisi olmadığını, sözleşme için yetki ve talimat verilmediğini ,davacı ile yapılan sözleşmeye onay verilmediğini, TBK nın 46/2 maddesi uyarınca şirketten sözleşmeyi onayıp onamadığının bildirmesinin istenmediğini, husumetin ...'e yöneltilmesi gerektiğini, davacının 26.12.2018 tarihli sözleşmeyi ... ile imzaladığı ve onun yetkilisi olduğunu, ... ile imzaladığı sözleşmenin, ...'ndan aldığı yetki çerçevesinde imzalanmasına rağmen mecuru kendilerinin ...'ndan kiraladıklarını, davacının yetkilisi olduğu kişi ile davalının kira sözleşmesi imzaladığı kişilerin farklı olması nedeniyle talepte bulunamayacağını, yetki veren temel sözleşmenin 65 günlük olduğunu, kira sözleşmesinin başlangıç tarihi 15.2.2020 olup 13.1.2019 tarihli sözleşmeye göre 1 yıllık sürenin de dolduğunu, ...'in kira sözleşmesi imzalanmadan önce 30.07.2019 da işten ayrıldığını, sözleşmede belirlenen ücretin fahiş olup TBK nın 525 maddesi çerçevesinde indirim yapılması gerektiğini, ayrıca vekalet ücretinin KDV li bedel üzerinden belirlenmesinin doğru olmadığını, henüz fatura dahi kesilmediğini, davacının talebi belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle ıslaha tabi olduğundan ıslah tarihinden (talep arttırım tarihinden) itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini savunarak kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava,tellallık ücret alacağının tahsili talebine ilişkindir.. Davacı ile dava dışı ... (...'na vekaleten) arasında taşınmazın kiraya verilmesi için 26.12.2018 tarihli 65 gün süreli Gayrımenkul Aracılık sözleşmesi düzenlenmiştir.Davacı ile... Market Bölge Müdürü adı altında ... arasında 13.1.2019 tarihli aylık 35.000- TL kira bedeli üzerinden taşınmazın kiralanması amacıyla yer gösterme sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede görülen taşınmazın bir yıl içinde kendisi , eşi, ortağı veya çalışanı bulunduğu şirket, şirket ortakları, şirketin ortak olduğu kuruluşlar ya da kan ve sıhri hısımları tarafından kiralandığı taktirde yıllık kira bedelinin %12 + KDVyi ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, ...'in 08/10/2018 tarihinde davalı şirkette işe girdiği , 30/07/2019 tarihinde ayrıldığı, davalı ile mal sahibi arasında 26/12/2019 tarihinde 10 yıl süreli 15/02/2020 başlangıç tarihli aylık 22.000-TL bedelli kira sözleşmesinin düzenlen diği anlaşılmaktadır.

TBK'nın 520. maddesi uyarınca; simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânı hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı bir sözleşmedir. Simsarlık sözleşmesine kural olarak vekalete ilişkin hükümler uygulanır. Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Simsarlık sözleşmesi simsar ile sözleşme yapan arasında kurulur. Simsarlık ücretini talep hakkı, hemen simsarlık sözleşmesinin kurulmasıyla doğmaz. TBK.'nın 521. maddesi gereğince simsar ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Somut olayda 13.1.2019 tarihli simsarlık sözleşmesi, dava dışı ...

tarafından imzalanmış ise de; sözleşmenin ... Market için yapıldığı ve ... Market Müdürü olarak ... Marketler grubuna uygun boş dükkan olarak kiralanmak amacı ile görüldüğü sözleşme içeriğinde yazılıdır.Sözleşmelerin nispiliği ilkesi uyarınca, sözleşmeler hüküm ve sonuçlarını tarafları üzerinde doğurur. Sözleşme tarihinde ...'in davalı şirketi temsil yetkisi mevcut değil ise de; şirket çalışanı olduğu, sözleşmeyi Bölge Müdürü olarak imzaladığı, dava konusu dükkanı .. market adına gördüğü ve sonuç olarak dava konusu yerin ( ... Market olarak ) davalı şirket tarafından kiralandığı, sabit olduğundan sözleşmenin ticari vekil sıfatı ile davalı şirket adına yapıldığının kabulü gerekir. Simsarlık sözleşmesi yapılabilmesi için malikin rıza ve simsara yetki vermesine gerek olmadığından davalının iş sahibi ile yapılan sözleşmeye itirazları değerlendirilmemiştir.

Dayanak 13.1.2019 tarihli simsarlık sözleşmesinden sonra kira sözleşmesinin 26.12.2019 tarihinde imzalandığı, herne kadar kiranın başlangıç olarak 15.2.2020 tarihi kararlaştırılmış ise de; kira ilişkisinin kurulduğu tarih sözleşme tarihi olduğu,1 yıllık sözleşme süresinin dolmadığı anlaşıldığından mahkemenin bu yöndeki kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. ... 'in Kira sözleşmesinin düzenlendiği tarihte davalı işyerinden ayrılmış olmasının da sözleşmeye etkisi yoktur. Davacı tarafça dayanılan 13.1.2019 tarihli sözleşme içeriğinden talep edilecek alacak miktarı belli olduğundan dava belirsiz alacak davasının koşullarını taşımamaktadır.Ancak , belirsiz alacak davası koşullarını taşımayan davanın kısmi dava olarak kabulüne,talep artırım dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak kabulüne bir engel bulunmamaktadır.Islah dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz talep edilmesi nedeniyle dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Dayanak sözleşmede aylık kira bedeli olarak 35.000-TL olmasına rağmen;

bilirkişi tarafından kira sözleşmesindeki aylık 22.000- TL üzerinden hesaplama yapıldığı, davacı tarafça bu hesaplamaya itibar edilerek talep artırım dilekçesi verildiği görüldüğünden TBK nın 525 madde koşulları oluşmadığından davalının ücretin fahiş hesaplandığına yönelik itirazı yerinde değildir.Sözleşmede,yıllık kira bedelinin %12+ KDV si kadar simsarlık ücreti ödeneceği kararlaştırıldığından hesaplanan hizmet bedeline kdv ilave edilerek kdv dahil bedel üzerinden vekalet ücreti hesaplanarak takdir edilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle ;karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.553,59-TL istinaf karar harcından yatırılan 638,40-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 1.915,19‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 52,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/78666 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.