6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Aynı alacak için kambiyo ve ipotekli takip birlikte yapılamaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/482 E. 2024/1336 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Davacının nitelemesi: İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takip mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Alacağı hem rehinle (ipotekle) hem de kambiyo senediyle teminat altına alınmış olan alacaklı, İİK 45 ve 167. maddeleri uyarınca bu iki takip yolundan birini tercih etmek zorundadır; sıra gözetmeksizin seçim yapabilse de aynı alacak için aynı anda hem rehnin paraya çevrilmesi hem de kambiyo senedine mahsus haciz yoluyla takip yürütemez. Alacaklı önce hangi takip türünü başlatıp devam ettirmişse tercihini o yönde kullanmış sayılır; bu tercihten sonra başlatılan diğer türdeki takip mükerrer takip niteliğinde olup, o takibe yönelik itirazın iptali talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Alacaklının aynı alacak için hem kambiyo senedine mahsus haciz yolu hem de ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıp yapamayacağı → ret

İddia: Davacı vekili, İİK'nın 45. ve 167. maddelerinde alacaklının önce kambiyo veya önce ipoteğin paraya çevrilmesi yolunu seçtikten sonra diğerini kullanamayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla birden fazla takip yapılmasında sakınca olmadığını, İİK 45/3 ile 167. maddelerin tercih yapma yükümlülüğü getirmediğini ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılıp davanın kabulünü istemiştir.

Gerekçe: İİK'nın 167. maddesi hükmü gereği ipoteğin varlığına rağmen kambiyo senedine dayalı takip yapılabilirse de, yargı uygulamasında takip yollarından birinin tercih edilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 20.01.2023 tarihli, 2021/2 esas, 2023/1 karar sayılı kararı ile rehinle teminat altına alınmış ve ayrıca kambiyo senedine de bağlanmış alacağın tahsili amacıyla, borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile aynı anda ve sıra gözetmeksizin hem rehnin paraya çevrilmesi yolu ile hem de kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayacağına karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.9.2023 tarih, 2023/12-335 esas, 857 karar sayılı kararına göre de İİK'nın 45/1. maddesi uyarınca kural olarak alacağı rehinle temin edilmiş olan alacaklı öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorundadır; İİK 45/3 maddesinde bu kuralın istisnası getirilmiş olup İİK 167/1. madde uyarınca alacağın kambiyo senedine bağlı olması durumunda alacaklı, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile doğruca kambiyo senedine mahsus haciz yoluna başvurabilir. Alacak hem rehinle hem kambiyo senedi ile teminat altına alınmışsa alacaklı sıra gözetmeksizin bu takip yollarından birini seçebilir; ancak İİK'nın 45. maddesi gereği önce rehne başvurulması kural, sonrası istisna olduğundan, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla da olsa aynı anda aynı alacaktan dolayı aynı borçluya karşı her iki takibe birden başvurulamaz. Takip türleri farklı olsa da takiplerdeki para alacağı aynı hukuki ilişkiden doğduğundan mükerrer takip söz konusu olur; bu durumda borçlu, İcra Mahkemesi'nden ikinci takibin iptalini şikayet yoluyla isteyebilir ve bu şikayet kamu düzeniyle ilgili olduğundan süreye tabi değildir. Somut olayda davacı alacaklının bayilik ilişkisinden doğan borç için önce iki ayrı kambiyo senedine dayalı icra takibi başlattığı, sonrasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığı, ipotekli takipten sonra da kambiyo senetlerinin vadeleri doldukça bunların icra takibine konulmaya devam edildiği anlaşıldığından, davacı alacaklının tercih hakkını kambiyo takibi yapma yönünde kullandığının kabulü gerekir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, rehinle ve kambiyo senediyle teminat altına alınmış aynı alacak için alacaklının hangi takip yolunu tercih ettiğine dair Yargıtay İBBGK ve HGK içtihatlarını uygulayarak, önce başlatılan ve devam ettirilen takip türünün tercih olarak kabul edileceği ve sonradan başlatılan diğer türdeki takibin mükerrer sayılacağı yönünde bölgesel ikna edici bir emsal oluşturmaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu tercih hakkı mükerrer takip tahsilde tekerrür olmamak kaydı içtihadı birleştirme kararı

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 45/1İİK 45/3İİK 167İİK 167/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/482

KARAR NO 2024/1336

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 30/12/2021

NUMARASI 2020/136 Esas - 2021/1087 Karar

DAVA

İtirazın İptali

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili;

14. 7.2017 tarihli bayilik sözleşmesi gereği 760.045,31-TL tutarında alacağı için İstanbul ... İcra Daire'sinin ... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takibe itiraz edildiğini, takibin tüzel kişiliğe yönelik olup %90 hissedarının vefat etmesinin sonucu etkilemeyeceği gibi şirketin vefattan sonra da tüzel kişiliğinin devam ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20 inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davalı şirketin yetkilisi ve %90 ortağı ...'ın 14.06.2019 tarihinde vefat ettiğini, kalan %10 ortağın konuyu bilmediğini, şirkete yetkili atanmadan yapılan takibin yasal olmadığını, davacının takip öncesinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile de iki ayrı icra takibi yaptığını, aynı borca ilişkin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapılamayacağını, açılan tereke tespit davası kabul edildiğinden TMK nın 625 maddesi gereğince miras bırakanın borçları için takip ve dava açılamayacağını, yetkili icra dairesinin taşınmazların bulunduğu Antalya İcra Dairesi olduğunu savunarak davanın reddine karar erilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; bayilik sözleşmesi gereği alacağın tahsili için hem asıl borçlu, hem ipotek maliki olan davalıya karşı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, şirket ortağının ölmüş olmasının kendi iç ilişkisinde önemli olup yapılan takibin şirkete yöneltilmesinde sakınca olmadığı, davacının sözleşmeye dayalı alacağı için önce kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yaptığı ve takip türüne göre tercih hakkını kullanan davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde bulunamayacağına dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; alacaklının İİK'nın 45. ve 167. maddesinde tanınan haktan sadece bir tanesinin kullanılabileceğine yani önce kambiyo takibi veya önce ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatan alacaklının daha sonra diğer takip yolunu kullanamayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, uygulamanın yasaya aykırı olduğunu, hangi takipten ne miktarda ve ne zaman tahsilat yapılacağının bilinmediğini, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla birden fazla takip yapılmasında sakınca olmadığını, İİK 45/3 yollamasıyla 167. maddeleri uyarınca tercih yapma yükümlülüğü getirilmediğini, Yargıtay'ın farklı kararları bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasında 14.7.2017 tarihli bayilik sözleşmesi nedeniyle verilen bonolara dayalı olarak davacının önce İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 119.716,48-TL, İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında 206.827,57-TL asıl alacak için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yaptığı, sonrasında davaya konu İstanbul ... İcra Dairesinin .. esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile 723.827,57-TL alacak için icra takibi başlatıldığı, ipotekli takipden sonra da vadesi dolan senetler kambiyo takibine kanılmuştur. İİK nın 167 maddesi hükmü gereği ipoteğin varlığına rağmen kambiyo senedine dayalı takip yapılabilir ise de yargı uygulamasında takip yollarından birinin tercih edilmesi gerektiği kabul edildiğinden ilk derece mahkemesince tercih hakkı kambiyo senedinden yana kullanıldığı kabul edilerek itirazın iptali davası red edilmiştir.

Yargıtay İBBBGK nun 20.01.2023 tarihli ve 2021/2 esas, 2023/1 karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile "Rehinle teminat altına alınmış ve ayrıca kambiyo senedine de bağlanmış alacağın tahsili amacıyla, borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile aynı anda ve sıra gözetmeksizin hem rehnin paraya çevrilmesi yolu ile, hem de kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayacağı " na karar verilmiştir. Yargıtay HGK nın 27.9.2023 gün, 2023/12-335 esas, 857 karar sayılı kararı ile de; İİKnın 45/1.md uyarınca kural olarak alacağı rehinle temin edilmiş olan alacaklı öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorundadır, ancak İİK 45/3 maddesinde bunun istisnası getirilmiş olup İİK 167/1.

Md uyarınca alacağın kambiyo senedine bağlı olması durumunda alacak rehinle temin edilmiş olsa bile doğruca kambiyo senedine mahsus haciz yoluna başvurabilir. Alacak hem rehinle, hem kambiyo senedi ile teminat altına alınmış ise sıra gözetilmeksizin bu takip yollarından birini seçebilir. Ancak İİKnın 45 maddesi gereği önce rehne başvurulması kuralı olup sonra istisnasına yer verildiğinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla da olsa aynı anda aynı alacaktan dolayı aynı borçluya karşı her iki takibe birden başvuruda bulunulamaz. Bu durumda alacaklının her iki takip yolundan birini tercih etmesi gerekmektedir...Takip türleri farklı da olsa takiplerdeki para alacağı aynı hukuki ilişkiden doğduğundan mükerrer takip yapılması söz konusu olacaktır.

Bu durumda borçlu şikayet yolu ile İcra Mahkemesinden ikinci takibin iptalini isteyebilir, bu kamu düzeni ile ilgili olduğundan şikayet süreye tabi değildir." denilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı alacaklının bayilik ilişkisi nedeniyle doğan borç için başlattığı kambiyo senedine dayalı iki ayrı icra takibinden sonra ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığı, ipotekli takipdensonra da, kambiyo senetlerinin vadeleri doldukça senetlerin icra takibine konulmaya devam edildiği anlaşılmakla davacı alacaklının tercih hakkını kambiyo takibi yapma yönünde kullandığının kabulü gerektiği, mahkemece ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla itirazın iptali isteminin bu nedenle reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından, istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL peşin istinaf karar harcından yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,9‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye ödenmesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 26/09/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/78600 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.