Okul devrinde ödenen bedel: bağlanma parası (kapora) niteliği ve takas def'i
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/435 E. 2024/1295 K. · · İlk derece: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Taraflar arasında yazılı sözleşme imzalanmadan, sözlü anlaşma aşamasında yapılan kısmi ödemeler, sözleşme kurulmadığı için cayma akçesi (bağlanma parasının tersi bir sonuç doğuran akçe) sayılamaz; TBK 177 uyarınca bu ödemeler bağlanma parası (kapora/pey akçesi) niteliğindedir ve verenin kusuruna bakılmaksızın iadesi gerekir. Ayrıca sözleşme kurulmadığı için karşı tarafın bu ilişkiden doğan zarara dayanarak ileri sürdüğü takas-mahsup def'i, zararın somutlaştırılıp kanıtlanamaması hâlinde reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Ödenen bedelin hukuki niteliği: bağlanma parası (kapora) mı, cayma akçesi mi? → kabul
İddia: Davalılar, sözleşmede ödemelerin ne olduğunun açıklandığını, 20.000-TL'nin kapora, 130.000-TL'nin ilk taksit bedeli olduğunu, protokolde devir tarihinin 01.06.2019 olarak belirlendiğini ve cayan tarafın davacı olduğunu, bu nedenle bedelin iade edilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taraflar arasındaki ilişki, yazılı sözleşme imzalanmadığından sözlü anlaşmaya dayalıdır ve ilişki bir kısım ödeme yapılması aşamasında kalmıştır. Yapılan ödemelerin cayma akçesi olduğunu ileri sürebilmek için önce sözleşmenin kurulmuş olması gerekir; cayma akçesi bırakarak sözleşmeden dönme imkânı, ancak kurulmuş bir sözleşme bakımından söz konusu olabilir. Sözleşme henüz imzalanmadan davacının yatırdığı para TBK 177 uyarınca bağlanma parası (kapora/pey akçesi) niteliğindedir. Pey akçesi, verenin kusuruna bağlı olmaksızın iadeyi gerektirir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalıların zarara dayalı takas-mahsup def'i → ret
İddia: Davalılar, bilirkişinin görev alanı dışına çıktığını, takas mahsup talebinin ilk derece mahkemesince değerlendirilmediğini, 130.000-TL'nin davacının okulu devir almaktan kaçınması nedeniyle oluşan zararlarına karşılık mahsup edilmesi gerektiğini, yeni eğitim döneminde öğrenci kabul edilememesinden kaynaklanan zararın defter kayıtlarıyla tespit edilebileceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sözleşme imzalanarak yürürlüğe girmediğinden ve son havale tarihi ile imzalanmayan protokol tarihi göz önüne alındığında sözleşme kurulmadığından, davalıların zarara uğradığından bahisle takas-mahsup talebine konu olabilecek zararlarının somutlaştırılıp kanıtlanamadığı, sözleşme nedeniyle davalının yeni kayıt yapmasının anlaşma sürecinde engellendiğinin de ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle takas def'inin ilk derece hükmünde ayrıca değerlendirilmemiş olması sonuca etkili görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Yazılı sözleşme kurulmadan, sözlü anlaşma aşamasında yapılan kısmi ödemenin TBK 177 uyarınca bağlanma parası (kapora) sayılacağı ve sözleşme kurulmadığı için cayma akçesi niteliği taşıyamayacağı yönündeki değerlendirme; ayrıca sözleşme kurulmadığından doğan zarara dayalı takas def'inin ispat yükü karşılanmadan kabul edilemeyeceği hususunda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bağlanma parası (kapora/pey akçesi)↗ cayma parası↗ takas-mahsup def'i↗ itirazın iptali↗ icra inkar tazminatı↗ TBK 177↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/435
KARAR NO 2024/1295
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 01/11/2021
NUMARASI 2019/1139 Esas - 2021/786 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davacı ile davalı şirket yetkilisi ... arasında davalı ... Ltd. Şti'ne ait "... İstanbul" isimli okulun 2018-2019 eğitim öğretim yılı bittikten sonra, davacının yetkilisi bulunduğu, ... A.Ş. şirketine devri konusunda şifaen anlaşıldığını, Taslak Protokol hazırlandığını, 300.000-TL olan devir bedeli için 29.04.2019 tarihinde 20.000-TL, 02.05.2019 tarihinde 130.000-TL ödeme yapıldığını, protokolde maddi hata ile 1 Temmuz yerine 1 Haziran yazılması nedeniyle davalının kendilerinden haziran giderlerini ödemesini istediğini, okulun 2019-2020 eğitim yılında faaliyette bulunmak üzere devir alınacağından bunun kabul edilmediğini, davalının cayarak protokolü imzalamadığını, ödenen parayı da iade etmediğini, yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek İstanbul ...
İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalılar vekili, devirden davalının vazgeçtiği iddiasının doğru olmadığını, 01.06.2019 tarihinde devir yapılmak üzere anlaşıldığını, sonraki ödemeleri kendilerinin yapacağını söylediğini, devir nedeniyle yeni dönem için kayıt dahi almadıklarını, 20.6.2019 tarihli ihtarnameye rağmen okulun teslim alınmadığını, maddi, manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek öncelikle davanın reddine, aksi kanaatte olunur ise takas- mahsup taleplerinin değerlendirilmesine ve %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, TBK nın 177 maddesi gereğince, davalıya ödenen paranın "bağlanma parası" olduğunun kabulü ile davalı ...'ın davalı şirket yetkilisi olması sebebiyle şirketin de sorumlu olduğuna dayanılarak davanın kabulü ile; davalıların itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20 si olan 30.000-TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili; bilirkişinin görevi dışına çıkarak hukuki mütalaa verdiğini, takas mahsup talebinin değerlendirilmediğini,kabul anlamına gelmemek kaydıyla bedelin bağlanma parası olduğu bir an için düşünülse dahi takas-mahsup definin dikkate alınması gerektiğini, sözleşmede ödenecek bedellerin ne olduğunun açıklandığını, 20.000-TL'nin kapora, 130.000-TL'nin ise ilk taksit bedeli olduğunu, 130.000-TL'nin davacının okulu devir almaktan kaçınması nedeniyle oluşan zararına karşılık mahsubu gerektiğini, şirketin yeni eğitim döneminde öğrenci kabul edememesi nedeniyle uğradığı zararın defter kayıtları ile tespit edilebileceğini,cayan tarafın davalı olduğunun ispatlanamadığını,sözleşmeden dönen davacı olduğundan kaporanın da iade edilemeyeceğini, protokolde devir tarihinin 01.06.2019 olduğunu bildirerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, özel okul işletme devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle davacı tarafından davalılara yapılan kısmi ödemenin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasında okul devri için haricen anlaşılmasına ve takip konusu bir kısım ödemelerin yapılmasına rağmen protokolün imzalanmadığı ve devrin gerçekleşmediği sabittir. Davacı devrin gerçekleşmemesi nedeniyle ödenen bedelin karşılıksız kaldığını ileri sürerek iadesini istemekte, davalı ihtara rağmen devri almayanın davacı olup, ödemenin cayma parası olduğunu ileri sürerek uğradığı zarar nedeniyle takas mahsup talebinde bulunmuştur. Davacı tarafından banka havaleleri ile "...ye ödenen kapora bedeli" açıklaması ile ...'a gönderildiği, ...'ın davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğu anlaşılmaktadır.
TBK'nın 177. maddesinde ''Sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür.'' denilmiştir.Taraflar arasındaki ilişki,yazılı sözleşme taraflarca imzalanmadığından sözlü anlaşmaya dayalıdır.İlişki bir kısım ödeme yapılması aşamasında kalmış olup,yapılan ödemelerin,esasen cayma akçesi olduğunu ileri sürebilmek için de sözleşmenin kurulması gerekmektedir.Cayma akçesini bırakarak sözleşmeden dönme imkanı tanındığından henüz sözleşme imzalanmadan davacının yatırdığı para kaparodur.( pey akçesi)Pey akçesi, verenin kusuruna bağlı olmadan iadeyi gerektirir.
Diğer yandan davalılar vekili tarafından ihtara rağmen davacının kusuru ile devrin gerçekleşmediği, bu nedenle maddi-manevi zararları olduğu ileri sürülerek takas mahsup talebinde bulunmakta ise de; sözleşme imzalanarak yürürlüğe girmediği ,son havale tarihinin 2.5.2019 tarihli olduğu imzalanmayan protokolün ise 26.4.2019 tarihli olduğu ,sözleşme kurulmadığından davalıların zarara uğradığından bahisle takas mahsup talebine konu olabilecek zararlarının somutlaştırılıp kanıtlanamadığı, sözleşme nedeniyle davalının yeni kayıt yapmasının anlaşma sürecinde engellendiğinin ispatlanamadığı, gözetilerek takas definin hükümde değerlendirilmemiş olması sonuca etkili bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle istinaf nedeni yerinde olmayan davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 10.246,50-TL istinaf karar harcından yatırılan 2.561,65-TL harcın mahsubu ile kalan 7.684,85-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 22-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/78364 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi