Banka masraf ve komisyon kesintilerinin iadesi talebinde hukukilik denetimi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/297 E. 2024/1482 K. · · İlk derece: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan masraf/komisyon iadesi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Ticari kredi ve bankacılık işlemlerinde bankaca alınan masraf ve komisyonların hukukiliği denetlenirken önce kredi sözleşmesinde belirlenen bir oran olup olmadığına bakılır; sözleşmede oran yoksa bankanın TCMB'ye bildirip ilan ettiği oranlar araştırılır; ilan edilmiş bir oran da yoksa tahsil edilen tutarın emsal banka uygulamalarıyla orantılı olup olmadığı değerlendirilir. Bu üç kademeli denetimde sözleşmede belirlenmiş oranı bulunmayan ve TCMB'ye bildirilen ücretler arasında yer almayan kalemler, emsal bankalarla orantısız bulunduğunda müşteriye iade edilir.
Ele alınan sorunlar
Bankaca tahsil edilen masraf ve komisyonların hukukiliğinin denetim ölçütü → kabul
İddia: Davalı vekili, genel kredi sözleşmesinin 8. maddesine göre komisyon alma hak ve yetkisinin bulunduğunu, 2006/1 sayılı Tebliğ'in 4. maddesi uyarınca bankaların faiz dışı menfaat ve masrafları serbestçe belirleyebileceğini, sözleşmenin genel işlem koşulları denetimine tabi tutulamayacağını, tahsil edilen ücretlerin mevzuat ve sözleşmeye uygun olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Bankalarca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, kredi kullandırım tarihlerinde yürürlükte bulunan 2006/1 sayılı Tebliğ hükümleridir. Tebliğin 4. maddesine göre reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelik ve sınırları serbestçe belirlenebilir; 6/2. maddesine göre ise bankalar, TCMB'ye bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla uygulayacakları oranları tüm şubelerinde ve internet sitelerinde ilan etmek zorundadır. Bu çerçevede ticari kredilerde bankalarca alınacak masrafların hukukilik denetimi yapılırken sırasıyla: önce kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, varsa bu oran üzerinden masraf tahsili kabul edilmeli; sözleşmede oran belirlenmediğinin tespiti halinde bankanın masraflara ilişkin ilan ettiği oranlar araştırılmalı, varsa bu oran esas alınmalı; ilan edilen bir tutar da bulunmaması halinde tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonuca gidilmelidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Somut olayda tahsil edilen kalemlerin bu ölçüte göre iadeye tabi olup olmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, bilirkişi raporuna dayanarak karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ve rapora yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, periyodik hizmet komisyonunun risk merkezi bildirimleri, sistem kayıtlarının arşivlenmesi ve benzeri hizmetlerin karşılığı olarak mevzuata ve sözleşmeye uygun tahsil edildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı bankaca davacıdan tahsil edilen masraf ve ücretler konusunda sözleşmelerde belirlenen bir oran bulunmamaktadır. Davacıdan tahsil edilen hesap işletim ücreti, ek defter verme masrafı, ekstre posta masrafı, haberleşme ücreti ve KOBİ/esnaf süper paket ücreti kalemleri, davalı bankanın TCMB'ye bildirdiği ücretler arasında yer almamaktadır. Davalı bankanın TCMB'ye müşteriye uygulayacağını bildirdiği masraf ve ücret tür ve tutarlarının diğer emsal bankaların uyguladığı ücretlerle karşılaştırılması sonucunda ise, hesap işletim ücreti, kredi tahsis komisyonu, ek defter verme masrafı, ekstre posta masrafı, haberleşme ücreti ve KOBİ/esnaf süper yıllık paketi ücretinin emsal banka uygulamaları ile orantılı olmadığı belirlenmiştir. Bu nedenle bu kalemler yönünden davacıdan tahsil edildiği tespit edilen tutarın davacıya iadesi gerekmektedir; mahkemece davanın kabulü yerinde olup davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararda, bankalarca tahsil edilen masraf ve komisyonların hukukiliğinin denetiminde izlenecek kademeli ölçüt (sözleşmedeki oran → ilan edilen oran → emsal banka uygulamalarıyla orantı) açıkça formüle edilmiştir; bu ölçüt benzer banka-müşteri uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kredi sözleşmesi↗ periyodik hizmet komisyonu↗ kredi tahsis komisyonu↗ TCMB 2006/1 sayılı Tebliğ↗ emsal banka uygulaması↗ belirsiz alacak davası↗ ıslah↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/297
KARAR NO 2024/1482
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/12/2021
NUMARASI 2020/94 Esas - 2021/856 Karar
DAVA
Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/10/2024
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davacı ile davalı banka arasında bankacılık hizmet ve kredi sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilince, davalı bankanın çeşitli ay ve dönemlere ilişkin olarak müvekkilinin hesabından bilgisi dışında ve haksız olarak, periyodik hizmet komisyonu, kredi tahsis komisyonu ve benzeri adlar altında ücretler kestiğinin fark edildiğini, haksız tahsil edilen ücretlerin iadesi istemi ile davalı tarafa ihtarname gönderildiğini, davalının kesilen ücretlerin iadesini yapmadığını, davalı bankanın soyut gerekçelerle ve müvekkilinin bilgisi dışında zorunlu, belgeli ve makul olmayan hiç bir masraf tahsilatı yapamayacağını, bankaların kredi müşterilerine her sayfasını imza ettirdiği, müşterilerden alınacak ücret ve komisyonların belirtildiği sözleşme ve öncesi bilgi formunun tek taraflı olarak hazırlandığını, sözleşmenin diğer tarafının genel işlem koşullarının varlığından ya da içeriğinden tam olarak haberdar olmadığını, pazarlık gücüne de sahip olmadığından zorunlu olarak imzaladığını belirterek, müvekkilinin bilgisi dışında kesilen periyodik hizmet komisyonu, kredi tahsis komisyonu ve benzeri ücretlerin tespiti ile müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH Davacı vekili 01/11/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 11.434,97-TL artırarak 12.434,97-TL'ye çıkarmıştır.
CEVAP
Davalı vekili; davacı şirket ile müvekkili arasında imzalanmış olan genel kredi sözleşmesinin 8. maddesine göre, müvekkilinin tahsis edilen krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisine sahip olduğunu, müvekkili bankanın bu hükme istinaden davacı firmaya yönelik olarak yapmış olduğu kredi limiti yenilemesi ve tahsisine istinaden komisyon tahsil ettiğini, bankanın tacir sıfatına haiz olduğunu, TTK'nın 20. maddesine göre hizmet karşılığı ücret isteyebileceğini, TCMB'nin yayımladığı 2006/1 sayılı tebliğin 4. maddesinde, bankalar tarafından kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların serbestçe belirleneceğinin öngörüldüğünü, sözleşmenin genel işlem koşulları denetimine tabi tutulmasının mümkün olmadığını, periyodik hizmet komisyonunun, risk merkezi bildirimleri, sistem kayıtlarının arşivlenmesi, şube ve alternatif dağıtım kanallarından hizmet verilebilmesi, kredili müşterilerin nakit akış ve kredi ödeme döngüsünün takibi ve oluşturulan risk modelleme çalışmalarına göre müşteri kredi portföyündeki risklilik derecesinin düzenli olarak analiz edilerek verimli şekilde yönetilmesi ve diğer hizmetler için ayrılan kaynakların karşılığı olarak tahsil edildiğini, ücret uygulamasından önce müşteri bilgilendirmesinin yapıldığını, davacıdan tahsil edilen periyodik hizmet komisyonunun mevzuat ve sözleşmelere uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı ile davalı banka arasında hizmet ve kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye istinaden davalı bankanın çeşitli ay ve dönemlerde davacının bankadaki hesabından bilgisi dışında periyodik hizmet komisyonu, kredi tahsis komisyonu ve benzeri adlar altında ücret kesintileri yaptığı, bilirkişi raporuna göre, davaya konu kesintilerin yapıldığı dönemde TCMB tarafından banka müşterilerine uygulanması için bildirilen masraf/ücret/komisyon türleri ve tutarları ile bankalarca uygulanan masraf ve tutarlarla karşılaştırıldığında, davacının hesabından hesap işletim ücreti olarak alınan toplam 370,65-TL, kredi tahsis komisyonu olarak alınan 4.104,57-TL, ek defter verme olarak alınan 178,50-TL, ekstre posta masrafı olarak alınan 300-TL, haberleşme ücreti olarak alınan 131,25-TL, KOBİ/esnaf süper yıllık paketi olarak alınan 7.350-TL olmak üzere toplam 12.434,97-TL fazla kesinti yapıldığı, yapılan bu kesintinin davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 12.434,97-TL alacağın, 1.000-TL kısmının dava tarihinden itibaren, 11.434,97-TL kısmının ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili; mahkemece sadece bilirkişi raporuna dayanarak karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının taleplerinin açıkça belirli olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olmadığını, davacı ile müvekkili arasında imzalanmış olan genel kredi sözleşmesinin 8. maddesine göre, müvekkilinin tahsis edilen krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisinin bulunduğunu, müvekkili bankanın bu hükme istinaden yapmış olduğu kredi limiti yenilemesi ve tahsisine istinaden komisyon tahsil ettiğini, TCMB'nin yayımladığı 2006/1 sayılı tebliğin 4. maddesinde, bankalar tarafından kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların serbestçe belirleneceğinin öngörüldüğünü, sözleşmenin genel işlem koşulları denetimine tabi tutulmasının mümkün olmadığını, periyodik hizmet komisyonunun, risk merkezi bildirimleri, sistem kayıtlarının arşivlenmesi, şube ve alternatif dağıtım kanallarından hizmet verilebilmesi, kredili müşterilerin nakit akış ve kredi ödeme döngüsünün takibi ve oluşturulan risk modelleme çalışmalarına göre müşteri kredi portföyündeki risklilik derecesinin düzenli olarak analiz edilerek verimli şekilde yönetilmesi ve diğer hizmetler için ayrılan kaynakların karşılığı olarak tahsil edildiğini, davacıdan tahsil edilen periyodik hizmet komisyonunun mevzuat ve sözleşmelere uygun olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari kredi kullandırımı ve bankacılık işlemleri sırasında davalı banka tarafından davacıdan tahsil edilen masraf ve ücretlerin iadesi istemine ilişkindir. Bankalarca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, kredi kullandırım tarihlerinde yürürlükte bulunan 2006/1 sayılı Tebliğ hükümleridir.
09. 12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre; bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.
Bu durumda, ticari kredilerde ve bankacılık işlemlerinde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının haksız olarak kesildiğini iddia ettiği masraf toplamının 23.578,23-TL olduğu, davalı bankanın TCMB'ye bildirdiği ücretler arasında yer almayan hesap işletim ücreti, ek defter verme masrafı, ekstre posta masrafı, haberleşme ücreti ve KOBİ/esnaf süper paket ücreti talep edemeyeceği, TCMB'ye bildirdiği ücretlere göre 4.104,57-TL fazladan kredi tahsis komisyonu tahsil ettiği, davalı bankanın TCMB'ye müşteriye uygulayacağını bildirdiği masraf ve ücret tür ve tutarlarının diğer bankaların uyguladığı ücretlerle karşılaştırılması sonucunda; hesap işletim ücreti olarak alınan 370,65-TL, kredi tahsis komisyonu olarak alınan 4.104,57-TL, ek defter verme olarak alınan 178,50-TL, ekstre posta masrafı olarak alınan 300-TL, haberleşme ücreti olarak alınan 131,25-TL, KOBİ/esnaf süper yıllık paketi olarak alınan 7.350-TL olmak üzere toplam 12.434,97-TL’nin davacıya iadesinin gerektiği belirtilmiştir.
Davalı bankaca davacıdan tahsil edilen masraf ve ücretler konusunda sözleşmelerde belirlenen bir oran bulunmamaktadır. Davacıdan tahsil edilen hesap işletim ücreti, ek defter verme masrafı, ekstre posta masrafı, haberleşme ücreti ve KOBİ/esnaf süper paket ücreti kalemleri, davalı bankanın TCMB'ye bildirdiği ücretler arasında yer almamaktadır. Davalı bankanın TCMB'ye müşteriye uygulayacağını bildirdiği masraf ve ücret tür ve tutarlarının diğer emsal bankaların uyguladığı ücretlerle karşılaştırılması sonucunda ise, hesap işletim ücreti olarak alınan 370,65-TL, kredi tahsis komisyonu olarak alınan 4.104,57-TL, ek defter verme olarak alınan 178,50-TL, ekstre posta masrafı olarak alınan 300-TL, haberleşme ücreti olarak alınan 131,25-TL, KOBİ/esnaf süper yıllık paketi olarak alınan 7.350-TL'nin emsal banka uygulamaları ile orantılı olmadığı, dolayısıyla bu şekilde davacıdan tahsil edildiği belirlenen toplam 12.434,97-TL’nin davacıya iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle mahkemece davanın kabulü yerinde olup, davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 849,43-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 232-TL harcın mahsubu ile kalan 617,43-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 16,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/10/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/78122 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi