Fatura bedeli alacağında teslim ispatı ve tanık delili sınırı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/677 E. 2024/1607 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Ticari satıma dayalı fatura alacağının tahsili istemlerinde, fatura konusu mal veya hizmetin teslim edildiğini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; fatura ve davacı defter kayıtları tek başına yeterli değildir, imzasız irsaliye ve sipariş formu gibi belgeler ispat gücü taşımaz ve bu husus tanıkla ispat edilemez. Taraf ticari defterleri arasında uyuşmazlık varsa, alacak miktarı defterler arasındaki mutabakat esas alınarak belirlenir.
Ele alınan sorunlar
Fatura konusu malın teslim edildiğinin ispatı → ret
İddia: Davacı vekili, ürünleri teslim eden şirket çalışanı tanıklarının dinlenmediğini, sipariş talep formlarının dikkate alınmadığını ve davalının teslim aldığı ürünlerin bedelini ödemediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
Gerekçe: Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacının sunduğu irsaliyeli faturalarda teslim eden ve teslim alan kısmında herhangi bir isim veya imza bulunmamaktadır. Davacının sunduğu sipariş talep formu da imzasız excel belgesi niteliğindedir. Davaya konu edilen faturaların içeriği malların davalıya teslim edildiğini ve mahkemece reddedilen miktar kadar davalıdan alacaklı olunduğunu, davacı tarafından usulüne uygun bir şekilde ispatlanamamıştır. Uyuşmazlığın niteliği itibariyle bu iddianın tanıkla ispat imkanı bulunmamaktadır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Gerekçe kaynağı: özgün
Ticari defter mutabakatına göre alacak miktarının tespiti → kısmi kabul
Gerekçe: Mali müşavirden alınan bilirkişi raporunda, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu; davacının defterlerine göre davalıdan 38.076,38-TL alacaklı görünmesine karşın davalının defterlerine göre davalının davacıya 1.473,96-TL borçlu göründüğü; uyuşmazlığın kaynaklandığı faturaların davacının defterlerinde kayıtlı ve BS formu ile bildirilmiş olduğu, davalının defterlerinde ise kayıtlı olmadığı ve BA formu ile de bildirilmediği tespit edilmiştir. Davacının delil olarak dayandığı ceza dosyasının hakaret ve tehdit eylemlerine ilişkin olup dava konusu alacağın varlığına dair bir kabul beyanı içermediği görülmüştür. Bu durumda, tarafların defterleri itibariyle mutabakat bulunduğu tespit edilen 1.473,96-TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmüştür. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Fatura konusu malın teslimine ilişkin ispat külfetinin davacı satıcıda olduğu, imzasız irsaliye/sipariş formu gibi belgelerin ve tanık deliline elverişli olmayan bu tür uyuşmazlıklarda taraf ticari defterleri arasındaki mutabakat miktarının esas alınması gerektiği yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ispat külfeti↗ ticari defter↗ irsaliyeli fatura↗ icra inkar tazminatı↗ itirazın iptali↗ likit alacak↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/677
KARAR NO 2024/1607
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/10/2020
NUMARASI 2018/1454 Esas - 2020/726 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/11/2024
Davanın kısmen kabul-kısmen reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya otomotiv yedek parçaları sattığını, davalının satım bedelini ödemediğini, alacak hususunda davalı temsilcisiyle yapılan görüşmede müvekkiline tehdit ve hakaretlerde bulunduğunu, bu konuda açılmış ceza davasının devam ettiğini, asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 54.463,79-TL alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya her hangi bir borcu olmadığını, ticari defterler incelendiğinde bu hususun görüleceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, faturaya konu malların davalıya teslim edildiğinin ispat edilemediği, uyuşmazlığın niteliğinin tanıkla ispata elverişli olmadığından davacının tanık dinletme talebinin kabul edilmediği, hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporunda davalının ticari defterlerinde davacıya 1.473,96-TL borçlu olduğunun tespit edildiği ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının kısmen iptali ile takibin 1.473,96-TL asıl alacak üzerinden devamına, %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, ürünleri teslim eden şirket çalışanı tanıklarının olduğunu bunların dinlenmediğini, sipariş talep formlarının da dikkate alınmadığını, davalının teslim aldığı ürünlerin bedelini ödemediğini, davalının yetkilisi ...'in müvekkilinin yetkilisine yönelik "... Ben size para vermeyeceğim, bu parayı g.tü yiyen gelip alsın..." şeklinde tehdit ve hakarette bulunması nedeniyle İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi' nin 2018/642 esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, davalının yetkilisi ...'in beyanıyla da davalının ödeme yapmadığının sabit olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında davacının davalıya sattığı otomotiv yedek parça bedellerine ilişkin faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, davalıya fatura konusu malların teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı, davalının satın ve teslim aldığı ürün bedelini ödemediğini; davalı ise ticari defterlerinde böyle bir borcun olmadığını ileri sürmektedir. Mali müşavirden alınmış bilirkişi raporunda, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu;
davacının defterlerine göre davalıdan 38.076,38-TL alacaklı göründüğü; davalının defterlerine göre ise davalının davacıya 1.473,96-TL borçlu göründüğü; uyuşmazlığın 2018 yılı kayıtlarındaki 10 adet toplam 36.602,42-TL'lik faturalardan kaynaklandığı, bu faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olduğu ve BS formu ile bildirildiği; davalının defterlerinde ise kayıtlı olmadığı ve BA formu ile de bildirilmediği tespit edilmiştir. Davacının sunduğu uyuşmazlığa ilişkin irsaliyeli faturalarda, teslim eden ve teslim alan kısmında her hangi bir isim veya imza bulunmamaktadır. Davacının sunduğu sipariş talep formu da imzasız excel belgesi niteliğindedir. Yine davacının delil olarak dayandığı İstanbul Anadolu 6.
Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/642 esas sayılı dosyasının, davaya konu alacak ilişkisi kapsamında hakaret ve tehdit eylemlerine ilişkin olduğu ancak dava konusu alacağın varlığı ile ilgili olarak bir kabul beyanının olmadığı görülmüştür. Davaya konu edilen faturaların içeriği malların davalıya teslim edildiği ve mahkemece reddedilen miktar kadar davalıdan alacaklı olduğu, davacı tarafından usulüne uygun bir şekilde ispatlanamamıştır. Uyuşmazlığın niteliği itibariyle, bu iddianın tanıkla ispat imkanı bulunmadığından, tarafların defterleri itibariyle mutakabat bulunduğu tespit edilen 1.473,96-TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,90-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/11/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/77779 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi