Açık hesap ilişkisinde ürün iadesine rıza ve ispat yükü
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/544 E. 2024/1602 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmayıp ticari ilişki açık hesap şeklinde işliyorsa, bu ilişkiye TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanmaz. Ürün iadesine ilişkin faturaların içeriği tespit edilemeden toplu şekilde ticari defterlere kaydedilmesi, tek başına iadeye rıza gösterildiği anlamına gelmez; içeriği belirsiz iade faturalarına dayanan alacağı ispat yükü bunu ileri süren tarafa aittir, ispatlanamayan kısım alacaktan düşülür. Ayrıca hüküm kurulurken, taraf talebinde belirtilen faiz oranı sınırı aşılamaz; mahkeme talep aşımına neden olacak şekilde faiz oranını sınırsız biçimde hükme bağlayamaz.
Ele alınan sorunlar
Açık hesap ilişkisinin hukuki niteliği ve TTK cari hesap hükümlerinin uygulanamayacağı → kabul
Gerekçe: Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır. Tarafların kayıtlarından ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği belirlenmiştir. Açık hesap ilişkisi, önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı veya karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz.
Gerekçe kaynağı: özgün
İade faturalarının toplu şekilde defterlere kaydedilmesinin iadeye rıza sayılıp sayılmayacağı ve ispat yükü → kısmi kabul
İddia: Davalı vekili, iade edilen malların 2018 yılına ait olup süresi içinde iade hakkı kullanılmadığını, %10 kota sınırının aşıldığını ve bilirkişinin ihtilaflı 6.063,75-TL'lik faturayı bildirdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Gerekçe: Dosyaya sunulan 23/03/2018 tarihli bayilik sözleşmesi bir yıl süreli olup, 10. maddesine göre sürenin sonunda kendiliğinden sona ereceği kararlaştırılmıştır; sonraki dönemler için bir sözleşme sunulmamıştır. İade edilen faturalardan sadece bir kısmının iadesi uyuşmazlık konusudur. Davacının iade ettiği faturaların içerikleri tespit edilememiş ve faturalar toplu olarak gönderilmiştir. Bu nedenle faturaların bu şekilde ticari defterlere kaydedilmesi ürün iadesine rıza gösterilmesi olarak değerlendirilemeyecektir. Davacı, dava konusu faturaların içeriği ile ilgili hiçbir açıklamada bulunmamış ve iade faturasının dayanağına ilişkin herhangi bir delil sunmamıştır. Buna göre davacı, taraf kayıtları arasında farklılık olan 6.063,75-TL kadar davalıdan alacaklı olduğunu ispat edemediğinden, davanın 37.638,66-TL üzerinden kabulü gerekirken, yanılgılı gerekçeyle 43.702,41-TL üzerinden kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Talep aşımı - avans faiz oranının davacının talebiyle sınırlı olması → kabul
Gerekçe: Davacı, davaya dayanak teşkil eden icra takibinde alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek %13,75 oranında avans faiziyle tahsilini istemiştir. Ancak mahkemece bu hususta "takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle devamına" şeklinde hüküm kurulmuştur. Davacının takip talebinde faiz oranı talebini %13,75 olarak sınırladığı belirlenmekle, talebin aşılmasına sebep olabilecek şekilde faiz hükmü kurulması da yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Açık hesap ilişkisine TTK'nın cari hesap hükümlerinin uygulanamayacağı ve içeriği tespit edilemeyen iade faturalarının toplu şekilde deftere kaydının iadeye rıza sayılamayacağı yönündeki değerlendirme, benzer bayilik/ticari satım ilişkilerinde emsal niteliktedir; ayrıca talep sonucunda belirtilen faiz oranı sınırının hükümde aşılamayacağına ilişkin tespit de genel bir usul kuralı niteliğindedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık hesap ilişkisi↗ cari hesap sözleşmesi↗ itirazın iptali↗ icra inkar tazminatı↗ ispat yükü↗ talep ile bağlılık ilkesi↗ avans faizi↗ ticari defter kaydının delil değeri↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/544
KARAR NO 2024/1602
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/12/2021
NUMARASI 2020/678 Esas - 2021/1324 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/11/2024
Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan cari hesap kapsamında 43.702,41-TL alacağının bulunduğunu, ihtara rağmen faturaya dayalı alacak ödenmediğinden alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında 2017 yılında bayilik ilişkisi kurulduğunu, davacının bayi olarak imzaladığı sözleşmenin 8. maddesine dayanarak 2018 yılında toptan aldığı malları 2020 Haziran ayında iade etmek istediğini, yılda bir kez iade hakkı olup davacının iade hakkını 2018 yılında kullanmadığını, ayrıca iade edilmek istenen malların iade kotasını aşması nedeniyle kabul edilmediğini, bedellerinin ödenmesi için faturaların düzenlenerek davacıya gönderildiğini, 11/08/2020 tarihli ihtarnameye rağmen davacının fatura bedellerini ödemeyerek icra takibi başlattığını, bayiin mal aldığı üreticiden alacaklı olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının 2018 yılında satışını üstlendiği mallar için gerekli gayreti göstermeyerek depoda beklettiğini öğrendiklerini, davacının sürüm artırma, dürüstlük ve sadakat borcuna aykırı davrandığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesinde, belli şartlarda ürün iadesi yapılacağının kararlaştırıldığı, davalının davacı tarafça düzenlenen faturaları alarak ticari defterlerine işlediği, böylece ürün iadesine rıza gösterdiği, iade edilen ürünlerden bir kısmının davalı tarafından kabul edilmediği, buna ilişkin fiyat farkı açıklamasıyla altı adet 6.063,75-TL bedelli fatura düzenlendiği, bu faturaların davacı tarafça kabul edilmediğinin noter ihtarıyla davalıya bildirildiği, ancak bu şekilde fatura düzenlemesinin bir dayanağı olmadığı, buna göre davacının davalıdan 43.702,41-TL alacaklı olduğu ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle,davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 43.702,41-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle devamına, fazla istemin reddine ve %20 oranındaki inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili , iade edilen malların 2018 yılında alıp satamadığı ve süresi içinde iade hakkı kullanılmayan mallar olduğunu, ayrıca %10 kota sınırının aşıldığını, bilirkişinin toplam 6.063,75-TL'lik faturanın ihtilaflı olduğunu bildirdiğini, davacının defterlerinin onay tarihinin 30/06/2021 tarihinde sona erdiğini ve kapanış tasdikinin olmadığını, bu nedenle defterlerinin lehine delil olamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, bayilik sözleşmesi kapsamındaki açık hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır. Tarafların kayıtlarından ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği belirlenmiştir. Açık hesap ilişkisi ise; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde, taraflar tek taraflı veya karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. Somut olayda davalı tarafça dosyaya sunulan 23/03/2018 tarihli bayilik sözleşmesi için davacı vekili, davalının imzasının olmadığını, diğer imzanın kime ait olduğunun anlaşılamadığını, imza kendilerine ait olsa dahi sözleşmenin 1 yıl süre ile geçerli olduğunu ve süre sonunda kendiliğinden sona ereceğini ileri sürmüştür.
Yargılama aşamasında alınmış davacının defterlerinin incelendiği 01/07/2021 tarihli ve her iki tarafın da kayıtlarının incelendiği 25/10/2021 tarihli mali müşavir bilirkişi raporlarında, davacının 13/06/2020-19/06/2020 arasında davalıya toplam 22.714,07-TL'lik toptan satış iade faturası düzenlediği, bu faturaların her iki tarafın da defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak fatura içeriklerinin tespit edilemediği; 20/07/2020 tarihinde davalının altı adet "fiyat farkı" açıklamalı faturayla 6.063,75-TL'lik kısmını davacıya ihtarnameyle iade ettiği, takip tarihi itibariyle davacının defterlerinde davalıdan 44.398,40-TL (davacının takipteki talebi 43.738,40-TL olup aradaki fark talebe dahil edilmemiş) alacaklı olduğu, davalı defterlerinde de davacıya 37.638,66-TL borçlu olduğunun göründüğü ve uyuşmazlığın iade edilen altı fatura bedeli 6.063,75-TL'den kaynaklandığı belirtilmiştir.
Davalı 11/08/2020 tarihli cevabi ihtarında, söz konusu altı adet faturanın %10 iade hakkından fazla olan 2018 yılı kitaplarından kaynaklı olup kitapların satış imkanı bulunmadığını ve 2019 yılında imha edildiğini ve 2018 yılında bayilik şartlarının ihlal edilerek satış kaybına sebep olunduğunu bildirmiştir. Davacı bu ihtara karşı gönderdiği cevabi ihtarda, yeniden ödeme yapılmasını istemiştir. Dosyaya sunulan 23/03/2018 tarihli bayilik sözleşmesi bir yıl süreli olup, 10. maddesine göre sürenin sonunda sözleşmenin kendiliğinden sona ereceği kararlaştırılmıştır. Sonraki dönemler için de bir sözleşme sunulmamıştır. Eldeki davada iade edilen faturalardan sadece bir kısmının iadesi uyuşmazlık konusudur.
Davacının iade ettiği faturaların içerikleri tespit edilememiş ve faturalar toplu olarak gönderilmiştir. Bu nedenle faturaların bu şekilde ticari defterlere kaydedilmesi ürün iadesine rıza gösterilmesi olarak değerlendirilemeyecektir. Davacı, dava konusu faturaların içeriği ile ilgili hiç bir açıklamada bulunmamış ve iade faturasının dayanağına ilişkin herhangi bir delil sunmamıştır. Buna göre davacı, taraf kayıtları arasında farklılık olan 6.063,75-TL kadar davalıdan alacaklı olduğunu ispat edemediğinden, davanın 37.638,66-TL üzerinden kabulü gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın 43.702,41-TL üzerinden kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır. Öte yandan davacı, davaya dayanak teşkile den icra takibinde alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek %13,75 oranında avans faiziyle tahsili istemiştir.
Ancak mahkemece bu hususta "takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle devamına" şeklinde hüküm kurulmuştur. Davacının takip talebinde, faiz oranı talebini %13,75 olarak sınırladığı belirlenmekle, talebin aşılmasına sebep olabilecek şekilde faiz hükmü kurulması da yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf nedeni yerinde görüldüğünden davanın 37.638,66-TL alacak bakımından kabulü gerekirken, 43.702,41-TL üzerinden kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden karar verilerek davanın kısmen kabulüne itirazın kısmen iptaline, 37.638,66-TL alacak bakımından kısmen iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren %13,75 oranı geçmemek üzere avans faizi işletilerek takibin devamına, fazla istemin reddine ve faturaya dayalı likit alacak için haksız itiraz nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/678 Esas - 2021/1324 Karar sayılı 07/12/2021 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 37.638,66-TL alacak bakımından kısmen iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren talepla bağlı kalınarak %13,75 oranı geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına, fazla istemin reddine, Alacağın %20'si oranında 7.527,73-TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;
"Alınması gereken 2.571,09-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine peşin yatırılan 746,33-TL'nin mahsubu ile kalan 1.824,76-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 800,73-TL peşin harçların davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan 1.450-TL bilirkişi ücreti, 148,50-TL posta, tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.598,50-TL'nin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.376,78-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 6.063,75-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin, davadaki kabul red oranına göre 1.135-TL'sinin davalıdan, 185-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına," Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davalı tarafından yatırılan 746,32-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan 63-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 55-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
07/11/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/77776 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi