İcra kefaletinde şekil şartı yoksa kefalet geçersizdir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/87 E. 2024/1610 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İcra dairesinde alınan kefalet beyanında, kefilin kendi el yazısıyla yazması gereken azami sorumluluk miktarı, kefalet tarihi ve müteselsil kefillik ifadesinin icra müdürü tarafından yazılması halinde, TBK 583'teki şekil şartları yerine gelmediğinden icra kefaleti geçersizdir; bu durumda kambiyo senedinde şeklen keşideci, ciranta veya avalist olmayan kişinin, geçersiz icra kefaletine dayalı takip yönünden borçlu olmadığının tespiti davası açmakta hukuki yararı bulunur. Buna karşılık, kambiyo senedinde şeklen taraf olmayan kişinin, o senet bakımından açtığı menfi tespit davasında hukuki yararı yoktur; zira üçüncü kişilere ciro edilme ihtimali bulunan senet hakkında davada taraf olmayanlar yönünden sonuç doğuracak iptal hükmü kurulamaz.
Ele alınan sorunlar
Takip konusu olmayan ve davacının şeklen borçlu olmadığı çekler yönünden hukuki yarar → ret
İddia: Davacı, takip konusu olmayan çeklerin de haksız olarak kendisine yükletildiğini, tüm çekler yönünden borçlu olmadığının tespiti gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Menfi tespite konu senet üçüncü kişilere ciro edilme ihtimaline binaen, davada taraf olmayan üçüncü kişiler yönünden sonuç doğuracak şekilde iptal hükmü kurulamayacağından, kambiyo senedinde şeklen keşideci, ciranta veya avalist olarak borçlu konumunda olmayan kişinin, o senet bakımından borçlu olmadığının tespitine yönelik dava açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Takip konusu edilmeyen ve davacının şeklen taraf olmadığı çekler bakımından davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
İcra kefaletine dayalı takip konusu çekler yönünden menfi tespit talebi → kabul
İddia: Davacı, çeklerin karşılığı olan malın teslim edilmediğini, bir kısım çeklerin haksız olarak takibe konulduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Gerekçe: İİK 38 uyarınca icra dairesindeki kefaletler müteselsil kefalet niteliğinde olup ilamların icrası hükümlerine tabidir; usulüne uygun verilen icra kefaleti ilam hükmündedir. İcra kefaletinin geçersizliği nedeniyle iptali istemi yargılamayı gerektirdiğinden genel mahkemede ileri sürülebilir, icra mahkemesine şikayet yoluyla iptali istenemez. İİK 38'de kefaletin şekli hakkında özel hüküm bulunmadığından TBK 583 hükmü icra kefaletleri hakkında da uygulanır. TBK 583 uyarınca kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz; kefilin azami sorumlu olacağı miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olduğunu kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kefalet sözleşmesinin şekle aykırılık nedeniyle hükümsüzlüğü mahkemece re'sen gözetilmelidir. Somut olayda her üç icra dosyasında kefilin kendi el yazısıyla yazması gereken kısımların icra müdürü tarafından yazıldığı anlaşıldığından TBK 583'teki geçerlilik koşulları yerine getirilmemiştir ve davacının icra kefaletleri geçersizdir. Çeklerde keşideci veya ciranta olarak sorumluluğu bulunmayan davacının, verdiği geçersiz icra kefaletleri nedeniyle takip konusu çekler yönünden işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır; bu nedenle söz konusu takipler yönünden davanın kabulü ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken davanın reddedilmesi hatalıdır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davacının bizzat keşideci olduğu çek yönünden ayıplı mal iddiasının ispatı → ret
İddia: Davacı, çekin karşılığı olan malın ayıplı olduğunu, iade ettiğini, bu nedenle çeki ödemediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı tarafça dayanılan sevk irsaliyesinde davalının imzası bulunmadığından malların davalıya teslim edildiğine dair başkaca delil ibraz edilmemiştir; dayanılan makbuzların da dava konusu çeklere ilişkin olup olmadığı belirsizdir ve bu konuda başka delil yoktur. İspat yükü kendisinde olan davacı, malların ayıplı olarak teslim edilip iade edildiğini kanıtlayamadığından bu çeke ilişkin davanın reddi doğrudur.
Gerekçe kaynağı: özgün
İnkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı talepleri → ret
Gerekçe: Kabul edilen kısım bakımından davacının kötü niyet tazminatı talebi bulunmamaktadır. Reddedilen kısım bakımından ise takipler hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden davalıların inkar tazminatı talebinin de reddine karar verilmelidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İcra dairesinde alınan kefalet beyanında kefilin el yazısıyla yazması gereken unsurların icra müdürü tarafından yazılması halinde TBK 583 şekil şartlarının ihlal edildiği ve kefaletin geçersiz olacağı; bu geçersizliğin re'sen gözetilmesi gerektiği ve kambiyo senedinde şeklen taraf olmayan kişinin geçersiz icra kefaletine dayalı takip yönünden menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğu yönündeki tespit, benzer icra kefaleti uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal değeri taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Kambiyo senedinde şeklen keşideci, ciranta veya avalist olarak borçlu konumunda olmayan kişinin, o senet bakımından borçlu olmadığının tespitine yönelik dava açmasında hukuki yararı bulunmaz., İcra dairesinde alınan kefaletin TBK 583'teki şekil şartlarına aykırı olması nedeniyle geçersiz olması halinde, kefilin bu kefalete dayalı takip yönünden menfi tespit davası açmakta hukuki yararı vardır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ icra kefaleti↗ hukuki yarar↗ kambiyo senedi↗ müteselsil kefalet↗ kefalet sözleşmesinin şekli↗ ispat yükü↗ inkar tazminatı↗ kötü niyet tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/87
KARAR NO 2024/1610
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/09/2021
NUMARASI 2017/783 Esas - 2021/551 Karar
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/11/2024
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı; davalı alacaklı tarafından aleyhine İstanbul .... İcra Dairesinin ..., ... ve ... esas sayılı dosyalarıyla icra takibi başlatıldığını, yasal süresi içinde itiraz edememesi nedeniyle takiplerin kesinleştiğini, davalıya kumaş alımı karşılığında çekleri verdiğini, ancak davalı tarafın teslim ettiği bir kısım kumaşın ayıplı olduğunu tespit ederek kumaşları davalıya iade ettiğini, davalıya vermiş olduğu çeklerin karşılığı olarak davalının teslim etmesi gereken malları teslim etmediğini, bu nedenle çekleri ödemediğini, bunun üzerine davalının kendisi aleyhine icra takiplerini başlattığını, çeklerin tamamının kendisi tarafından imzalandığını, takip konusu beş çek ile diğer üç çekin davalıya mal karşılığında verilmiş olmasına rağmen malların teslim edilmediğini belirterek, takip konusu edilen beş çek ile takip konusu olmayan üç adet çekin iptaline, toplam 8 adet çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili; alacaklısı ve asıl borçlusu farklı olan İstanbul .... İcra Dairesinin 2015/575 ve 2015/576 esas sayılı takip dosyaları bakımından davanın dinlenmesinin mümkün olmadığını, ayıplı bir mal veya haksız takibe konu edilmiş bir alacağın söz konusu olmadığını, davacının İstanbul .... İcra Dairesinin 2015/574 esas sayılı dosyasında asıl borçlu olduğunu, diğer 2 adet takip dosyasında ise icra kefili olduğunu, bu dosyalar için ancak kefalete ilişkin dava açılabileceğini, asıl borçlu yerine geçilerek menfi tespit isteminde bulunulamayacağını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı tarafından dava konusu edilen kambiyo senetlerinden ... A.Ş.'ye ait olan 30/03/2015 ödeme tarihli, ... seri numaralı, 3.000-TL bedelli, ... A.Ş.'ye ait 30/02/2015 ödeme tarihli, ...seri numaralı, 3.000-TL bedelli ve ... A.Ş.'ye ait 15/02/2015 ödeme tarihli, ... seri numaralı, 3.000-TL bedelli çeklerin icra takibine konu edilmediği, ... A.Ş.'ye ait 15/09/2014 ödeme tarihli, ... seri numaralı, 3.000-TL bedelli çeklerin İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasına konu edildiği, ... A.Ş.'ye ait 10/08/2014 ödeme tarihli, ... seri numaralı, 3.000-TL bedelli, ... A.Ş.'ye ait 10/10/2014 ödeme tarihli, ... seri numaralı, 3.000-TL bedelli, ... A.Ş.'ye ait 25/08/2014 ödeme tarihli, ...
seri numaralı, 3.000-TL bedelli çeklerin ... esas sayılı icra dosyasına konu edildiği, ... A.Ş.'ye ait 30/11/2014 ödeme tarihli,... seri numaralı, 3.000-TL bedelli çekin ise ... esas sayılı icra dosyasına konu edildiği, dava konusu çeklerden icra takibine konu edilmeyen çeklerde davacı gerçek kişinin keşideci, ciranta veya avalist olarak borçlu konumunda olmadığı, bu haliyle kambiyo senetlerinde şeklen borçlu konumunda olmayan birinin borçlu olmadığının tespitine yönelik dava açmasında hukuki yararının bulunmadığı, zira menfi tespite konu senet ise 3. kişilere ciro edilme ihtimaline binaen davada taraf olmayan 3. kişiler yönünden sonuç doğuracak şekilde iptal hükmü kurulamayacağı, bu nedenle takip konusu olmayan ...
A.Ş.'ye ait 30/02/2015 ödeme tarihli, ...seri numaralı, 3.000-TL bedelli, ... A.Ş.'ye ait 15/02/2015 ödeme tarihli, ... seri numaralı, 3.000-TL bedelli ve ... A.Ş.'ye ait 30/03/2015 ödeme tarihli, ... seri numaralı, 3.000-TL bedelli çeklere ilişkin davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği; yine davacı aleyhine davalılardan ... tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen 30/11/2014 tarihli, ... seri numaralı, 3.000-TL bedelli çek ile davalılardan .. ile davalı gerçek kişi ... tarafından İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen 10/08/2014 tarihli, ... seri numaralı, 3.000-TL bedelli, 10/10/2014 tarihli, ....
seri numaralı, 3.000-TL bedelli ve 25/08/2014 tarihli, ... seri numaralı, 3.000-TL bedelli çeklerin de keşidecisi ... Ltd Şti. olup, davacı gerçek kişinin keşideci, ciranta ve avalist olarak borçlu konumunda olmadığı, bu haliyle kambiyo senetlerinde şeklen borçlu konumunda olmayan birinin borçlu olmadığının tespitine yönelik dava açmasında hukuki yararının bulunmadığı, bu nedenle İstanbul.... İcra Dairesinin ... ve ... esas sayılı icra dosyalarına konu edilen çekler yönünden davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, dava konusu çeklerden keşidecinin kendisinin olduğu çekin davalılardan İpeksan tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine konu edilen ...
A.Ş.'ye ait 15/09/2014 tarihli, ... seri numaralı, 3.000-TL bedelli çek olup, davacının dava dilekçesinde dava konuyu çekin mal teslimine yönelik olarak davalıya verildiğini beyan ettiği, malları teslim aldığını ikrar ettiği, ancak malların ayıplı olması nedeniyle malları iade ettiğini iddia ettiği, davacı borçlunun malların kendisine ayıplı olarak teslim edildiğine ilişkin bir delile dayanmadığı, çekin karşılığı olan malın davacıya teslim edildiği hususunun davacı tarafça dava dilekçesinde ikrar edildiği, davacının malların kendisine ayıplı olarak teslim edildiğini ispatlayacak bir delile dayanması gerektiği, ancak bu hususun davacı tarafından kanıtlanamadığı, bu nedenle İstanbul ... İcra Dairesinin ...
esas sayılı icra takibine konu edilen çek yönünden davanın esastan reddine karar vermek gerektiği, verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığından davacı aleyhine tazminat takdirine yer olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, davacı aleyhine tazminat takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı; takip konusu edilemeyen çek örneklerinin kendisince dosyaya sunulduğunu, diğer çeklerin de davalı tarafından haksız olarak takibe konulduğunu, ... Bankasına ait çeklerin bedelini 6.000-TL olarak ödediği halde davalının her çek için 1.120-TL olmak üzere toplam 8.960-TL çek sorumluluk bedelini fazladan bankadan tahsil ettiğini, alınan bilirkişi raporlarında sunmuş olduğu ticari defterlerinin incelenmediğini, itirazlarının dikkate alınmadığını, davalı ... tarafından istenilen mallara ilişkin faturaların sunulmadığını, çeklerin karşılıksız olmayıp davalının kumaş göndermemesi üzerine bankaya verdiği talimat nedeniyle çeklerin bedellerinin ödenmediğini, defolu malların davalıya iade edildiğinin 30.04.2014 tarihli sevk irsaliyesi ile sabit olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı ile davacının yetkilisi olduğu dava dışı şirket tarafından keşide edilmiş olan çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davacı tarafça; davalı... firmasından aldığı kumaşların bedeline ilişkin olarak davalıya çekler verildiği, kumaşların ayıplı olması nedeniyle davalıya teslim edilmesine rağmen yerine mal gönderilmediği gibi çeklerin de iade edilmeyerek bir kısmının takibe konulduğu ileri sürülerek, takip konusu olan ve olmayan toplam 8 adet çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığı ileri sürülerek işbu dava açılmıştır.Somut olayda; davacının yetkilisi olduğu dava dışı ... Ltd. Şti. ile davalı İpeksan arasında kumaş satışına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, ...
şirketi tarafından satın alınan kumaş bedeline ilişkin olarak davacı tarafından;.. Bankasına ait keşidecisi ...ş şirketi olan 10.10.2014 keşide tarihli .... seri numaralı 3.000-TL bedelli,... Bankasına ait keşidecisi ... şirketi olan 25.10.2014 keşide tarihli ... seri numaralı 3.000-TL bedelli, ... Bankasına ait keşidecisi ... şirketi 10.08.2014 keşide tarihli ... seri numaralı 3.000-TL bedelli, ...Bankasına ait olan keşidecisi davacı olan 15.09.2014 keşide tarihli ... seri numaralı 3.000-TL bedelli,... Bankasına ait keşidecisi .. şirketi olan 30.11.2014 keşide tarihli.. seri numaralı 3.000-TL bedelli, ... Bankasına ait keşidecisi ... şirketi olan 30.03.2015 keşide tarihli, ... seri numaralı 3.000-TL bedelli, ...
Bankasına ait keşidecisi .. şirketi olan 30.02.2015 keşide tarihli ...seri numaralı 3.000-TL bedelli ve ... Bankasına ait keşidecisi .. şirketi olan 15.02.2015 keşide tarihli ... seri numaralı 3.000-TL bedelli çeklerin verildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından verilen çeklerin incelenmesinde; ... Bankasına ait keşidecisi ... şirketi olan 10.10.2014 keşide tarihli ... seri numaralı 3.000-TL bedelli çekin cirantaları arasında davalı ... bulunmakta olup dava dışı 3. kişi tarafından ibrazında karşılıksız çıktığı, ... Bankasına ait olan keşidecisi ...şirketi olan 25.10.2014 keşide tarihli ... seri numaralı 3.000-TL bedelli çekin cirantaları arasında davalı ... yer almakta olup çekin dava dışı 3.
kişi tarafından ibrazında karşılıksız çıktığı ve ibraz edene 1.120-TL yasal sorumluluk bedeli ödendiği, ... Bankasına ait keşidecisi ... şirketi 10.08.2014 keşide tarihli ... seri numaralı 3.000-TL bedelli çekin cirantaları arasında davalı İpeksan şirketi yer almakta olup dava dışı 3. kişi tarafından ibrazında karşılıksız çıktığı ve ibraz edene 1.120-TL yasal sorumluluk bedeli ödendiği, ... Bankasına ait olan keşidecisi davacı olan 15.09.2014 keşide tarihli ... seri numaralı 3.000-TL bedelli çekin cirantaları arasında davalı İpeksan şirketi yer almakta olup dava dışı 3. kişi tarafından ibrazında karşılıksız çıktığı ve ibraz edene 1.120-TL yasal sorumluluk bedeli ödendiği, ... Bankasına ait keşidecisi ...
şirketi olan 30.11.2014 keşide tarihli ... seri numaralı 3.000-TL bedelli çekin cirantaları arasında davalılar ... şirketi ve ... yer almakta olup ... tarafından ibrazında karşılıksız çıktığı ve ibraz edene 1.120-TL yasal sorumluluk bedeli ödendiği, ... Bankasına ait keşidecisi ... şirketi olan 30.03.2015 keşide tarihli, ... seri numaralı 3.000-TL bedelli çekin 15.08.2015 tarihinde iptal edilmiş olduğu,... Bankasına ait keşidecisi ... şirketi olan 30.02.2015 keşide tarihli ...seri numaralı 3.000-TL bedelli çekin davalı ... tarafından ibrazında karşılıksız çıktığı ve ibraz edene 1.120-TL yasal sorumluluk bedeli ödendiği, ... Bankasına ait keşidecisi ... şirketi olan 15.02.2015 keşide tarihli ...
seri numaralı 3.000-TL bedelli çekin ise lehtar ve cirantaları arasında davalıların yer almadığı, davalıların çek ile bir ilgisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dava konusu çeklerden ... Bankasına ait olan keşidecisi davacı 15.09.2014 keşide tarihli ... seri numaralı 3.000-TL bedelli çekin İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasında davalı ... tarafından davacı aleyhine takibe konu edildiği ve takibin kesinleştiği, ... Bankasına ait keşidecisi... şirketi olan 25.10.2014 keşide tarihli ... seri numaralı 3.000-TL bedelli,... Bankasına ait keşidecisi ... şirketi olan 10.10.2014 keşide tarihli ... seri numaralı 3.000-TL bedelli ve ... Bankasına ait keşidecisi... şirketi 10.08.2014 keşide tarihli ...
seri numaralı 3.000-TL bedelli çeklerin İstanbul ... İcra Dairesinin 2015/575 esas sayılı icra dosyasında davalılar ... ve ... tarafından davacının yetkilisi olduğu ... şirketi aleyhine takibe konu edildiği ve takibin kesinleştiği,... Bankasına ait keşidecisi ... şirketi olan 30.11.2014 keşide tarihli ... seri numaralı 3.000-TL bedelli çekin ise İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasında davalı İpeksan tarafından davacının yetkilisi olduğu ... şirketi aleyhine takibe konu edildiği ve takibin kesinleştiği, diğer 3 adet çekin icra takibine konulmadığı, söz konusu icra takiplerinde yapılan haciz işlemlerinde davacının icra kefili olmayı kabul ederek takip konusu borçları ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği anlaşılmaktadır.
İİK'nın 38. maddesine göre; icra dairesindeki kefaletler müteselsil kefalet niteliğinde olup, ilamların icrası hükümlerine tabidir. Ancak usulüne uygun olarak verilen icra kefaleti ilam hükmünde sayılır. İcra kefaletinin geçersizliği nedeniyle iptali istemi, yargılamayı gerektirmesi nedeniyle genel mahkemede ileri sürülebilecek bir husus olup, şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurularak iptali talep edilemez (Yargıtay 12. HD'nin 2020/175 esas 2020/1260 karar sayılı ilamı).İİK'nın 38. maddesinde kefaletin şekli hakkında özel bir hüküm bulunmadığından, TBK'nın 583. maddesi hükmünün icra kefaletleri hakkında da uygulanması gerekmektedir. Davacının borçlu şirket yetkilisi olduğu anlaşılmakla eş rızası gerekmemektedir.
Ancak TBK'nın 583. maddesi; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmünü haizdir. Kefalet sözleşmesinin şekle aykırılık nedeniyle hükümsüzlüğünün mahkemece re'sen göz önünde tutması gerekir. Bu kapsamda somut olayda her üç icra dosyasında, kanun gereği kefalet sözleşmesinde kefilin kendi el yazısı ile yazması gereken kısımlarının da icra müdürü tarafından yazıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda TBK'nın 583. maddesinde yazılı geçerlilik koşulları yerine getirilmediğinden, davacının icra kefaletleri geçersizdir. Buna bağlı olarak çeklerde keşideci veya ciranta olarak sorumluluğu bulunmayan davacının, verdiği icra kefaletleri nedeniyle İstanbul ... İcra Dairesinin ... ve İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takiplerine konu çekler yönünden işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmakta olup, söz konusu ... esas sayılı takip yönünden her iki davalı aleyhine ve ... esas sayılı takip yönünden davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile takip konusu çekler yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.Dava konusu çeklerden İstanbul....
İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine konu edilen ... Bankasına ait 15.09.2014 keşide tarihli ... seri numaralı 3.000-TL bedelli çekte ise davacı şahsen keşidecidir. Bu takip konusu çek bakımından davacı tarafça, davalının satışını yaptığı malların ayıplı olduğu iddia edilerek davalı ...'a iade edildiği ileri sürülmüşse de, delil olarak dayanılan 29.04.2014 tarihli sevk irsaliyesinde davalının imzası yer almamakta olup, malların davalıya teslim edildiğine dair başkaca herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Davacı tarafından dayanılan iki adet makbuzun da dava konusu çeklere ilişkin olup olmadığı açık olmayıp, bu konuda da başkaca delil bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı tarafından İstanbul ....
İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasına konu çeke ilişkin olarak açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Takip konusu edilmeyen çeklerden.. Bankasına ait keşidecisi ... şirketi olan 30.03.2015 keşide tarihli, ... seri numaralı 3.000-TL bedelli çekin 15.08.2015 tarihinde iptal edilmiş olduğu gelen banka yazı cevabından anlaşılmakta olup, ayrıca davacı söz konusu çekte keşideci veya ciranta olarak da yer almamaktadır. Bu nedenle bu çeke ilişkin olarak açılan davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Yine ... Bankasına ait keşidecisi ... şirketi olan 30.02.2015 keşide tarihli ...seri numaralı 3.000-TL bedelli çek ile ... Bankasına ait keşidecisi ... şirketi olan 15.02.2015 keşide tarihli ...
seri numaralı 3.000-TL bedelli çekte davacı keşideci veya ciranta olarak yer almamaktadır. Ayrıca 15.02.2015 keşide tarihli çekte davalılar da lehtar veya ciranta olarak yer almamaktadır. Bu nedenle mahkemece bu çeklere ilişkin olarak açılan davanın da reddine karar verilmesi doğrudur.Diğer yandan kabul edilen kısım bakımından davacının kötü niyet tazminatı talebi bulunmamaktadır. Reddedilen kısım bakımından ise davada takipler hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmediği anlaşılmakla, davalıların inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/783 Esas - 2021/551 Karar sayılı 07/09/2021 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın kısmen kabulüne, davacının İstanbul ... İcra Dairesinin ... ve İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takiplerine konu ... Bankasına ait keşidecisi ... şirketi olan 25.10.2014 keşide tarihli ... seri numaralı 3.000-TL bedelli, ... Bankasına ait keşidecisi ... şirketi olan 10.10.2014 keşide tarihli ... seri numaralı 3.000-TL bedelli, ... Bankasına ait keşidecisi ... şirketi 10.08.2014 keşide tarihli ... seri numaralı 3.000-TL bedelli, ... Bankasına ait keşidecisi ...
şirketi olan 30.11.2014 keşide tarihli ... seri numaralı 3.000-TL bedelli çekler nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair istemin reddine, Koşulları oluşmadığından davalıların inkar tazminatı isteminin reddine,"İlk derece mahkemesine ilişkin olarak;"Alınması gereken 819,72-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 409,86-TL harcın mahsubu ile kalan 409,86-TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan toplam 439,06-TL peşin harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 1.650-TL bilirkişi ücreti ve 275,20-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.925,20-TL yargılama giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 962,60-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısımın davacı üzerinde bırakılmasına,Davalılar tarafından yapılan 40-TL posta masrafından ibaret yargılama giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 20-TL'sinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, kalan kısımın davalılar üzerinde bırakılmasına,Davalılar lehine takdir olunan 12.000-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 67-TL istinaf yargılama giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 33,50-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/11/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/77775 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi