Alıcı ödemeli taşımada ödeme yapılmadan teslimin ispat yükü davalıda
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2 E. 2024/1443 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Taşıma hizmetinin verildiği taraflar arasında ihtilafsız ise, alıcı ödemeli gönderim gibi ödeme koşuluna ilişkin istisnai bir iddiayı ileri süren taraf (burada gönderici/borçlu), bu iddiayı somut delille kanıtlamak zorundadır; hizmetin verilmesinden sonraki döneme ait yazışmalar bu iddiayı kanıtlamaya yeterli değildir ve ispat edilemeyen alıcı ödemeli gönderim iddiası, taşıma bedeli faturasından kaynaklanan borç sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Ele alınan sorunlar
Alıcı ödemeli taşıma iddiasının ispat yükü ve faturaya dayalı alacağın varlığı → ret
İddia: Davalı, faturaların kendisine tebliğ edilmediğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, alacaklının cari hesap kayıtlarının tek başına yeterli olmadığını, alıcı ödemeli gönderim konusunda davacıya bilgi verildiğini ve bu hususun bilirkişi ve mahkemece dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.
Gerekçe: Taşıma hizmetinin verildiği sabit olduğundan, ürünlerin alıcı ödemeli olarak gönderildiği ve bu şekilde davacı taşıyıcıya teslim edildiği iddiasının ispat yükü, bu iddiayı ileri süren davalı taraftadır. Davalı vekilince gönderi formunun alıcı ödemeli düzenlendiği ileri sürülmüş ise de bu hususta herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Davalının dayandığı e-posta yazışmaları taşıma hizmetleri verildikten sonraki döneme ait olup, ürünlerin alıcı ödemeli olarak teslim edildiğini ve davacının bunu bu şekilde kabul ettiğini kanıtlar nitelikte değildir. Bu durumda, verildiği sabit olan taşıma hizmeti nedeniyle düzenlenen faturalardan kaynaklanan borçtan davalı sorumludur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Taşıma hizmetinin verildiği ihtilafsız olduğunda, ödeme koşuluna (alıcı ödemeli gönderim) ilişkin istisnai iddianın ispat yükünün bu iddiayı ileri süren tarafta olduğu ve hizmet sonrası döneme ait yazışmaların bu ispatı sağlamaya yetmediği yönündeki değerlendirme bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ taşıma sözleşmesi↗ ispat yükü↗ ticari defter↗ alıcı ödemeli gönderim↗ icra inkar tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/2
KARAR NO 2024/1443
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/09/2021
NUMARASI 2019/220 Esas 2021/811 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/10/2024
Davanın kısmen kabul-kısmen reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin davalıya uluslararası hava taşıma hizmeti verdiğini, buna istinaden davalıya düzenlenen 31.08.2018 tarihli 125,15-TL tutarlı, 18.09.2018 tarihli 2.696,36-TL tutarlı, 24.09.2018 tarihli 2.762,88-TL tutarlı, 30.09.2018 tarihli 1.123,92-TL tutarlı ve 26.11.2018 tarihli 164,91-TL tutarlı toplam beş adet fatura bedellerinin ödenmediğini, bu nedenle davalı hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, faturalara yasal süresinde itiraz edilmediğini, taşıma hizmetinin verildiğine dair konşimento örneğinin sunulduğunu belirterek, davalının takibe konu 6.873,22-TL tutarındaki asıl alacağa yönelik itirazının iptali ile davalı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin Mısır'da bulunan alıcısına numune gönderimi için anlaştığını, davacının müşteri temsilcisine ulaşılamadığından alıcı ödemeli gönderim formunun internet üzerinden hazırlandığını, bu durumun e-posta ile davacıya bildirildiğini, hatta alıcıya fatura kesebilmesi için gerekli evrakların alıcı ile müvekkiline aracılık eden kişiye e-posta ile gönderildiğini, ancak davacının ürünleri Mısır'daki alıcıya, alıcı firma gönderi ödemesini yapmadan teslim ettiğini, alıcı ödemeli olarak gönderilen ürünleri alıcı tarafından ödeme yapılmadan teslim eden davacının, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeyerek müvekkiline haksız olarak üç adet fatura kestiğini, davacının iddia ettiği dört faturanın müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, faturalara ilişkin ihtarnamenin müvekkilince tebliğ alındığını ancak faturaların ticari defterlere ilenmediğini, alıcıya kesilmesi gereken faturaların müvekkiline kesildiğini, davacı ile e-posta yoluyla görüşülmesine rağmen geri dönüş yapılmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalının defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddesine göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğu, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulünün gerektiği, bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, fatura teslim olgusunun artık ispatının gerekmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili; mahkemece davacı şirketin ticari defterlerine dayanarak düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, ancak faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, fatura tebliğ edilmeden alacak konusu yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme tarafında sadece bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesis edilirken itirazlarının dikkate alınmadığını ve hukuki değerlendirme yapılmadığını, ispat yükü davacı üzerinde olup, alacaklının cari hesap kayıtlarının tek başına ispata yeterli olmadığını, alacağın borçlu tarafından teyit edilmesi veya en azından alacak konusu faturanın davalıya tebliğinin gerektiğini, ancak müvekkiline tebliğ edilmiş herhangi bir fatura bulunmadığını, mahkemece müvekkilinin ticari defterlerini sunmadığı belirtilmişse de, bilirkişi ek raporunda müvekkilinin dava konusu dönem ait ticari defterleri usule uygun olarak tuttuğunun belirtildiğini, müvekkili şirketin davacıya gönderdiği e-postalar dikkate alınığında, ödemenin alıcı firma tarafından yapılacağı konusunda gerekli bilgilendirme yapıldığını ve bu bilgilendirmeye davacı şirket tarafından itiraz edilmediğini, ancak bu hususun bilirkişi ve mahkemece dikkate alınmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taşıma hizmet bedeli alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafça icra takibi ve işbu davada davalıya verilen taşıma hizmeti nedeniyle düzenlenen taşıma hizmet bedeli faturalarına dayanılmıştır. Faturalara konu taşıma hizmetinin verildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip dayanağı olan faturalardan, Türkiye-Mısır taşımasına ilişkin üç adet faturadan kaynaklanmaktadır. Davalı tarafça; bu üç faturanın dayanağı taşıma hizmetinin alıcı ödemeli olarak verildiği, alıcının ödeme yapacağı bilgisi kendisine verilmesine rağmen davacının, alıcıdan taşıma bedelini tahsil etmeden ürünleri alıcıya teslim ettiği, bu nedenle bu faturalara dayalı olarak alacak talep edilemeyeceği ileri sürülmüştür.
Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, dayanak davacı faturalarının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Taşıma hizmetinin verildiği sabit olmakla, davalının iddiaları doğrultusunda Mısır'a gönderilen ürünlerin alıcı ödemeli olarak gönderildiği hususu davalı tarafça kanıtlanmalıdır. Davalı vekilince, gönderi formunun alıcı ödemeli olarak düzenlendiği ileri sürülmüşse de, bu hususta herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Davalı tarafça delil olarak dayanılan e-posta yazışmalarında, davalı çalışanı tarafından Mısır'a gönderilen ürünlerin alıcı ödemeli olduğu belirtilmişse de, bu yazışmalar taşıma hizmetleri verildikten sonraki döneme aittir.
Dolayısıyla ürünlerin alıcı ödemeli olarak davacı taşıyıcıya teslim edildiği, davacı tarafından da bu şekilde kabul edildiği hususları davalı tarafça kanıtlanamamıştır. Bu durumda davacı tarafça verildiği sabit olan taşıma hizmeti nedeniyle düzenlenen faturalardan kaynaklanan borçtan davalı sorumlu olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 469,50-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 117,37-TL harcın mahsubu ile kalan 352,13-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 38,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/10/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/77709 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi