6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çıplak pay devrinde alacağın temliki hükümleri ve ispat yükü

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/432 E. 2024/1390 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Anonim şirkette senede/ilmühabere bağlanmamış (çıplak) payın devri, TTK'da özel bir düzenleme bulunmadığından genel hükümlere ve alacağın temliki rejimine (TBK 184/1, TBK 14/1) tabidir ve yazılı şekil şartına bağlıdır. İleride pay devrini vaad eden ancak devri fiilen gerçekleştirmeyen bir sözleşme, tek başına pay devri sözleşmesi sayılamaz; pay defterine yapılan kayıt da, dayanağı usulsüz tutulan ticari defterlere ve içeriksiz bir yönetim kurulu kararına dayanıyorsa geçerli bir pay devrini ispat etmeye yeterli değildir. Bu durumda, pay devri karşılığı alınan bedele ilişkin verilen teminat senedinin bedelsiz kaldığı iddiasını ispat yükü davacıdadır; ispat edilemediği takdirde menfi tespit talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Çıplak (senede bağlanmamış) pay devrinin hukuki niteliği ve şekil şartı → ret

İddia: Davacı, TTK 490/1 uyarınca nama yazılı payların herhangi bir sınırlamaya bağlı olmaksızın devredilebileceğini, TBK 183 vd. maddelerine göre devrin yazılı şekilde geçerli olduğunu, hisse devir sözleşmesi ve pay defterine kayıt ile hukuki sonucun doğduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Anonim şirketlerde payın devri için payın senede bağlanmış olması şart değildir; hisse senedi çıkarılmamışsa pay çıplak paydır ve senede bağlanmış paylar gibi serbestçe devredilebilir, ancak devre getirilen kanuni ve iradi sınırlamalar çıplak pay için de geçerlidir. Çıplak payın devri hakkında TTK'da özel bir düzenleme bulunmadığından, genel hükümlere göre yazılı devir anlaşması ile devredilir. Alacağın temliki tasarrufi bir işlem olduğundan, temlik ile çıplak pay devralana geçer ve alacağın temlikinde olduğu gibi yazılı şekil şartına tabidir. Bedeli ödenmiş çıplak payın devri, TBK'nın 184. maddesi gereği yazılı bir temlik beyanının devralana verilmesiyle gerçekleşir. Senede bağlanmamış çıplak payın devrinin alacağın temliki hükümlerine tabi olduğu yargı uygulamasında genel olarak kabul görmüştür; TBK 184/1 uyarınca alacağın devrinin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır ve TBK 14/1 uyarınca borç altına girenlerin imzası zorunludur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davaya konu hisse devir sözleşmesinin niteliği ve pay devrinin ifa edilip edilmediği → ret

İddia: Davacı, 02.09.2019 tarihli beyan ile devrin pay defterine işlendiğini, 26.03.2019 tarihinde payların şirket pay defterine kaydedildiğini, sözleşmenin ifa edildiğini ve teminat senetlerinin bu nedenle bedelsiz kaldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Özel Koşullu Hisse Devri Sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmede hisselerin devredildiği değil, ileride belirli tarihlerde (1 Nisan 2016, 2017, 2018 ve 2019) kademeli olarak devredileceğinin vaad edildiği görülmektedir; sözleşme ekinde bulunan örnek hisse devir ve temlik senedi doldurulmamış ve hisse devir alan kısmı boş bırakılmıştır. Bu haliyle davacının dayandığı sözleşme, doğrudan bir anonim şirket pay devri sözleşmesi olarak kabule elverişli değildir; sözleşmede kararlaştırıldığı üzere yatırım bedelinin ödenmesini müteakip vaad edilen payların yasal şartları taşıyan bir devir sözleşmesi ile davalı ve eşine devredildiğine ilişkin belge sunulmamıştır. Bilirkişi raporunda, 26.03.2019 tarihli yönetim kurulu kararı ve pay defteri kaydının usulüne uygun tutulmayan defterlere dayandığı, açılış-kapanış tasdiki bulunmadığı, şirketin sermaye ve ortaklık yapısının görünmediği ve usulüne uygun bir pay devri sözleşmesinin mevcut olmadığı belirlenmiştir. Usulüne uygun pay devri yapılmadan davalı ve eşinin şirkette pay sahibi oldukları kabul edilemez. Ayrıca davacının, vaad ettiği payları ilk vade tarihinden hemen sonra dava dışı ortağına devrettiği, böylece davalı ve eşine karşı sözleşmenin ifasının imkânsız hale geldiği, davalı ve eşine pay devri yapılmadan ortaklıktan ayrıldığı anlaşılmıştır. Şirketi temsilen verilen ve sözleşmenin ifa edildiğini belirten belgenin hukuken bir kıymeti bulunmamaktadır; zira diğer senet borçlusunun yalnızca kısmi ödeme (10.000-Euro) yapmasına rağmen pay defterine kayıt yapılmasının borçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Teminat senetlerinin bedelsiz kaldığı iddiasının ispatı ve menfi tespit talebi → ret

İddia: Davacı, geçerli bir pay devri gerçekleştiğinden teminat senetlerinin bedelsiz kaldığını ve bu nedenle takip konusu borcun bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: İspat külfeti kural olarak davacıya aittir. Davacının davalı ve eşine pay devrine ilişkin yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatlayamadığı, pay devri yapılacağı vaadiyle alınan 50.000-USD'nin 10.000-USD dışındaki kısmının iade edilmediği, sözleşme ekinde doldurulacağı vaad edilen örnek pay devri sözleşmesinin hayata geçirilmediği, pay devrine ilişkin yönetim kurulu kararı ve pay defteri kayıtlarının dayanağının bulunmadığı bilirkişi raporunda tafsilatıyla belirlenmiştir. Davacının, yatırım bedeline karşılık verdiği senetlerin geçerli bir pay devri nedeniyle hükümsüz kaldığı iddiasını ispatlayamadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Senede bağlanmamış (çıplak) anonim şirket paylarının devrinin alacağın temliki hükümlerine (TBK 184/1, TBK 14/1) tabi olduğu ve yazılı şekil şartına bağlı olduğu yönündeki tespit, benzer pay devri uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır. Ayrıca pay defterine yapılan kaydın, usulsüz tutulan ticari defterlere dayanması halinde tek başına geçerli bir pay devrini ispat etmeyeceği yönündeki değerlendirme de emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çıplak pay alacağın temliki pay defteri kaydı menfi tespit kambiyo senedi hisse devir sözleşmesi ispat yükü

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 184/1TBK 14/1 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 490/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/432

KARAR NO 2024/1390

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/10/2021

NUMARASI 2020/205 Esas 2021/735 Karar

BİRLEŞEN DOSYA İstanbul Anadolu 10. ATM nin 2020/206 Esas Sayılı Dosyası

ASIL VE BİRLEŞEN DAVA Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/10/2024

Asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; taraflar arasında düzenlenen hisse devir sözleşmesi gereği payların pay defterine işlenmemesi halinde kullanılmak üzere teminat olarak davalıya pay bedeli tutarında teminat senetleri verildiğini, bu senetlerin 01.04.2019 tarihine kadar saklanıp ... hisse devrinin pay defterine işlenmesi ile kurucu ortaklara iade edileceğinin, bu senetlerin devir ve temlik edilemeyeceği ve hiç bir şekilde nakde çevrilemeyeceğinin kararlaştırıldığını, buna rağmen İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, 26.03.2019 tarihinde şirketin diğer ortağı ... tarafından hisselerin şirket pay defterlerine işlendiğini ve 06.09.2019 tarihli ihtara rağmen takibin devam ettirildiğini, maaşına haciz konulduğunu ileri sürerek takip nedeniyle borcu olmadığının tespitine, yapılan ödemelerin ticari faizi ile iadesine ve %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekili; asıl davaya konu icra takibi dışında da müvekkili aleyhinde takip başlatıldığını, aynı gerekçelerle bu icra takibinde dolayı da borcunun bulunmadığını belirterek İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında 25.000-USD tutarındaki kambiyo senedine dayanılarak yapılan takip nedeniyle borcu olmadığının tespitine, yapılan ödemelerin iadesine ve %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı ile dava dışı ...'a yatırım bedeli olarak 25.000-USD verdiğini, ancak ... Tic. A.Ş'ye ait hisse devirlerinin yapılmadığı gibi şirketin gayri faal hale getirildiğini, halen sadece sanal ofis durumunda bulunduğunu, ödediği bedelin iadesinde anlaşıldığını, 17.05.2018 tarihinde dava dışı ... tarafından 10.000-Euro yatırım iade bedeli olarak geri ödeme yapıldığını, bakiye ödemenin 15.07.2018' tarihinde yapılacağı e-posta ile bildirilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, payların pay defterine işlendiği iddiasının doğru olmadığını, ticaret sicilinde tescilin görünmediği gibi gayrifaal konumda olan şirketin pay devri iddiasının borçtan kurtulmaya yönelik olduğunu, dava dışı ...'ın ödediği 10.000-Euro yatırım bedeli iadesinin İstanbul Anadolu ...

İcra Daire'sinin ... esas sayılı dosyadaki alacaktan düşüldüğünü belirterek asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; taraflar arasında 01.04.2019 tarihli hisse devir sözleşmesi akdedildiği, sözleşme hükümlerinin her iki tarafın kabulünde olduğu, ispat külfetinin kural olarak davacıya ait olduğu, 01.04.2019 tarihine kadar hisse devir işleminin pay defterine işleneceğinin taahhüt edildiği,hisse devir işleminin dava dışı ... A.Ş'ne ait pay defterine işlendiği ileri sürülmüş ise de, dava dışı şirketin incelenen ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı, bu haliyle sözleşme hükümlerinin gereği süresi içinde ve usulüne uygun olarak hisse devir işleminin pay defterine işlendiğinin ispat edilemediği,sözleşme hükümleri doğrultusunda davalı tarafça pay bedelinin dava dışı şirkete ödendiğinin her iki tarafın kabulünde olduğu, davalı tarafça pay bedeline ilişkin yapılan ödemenin yalnızca 10.000-Euroluk kısmının iade alındığı, bu haliyle davacı tarafın dava ve birleşen davaya konu senetlerin bedelsiz kaldığına ilişkin iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; hisse devir sözleşmesi ile payların pay defterine işlenmesi halinde teminat senedinin iade edileceği hususunda anlaştıklarını, ancak devrin pay defterine işlenmesine ve ihtara rağmen iade edilmeyip icra takibine konulduğunu, 02.09.2019 tarihinde ...A.Ş yetkilisinin sunduğu yazılı beyan ile ... ve ...’e devredilen bütün payların şirket pay defterine işlendiği, sözleşmenin yerine getirildiği ve yatırım karşılığında verilen teminat senetlerinin bedelsiz kaldığını, bilirkişi tarafından hatalı değerlendirme yapıldığını,devrin 26 Mart 2019 tarihinde pay defterine işlendiğini, kurucu kabul edilmesi halinde pay defterine kayıt ile hukuki sonucun doğduğunu, açıklayıcı kabul edilmesi halinde devir sözleşme şartı gerçekleştiğinden pay devrinin gerçekleştiğini, davacının şirket yönetimine başvurarak pay devrinin pay defterine işlenmesini talep ettiğini, devrin işlenmesi ile davacının şirkette payı kalmadığından ortaklıktan ayrıldığını, devir sözleşmesi ve devrin pay defterine işlenmesi ile hukuki sonucun doğup işlemin tamamlandığını, TTK nın 490/1 maddesi uyarınca dolaylı olarak senede bağlanmamış nama yazılı payların kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebileceğini, TBK'nın 183.

vd. maddelerine göre devrin geçerliliğinin yazılı şekilde yapılmasına bağlı olduğunu,hisse devir sözleşmesi ile bu sözleşmenin ayrılmaz parçası olan iki adet bono bulunduğunu,özel koşullu hisse devir sözleşmesinin imzalı aslının dosyada ve Uyap kayıtlarında mevcut olduğunu, bu delil yok sayılarak hüküm verildiğini, pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterinin yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla izleyen hesap dönemlerinde de açılış onayı yaptırılmaksızın kullanılmaya devam edilebileceğini, davacının dava dışı ...A.Ş. hisselerini diğer ortağa devrederek ortaklıktan ayrıldığını, gerekçeli kararda 10.000-Euro iade edildiğinin belirtildiğini, ancak bu iadeden davacının haberi bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl ve birleşen dava, anonim şirket pay devri sözleşmesi nedeniyle teminat olarak verildiği ileri sürülen kambiyo senetlerinden dolayı borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Anonim şirketlerde payın devri için payın senede bağlanmış olması şart değildir.Sahip olunan payı temsil etmek üzere; hisse senedi çıkarılmamış olması halinde ,sahip olunan pay senede bağlanmamış demektir.Çıplak pay senede bağlanmış paylar gibi serbestçe devredilebilir. Ancak payın serbestçe devredilebileceğine getirilen kanuni ve iradi sınırlamalar çıplak pay için de geçerlidir. Çıplak payın devri hakkında TTK da özel bir düzenleme mevcut değildir.Çıplak pay genel hükümlere göre yazılı devir anlaşması ile devredilebilir.

Alacağın temliki, tasarrufi bir işlem olduğundan, temlik ile çıplak pay devralana geçer.Alacağın temlikinde olduğu gibi yazılı şekil şartı vardır. Bedeli ödenmiş çıplak payın devri, TBK'nın 184 maddesi gereği yazılı bir temlik beyanının devralana verilmesi ile gerçekleşir. (AŞ'lerde Hisse Senetlerinin devri. Ender Canan Eroğlu yüksek lisans tezi) Davaya konu davalı anonim şirket hisselerinin bedeli ödenmiş çıplak pay olduğu, senet veya ilmühabere bağlanmadığı tarafların kabulünden anlaşılmaktadır. Senede bağlanmamış çıplak payın devrinin alacağın temliki hükümlerine tabii olduğu hususu yargı uygulamasında genel olarak kabul görmüştür. Alacağın temlikine ilişkin TBK nun 184/1 maddesinde alacağın devrinin geçerliliği,yazılı şekilde yapılmasına bağlanmıştır.TBK nın14/1.maddesinde ise yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerde borç altına girenlerin imzalarının bulunması zorunludur.

... anonim şirketinin 175'er adet hisselerini satın almak üzere davalı ve eşinin birebir aynı koşullarda davacı ve diğer ortak ile sözleşme imzaladıkları anlaşılmakla sözleşmeler ayrı ayrı anlatılmayacaktır. Davalı ve eşinin yatırım bedeli olarak 25.000'er-USD ödediklerinde uyuşmazlık yoktur. Bu nedenle her iki sözleşmeler birlikte incelenecektir. Bir tarafda davalı (ve dava dışı ...) ile dosya davacısı ile davadışı ... arasında imzalanan tarihsiz "Özel Koşullu Hisse Devri Sözleşmesi'nin" 2.4 maddesinde ... şirketinin 50.000 payının yarısının davacıya yarısının ...'a ait bulunduğu, 3 maddesinde "(3.1.) Yatırımcı, bu sözleşmenin imza tarihinde 25.000 -USD bedeli(yatırımı) kurucu ortaklara ödeyeceğini taahhüt eder ve bu taahhüt karşılığında kurucu ortaklar tarafından ...

Şirketi'ne ait hisselerin aşağıda belirtilen tarihlerde ve miktarlarda hak edeceği taahhüt edilir.(hisse hakediş tarihleri ve miktarları; 1 nisan 2016 tarihinde 50 pay, 1 nisan 2017 tarihinde 50 pay,1 nisan 2018 tarihinde 50 pay,1 nisan 2019 tarihinde 25 pay olmak üzere) (3.2.) Yatırımcının hakettiği ... hisseleri en geç 1 Nisan 2019 tarihinde nominal değerli hisse devri işlemi ile pay defterine yazılacaktır. (3.3.) İşbu sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan yatırım karşılığına eşit tutarda borç senedi; kurucu ortaklara ait olan ... şirketi tarafından verilecektir...borç senedi 1 Nisan 2019 tarihine kadar yatırımcı tarafından saklanacaktır ve ... hisse devir işleminin gerçekleşmesi ile kurucu ortaklara iade edilecektir...borç senedi, yalnızca işbu sözleşmede geçen koşullar için çıkarılmıştır;

yatırımcı tarafından üçüncü kişilere devir veya .. temlik edilemez, nakde(paraya) çevrilemez. ... (3.6.) Yatırımcının ... Şirketinden hak ettiği toplam 175 pay'ın 87 payı ..., 88 payı ... tarafından devredilecektir." şeklindedir. Özel koşullu hisse devir sözleşmesinin ekinde bulunan 1.4.2019 tarihli örnek hisse devir ve temlik senedinde( örnektir ve doldurulmamıştır.) ;"... şirketinin 50.000-pay olan hissesinin ...adedinin bütün hukuki nominal bedel ile 1.4.2019 tarih ve özel koşullu hisse devir sözleşmesi ile ...bütün hukuki vecaibi ile peşin olarak devir ve temlik eyledik. Bedelini nakden tahsil ettik ...."yukarıda yazılı ...adet paya isabet eden hisselerin ...adedini ...'dan ...adedini ...'den ,1.4.2019 tarihli ...numaralı özel koşullu hisse devir sözleşmesi ile devir ve temlik eyledim." Hisse devir edenler: ..., ...

hisse devir alan yazılı değildir. Buna göre ; davacı dayanağı tarihsiz özel koşullu hisse devir sözleşmesi ile "hisseler devir edilmemiş" devir edileceği vaad edilmiştir. Devir edilecek hisseler karşılığı, sözleşmenin ekinde bulunan hisse devir sözleşmelerinin imzalanacağı davacı ve diğer ortağı tarafından vaad edilmiştir. "Özel koşullu hisse devir sözleşmesi tarihinde (tarihsiz olduğu ancak imza tarihinde yatırım tutarının tahsil edildiği anlaşılmakta ise de ilk devir edilecek 50 payın 1 nisan 2016 tarihinde verileceği yazılı olduğuna göre bu tarihten evvel ki bir tarihte imzalanmıştır.)Yukarıda ki bentlerde yazıldığı üzere davacının dayandığı "özel koşullu pay devri sözleşmesinin" anonim şirket pay devri sözleşmesi olduğunu kabule elverişli olmayıp ,sözleşme ile kararlaştırıldığı üzere davacı ve ortağına ödenecek yatırımı müteakiben 1.4.2016 tarihinden sonra vaad edilen payların yasal şartları taşıyan bir sözleşme ile davalı ve eşine devir edildiğine ilişkin bir belge sunulmamıştır.

Asıl davada 08.04.2016 keşide, 15.02.2018 vade tarihli, 25.000-USD bedelli bonoya dayanılarak 14.133-USD alacak, birleşen davada aynı tarih ve vadeli 25.000-USD bedelli bonoya dayanılarak 25.000-USD ve ferileri için davalı tarafından davacı ile dava dışı ... ile ... AŞ. aleyhine icra takibi başlatılmıştır. Davalı ... adına düzenlenen senet ile birlikte davadışı diğer yatırımcı eşi ... emrine yazılan senet davalıya ciro edilerek her iki senet ayrı ayrı davalı tarafından icra takibine konu edilmiştir. ... şirketi YK başkanı ... tarafından 26.03.2019 tarihinde payların davalı ve eşi adına pay defterine kayıt yapıldığı bir taraftan ileri sürülürken 17.05.2018 tarihinde "yatırım iade bedeli" adı altında banka kanalı ile davalıya 10.000-Euro ödeme yapılmıştır.

... duruşmada alınan beyanında kardeşinin insiyatifi ile ödeme yaptığını ,ödemeden haberi olmadığını ifade etmiş ise de bu beyan hayatın olağan akışına uygun değildir. Bilirkişi raporunda; açılış kapanış tasdiki olmayan 26.03.2019 tarihli Yönetim kurulu karar defterinde ...'a ait hisselerden 175 adedinin ...'e, 175 adedinin de ...'e devredildiği, pay defterinde de devrin kayıtlı olduğu, ancak defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, 2018 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdiki olmadığı, şirketin sermaye ve ortaklık yapısının görünmediği, usulüne uygun bir pay devri sözleşmesi mevcut olmadığı bildirilmiştir. Usulüne uygun şekilde pay devri yapılmadan davalı ve eşinin ... şirketinde pay sahibi oldukları kabul edilemeyecektir.

Davacının davalı ve eşine pay devrine ilişkin yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatlayamadığı, pay devri yapacağı vaadiyle davalı ve eşinden alınan 50.000-USD'nin 10.000-USD dışındaki bedelin iade edilmediği, dayanak sözleşme ekinde yapılacağı vaad edilen örnek pay devri sözleşmesinin doldurularak hayata geçirilmediği, pay devrine ilişkin yönetim kurulu kararının ve pay defterine yapılan kayıtların dayanağı bulunmadığının bilirkişi kurulu raporunda tafsilatıyla belirlendiği, davacı dışındaki diğer senet borçlusu ...'ın yatırım bedelinin 10.000-Eurosunu iade etmesine rağmen ... YK başkanı olarak pay defterine kayıt yapmasının borçtan kurtulmaya yönelik olduğu, ileri sürüldüğü şekilde ... şirketini temsilen ...'ın imzaladığı "sözleşme gereğinin yerine getirildiği ve senetlerin bedelsiz kaldığına" ilişkin verilen belgenin hukuken bir kıymeti yoktur.

24. 02.2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ... AŞ'nin YK başkanı ... olup, şirketin faaliyetine tek pay sahipli anonim şirket olarak devam edeceği tescil edilmiştir. Buna göre davacı 1 nisan 2019 tarihine kadar davalı ve eşine devir etmeyi vaad ettiği 175 payını ilk vade tarihinden (1 nisan 2016) hemen sonra dava dışı ortağına devir ettiği sözleşmeyi ifasının da imkansız hale geldiği, davalı ve eşine pay devri yapmadan ortaklıktan ayrıldığı anlaşılmaktadır.Davacının yatırım bedeli olarak davalı ve eşinden aldığı nakit yatırım bedeline karşılık olarak verdiği senet nedeniyle borçlu olmadığına yönelik iddiasının geçerli bir şekilde pay devri yaptığı, bu nedenle senetlerin hükümsüz kaldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; asıl ve birleşen dava ispatlanamadığından reddine ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl ve birleşen dava yönünden alınması gereken 855,2‬0-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70‬-TL harcın mahsubu ile kalan 774,5‬0-TL harcın asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/10/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/77618 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.