6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İşçinin rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığında cezai şart ve tenkis

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/578 E. 2024/1496 K. · · İlk derece: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

rekabet yasağı sözleşmesi

Gerekçe özeti

İşçinin rekabet yasağına aykırı davranıp davranmadığının tespitinde, işverene ait bilgilerin fiilen kullanılarak zarar verilmiş olması şart değildir; işçinin işverenin önemli müşteri çevresi veya ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış olması ve ayrılmasından kısa süre sonra benzer faaliyet alanındaki rakip bir işyerinde benzer pozisyonda çalışmaya başlaması, zarar verme ihtimalinin varlığı bakımından yeterlidir. Rekabet yasağı sözleşmesinde öngörülen coğrafi sınırlama, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı şekilde tehlikeye düşürecek ölçüde geniş ise, sözleşme tümüyle geçersiz sayılmaz; işverenin faaliyet gösterdiği il sınırlarıyla daraltılarak geçerliliği kabul edilir. Talep edilen cezai şart tutarı, tarafların ekonomik durumu ve borçlunun ödeme kabiliyeti gözetildiğinde fahiş bulunursa, TBK 182/3 uyarınca hâkim tarafından re'sen tenkis edilir.

Ele alınan sorunlar

Rekabet yasağı sözleşmesinin coğrafi kapsamının geçerliliği → kısmi kabul

Gerekçe: TBK'nın 445. maddesi uyarınca rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı biçimde tehlikeye düşürecek şekilde yer, zaman ve iş türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez. Sözleşmede yasaklı bölge olarak tüm Marmara Bölgesi'nin belirlenmesi bu ölçüde bir sınırlama olup kanuna aykırıdır; ancak sözleşmenin bu kısmının tamamen geçersiz sayılması yerine, davacı işyerinin bulunduğu İstanbul İl sınırları ile daraltılarak, bu sınırlar içinde rekabet yasağının geçerli olduğunun kabulü gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalının rekabet yasağını ihlal edip etmediği ve gizli bilgiye vakıf olma koşulu → kabul

İddia: Davacı, davalının yönetici konumu nedeniyle şirketin yazılım sistemine, teknik-ticari sırlarına ve müşteri çevresine ait bilgilere vakıf olduğunu, bu bilgilerin rakip şirkette kullanılmasının şirketi zarara uğratacağını, rekabet yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TBK 444 ve devamı maddeleri uyarınca rekabet yasağı sözleşmesinin geçerliliği için işçinin, hizmet ilişkisi sırasında işverenin önemli müşteri çevresine veya üretim/ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış olması ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içinde rakip işyerinde çalışmaya başlaması yeterlidir; bu bilgilerin fiilen kullanılarak zarara sebep olunması şart değildir, zarara neden olma ihtimalinin varlığı yeterlidir. Sözleşmenin 10.1. maddesinde davalının işverenin faaliyetiyle ilgili önemli bilgi birikimine ve gizli bilgiye haiz olacağı yazılı olarak kabul edilmiştir. Davalı ile davacının işe başladığı yeni işyerinin faaliyet alanlarının birbirine benzer olduğu, davalının istifasından üç gün sonra aynı ildeki rakip firmada benzer pozisyonda (temelde yazılımla ilgili) işe başladığı sabittir. Bu durumda, tanık beyanlarına dayanılarak edinilen bilgilerin çok gizli sayılmayacağı gerekçesiyle davanın reddi doğru değildir; davalının rekabet yasağına aykırı davrandığının kabulü gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Cezai şartın fahiş bulunması ve TBK 182/3 uyarınca re'sen tenkis → kısmi kabul

Gerekçe: TBK'nın 182/3. fıkrasına göre hâkim, fahiş gördüğü cezai şarttan re'sen indirim yapabilir. Cezai şartın fahiş olup olmadığı belirlenirken tarafların ekonomik durumu, borçlunun ödeme kabiliyeti ile borcunu yerine getirmemesi nedeniyle sağladığı menfaat ölçü alınmalıdır. Davalının aylık brüt ücretine göre hesaplanan altı aylık brüt ücret tutarındaki 168.000 TL cezai şart isteği, günün ekonomik şartlarında fahiş bulunmuş ve talep edilen cezai şarttan yarı oranında tenkis yapılarak takdiren 84.000 TL'ye indirilmesinin hak ve nesafet kurallarına uygun olacağı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın rekabet yasağının ihlalinde 'fiilen zarar' yerine 'zarar verme ihtimalinin yeterliliği' ilkesini benimsemesi ve aşırı geniş coğrafi sınırlamanın tümden geçersizlik yerine işverenin faaliyet bölgesiyle daraltılarak kısmen geçerli sayılması yönündeki yaklaşımı, benzer rekabet yasağı-cezai şart uyuşmazlıklarında emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet yasağı sözleşmesi cezai şart TBK 182/3 re'sen tenkis gizli bilgi/ticari sır coğrafi sınırlamanın kısmi geçersizliği zarar verme ihtimali

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 444TBK 444/2TBK 445TBK 445/1TBK 182/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/578

KARAR NO 2024/1496

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 29/12/2021

NUMARASI 2020/727 Esas 2021/876 Karar

DAVA

Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/10/2024

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirkette 21 Mayıs 2018 tarihli iş sözleşmesi ile Yazılım Geliştirme Müdür Yardımcısı olarak çalışmaya başlayan davalının iş akdinin 11.12.2019 tarihinde verdiği istifa dilekçesi ile 20 Aralık 2019 tarihinde sona erdiğini, sona erme tarihinden altı ay boyunca Marmara Bölgesi sınırlarında, davacı şirketin faaliyetleri ile doğrudan ve dolaylı olarak rekabet halinde olan veya olması muhtemel işlerde çalışmayacağını" taahhüt etmesine rağmen davacı şirketin doğrudan rakibi konumundaki ... Lojistik Hiz A.Ş.’nin İstanbul’daki işyerinde İş Geliştirme ve İnovasyon biriminde çalışmaya başladığının tespit edildiğini, İş Sözleşmesi’nin 12. maddesine göre, davalının 10. maddedeki taahhütlerini ihlal etmesi halinde her bir aykırılık için, davacı şirkette aldığı son ücret üzerinden toplam altı aylık brüt ücreti tutarında tazminatı cezai şart olarak ödeyeceğinin düzenlendiğini, davalının cezai şart istemine ilişkin olarak keşide ettikleri 03.01.2020 tarihli ihtarnameye cevap vermediğini ileri sürerek fazlaya ilişkine dava hakkı saklı kalmak kaydıyla;

168.000-TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacı şirkette 21.05.2018 ile 11.12.2019 tarihleri arasında Yazılım Geliştirme Müdür Yardımcısı" olarak çalıştığını, 23.12.2019 tarihinde ... A.Ş. 'de "İnnovasyon Müdürü" olarak göreve başladığını, yapılan işlerin farklı olduğunu, davacının mesleği gereği başka bir işte çalışmasının mümkün olmadığını, müşteri çevresi ve gizli bilgilere sahip olmadığını, yapılan işin bilgisayar kodlamaları ve tekniklerinin uygulanması olduğunu, işçinin çalışma hürriyetinin engellenemeyeceğini, Gümrük, Lojistik, Depolama, Nakliye, İthalat ve İhracat işlemlerinin dokunmadığı sektör ve alanın neredeyse olmadığını, tüm Marmara Bölgesi şeklinde coğrafi alan sınırlaması yapılamayacağını, konu sınırlaması olmadığını, çalışma ve sözleşme özgürlüğüne aykırı kurallar konulamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davalının başka bir firmada işe başlayarak belirli bir süreyle rekabet etmeme anlaşmasını ihlal ettiği yönündeki iddianın ispatlanamadığı, davalının aynı alanda faaliyet gösteren başka bir firmada çalışmaya başlamasının tek başına cezai şart ödenmesi için yeterli olmadığı, aksi halde davacının Anayasa'da güvence altına alınan çalışma hürriyetine ölçüsüz bir müdahalede bulunulmuş olacağı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalının yazılım geliştirme müdür yardımcısı olarak yöneticilik görevini sürdürdüğünü, konumu nedeniyle şirketin tüm yazılım sistemine, teknik, ticari ve personele ilişkin iş sırlarına ve müşteri çevresine ait bilgi, ticari sır ve teknik verileri paylaşmasının davacı şirketi zarara uğratacağını, sözleşmenin 10ve 12 maddeleri uyarınca rekabet yasağını ihlal ettiğini, davalının özgür iradesi ile iş akdini imzaladığını, Anayasa'da düzenlenen çalışma hürriyeti hilafına sözleşme düzenlenmediğini, davalının diğer şirkette de aynı işi yaptığını, yazılımcı olduğunu savunarak kararın kaldırılarak davanı kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, rekabet yasağına aykırılık nedeni ile cezai şart bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Davalının 21.5.2018-20.12.2019 tarihleri arasında davacı şirkette Uygulama Geliştirme Uzmanı - Yazılım geliştirme Müdür Yardımcısı- olarak çalışmakta iken istifa ederek 23.12.2019 tarihinde dava dışı ... Lojistik Hizmetleri A.Ş.'de İnnovasyon Müdürü olarak çalışmaya başladığı, davacı tarafça sözleşmedeki rekabet etmeme yasağına aykırı davranılması nedeniyle cezai şartın ödenmesi talebinde bulunulduğu, davalı tarafça iş ve görev tanımlarının farklı olduğu, rekabet yasağının çalışma özgürlüğüne aykırı olduğunun ileri sürüldüğü görülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 444 ve devamı maddelerindeki düzenleme uyarınca;

rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir.TBK'nın 444/2. maddesi gereğince; rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.TBK'nın 445.

maddesi uyarınca; rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.Somut olayda; taraflar arasında düzenlenen 21.05.2018 işe başlama tarihli sözleşme 10. Maddesi gereği: "10.1. Çalışan, İşveren’in Faaliyeti ile ilgili olarak önemli bilgi birikimine ve gizli bilgiyi haiz olacağı, 10.2 md de çalışanın sözleşmenin sona ermesi sonrası yasaklı süre boyunca yasaklı bölgeler’de doğrudan veya dolaylı olarak kendi hesabına; veya herhangi bir diğer şahıs, firma veya şirket hesabına; veya diğer bir kişinin, firmanın veya şirketin temsilcisi, yöneticisi, ortağı, müdürü, çalışanı, danışmanı veya hissedarı sıfatıyla işveren’in faaliyeti ile doğrudan veya dolaylı olarak rekabet halinde olan veya olması muhtemel işlerde çalışmayacağı;

10. 4 md de ..“İşveren’in Faaliyetinin Gümrük komisyoncularının faaliyetleri karayolu ile uluslararası yük taşımacılığı (gıda,sıvı,kuru yük,vb)(gaz ve petrol ürünleri hariç)“, yasaklı bölgelerin Marmara Bölgesi, yasaklı sürenin 6 ay olduğu, 12. Maddesi gereği; Çalışan’ın, 9. , 10 . ve 11. maddelerinde belirtilen yükümlülüklerinden herhangi birini ihlal etmesi durumunda, çalışanın her bir aykırılık için ayrı ayrı olmak üzere, aldığı son ücreti üzerinden 6 altı aylık brüt ücreti tutarında tazminatı işverene cezai şart olarak ödemeyi peşinen kabul ve beyan ettiği" kararlaştırılmıştır.Davacı şirket ile ...AŞ nin faaliyet konularının gümrük Müşavirliği ile ilgili olduğu, davalının davacı iş yerindeki meslek kodunun" Yazılım Proje Yöneticisi - Yazılım Geliştirme Müdür yardımcısı-" olarak ağırlıklı olarak yazılım geliştirme faaliyetleri kapsamında yazılım alt yapısının takibi ve veri tabanı uygulamaları -tanık beyanına göre gümrük ve depolama iş sürecini yönlendirme ve teknik sorunları giderme - iken , Ünsped şirketinde "İş Geliştirme Uzmanı- İnnovasyon Müdürü" olarak iş geliştirme, teknolojik çözümler, yenilikçi yaklaşımlar proje gelişimi ve dökümasyonu- tanık beyanına göre bir nevi Arge - olduğu, bilirkişi tarafından tanık beyanları da esas alınarak görev tanımlarının birbirinden çok farklı olduğu ve davacı işyerindeki bilgilerin çok gizli bilgiler sayılmayacağına ilişkin görüş bildirildiği görülmüştür.Davalının ve davacının işe yeni başladığı işyerinin faaliyet alanlarının birbirine benzer olduğu ,istifa etmesi nedeniyle iş akdinin sona erdiği ,istifasından 3 gün sonra İstanbul'da bulunan diğer iş yerinde çalışmaya başladığı, TBKnın 445/1 maddesi uyarınca rekabet yasağının öngörüldüğü alan bakımından kanuna aykırılık var ise de ,davacı işyerinin bulunduğu İstanbul İl sınırlarında rekabet yasağının geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.

Davalı tarafça her iki işyerindeki görev tanımlarının çok farklı olduğu ileri sürülmüş ise de , her iki şirketin aynı faaliyet alanında olup davalının temelde yazılım ile ilgili olarak çalıştığı,iş sözleşmesinin 10.1.maddesinde "Çalışan işverenin faaliyeti ile ilgili olarak önemli bilgi birikimine ve gizli bilgiyi haiz olacaktır." düzenlemesi gereği davalının gizli bilgilere haiz olduğunun yazılı olarak kabul edildiği, davalının bu bilgileri kullanarak zarara sebep olması değil, zarara neden olma ihtimalinin varlığı yeterli olduğundan davalının aynı ilde, 3 gün sonra rakip firmada benzer pozisyonda işe başlaması ile rekabet yasağına aykırı davrandığının kabulü gerekmektedir.Tanık beyanlarına itibar edilerek davalının davacı iş yerinde edindiği bilgilerin çok gizli bilgiler sayılmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

TBK'nın 182/3. fıkrasına göre hakim, fahiş gördüğü cezai şarttan re'sen indirim yapabilir. Cezai şartın fahiş olup olmadığı belirlenirken; tarafların ekonomik durumu, borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat de ölçü olarak alınmalıdır. Dava dilekçesinde işten ayrıldığında davalının 28.000- TL brüt ücret aldığı ileri sürülmüş,davalı tarafça bu ücrete itiraz edilmemiştir.6 aylık brüt ücret tutarı 168.000- TL cezai şart isteği günün ekonomik şartlarında fahiş bulunmuştur.Bu nedenle talep olunan cezai şarttan yarı oranında tenkis yapılarak takdiren 84.000 -TL'ye indirilmesi hak ve nesafet kurallarına uygun olacağı takdir edilmiştir.Açıklanan nedenlerle;

cezai şart talep koşulları oluştuğu halde davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına yeniden karar verilmesine "davanın kısmen kabulüne" fazla istemin tenkis nedeniyle reddine alacağa ihtarla verilen süre sonu itibariyle gerçekleşen temerrüt tarihinden itibaren karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/727 Esas - 2021/876 Karar sayılı 29/12/2021 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, 84.000-TL tazminatın 13.01.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazla istemin tenkis nedeniyle reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 5.738,04‬-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 2.869,02-TL harcın mahsubu ile kalan 2.869,02‬‬-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 2.923,42-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 800-TL bilirkişi ücreti ve 84,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 884,50-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Tenkis nedeniyle reddedilen kısım üzerinden davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan 53-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/10/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/77509 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.