6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit davasında ispat yükünün alacaklı davalıya ait olması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/21 E. 2024/1520 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Menfi tespit davasında, davalı alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia ettiğinden ispat yükü davalıya aittir; davalı, dayandığı bilirkişi raporunun kaynağını ve dayanağını gösteremiyor, ticari defter ve BA-BS kayıtlarıyla alacağını doğrulayamıyor ve davacının eda ettiği yeminle borcun bulunmadığı sabit oluyorsa, davanın kabulü ile borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi doğrudur.

Ele alınan sorunlar

Menfi tespit davasında ispat yükünün kime ait olduğu ve davalının alacağını ispat edip etmediği → ret

İddia: Davalı vekili, iflas tasfiye dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacının müvekkili müflis şirkete borçlu olduğunun açıkça belli olduğunu belirterek kararın kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Gerekçe: Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer; davacı (borçlu) davalının varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi sadece inkar etmekle yetinmiş, borcun hiç doğmadığını ileri sürmüşse ispat yükü davalıya düşer, çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı alacaklıdır. Somut olayda davalı, iflas dairesince alınan bilirkişi raporuna, ticari defterlere ve BA-BS formlarına dayanmış; ancak yargılama aşamasında yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalının 2011-2013 yıllarına ait ticari defterlerin sunulmasına rağmen hesap hareketlerinin ibraz edilmediği, 2014-2016 defterlerinin de sunulmadığı ve davacının borçlu olduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı belirlenmiştir. Vergi dairesi cevabına göre davalı ticari faaliyetini 2007 yılında terk etmiştir. Davalının dayandığı BS kayıtlarında davacıya satış yapıldığına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. İflas dairesince alınan bilirkişi raporunda ise alacağın hangi işlemden kaynaklandığına ilişkin açıklama ve dayanak belge bulunmadığından, alacağın hangi nedene dayandığı belirlenememiştir. Davalı, alacağının varlığını ispatlamak için davacıya yemin teklif etmiş, davacı da borçlu olmadığı yönünde yemini usulen eda etmiştir. Bu kapsamda davalı, dayandığı belgelerle davacıdan alacaklı olduğunu ispat edemediğinden, davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Menfi tespit davalarında ispat yükünün alacaklı davalıya ait olduğu ve borcun inkarı halinde alacağın varlığının somut delille (defter, belge) ispatlanması gerektiği; iflas dairesi bilirkişi raporunun tek başına ve dayanaksız kalması halinde ispat için yeterli olmadığı yönünde emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit ispat yükü yemin teklifi ticari defter iflas idaresi bilirkişi raporu

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/21

KARAR NO 2024/1520

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/10/2021

NUMARASI 2019/150 Esas - 2021/902 Karar

DAVA

Menfi Tespit

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine toplam 63.197,61-TL'nin tahsili için Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... (yenileme ile ...) esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını, ancak ödeme emrinin ekinde her hangi bir dayanak belge bulunmadığını, işletme kendisine ait olmadığından takip dosyasını önemsemediğini ancak maaşından kesinti başlandığını; müvekkili 18 yaşındayken babasının arkadaşı ...'in Zonguldak Ereğli'de davalının mağazasını açtığını, dükkanın 1-2 ay müvekkili üzerine kayıtlı kaldığını, sonrasında başkasına devredildiğini; davalıyla ticari bir ilişkinin bulunmadığını ve borcun sahibinin aslında ... olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacıdan alacaklı olan davalı şirketin 19/12/2013 tarihinde iflasına karar verildiğini, kararın 17/09/2015 tarihinde kesinleştiğini, iflas dairesince alınmış 08/07/2014 tarihli bilirkişi raporunda davacının müflis şirkete 63.143,12-TL borçlu olduğunun belirlendiğini ve alınan karar gereğince diğer borçlularla birlikte davacı aleyhine de icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, söz konusu bilirkişi raporuna, şirketin ticari defterlerine ve 2009-2013 yıllarına ilişkin BA-BS formlarına göre davacının borcunun tespit edileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, yapılan bilirkişi incelemesinde, davalının defterlerinde davacıdan alacaklı olduğuna iliş.madığının belirlendiği, davalının davacıya yemin teklif ettiği, davacının davalıya borçlu olmadığı hususunda yemini eda ettiği ve davalının alacağını yazılı delille ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının Bakırköy ... İcra Dairesi'nin .. esas sayılı takip dosyasında 63.197,61-TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili , iflas tasfiye dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacının müvekkili müflis şirkete borçlu olduğunun açıkça belli olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, cari hesap alacağının tahsili için davacı aleyhine başlatılmış icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi sadece inkâr etmekle yetinir ise, başka bir deyişle bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmüş ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı alacaklı olduğu için, ispat yükü davalıya düşer.Somut olayda, davalı müflis şirket hakkında iflas tasfiye dosyasında iflas dairesinin aldığı 08/07/2014 tarihli bilirkişi raporunda davacının müflis şirkete 63.143,12-TL borçlu olduğunun tespit edildiği ve davalı iflas idaresinin rapora istinaden davacı aleyhine belirtilen tutar üzerinden 12/02/2015 tarihinde 63.143,12-TL asıl ve 54,49-TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 63.197,61-TL'nin tahsili için Bakırköy ...

İcra Dairesi'nin ... (yenileme ile ...) esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatmıştır. Söz konusu takipte takip dayanağı"09/01/2015 cari hesap alacağı" şeklinde belirtilmiş ancak takip talebine her hangi bir belge eklenmemiştir. Takip dosyasında ödeme (yenileme) emri davacıya 04/12/2017 tarihinde tebliğ edilmiş, takibe davacı-borçlu tarafından itiraz edilmediğinden takip kesinleşmiştir. Davacı, davalıya her hangi bir borcu olmadığını ileri sürerek, menfi tespit isteminde bulunmaktadır. Davalı vekili de müflis şirket defterlerinde, 2009-2013 yılları BA-BS formlarında ve iflas dairesinde alınmış bilirkişi raporunda alacağın açıkça belli olduğunu savunmuştur. Yargılama aşamasında,müflisin ticari defterlerinde inceleme yapılarak alınan mali müşavir bilirkişi raporunda, davalının 2011-2013 yıllarına ait ticari defterlerin sunulmasına rağmen hesap hareketlerinin sunulmadığı, aynı şekilde 2014-2016 ticari defterlerinin de ibraz edilmediği, davacının borçlu olduğuna ilişkin bir tesbit yapılamadığı belirtilmiştir.

Vergi dairesinden yapılan araştırmaya verilen cevapda davalının tticari faaliyetini 31/12/2007 tarihinde terk ettiği bildirilmiştir. Yine davalının delil olarak dayandığı müflis şirketin 2009-2013 yılları BS kayıtlarında, davacıya satış yapıldığına ilişkin her hangi bir kayıt bulunmamaktadır. Davalı, yargılama aşamasında davacıdan alacağı olduğu yönünde, iflas dairesince yaptırılan bilirkişi raporundan başkaca bir belge sunmamıştır. Fakat belirtilen raporda alacağın nedene kaynaklandığı yolunda bir açıklama olmadığı ,dayanak belge eklenmediğinden neye dayanılarak böyle bir alacak tespiti yapıldığı belli değildir. Davalı, alacağın varlığını ispat için davacıya yemin teklif etmiş olup, davacı da borcu bulunmadığı şeklinde yemini usulen eda etmiştir.

Bu kapsamda davalı, delil olarak dayandığı belgelerle davacıdan alacaklı olduğunu ispat edemediğinden, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 4.317,03-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.079,26‬-TL harcın mahsubu ile kalan 3.237,77‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 11-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/10/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/77391 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.