Menfi tespit | Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7963 E. 2022/1601 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil başlangıcı↗ bekletici mesele↗ ticari defter kayıtları↗ kötüniyet tazminatı↗ şikayet↗ ispat yükü↗ bono↗ ticari defter↗ kötüniyet↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu senette ''malen'' kaydından ayrılmak suretiyle senedi ta'lil eden davacının iddiasını ispat etmesi gerektiği, davacının ispat yükü kendisinde olmasına karşılık iddiasını ispat edemediği, davaya konu bononun davalı ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, bekletici mesele yapılması istemli dava dosyaların, eldeki dava bakımından bekletici mesele yapılmasını gerektirmediği, davalının ceza dosyasında şüpheli veya sanık olmadığı gibi, işbu dava için kuvvetli delil veyahut delil başlangıcı olarak değerlendirilebilecek taraflarca sadır olmuş bir beyanın ilgili dosyalarda mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, %20 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava dışı belediyenin şikayeti üzerine dava konusu bononun verilmesine dayanak olan malların teslim alınmadığı halde teslim alınmış gibi gösterilerek şirket yetkilileri tarafından bononun düzenlendiği konusunda ceza davasının açıldığı ve yargılamanın devam ettiği anlaşılmakla, Türk Borçlar Kanunu’nun 74.maddesi uyarınca ceza davasının sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile ceza davası sonucu beklenilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3690 E. 2017/6084 K.
Ortak:bekletici mesele
İncelediğiniz kararda… ama ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu senette ''malen'' kaydından ayrılmak suretiyle senedi ta'lil eden davacının iddiasını ispat etmesi gerektiği, davacının «ispat yükü» kendisinde olmasına karşılık iddiasını ispat edemediği, davaya konu «bononun» davalı «ticari defter» ve kayıtlarında mevcut olduğu, «bekletici mesele» yapılması istemli dava dosyaların, eldeki dava bakımından bekletici mesele yapılmasını gerektirmediği, davalının ceza dosyasında şüpheli veya sanık olmadığı gibi, işbu dava için kuvvetli delil veyahut «delil başlangıcı» olarak değerlendirilebilecek taraflarca sadır olmuş bir beyanın ilgili dosyalarda mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, %20 «kötüniyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2014/370 esas sayılı dosyasının «bekletici mesele» yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devir sözleşmesi · kayyım · olağanüstü genel kurul · derdestlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 26/05/2015 tarihli «olağanüstü genel kurul» ve işbu dava tarihinde davalı ...'ın davalı şirkette %99,9 oranında pay sahibi olduğu, ayrıca iptali istenen 26/05/2015 tarihli olağanüstü genel kurulunun mahkemece tayin edilen şirket «kayyımı» tarafından yapıldığı, iptali istenen genel kurul toplantısının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/370 esas sayılı dosyasında, davalı ...’ın sahte «pay devir sözleşmeleri» ile davacıların paylarını devraldığı ve bu nedenle pay devir işlemlerinin iptalinin talep edildiği, söz konusu davanın halen «derdest» olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının ileri sürdüğü iptal sebepleri incelenmeden, «olağanüstü genel kurul» tarihinde ve dava tarihinde davalı ...’ın davalı şirkette %99,9 oranında pay sahibi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, «olağanüstü genel kurul» tarihinden önce açılan ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7963 E. , 2022/1601 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15.09.2020 tarih ve 2018/907 E. - 2020/698 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin sermayesinin tamamının Kadınhanı Belediye Başkanlığı'na ait olduğunu, önceki yönetim döneminde şirket hesaplarında birtakım usulsüzlükler yapıldığını, hiçbir mal alımı olmadan karşılıksız ve usulsüz para ödendiğini, davalı tarafından takibe geçilen 15/05/2014 vade tarihli 60.000,00 TL'lik senede ilişkin davacı şirketin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, önceki yönetim tarafından davalıdan bir takım malların alındığını ve ödemelerinin yapıldığını, ancak dava konusu senede ilişkin bir mal tesliminin yapılmadığını, bu nedenle davalıya borcu bulunmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki 05/06/2013 tarihli sözleşme uyarınca, KDV hariç 523.763,00 TL bedelli mal ve hizmet tesliminin davacıya yapıldığını, teslimatların 15/07/2013-28/03/2014 tarihleri arasında gerçekleştiğini, malların... tarafından teslim alındığını, bir kısım ödemeler yapıldıktan ve alacağa karşılık bir gayrimenkul müvekkiline satıldıktan sonra bakiye borç için icra takibi yapıldığını, alacağın 15/07/2013-28/03/2014 tarihlerinde yapılan mal teslimatının bakiyesi olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu senette ''malen'' kaydından ayrılmak suretiyle senedi ta'lil eden davacının iddiasını ispat etmesi gerektiği, davacının ispat yükü kendisinde olmasına karşılık iddiasını ispat edemediği, davaya konu bononun davalı ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, bekletici mesele yapılması istemli dava dosyaların, eldeki dava bakımından bekletici mesele yapılmasını gerektirmediği, davalının ceza dosyasında şüpheli veya sanık olmadığı gibi, işbu dava için kuvvetli delil veyahut delil başlangıcı olarak değerlendirilebilecek taraflarca sadır olmuş bir beyanın ilgili dosyalarda mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, %20 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava dışı belediyenin şikayeti üzerine dava konusu bononun verilmesine dayanak olan malların teslim alınmadığı halde teslim alınmış gibi gösterilerek şirket yetkilileri tarafından bononun düzenlendiği konusunda ceza davasının açıldığı ve yargılamanın devam ettiği anlaşılmakla, Türk Borçlar Kanunu’nun 74.maddesi uyarınca ceza davasının sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile ceza davası sonucu beklenilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/773755100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz