6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tüp gazdan kaynaklı yangında imalat ayıbı ispatlanamadığından rücu davası reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/667 E. 2024/1723 K. · · İlk derece: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Davacının nitelemesi: Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Kusursuz sorumluluk hükümlerine tabi imalatçı aleyhine açılan rücu davasında zarar gören, malın ayıplı olduğunu ve ayıp ile zarar arasındaki nedensellik bağını ispat etmekle yükümlüdür; imalatçının kusurunun ispatı gerekmez. Olay yerini bizzat inceleyen uzman ekiplerin raporlarında ürünün ayıbına ve zarara sebebiyet verdiğine ilişkin somut bir tespit bulunmuyor, buna karşın aksi yönde görüş bildiren bilirkişi raporu bilimsel temelden yoksun ve tahmine dayalı ise, mahkemenin nedensellik bağının ispatlanamadığı yönündeki değerlendirmesi isabetlidir; bu durumda ürünün bilgilendirme eksikliğine dayalı istinaf sebepleri de sonuç değiştirmez.

Ele alınan sorunlar

Yangının davalıya ait tüplerin imalat hatasından kaynaklandığının ispatı → ret

İddia: Davacı vekili, bilirkişi raporlarındaki kusur atfının hatalı olduğunu, Nusaybin CBS'deki bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, o raporda tüplerin piminden sızan uçucu gazların oda içinde tutuşmasından dolayı patlamanın meydana geldiğinin belirtildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: İmalatçının sorumluluğu kusursuz sorumluluk hükümlerine tabi kabul edilse dahi, zarar görenin malın ayıplı (güvensiz) olduğunu ve ayıp ile zarar arasındaki nedensellik bağını ispat etmesi gerekir; imalatçının kusurunun ispatı aranmaz. Somut olayda patlayıcı uzmanlarının bulunduğu bilirkişi kurulunun kök ve ek raporlarında, olay yerini bizzat inceleyen itfaiye, bomba uzmanları ve olay yeri inceleme ekiplerinin raporlarında yangının tüp kaynaklı olduğuna dair bir tespit bulunmadığı, tüplerde yarılma, parçalanma, delinme veya gövde bütünlüğünün bozulmasına ilişkin bir kayıt olmadığı, tüplerin patlamadan sonra hasarsız şekilde dışarı çıkarıldığı belirlenmiştir. Nusaybin CBS bilirkişi raporundaki, bodrum katın güneş ışınlarıyla ısınan iç duvarların etkisiyle sıcaklığının yükseldiği ve bu nedenle tüp pimlerinden uçucu gazların sızdığı yönündeki açıklamanın bilimsel temele dayanmadığı; toprak temaslı bodrum katlarda dış ortam sıcaklığı yüksek olsa bile toprak sıcaklığının ortalama 15-20°C mertebesinde kalacağı, iç ortam sıcaklığı 25-30°C olan yerlerde de tüp içindeki sıvı halin buharlaşarak vanadan kendiliğinden çıkmayacağı; ayrıca olayın gerçekleştiği 09/11/2015 tarihinin kış ayı başlangıcına tesadüf ettiği gözetildiğinde bodrum katta güneş ışınları etkisiyle sıcaklık artışının kabul edilemeyeceği değerlendirilmiştir. Bu nedenlerle söz konusu rapora itibar edilemeyeceği, tüplerin imalat hatasından kaynaklı olmadığı yönünde görüş bildiren bilirkişi kurulu raporlarına itibar edilmesi gerektiği, yangının tüplerdeki ayıptan kaynaklandığının ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Bayiin sigortalıya güvenlik bilgi formuyla bilgilendirme yapmadığı iddiası → ret

İddia: Davacı vekili, sıvılaştırılmış gaz gibi ürünler için Zararlı Maddeler ve Karışımlara İlişkin Güvenlik Bilgi Formları Hakkında Yönetmelik kapsamında bayiin güvenlik bilgi formuyla bilgilendirme yapmasının zorunlu olduğunu, bilirkişi raporlarında ve mahkemece bu hususun araştırılmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Yangının tüpgazlarda bulunan ayıptan meydana geldiği kanıtlanamadığından, bayiin dava dışı sigortalıya yeterli bilgilendirmeyi yapıp yapmadığına yönelik istinaf sebebi de isabetli görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, imalatçının kusursuz sorumluluğunda zarar görenin ayıp ile zarar arasındaki nedensellik bağını ispat yükünü taşıdığı ve bilimsel dayanaktan yoksun bilirkişi raporlarına itibar edilemeyeceği yönündeki değerlendirmesi, ürün sorumluluğuna dayalı rücu davalarında ispat yükünün dağılımı açısından bölgesel emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ürün sorumluluğu kusursuz sorumluluk imalat ayıbı nedensellik bağı rücu itirazın iptali ispat yükü

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/667

KARAR NO 2024/1723

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/12/2021

NUMARASI 2017/1139 Esas - 2021/890 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/11/2024

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından leasing all risk sigorta poliçesiyle sigortalanmış dava dışı sigortalısının iş yerinde, davalı tarafından üretilen ve gaz dolumu yapılan tüp veya tüplerin patlaması sonucu maddi hasarlı yangın çıktığını, Nusaybin CBS'nin aldığı bilirkişi raporunda yangının çıkış nedeni olarak, odadaki tüplerin piminden tüp içindeki uçucu gazların dengesini sağlamak için odada zamanla sızıp bu uçucu gazların dolmaya başladığı ve uçucu gazların basit şekilde tutuşmalarından kaynaklı patlama meydana geldiğinin belirtildiğini, ekspertiz raporunda 175.975-TL hasar tespit edildiğini, hasarın 28/04/2016 tarihinde müvekkili tarafından tazmin edildiğini, sigortalının zararla ilgili dava ve talep haklarını müvekkiline devrettiğini, bu kapsamda gönderilen ihtarnameyle zararın tazminin istenildiğini ancak davalının ödeme yapmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine 155.825-TL asıl alacak ve 11.654,86-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 167.479,86-TL'nin tahsili için İstanbul ...

İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, yangının ... tüplerinden kaynaklandığı, olay yerindeki tüplerde imalat hatası olduğuna ve müvekkiline sorumluluk atfedilebilecek bir delilin ve tespitin bulunmadığını; kusurun dava dışı sigortalıda olduğunu, sigortalının getirilen tüpün bayi tarafından sisteme takılmasını beklemesi zorunlu iken, mevzuata aykırı biçimde tüpü cihaza kendisinin bağladığını, daha sonra kullanmak için birden fazla tüpü muhafaza ettiğini; olayın tüpün ayıplı üretilmesinden değil, tamamen yanlış ve bilinçsiz kullanılmasından kaynaklandığını ve alacak miktarını da itiraz ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, ceza soruşturma ve kovuşturması sırasında alınan raporlarda her ne kadar dışarıdaki sıcak havanın bodrum kat iç duvarlarını ısıtması sonucu ortam sıcaklığının artması ile tüplerdeki pimlerden gaz çıkışı olması suretiyle patlamanın gerçekleştiği ifade edilmiş ise de, söz konusu görüşün bilimselliğe yakın olmadığının ve tahmine dayalı olduğunun dosyadaki bilirkişi heyeti raporunda belirtildiği, yangın çıkış sebebinin tüplerindeki ayıptan kaynaklandığının somut olarak ispatlanamadığı, yangının başka bir sebeple meydana gelmiş olması ihtimalinin mevcut olduğu, zira patlamanın tüplerden kaynaklandığının tespiti halinde dahi davacı sigortalısının bu patlamanın önlenmesi için gerekli önlemleri almış olduğunun, bir diğer deyişle patlamaya müterafik kusuru ile sebebiyet vermemiş olmasının da gerektiği, fakat dosya kapsamından belirlendiği üzere davacının sigortalısının ...

tüplerini mevzuata uygun şekilde zemin seviyesinin üstünde ve havalandırması bulunan bir ortamda muhafaza etmediği, nitekim Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/620 esas sayılı dosyasında, sigortalı şirket işyeri sahibinin İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili yönetmeliklerde iş verene yüklenen yükümlülüklere aykırı hareket ederek iş yeri deposunda tüp bulundurarak, bu deponun havalandırılmasını sağlamayarak meydana gelen patlama ve yangın neticesinde bir kişinin ölümüne ve iki kişinin yaralanmasına sebep olduğundan cezalandırıldığı, o davada davalı üretici şirketin taraf olmadığı ve iş yeri sahibinin kusuru incelendiğinden alınmış bilirkişi raporunun bu davayı bağlamayacağı, yangının tüplerin imalatındaki ayıp sebebiyle meydana geldiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; bilirkişi raporlarındaki kusur atfının hatalı olduğunu, tüplerin bulunduğu yerde havalandırma ve pencere yok ise dağıtımı yapan bayiin bu hususta bilgilendirme yapması gerektiğini,...gaz gibi ürünler için "Zararlı Maddeler ve Karışımlara İlişkin Güvenlik Bilgi Formları Hakkında Yönetmelik" kapsamında Güvenlik Bilgi Formu ile bilgilendirmenin zorunlu olduğunu, bilirkişi raporlarında bu hususa değinilmediğini, mahkemece de araştırılmadığını, sigortalının yönetmeliğe aykırı, dikkatsiz ve ihmalkar davranışlar sebebiyle tek tarafa kusur atfının doğru olmadığını ve Nusaybin CBS'deki bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, zira o raporda tüplerin piminden sızan uçucu gazların oda içinde tutuşmasından dolayı patlamanın olduğunun belirtildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacının sigortalısına ait işyerinde bulunan leasing ile temin edilmiş soğuk hava deposu ve soğutma sisteminin yangında zayi olması nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın, yangının işyerindeki tüplerden çıktığından bahisle davalı tüpgaz üreticisinden rücuen tahsili için başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı taraf, Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan bilirkişi ve hasar ihbarı üzerine düzenlenen ekspertiz raporunda, yangının çıkış sebebi olarak “odadaki tüplerin piminden tüp içindeki uçucu gazların (etan, propan, bütan v.b) dengesini sağlamak için odada zamanla sızıp bu uçucu gazların dolmaya başlaması” olarak tesbit edildiğini, yangının tüp kaynaklı olduğunu belirterek zararın tazmini talep etmektedir.İlk derece mahkemesince, yangın, patlayıcı uzmanlarının bulunduğu bilirkişi kurulundan kök ve itiraz üzerine alınmış ek raporlarda;

01/11/2015 tarihinde saat 21:15 sıralarında ... adresindeki ... merkezinde bulunan işyerinde bir patlama ve akabinde yangın olayı meydana geldiği, olay yerini bizzat görerek inceleyen ekipler tarafından hazırlanan bomba uzmanları raporu, İtfaiye Raporu, olay yeri raporunda yangının sebebine yönelik bir tespit olmadığı, itfaiye ekibinin aynı zamanda davalıya ait tüpleri bodrumdan çıkaran ekip olduğu, eğer yangın tüplerin vanalarının gaz sızdırması sonucu yangın başlasaydı itfaiye uzman ekibinin çıkarılan tüplerden bunu tespit etmesinin mümkün olacağı, olay yeri inceleme uzmanları tarafından da bodrum katta yoğun yanmanın meydana geldiğinin tespit edildiği, ancak burada da yangının sebebine yönelik bir tespit yapılmadığı, bomba uzmanları tarafından yapılan incelemede, bodrum katta yoğun yanmanın meydana geldiğinin belirlendiği, fakat burada da yangının sebebine yönelik bir tespit yapılmadığı, Nusaybin CBS tarafından yapılan bilirkişi incelemesinde bilirkişi tarafından mobese videoları ve fotoğraflara göre “...

bodrum katın herhangi bir havalandırmasının olmadığı ve bodrum katta tüplerin bulunduğu tespit edilmiştir. Bodrum katta gündüz vaktinden güneş ışınlarıyla ısınan iç duvarların etkisi ile bodrum katın sıcaklık derecesi yükselmiştir.Odadaki tüplerin piminden tüp içindeki uçucu gazların (propan, etan, bütan vb.) dengesini sağlamak için odada zamanla sızıp bu uçucu gazlar dolmaya başlamıştır. Bu uçucu gazların basit şekilde tutuşmalarından kaynaklı patlama meydana geldiği tahmin edilmektedir.” denildiği, bilirkişi raporunda dışarıya penceresi ve havalandırması olmayan bodrum katta bulunan tüplerin gündüz vaktinden güneş ışınlarıyla ısınan iç duvarların etkisiyle bodrum katın sıcaklık derecesi yükseldiğini ve bu nedenle tüp içindeki uçucu gazların dengesini sağlamak için odada zamanla sızarak bu uçucu gazların dolmaya başladığı şeklindeki açıklamanın bilimsel temele dayanmayan isabetsiz bir sonuç olduğu, toprak temaslı olan bodrumlarda, dış ortam sıcaklığı çok yüksek dahi olsa toprak sıcaklığının ortalamada 15C - 20C mertebelerinde olması sebebiyle aşırı yüksek iç sıcaklıklar meydana gelmeyeceği gibi, iç ortam sıcaklığı 25-30 C olan yerlerde de tüpler içindeki sıvı haldeki ...'nin buharlaşarak tüpün vanasından kendiliğinden dışarı çıkmayacağı, bu nedenlerle bu rapora itibar edilmesinin mümkün olmadığı, yangın yerindeki tüpleri dışarıya çıkaran itfaiye uzmanları tarafından yangının tüp kaynaklı olduğuna dair bir tespit yapılmadığı, itfaiye tarafından da tüplerde yarılma, parçalanma, delinme veya tüp gövde bütünlüğünün bozulmasıyla ilgili bir tespit ve kayıt bulunmadığı, bu halde yangının tüplerdeki imalat kusurundan kaynaklı gaz çıkışı üzerine başlamadığı ve tüplerin patlamadan sonra da hasarsız dışarıya çıkarıldığı gözönüne alındığında, mevcut yangın ve patlama hasarına dayanacak mukavemette imal edildiğinin kabulünün gerektiği belirtilmiştir."…İmalatçının sorumluluğu, BK’nun genel ilkesi uyarınca, bir kusur sorumluluğudur.Ne var ki, sorumluluğun dayanakları belirlenirken BK’nın41.

maddesindeki genel ilkenin katı bir biçimde uygulanmaması gerekir. Şöyle ki, imalatçı faaliyeti dolayısıyla hukukun gerekli kıldığı ve alınmasını imalatçıdan beklenebilir bulduğu bütün özeni göstermekle yükümlüdür. Görüldüğü üzere, BK’nun 41. maddesini bu şekilde yorumlamak mümkün değildir. …. objektif olarak belirlenir. Diğer bir anlatımla, kişinin belli bir standartta olduğu kabul edilir. Ne var ki bu ölçünün mutlak tüm insanlar için aynı olması ve katı biçimde uygulanması zorunlu değildir. Her somut olayın özelliğine göre, özenin bunun sonucunda da kusurun bulunup bulunmadığı saptanır. Bundan dolayıdır ki, imalatçıdan beklenen özen, bir kazı yapan işçiden beklenen özen ile aynı olmamalıdır.

İmalatçının daha yüksek bir özen yükümlülüğü vardır. Bunun nedeni de, üreticinin yaptığı işin özelliğine göre, büyük tehlike yaratmasıdır. İşte imalatçıdan yüksek özen beklemenin nedeni "tehlikeyi uzaklaştırması" ilkesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle de, imalatçı, tehlikeyi uzaklaştırmak için gerekli ve akla gelen ve gelebilecek olan her türlü önlemi almalıdır. Böylece, imalatçı gerekli güvenlik ve denetim önlemlerini almalıdır. Bunun sonucu olarak imalatçı, bilim ve tekniğin gerekli kıldığı son durumu gözetecektir.Üretilen malın özelliğine ve yarattığı tehlikeye göre önlemler daha da arttırılacaktır.O mamulü kullananın bilgisiz ve tecrübesiz olabileceği ihtimali varsa, üreticinin özen yükümlülüğü de buna göre artmış olacaktır." (Yargıtay HGK'nın 27/11/1996 tarihli, 588 E.

ve 831 K. sayılı ilamı).Davalının sorumluluğunun kusursuz sorumluluk hükümlerine tabi olduğu kabul edilse dahi; kusursuz sorumlulukta zarar görenin, uğradığı zararı, malın ayıplı (güvensiz) olduğunu ve ayıp ile zarar arasındaki nedensellik bağını ispat etmesi yeterlidir. Ayrıca, imalatçının kusurunu ispatlaması gerekmez. Ne var ki somut olayda yangının çıkış sebebi tespit edilemediğinden davacının zararı ile davalının imalatı olan tüplerde yangından sonra gövdelerde parçalanma, yarılma tespit edilemediği bu sebeple yangının çıkış nedeninin tüpler olamayacağı bilirkişi kurulu tarafından yeterli inceleme ve gerekçe ile belirtilmiştir. Buna göre mahkemenin, tüplerin ayıplı olduğu ve ayıp ile zarar arasındaki illiyet bağı kanıtlanamadığı yönündeki tespitte bir isabetsizlik görülmemiştir.

Nusaybin CBS tarafından alınan ve tüplerdeki ayıbın davacının zararına neden olan yangına sebebiyet verdiği yolundaki bilirkişi raporunda, yangının meydana geldiği 09/11/2015 tarihinin kış ayının başlangıcına tesadüf ettiği gözetildiğinde bodrum katında iç ortam sıcaklığının güneş ışınlarının etkisi nedeniyle arttığının kabulü mümkün olamayacağından, bodrum katın havalandırması bulunmasa da dış ortam sıcaklığından çok daha düşük seviyede olması gerektiği gözetilerek, davalı şirketin dolumunu ve satışını yaptığı tüplerin imalat hatasından kaynaklı olmadığı yönünde görüş bildiren bilirkişi kurulu raporlarına itibar etmek gerektiğinden; davacı vekilinin yetersiz incelemeyle karar verildiği, yangın sebebinin davalının ürettiği tüplerden meydana gelen gaz sızıntısı olduğuna ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, yangının tüpgazlarda bulunan ayıptan meydana geldiği kanıtlanamadığından, bayiin dava dışı sigortalıya yeterli bilgilendirmeyi yapıp yapmadığına yönelik istinaf sebebi de isabetli görülmemiş ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL peşin istinaf karar harcından yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,9‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/11/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/77312 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.