Bilirkişi raporuna itiraz edilmemesi nedeniyle usuli kazanılmış hak
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/338 E. 2024/1716 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesi ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Banka / kredi / finans
Gerekçe özeti
Bilirkişi raporu usulünce tebliğ edilip süresinde itiraz edilmeyen taraf, raporda değerlendirilmiş hususlara ilişkin itirazlarını istinaf aşamasında ilk defa ileri süremez; bu konuda karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşur, ancak raporda hiç incelenmemiş hususlar ile mahkemenin rapordan farklı ve davacı aleyhine sonuca vardığı hususlar istinafta incelenebilir. Genel kredi sözleşmesi ilişkisinde, bankaca tazmin edilip nakde dönüşen çek sorumluluk bedelleri, kefilin gayrinakdi alacaklardan sorumlu olmaması ilkesinin kapsamı dışında kalır; müteselsil kefiller bu nakit alacaktan sözleşme hükümleri gereği sorumludur. Buna karşılık, henüz nakde dönüşmemiş gayrinakdi alacaklardan (örn. iade edilmeyen çek yapraklarının depo edilmesi) kefilin sorumlu tutulabilmesi için, bu yükümlülüğün sözleşmede açıkça kefil tarafından üstlenildiğine dair bir hüküm bulunması gerekir; aksi halde kefil bu depo talebinden sorumlu tutulamaz.
Ele alınan sorunlar
Bilirkişi raporuna süresinde itiraz edilmemesinin istinaf aşamasındaki etkisi → ret
İddia: Davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunda iskonto kredisi alacağının asıl alacak olarak değil faiz olarak değerlendirilmesi nedeniyle eksik faiz hesaplandığını, BSMV'nin eksik hesaplandığını, ödemelerin hesap kat tarihinden sonra hatalı şekilde asıl alacaktan mahsup edildiğini, TBK 100 gereği ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: HMK 281/1 uyarınca taraflar, bilirkişi raporunun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde raporda eksik gördükleri hususların tamamlattırılmasını veya belirsizlik gösteren hususlarda açıklama yapılmasını ya da yeni bilirkişi atanmasını talep edebilir. Usulüne uygun tebliğ üzerine rapora itiraz hakkını kullanmayan tarafın bu konudaki sessizliği, karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturur. Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi kök raporu davacı vekiline 16/11/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı tarafça süresinde rapora itiraz ve beyanda bulunulmamıştır. Bu durumda davacının yargılama aşamasında ileri sürmediği itirazların (iskonto kredisi alacağının asıl alacak olarak değerlendirilmesi, BSMV hesabı, ödemelerin mahsup sırası) istinaf aşamasında ileri sürülmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, bilirkişi raporunda hiç incelenmemiş hususlar ile mahkemenin davacı aleyhine olacak şekilde bilirkişi raporundan farklı sonuca vardığı hususların istinafta incelenmesi mümkündür.
Gerekçe kaynağı: özgün
Takip talebiyle bağlılık ilkesi çerçevesinde asıl borçlunun nakit alacaktan sorumluluğu → tartışılmadı
Gerekçe: İtirazın iptali davasında alacaklı icra takibindeki talepleriyle bağlıdır. Takip talebinde iskonto kredisi ve çek tazmin tutarı olmak üzere toplam nakit alacak talep edilmiş, asıl borçlu bakımından bu miktar tümüyle kabul edilmiş olup reddedilen asıl alacak tutarı bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Nakde dönüşen çek sorumluluk bedelinden müteselsil kefillerin sorumluluğu → kabul
İddia: Davacı vekili, davalı kefillerin borçluya yöneltilecek tüm taleplere kefil olduklarını, kefilin gayrinakdi alacaklardan sorumlu olması için sözleşmede özel bir düzenleme bulunmasının gerekmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Bilirkişi raporunda bankaca ödenen çek sorumluluk tutarları nedeniyle davacının asıl borçlu şirket yanında davalı kefillerden de alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bu alacak gayrinakdi nitelikten çıkıp nakde dönüştüğünden, kefillerin gayrinakit alacaktan sorumlu olmamaları, nakde dönüşen bu alacaktan sorumluluklarını kaldırmaz. Davalı kefillerin nakde dönüşen bu alacak nedeniyle sözleşmenin ilgili maddesi gereğince sorumluluğu bulunmaktadır. Bu nedenle davacı banka yanında davalı kefillerin de tazmin edilen çek tutarları nedeniyle oluşan alacaktan sorumlu tutulması gerekirken bu alacağın reddedilmesi doğru olmamıştır.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Gayrinakdi alacak (çek depo) talebi yönünden kefilin sorumluluğu için sözleşmede açık hüküm gereği → ret
İddia: Davacı vekili, davalı kefillerin borçluya yöneltilecek tüm taleplere kefil olduklarını, kefilin gayrinakdi alacaklardan sorumlu olması için sözleşmede özel bir düzenleme bulunmasının gerekmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Gayrinakit alacak depo talebi yönünden, bu yükümlülüğün kefilden talep edilebilmesi için, bankanın yükümlülüğünün sözleşmede karşı taraf kefil tarafından üstlenildiğine ilişkin açık hüküm bulunması gerekir. Taraflarca akdedilen genel kredi sözleşmesinde davalı kefilin çek sorumluluk bedelinden kaynaklanan gayrı nakit alacaktan sorumlu tutulacağına dair açık bir hüküm yer almamaktadır. Bu nedenle bankaya iade edilmeyen çek yapraklarından davalı kefillerin sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Bilirkişi raporuna süresinde itiraz edilmemesinin usuli kazanılmış hak doğurduğu ve nakde dönüşen çek sorumluluk bedelinden kefilin sorumlu olacağı, ancak henüz nakde dönüşmemiş gayrinakdi alacaktan kefilin sorumlu tutulabilmesi için sözleşmede açık hüküm bulunması gerektiği yönündeki tespitler bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ usuli kazanılmış hak↗ müteselsil kefalet↗ gayrinakdi kredi↗ çek depo talebi↗ takip talebiyle bağlılık↗ icra inkar tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/338
KARAR NO 2024/1716
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/11/2021
NUMARASI 2019/820 Esas - 2021/840 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/11/2024
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı ... Ltd. Şti arasında 25/10/2017 tarihinde genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalıların genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, davalılara sözleşmeden kaynaklı borçlarını ödememeleri nedeniyle İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalılar tarafından takibe itiraz edildiğini, davalılar yetki itirazında bulunmuşlar ise de yetkili merciyi göstermediklerinden yetki itirazının reddi gerektiğini, davalıların sözleşmeden kaynaklı borçlarını ödemediklerini belirterek davalıların itirazının iptaline,davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; temlik eden banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında 25/10/2017 tarihinde genel kredi sözleşmesin imzalandığı, diğer davalıların sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, davalı ...'ın sözleşmenin imzası tarihinde asıl borçlu şirket yetkilisi olduğu, ...'in şirket ortağı olduğu, kefaletin şekil şartlarının gerçekleştiği, kredi ödenmediğinden temlik eden banka tarafından28/12/2018 tarihinde hesabın kat edildiğini,ihtarın davalıya 10/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı müteselsil kefillere tebliğ edilemediği,sözleşmenin 38. maddesi kapsamında davalıların 14/01/2019 tarihinde temerrüde düştüğü, temlik eden bankanın borçlu cari hesap kredilerine fiilen uygulanan akdi faiz oranının % 25 olduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiği, bir katı fazlası olarak %50 hesaplandığı,bankanın takip talebinde bu orandan faiz talep ettiği, bilirkişi ...
tarafından düzenlenen denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacının davalı şirketten 124.365,66-TL tahsil edilemeyen işlemişfaizler, 17.732,59-TL iskonto kredisi asıl alacağı, 5.230-TL çek tazmin kredisi olmak üzere 147.328,25-TL alacağı bulunduğu, karşılıksız çek sorumluluk bedellerinden dolayı temlik eden bankaca 10/01/2019 tarihinde 1.600-TL 18/02/2019 tarihinde 2.030-TL ve 02/01/2019 tarihinde 1.600-TL olmak üzere toplam 5.230-TL tanzim kredisi asıl alacağı olduğundan bahisle davalı şirket ile birlikte davalı müteselsil kefiller hakkında takip başlattığı,sözleşmede çek depo talebine ilişkin hüküm bulunmadığı, asıl borçlu ile kefilin gayrinakdi kredinin deposundan sorumlu tutulması için için açık hüküm bulunmadığından gayrinakit talebin kefiller yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin itirazının kısmen iptali ile takibin 124.365,66-TL tahsil edilemeyen işlemiş faizler, 17.732,59-TL iskonto kredisi asıl alacağı, 5.230-TL çek tazmin kredisi olmak üzere 147.328,25-TL üzerinden devamına, fazla talebin reddine, nakit asıl alacak 22.962,59-TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak temlik alan davacıya ödenmesine, 22.962,59 TL asıl alacak üzerinden % 50 temerrüt faizi ve % 5 BSMV uygulanmasına, davalı kefiller bakımından 124.365,66-TL tahsil edilemeyen işlemiş faizler ve 17.732,59-TL iskonto kredisi asıl alacağı olmak üzere toplam 142.098,25-TL yönünden iptaline, takibin bu şekilde devamına, fazla istemin reddine, asıl alacak 17.732,59-TL üzerinden hesaplanan %20 oranda icra inkar tazminatının davalı kefillerden alınarak temlik alan davacıya ödenmesine,davalı kefiller bakımından 17.732,59-TL asıl alacak üzerinden % 50 temerrüt faiz ve % 5 BSMV uygulanmasına,gayrinakit alacağın asıl borçlu şirketten 27 adet çek nedeniyle yasal sorumluluk tutarı olan 2.030 TL yönünden depo talebinin kabulüne, davalı kefiller yönünden depo talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda kat ihtarnamesinde gösterilen ... sayılı iskonto kredisi alacağı 36.835,42-TL asıl alacak, 1.046,20-TL gecikme faiz, 52,31-TL BSMV olduğu halde bilirkişi raporunda 36.835,42-TL'nin faiz olarak değerlendirilerek faiz hesabında dikkate alınmayarak eksik faiz hesaplandığını, bu alacağın asıl alacak olduğunu, dolayısıyla bu alacağın da faiz hesabında dikkate alınması gerektiğini, yine ... nolu kredi alacağı ile ilgili BSMV'nin eksik hesaplandığını,bilirkişi raporunda hesap kat tarihinden sonra yapılan ödemelerin hatalı olarak asıl alacaktan mahsup edildiğini, oysa hesap kat tarihinde borcun tamamının muaccel olduğunu, TBK'nın 100. maddesi gereğince ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi gerektiğini, davalı kefillerin borçluya yönetilecek tüm taleplere kefil olduklarını, kefilin gayrinakdi alacaklardan da sorumlu olması için sözleşmede özel bir düzenleme bulunması gerekmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe davalı asıl borçlu ve müteselsil kefil tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davalı şirketin kredi hesabının 28/12/2018 tarihinde kat edildiği ve Beşiktaş ... Noterliğinin 07/01/2019 tarihli ... sayılı ihtarnamenin keşide edildiği, ihtarnamenin asıl borçlu şirkete 10/01/2019 tarihinde, davalı kefil...'e 14/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı kefil ...'a ise tebliğ edilemediği, davacı bankanın davalılar hakkında 128.410,68-TL hesap kat tarihi öncesi ve sonrası faiz ve BSMV alacağı, 17.732,59-TL iskonto kredisi alacağı, 5.230-TL tazmin kredisi alacağı olmak üzere 151.373,27-TL nakit alacağın tahsili, 27 adet çek yaprağı için 54.810-TL gayri nakit alacağın deposu için icra takibi başlattığı, mahkemece davalıların itirazının 124.365,66-TL hesap kat tarihi öncesi ve sonrası faiz, BSMV, 17.732,59-TL iskonto kredisi alacağı, 5.230-TL çek tazmin bedeli olmak üzere 147.328,25-TL nakit alacak (davalı kefilller yönünden 5.230-TL çek tazmin bedeli hariç olmak üzere 142.098,25-TL) yönünden iptaline, gayrinakit alacak talebinin davacı şirket yönünden kabulüne, davalı kefiller yönünden reddine karar verilmiş,kararı davalılar istinaf etmemiştir.Hükme esas alınan bilirkişi kök raporunda;
davacı bankanın davalılardan tahsil edilemeyen işlemiş faiz nedeniyle 124.365,66-TL, iskonto kredisi nedeniyle 17.732,59-TL, çek tazmin bedeli 5.230-TL olmak üzere toplam 147.328,25-TL nakit alacağı bulunduğu tespit edilmiş, gayrinakit alacak yönünden görüş bildirilmemiştir. Bilirkişi raporu davacı banka vekiline 16/11/2020 tarihinde tebliğ edilmiş olup, süresinde itiraz edilmemiştir.Davalılar vekilinin itirazı üzerine düzenlenen ek raporda da aynı hususlar tekrar edilmiş, ek rapora karşı davacı vekili fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla eksik hesaplanan kısma yönelik şimdilik bir beyanları bulunmamakla birlikte bilirkişi tespitleri doğrultusunda, davanın tümden kabulüne karar verilmesi yönünde beyan edilmiştir.
6100 sayılı HMK nın "bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281/1. maddesinde; "Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler" düzenlemesine yer verilmiştir. Usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde ise, karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. (Emsal mahiyetinde Yargıtay 8. HD 2018/5522 Esas 2020/5316 Karar- Yargıtay 21 HD 2015/5210 Esas 2015/11321 Karar- Yargıtay 11.
HD 2013/10446 Esas 2014/3825 Karar- Yargıtay 17 HD 2019/4957 Esas 2020/3496 Karar- Yargıtay 3 HD 2015/14043 Esas 2016/8002 Karar) Davacı tarafça sunulan istinaf dilekçesinde, bilirkişi raporundaki tesbitlere ilişkin istinaf sebepleri ileri sürülmüş ise de, yargılama sırasında mahkemece alınan bilirkişi kök raporu temlik eden davacı vekiline 16/11/2020 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, davacı tarafça süresinde rapora itiraz ve beyanda bulunulmamıştır. Bu durumda davacının yargılama aşamasında ileri sürmediği itirazların istinaf aşamasında ileri sürülme imkanı bulunmamaktadır. Bununla birlikte bilirkişi raporunda incelenmemiş hususlarla, mahkemece davacının aleyhine olacak şekilde bilirkişi raporundan farklı sonuca vardığı hususların incelenmesi mümkündür.Davacı vekili istinaf dilekçesinde ...
sayılı iskonto kredisi alacağı 36.835,42-TL asıl alacak, 1.046,20-TL gecikme faiz, 52,31-TL BSMV olduğu halde bilirkişi raporunda 36.835,42-TL'nin faiz olarak değerlendirilerek faiz hesabında dikkate alınmayarak eksik faiz hesaplandığını, bu alacağın asıl alacak olduğunu, dolayısıyla bu alacağın da faiz hesabında dikkate alınması gerektiğini, yine ... nolu kredi alacağı ile ilgili BSMV'nin eksik hesaplandığını, Bilirkişi raporunda hesap kat tarihinden sonra yapılan ödemelerin hatalı olarak asıl alacaktan mahsup edildiğini, oysa hesap kat tarihinde borcun tamamının muaccel olduğunu, TBK'nın 100. maddesi gereğince ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de davacının yargılama aşamasında ileri sürmediği bu hususların istinaf aşamasında inceleme olanağı bulunmadığı gibi ;itirazın iptali davasında alacaklı icra takibinde ki talepleriyle bağlı olup ;takip talebinde 17.732,59-TL iskonto kredisi ,5.230-TL çek tazmin tutarı olmak üzere toplamda 22.969,59-TL asıl alacak talep edilmiş asıl borçlu bakımından bu miktar tümüyle kabul edilmiş olup ,red edilen asıl alacak tutarı bulunmamaktadır.Bilirkişi raporunda bankaca ödenen çek sorumluluk tutarları nedeniyle davacının asıl borçlu şirket yanında davalı kefillerden de 5.230-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Bahsi geçen alacak nakit alacağa dönüştüğü belirlenmekle kefillerin gayrinakit alacaktan sorumlu olmamaları, nakde dönüşen bu alacaktan sorumluluklarını kaldırmamaktadır. Davalı vekillerin nakde dönüşen bu alacak nedeniyle sözleşmenin 14. Maddesi gereğince sorumluluğu bulunmaktadır. Bu nedenle davacı banka yanında davalı kefillerin de tazmin edilen çek tutarları nedeniyle oluşan 5.230-TL banka alacağından sorumlu tutulması gerekirken bu alacağın reddi doğru olmamıştır Gayrinakit alacak depo talebi yönünden, bu yükümlülüğün kefilden talep edilebilmesi için, bankanın yükümlülüğünün sözleşmede karşı taraf kefil tarafından üstlenildiğine ilişkin açık hüküm bulunması gerekir. Ancak,taraflarca akdedilen genel kredi sözleşmelerinde davalı kefilin çek sorumluluk bedelinden kaynaklanan gayrı nakit alacaktan sorumlu tutulacağına dair açık bir hüküm yer almamaktadır.
Bu nedenle bankaya iade edilmeyen çek yapraklarından davalı kefillerin sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; nakde dönüşen çek sorumluluk tutarları nedeniyle davalı kefillerin de sorumlu tutulması gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davalıların itirazının 124.365,66-TL tahsil edilemeyen işlemiş faizler, 17.732,59-TL iskonto kredisi asıl alacağı, 5.230-çek tazmin kredisi olmak üzere toplam 147.328,25-TL yönünden iptali ile takibin 147.328,25-TL nakit alacak üzerinden devamına , 22.962,59-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 50 ve BSMV işletilerek devamına, fazla talebin reddine, 22.962,59-TL alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 4.592,51-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak temlik alan davacıya ödenmesine, davalı şirketin gayri nakit krediye ilişkin itirazının iptali ile 54.810-TL'nin depo edilmesi yönünden takibin takip talebindeki koşullarla devamına, davalı kefiller yönünden gayrinakit alacak depo talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2021 Tarih 2019/820 Esas - 2021/840 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın kısmen kabulü ile ;A-İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalıların itirazının 124.365,66 TL tahsil edilemeyen işlemiş faizler, 17.732,59 TL İskonto Kredisi Asıl alacağı, 5.230 çek tazmin kredisi olmak üzere toplam 147.328,25 TL yönünden iptali ile takibin 147.328,25 TL nakit alacak üzerinden 22.962,59-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 50 ve BSMV işletilerek devamına, fazla talebin reddine, 22.962,59-TL alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 4.592,51-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak temlik alan davacıya ödenmesine, B-Gayrinakit alacak istemi yönünden;
davalı şirketin gayrinakit krediye ilişkin itirazının iptali ile 54.810-TL'nin depo edilmesi yönünden takibin takip talebindeki koşullarla devamına, davalılar ... ve ... yönünden gayrinakit alacak depo talebinin reddine," İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ;"Nakit alacak için 10.063,99-TL gayrinakit alacak için 427,60-TL olmak üzere alınması gereken toplam 10.491,59-TL nispi karar harcından Mahkeme veznesine yatan 1.828,21-TL peşin harç ile icra veznesine yatan 756,87 TL'nin toplamı olan 2.585,08-TL'nin mahsubu ile kalan 7.906,51-TL'nin davalılardan alınarak (davalılar ... ve ...'in 7.478,91-TL'den sorumlu tutularak) Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 2.629,48-TL peşin harçların davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 900-TL bilirkişi ücreti ve 561-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.461-TL yargı giderinin, davanın kabulü oranında hesaplanan 1.432-TL'sinin davalılardan alınarak (davalılar ...
ve ...'in 1043-TL'den sorumlu tutularak) davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,Davanın kabul edilen kısmı yönünden davacı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalılar lehine takdir olunan 4.045,02-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 2.640-TL arabuluculuk ücretinin, davadaki kabul red oranına göre 2.588-TL'sinin davalılardan (davalılar ... ve ...'in 1886-TL'den sorumlu tutularak), 62-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,"Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 128,10-TListinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 125-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalanın üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
27/11/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/77302 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi