6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Teslim alan imzalı irsaliyeli faturaya itiraz edilmemesi teslimi ispatlar

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/729 E. 2024/1767 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasında, fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir. Davacının ticari defter kayıtlarının usulüne uygun tutulmaması veya kendi içinde tutarsız olması nedeniyle lehine delil teşkil etmemesi, teslimin başka yasal delillerle (teslim alan imzasını içeren irsaliyeli fatura, karşı tarafın süresinde itiraz etmemesi, BA formu kaydı gibi) ispatını engellemez. Davalı tarafça süresinde itiraz edilmeyen, teslim alan imzalı irsaliyeli faturalar, malın teslim edildiğini kanıtlar. Davalının dönem içinde yaptığı ödemeler, taraflar arasındaki genel cari hesap ilişkisi çerçevesinde toplam alacaktan mahsup edilerek bakiye alacak belirlenir; işlemiş faiz talebi ise davalının takip öncesinde temerrüde düşürüldüğünün ispatlanamaması halinde reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Fatura konusu malın tesliminin ispatı → kabul

İddia: Davacı vekili, takip dayanağı faturaların büyük kısmının davalı şirketin yetkili ortağı tarafından imza karşılığı teslim alındığını, davalının faturalara süresinde itiraz etmediğini, dolayısıyla teslimin ispatlandığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Takip dayanağı 14 adet faturanın tümünde teslim alan imzası bulunmakta, faturalar irsaliyeli faturadır ve davalı tarafça bu faturalara yasal süresinde itiraz edildiğine dair bir iddia veya delil ileri sürülmemiştir. Ayrıca davalı tarafça ilgili döneme ilişkin BA formunda karşılık gelen mal alışı bildirilmiştir. Bu durumda, mahkemece davacının ticari defterlerinin birbirini doğrulamaması nedeniyle lehine delil teşkil etmediği kabul edilmişse de, teslim hususu davacı tarafça teslim alan imzasını içeren irsaliyeli faturalar ile kanıtlanmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalı ödemelerinin takip konusu faturalara mahsubu ve alacak bakiyesinin belirlenmesi → kısmi kabul

İddia: Davacı vekili, davalının yaptığı toplam 16.370-TL ödemenin takip konusu faturalardan mahsup edilmesinin, davalı şirketin fatura kesilmeden ödeme yapması anlamına geleceğini, taraflar arasında önceki dönemde de ticari ilişki bulunduğunu belirterek bakiye alacağın daha yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının ticari defter kayıtları ile cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere, takip konusu faturalar öncesindeki dönemde de taraflar arasında ticari ilişki bulunmakta olup, ilk faturanın düzenlendiği tarih itibariyle davacı 11.080,57-TL alacaklı durumdadır. Davacının takip konusu faturaları da eklendiğinde toplam 29.568,04-TL alacak tespit edilmiş olup, davalının toplam 16.370-TL ödemesinin bu tutardan mahsubu sonucunda davacının bakiye 13.198,04-TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İşlemiş faiz talebi → ret

Gerekçe: Davalı, takip tarihi öncesinde temerrüte düşürülmediğinden işlemiş faiz talebi yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkar tazminatı → kabul

İddia: Davacı vekili, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Alacak likit ve davalı itirazında haksız bulunmakla, kabul edilen kısım üzerinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari defterlerin sahibi lehine delil teşkil etmemesinin, teslim alan imzalı ve süresinde itiraz edilmemiş irsaliyeli faturanın teslim ispatı bakımından delil değerini ortadan kaldırmayacağı yönündeki tespit, benzer fatura alacağı davalarında yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ticari satım ispat külfeti ticari defter irsaliyeli fatura teslim alan imzası cari hesap temerrüt icra inkar tazminatı mahsup

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/729

KARAR NO 2024/1767

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/12/2020

NUMARASI 2018/842 Esas 2020/870 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 13.518,85-TL alacak için icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini, dayanak faturaların bir çoğunun davalı şirketin yetkili ortağı ... tarafından imza karşılığı alındığını, ayrıca davalının ticari defterleri ile BA-BS kayıtlarının incelendiğinde davalının faturaları teslim aldığının ortaya çıkacağını belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacı taraf ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulmadığı, bu haliyle ticari defter ve kayıtların sahibi lehine delil teşkil edemeyeceği, buna karşılık davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, ek bilirkişi raporundaki tespitlere göre 11/05/2018 tarihli faturadan sonraki ve takipten öncesi dönemde davalı tarafça yapılan 15.000-TL, 500-TL, 870-TL olmak üzere toplam 16.370-TL'lik ödemelerin davaya konu faturalara ilişkin ödemeler olup olmadığının tespit edilemediği, davacı şirketin cari hesap ekstresi ile 2018 yılı ticari defterlerinin birbiri ile örtüşmediği, bu nedenle ticari defterlere dayanılarak bir tespit yapılamamasından kaynaklı cari hesap ekstresinin tek başına hükme esas alınamayacağı, sonuç olarak davacı tarafça dava konusu iddiaların ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; müvekkili şirketin cari hesaptan kaynaklanan fatura alacağı bulunduğunun bilirkişi tarafından tesbit edildiğini,ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı belirtilmişse de bilirkişi raporunda ticari defterlerin belirli kanuni şartları taşıdığı ve 2018 defterlerinin sahibi lehine delil vasfında olduğunun belirtildiğini, bunun yanı sıra davalı tarafın ticari defterlerini sunmaktan kaçınması nedeniyle HMK'nın 222 maddesi gereği davalı tarafın ticari defter kayıtlarının müvekkili lehine delil oluşturduğunu, takibe dayanak 11.05.2018 tarihli ilk faturadan önce de taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili tarafından davalıya önceki dönemde de 28 adet fatura kesildiğini, icra takibine dayanak 14 adet fatura toplamı 18.487,47-TL olup, cari hesap bakiyesinin 13.198-TL olduğunu, davalının yaptığı 16.370-TL ödeme takibe konu faturalardan mahsup edilmişse de, bu durumun davalı şirketin fatura kesilmeden ödeme yapması anlamına geleceğini,takip konusu faturalara itiraz edilmediğini, davalı şirketin mahkemece verilen süre içinde ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sunmayarak ibrazdan kaçındığını davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satımdan kaynaklanan faturalara dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça faturalara dayalı olarak başlatılan takibe itiraz üzerine işbu dava açılmış olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmaması nedeniyle sahibi lehine delil teşkil etmediği ve davalı tarafça yapılan ödemelerin dava konusu faturalara ilişkin olup olmadığının tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz.

Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Bilirkişi incelemesine davalı tarafça ticari defterler sunulmamış olup, davacının ticari defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporunda; davacı şirkete ait 2018 yılına ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulmakla davacı lehine delil vasfına sahip olduğu, davacının muavin kayıtları ile yevmiye defter kayıtlarının birbirini doğrulamadığının tespit edildiği, bu nedenle davacının ticari defter ve kayıtları ile davalıdan alacaklı olup olmadığı yönünde bir tespit yapılamayacağı, ancak davacının cari hesap ekstresine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 13.198,06-TL alacaklı olduğu, davacının dayanak 14 adet faturası toplam tutarı 18.487,47-TL olup, davacının 11/05/2018 tarihli faturasından sonraki dönemde davalının 17.05.2018 tarihinde 15.000-TL, 31.05.2018 tarihinde 500-TL ve 20.07.2018 tarihinde 870-TL olmak üzere toplam 16.370-TL tutarında ödemesinin kayıtlı olduğu, davacı şirketin icra takibine konu yaptığı tüm faturaların davalı şirkete teslim edildiğinin kabulü halinde davacının davalıdan (18.487,47-16.370) 2.117,47-TL alacaklı olacağı, davacının cari hesap ekstresinin esas alınası halinde ise davalıdan 13.198,06-TL alacaklı olacağı bildirilmiştir.

Takip dayanağı 14 adet toplam 18.487,47-TL tutarlı davacı faturalarının tümünde teslim alan imzası bulunmaktadır. Ayrıca davalı tarafça 2018 mayıs ayına ilişkin BA formunda 7 belge karşılığı KDV hariç 9.110-TL mal alışı bildirilmiştir. Tüm faturalar irsaliyeli fatura olup teslim alan imzası bulunmakla ve davalı tarafça faturalara yasal süresinde itiraz edildiğine dair bir iddia ve delil ileri sürülmemiş olmakla, davacı faturalarına konu malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. Mahkemece davacının ticari defterlerinin birbirini doğrulamaması nedeniyle lehine delil teşkil etmediği kabul edilmişse de, teslim hususu davacı tarafça teslim alan imzasını içeren irsaliyeli faturalar ile kanıtlanmıştır.

Davacının takip dayanağı faturalarının düzenleme tarihleri içerisinde davalı tarafından davacıya 17.05.2018 tarihinde 15.000-TL, 31.05.2018 tarihinde 500-TL ve 20.07.2018 tarihinde 870-TL olmak üzere toplam 16.370-TL ödeme yapılmıştır. Mahkemece bu ödemelerin takip ve dava konusu faturalara ilişkin olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmişse de, davacının ticari defter kayıtları ile cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere takip konusu faturalar öncesindeki dönemde de taraflar arasında ticari ilişki bulunmakta olup,ilk faturanın düzenlendiği 11.05.2018 itibariyle davacı 11.080,57-TL alacaklı durumdadır. Davacının takip konusu faturaları da eklendiğinde (11.080,57+18.487,47) 29.568,04-TL toplam alacak tespit edilmiş olup, davalının toplam 16.370-TL ödemesinin belirlenen alacak tutarından mahsubu sonucunda davacının bakiye 13.198,04-TL alacaklı olduğu sonucuna varılmaktadır.

Davacı tarafça işlemiş faiz talep edilmişse de, davalı takip tarihi öncesinde temerrüte düşürülmediğinden işlemiş faiz talebi yerinde değildir. Yine alacak likit ve davalı itirazında haksız bulunmakla, kabul edilen kısım üzerinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, istinaf nedenleri yerinde görülen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "davanın kısmen kabulüne itirazın asıl alacak bakımından iptaline fazla istemin reddine " karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2020 Tarih 2018/842 Esas 2020/870 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik itirazının 13.198,04-TL asıl alacak bakımından iptaline ,asıl alaacğa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilerek devamına, fazla istemin reddine, %20 oranda hesaplanan 2.639,60-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 901,55‬-TL karar harcından mahkeme veznesine yatırılan 163,28-TL ve icra veznesine yatırılan 67,59-TL olmak üzere toplam 230,87‬-TL harcın mahsubu ile kalan ‬670,68‬-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam ‬‬266,77-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça yapılan 1.100-TL bilirkişi ücreti, 195,70-TL posta masrafı olmak üzere 1.295,7‬0-TL yargılama giderinden davanın kabulü oranında hesaplanan 1.256-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir edilen 13.198,04-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 117,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 114-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

04/12/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/77022 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.