6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yedekte çekme sözleşmesinde römork hasarında kiralayanın sorumlu tutulması ve sigortacının kiracıya rücu edememesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7240 E. 2022/1727 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Gerekçe özeti

Yedekte çekme (towhire) sözleşmesinde, seyir halinde römorkörde oluşan hasarda kiracının kusuruna bakılmaksızın kiralayanın sorumlu olacağı kararlaştırılmışsa, sigortalısına (kiralayana) ödeme yapan sigortacı halefen kiracıya rücu edemez.

Ele alınan sorunlar

Yedekte çekme (towhire) sözleşmesinde römork hasarında kiracının sorumluluğu → ret

İddia: Davacı sigortacı, sigortalısına ödediği tazminatla halef sıfatıyla, hasardan sözleşme gereği kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürdüğü kiracı davalıdan rücuen tahsil istemiştir.

Gerekçe: Sigortalı ile davalı kiracı arasındaki yedekte çekme (towhire) sözleşmesinin ilgili maddelerine göre, seyir halinde römorkörün hasarlanması durumunda kiracının kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın kiralayan (sigortalı) sorumlu tutulmuştur; hasar da operasyon/seyir sırasında meydana geldiğinden, sigortalıya halef olan sigortacı kiracı davalıdan talepte bulunamaz. (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi)

Emsal değeri

Yedekte çekme sözleşmesindeki sorumluluk dağılımına göre sigortacının halefen kiracıya rücu edememesi yönünden emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta halefiyeti rücu yedekte çekme sözleşmesi (towhire) kiracının sorumluluğu

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/7240 E.  ,  2022/1727 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla) verilen 29.05.2018 tarih ve 2017/221 E- 2018/220 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.09.2020 tarih ve 2018/1795 E- 2020/867 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının İzmit Körfezi'ne inşa edilecek köprünün keson batırma işini yükümlendiğini, davalı tarafından inşa edilen kesonların batırılması için köprünün uçlarına çekilmesinin gerektiğini, bu nedenle davalı ile dava dışı Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün arasında towhire yedekte çekme sözleşmesinin tanzim edildiğini, Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün çekme işini yapan "Kurtarma 10" isimli römorkunun davacının Tekne Sigortalı Poliçesi ile teminat altına alınmış olduğunu, ancak davalının kesonlarının sigortalı römork ile çekilmesi sırasında, römorkun hasar aldığını, sigortalı firma yetkililerinin de katılımı ile yapılan ekspertizlerde maliyet hesabının belirlendiğini ve buna göre toplam 210.386,00 TL’nin 24.03.2017 tarihinde sigortalıya ödendiğini, müvekkili sigortacının yaptığı bu tazminat ödemesi nedeniyle sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalı firmanın geminin kiracısı olması ve aradaki sözleşmesel ilişki çerçevesinde oluşan hasardan %100 kusurlu ve sorumlu bulunduğunu belirterek, 210.386,00 TL tazminatın 24.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, 24.02.2014 tarihli ve 9393 sayılı yazıda sorumluluğa ilişkin yer alan satırların “Hizmet başlangıcından hitamına kadar geçen sürede operasyon nedeni ile römorkörlerimizde oluşabilecek hasarlara ait masraf ve 3. şahıslara verilebilecek zararlar şirketinizce karşılanır” şeklinde yazılı olduğunu, oysa dava konusu hasarın operasyon nedeni ile meydana gelecek bir hasar olmadığını, hasarın davacının sigortalısının emir, komuta ve insiyatifinde olan deniz aracının seyri esnasında, varış noktasına ulaşmadan meydana gelen ve sebebi tespit edilemeyen ani bir sarsıntı ile meydana geldiğinin iddia edildiğini, ani sarsıntıya davalının bir eylemi ya da davalıya ait bir cisim, bir yapının neden olmadığını, dava konusu hasarın tamamen sigortalının sorumluluk sahasında, sigortalının sevk ve idaresindeki seyir esnasında, operasyon dışında ve nedeni tespit edilemediğini, tamamen operasyon harici bir kuvvet ya da unsur nedeni ile meydana geldiğini, seyirdeki tek yetkili kaptanın sigortalının adamı olduğunu, tüm yetki ve sorumluluğun kendisinde bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, dosyadaki raporlara göre sigortalı römorkörün iskele pervane kanatlarının ve dümen rodu rulman yatağının dış bileziğinde meydana gelen hasarın nedeninin, römorkörün çektiği keson yükü olmadığı, dalış yaparak sistemin su altı görüntülerini çeken dalgıcın raporunda, “su yüzeyi altında çıkmasında yüzer bir sentetik halatın bağlı olduğu bir tel halatın pervaneye dolaştığı ve sonrasında parçalanarak pervaneden kurtulduğu” tespitlerine yer verildiği, pervane üreticisi VOITH’in servis uzmanlarınca düzenlenen raporlarda da, “halatın kaptırılıp sıkışması nedeniyle zarar gören pervane kanadı” ve “kanatlar üzerinde halattan kaynaklı gözle görülür izler ve çizikler bulunmaktadır” yönünde tespitler yapıldığı, bu bilgilerin, römorkörün iskele pervane sisteminde meydana gelen hasarın, römorkörün seyri sırasında deniz ortamında bulunan yabancı cisimlerin (halat) pervane sistemine dolanması nedeniyle oluştuğunu ortaya koyduğu, sigortalı ile davalı Sezai Türkeş Fevzi Akkaya İnşaat A.Ş.

arasında düzenlenen 04.03.2014 tarihli Uluslararası Okyanus Yedekte Çekme Sözleşmesi (Towhire)' nin kiracının sorumluluğu ile ilgili 18.2.b(i) madde ve fıkrası kapsamında davalı kiracının sorumluluğunun olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, hasarın operasyon sırasında meydana geldiğinin sabit olduğu, sigortalı ve davacı arasındaki Towhire sözleşmesinin 18/2.a ve b maddelerine göre seyir halinde römorkörün hasarlanması durumunda kiracının sorumlu olup olmadığına bakılmaksızın kiralayanın sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, bu nedenle hasardan kiracı olan davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya yönünden yerinde olduğu belirtilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle dava dışı sigortalı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne ait römorkta meydana gelen hasar ve oluşan zararın, sigortalı ile davalı kiracı arasında akdedilen yedekte çekme sözleşmesinin 2/a maddesinin (i) ve (iii) bentlerinde tarif edilen şekilde oluştuğunun anlaşılması nedeniyle, sigortalıya halefen açılan işbu davada, davacının davalıdan talepte bulunamayacağına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/769313000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1795 E. 2020/867 K.

Römorkör hasarında Towhire sözleşmesi 18.2 maddesine göre sorumluluk paylaşımı

Gerekçe özeti

Gemi kira (Towhire) sözleşmesinde, römorkörün kendisinde meydana gelen hasar ile yedekte (kesonda) meydana gelen hasarın sorumluluğu ayrı ayrı düzenlenmişse, kusura bakılmaksızın uygulanan bu risk paylaşım hükümleri esas alınır: hasarın hangi unsurda (römorkör mü, yedek mi) meydana geldiği belirleyicidir. Hasar römorkörde meydana gelmiş ve öngörülemeyen bir dış etkenden (su altında yabancı cismin pervaneye dolanması) kaynaklanmışsa, sözleşmede römorkör hasarının sorumluluğunu kiralayana bırakan hüküm uygulanır; kiracı bu hasardan kusursuz olarak sorumlu tutulamaz.

Emsal değeri

Towhire tipi gemi kira/çekme sözleşmelerinde, sözleşmenin römorkör ve yedek hasarlarını ayrı ayrı ve kusura bakılmaksızın düzenleyen hükümlerinin nasıl yorumlanacağına ve hangi tarafın sorumlu tutulacağına ilişkin BAM'ın benimsediği ilk derece gerekçesi, benzer sözleşme hükümleri içeren deniz ticareti uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: Rücuen tazminat Halefiyet Gemi kira sözleşmesi (Towhire) Römorkör Yedek (keson) Kusursuz sözleşmesel sorumluluk Risk paylaşımı

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1795

KARAR NO 2020/867

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 29/05/2018

NUMARASI 2017/221 Esas 2018/220 Karar

DAVA

Rücuen Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/09/2020

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirkete 01.05.2013-2014 vadesiyle 34408313 ve 34461316 sayılı Tekne Sigortaları ile sigortalı bulunan Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün sahibi olduğu “...” isimli açık deniz romörkörünün, keson batırma işi için davalı ...’ya 04.03.2014 tarihli “Towhire” sözleşmesi ile kiralandığını, anılan romörkörün 25.03.2014 tarihinde İzmit Körfez Köprüsü keson batırma operasyonunda kullanıldığı sırada, kesonun davalı ... yetkilileri yönetiminde ve klavuz kaptanlı olarak daldırma mevkiine çekilmesi esnasında, varışa yaklaşık 350 metre kala 1 knot hızla ilerlerken meydana gelen ani sarsıntı ile hasarlandığını, 26.03.2014 tarihinde hasar tespiti amacıyla ... Dalgıçlık firması balıkadamlarının romörkörün karinasına görüntülü dalış yaptığını ve iskele ...

kanatlarının özellikle üç tanesinde ve guard üzerinde boya sıyrılmaları, konu kanatlardan birinin ince tarafında yaklaşık 2-3 cm civarında pah aşınması/sıyrılması ve kanadın aynaya bağlı olduğu yerde sıyrıklar tespit edildiğini, sigortalı firma yetkililerinin de katılımı ile yapılan ekspertizlerde maliyet hesabının belirlendiğini, neticede 83.031,23 USD toplam hasar bedeli saptandığını, 34408313 sayılı poliçede 25.000 USD muafiyet şartı bulunduğundan, bu poliçe kapsamında 58.031,23 USD karşılığı 119.751,00 TL; toplam hasarı karşılamak için akdedilen 34461316 sayılı poliçe kapsamında 25.000 USD karşılığı 90.635,00 TL olmak üzere toplam 210.386,00 TL’nin 24.03.2017 tarihinde sigortalıya ödendiğini, müvekkili sigortacının yaptığı bu tazminat ödemesi nedeniytle sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalı firmanın geminin kiracısı olması ve aradaki sözleşmesel ilişki çerçevesinde oluşan hasardan %100 kusurlu ve sorumlu bulunduğunu, nitekim davalı ile dava dışı sigortalı arasında akdedilen 04.03.2014 tarihli Towhire sözleşmesinin 43.

maddesi ile romorkör sahibinin 24.02.2014 tarih ve 9393 sayılı yazısındaki şartların sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğunun kararlaştırıldığını, 9393 sayılı şartların 18. maddesinin 2.b bendinde ise romörkör ve yedekte meydana gelen hasardan kiracının sorumlu olacağının açıkça hükme bağlandığını belirterek, 210.386,00 TL tazminatın 24.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili;

24. 02.2014 tarih, 9393 sayılı yazıda sorumluluğa ilişkin yer alan satırların “Hizmet başlangıcından hitamına kadar geçen sürede operasyon nedeni ile römorkörlerimizde oluşabilecek hasarlara ait masraf ve 3. şahıslara verilebilecek zararlar şirketinizce karşılanır” şeklinde yazılı olduğunu, oysa dava konusu hasarın operasyon nedeni ile meydana gelecek bir hasar olmadığını, hasarın davacının sigortalısının emir, komuta ve insiyatifinde olan deniz aracının seyri esnasında, varış noktasına ulaşmadan meydana gelen ve sebebi tespit edilemeyen ani bir sarsıntı ile meydana geldiğinin idda edildiğini, ani sarsıntıya davalının bir eylemi ya da davalıya ait bir cisim, bir yapının neden olmadığını, dava konusu hasarın tamamen sigortalının sorumluluk sahasında, sigortalının sevk ve idaresindeki seyir esnasında, operasyon dışında ve nedeni tespit edilemediğini, tamamen operasyon harici bir kuvvet ya da unsur nedeni ile meydana geldiğini, seyirdeki tek yetkili kaptanın sigortalının adamı olduğunu, tüm yetki ve sorumluluğun kendisinde bulunduğunu, çeki esnasında yönetimin ...’da bulunmadığını, çeki hizmeti esnasında tüm yetki ve sorumluluğun sigortalıda bulunduğunu, kiralama konusu deniz araçlarının çeki ve batırma hizmetine uygunluğu kararının sigortalı tarafından verildiğini, teknik planlama ve organizasyonun sigortalı tarafından yapıldığını, rotanın belirlenmesinde ...’nın bir dahli ya da tasarrufunun bulunmadığını, hasarın rutin trafik rotasında operasyon dışı bir etki nedeni ile meydana geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; römorkörün iskele pervane kanatlarının ve dümen rodu rulman yatağının dış bileziğinde meydana gelen hasarın nedeninin, römorkörün çektiği keson yükü olmadığı, dalış yaparak sistemin su altı görüntülerini çeken dalgıcın raporunda, “su yüzeyi altında çımasında yüzer bir sentetik halatın bağlı olduğu bir tel halatın pervaneye dolaştığı ve sonrasında parçalanarak pervaneden kurtulduğu” tespitlerine yer verildiği, meydana gelen hasarın, römorkörün seyri sırasında deniz ortamında bulunan yabancı cisimlerin (halat) pervane sistemine dolanması nedeniyle oluştuğu, taraflar arasındaki sözleşmenin kiracının sorumluluğu ile ilgili 18.2. b(i) madde ve fıkrası kapsamında davalı kiracının sorumluluğu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hakkaniyete ve sözleşmeye aykırı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 18.2.b maddesinde römork ve yedekte meydana gelen hasardan kiracının sorumlu olduğunun düzenlendiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, gemi kira sözleşmesiyle davalı tarafından kiralanmış römorkörün davalının keson batırma yerine yedeğindeki keson ile seyri sırasında hasarlanması sonucunda, davacı sigortacı tarafından gemi kiralayanı olan dava dışı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne ödenen hasar bedeline ilişkin 6102 sayılı yasanın 1472. maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda; Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün maliki bulunduğu ... isimli açık deniz romörkörün, dava dışı malik ve davalı arasında düzenlenen 04.03.2014 tarihli sözleşmeyle davalıya kiralandığı, römorkörün 25.3.2014 tarihinde keson batırma operasyonu sırasında keson batırma mevkiine seyri sırasında hasar gördüğü, hasar tespiti sonucunda tespit edilen 210.386,00 TL hasar bedelinin 24.03.2017 tarihinde sigortalıya ödenmiş olduğu, yargılama dosyasında mevcut Türk LLoydu Vakfı ve pervane üreticisi ...

tarafından yapılan tespit ve değerlendirmeler ile bilirkişi kurulu raporunda da tespit edildiği üzere, hasarın seyir esnasında pervanesine su altında bulunan yabancı cismin (halat) dolaşmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 22. maddesi dikkate alındığında, hasarın operasyon sırasında meydana geldiği sabittir. Ancak taraflarca düzenlenmiş olan Towhire sözleşmesinin 18.2.a maddesinde, kiracı ile onun hizmetlileri veya acentelerinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın römorkör veya üzerindeki malın maruz kaldığı hasar veya zararların römorkör sahibi tarafından karşılanacağı;

18. 2.b maddesinde ise aynı şekilde römorkör sahibi ile onun hizmetlileri veya acentelerinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın yedekin maruz kaldığı veya onun neden olduğu hasar veya zararların kiracı tarafından karşılanacağı hüküm altına alınmıştır. Yani seyir esnasında römorkörün hasarlanması durumunda kiracının kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın dava dışı kiralayan; yedeğin (keson) hasarlanması durumunda ise yine kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın kiracı-davalı sorumlu tutulabilecektir. Olayda hasarın, römorkörün yedeği (keson) batırma yerine götürdüğü esnada, taraflarca öngörülmesi mümkün olmayan ve bu nedenle özellikle davalıya kusur yükletilmesi olanaksız bir şekilde, römorkörün pervanesine su altında bulunan yabancı cismin (halat) dolaşması sonucunda oluştuğu gözetildiğinde, sözleşmenin yukarıda anılan maddeleri uyarınca römorkörde oluşan hasardan kiracı olan davalının sorumlu tutulması mümkün değildir.

Bu itibarla davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden yerinde olup, davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gerekli 54,40-TL istinaf karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 135,90-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 81,50-TL'nin davacıya iadesine, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 22/09/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.