Ticari defter kayıtlarının çekişmesiz olması halinde itirazın iptali
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/341 E. 2024/1657 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Cari Hesap Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Dar mükellef statüsünde olup kanunen sadece hasılat defteri tutmakla yükümlü olan tarafın bu defterindeki kayıtlar, TTK 222/3 kapsamında kendisi aleyhine delil niteliği taşır; karşı tarafın ticari defterleriyle çekişmesiz şekilde örtüşen hasılat defteri kaydı, aksi kesin delille ispatlanmadıkça borçluyu bağlar ve itirazın iptaline dayanak oluşturur.
Ele alınan sorunlar
Ticari defter/hasılat defteri kayıtlarına dayalı alacağın ispatı → ret
İddia: Davalı vekili, faturalara itiraz edilmemesinin hizmet verildiğini kabule yeterli olmadığını, fatura düzenleyenin akdi ilişki ile mal/hizmet teslimini ispatlaması gerektiğini, davalının dar mükellef olarak VUK uyarınca sadece navlun hasılat defteri tuttuğunu, başkaca ticari defter tutmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Gerekçe: TTK'nın 222/3 hükmüne göre, ikinci fıkradaki şartlara uygun tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın defterlerini ibraz etmemesi yahut kayıtların aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Davacı tarafından ibraz edilen e-posta ve faturalara göre konteynerlerin farklı limana tesliminden kaynaklanan fiyat farkları davalıya fatura edilerek hesaba işlenmiştir. Bilirkişi incelemesinde davacının ticari defterlerinde davalıdan 1.596,25-USD alacaklı olduğu, davalının hasılat defterinde ise davacıya 1.597-USD borçlu olduğu tespit edilmiş, taraf kayıtları arasında muhasebesel çekişme bulunmadığı görülmüştür. Davalının dar mükellef olması nedeniyle hasılat defteri dışında ticari defter tutmakla yükümlü olmadığı ve faturalara itiraz edilmemesinin alacağın kabulü anlamına gelmeyeceği yönündeki savunması, kanunen tutmakla yükümlü olduğu hasılat defterindeki kayıtların kendisi aleyhine delil niteliği taşıdığı, bu kaydın davalıyı bağlayıcı olduğu ve aksinin kesin delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle karşılanmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalı şirket unvanının maddi hata nedeniyle düzeltilmesi → kabul
Gerekçe: Davalının unvanı takip talebinde ve gerekçeli kararda hatalı şekilde görünmekte olup, davalı şirketin gerçek unvanının farklı olduğu, itiraz ve cevap dilekçelerinin de bu unvan adına sunulduğu, kararda yer alan unvanın maddi hataya dayandığı anlaşıldığından, davalı şirketin unvanı kararda düzeltilmiştir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
Dar mükellef statüsündeki tarafın kanunen tutmakla yükümlü olduğu hasılat defteri kayıtlarının, TTK 222/3 kapsamında kendisi aleyhine delil olarak kabul edilebileceği ve karşı tarafın ticari defterleriyle örtüşen bu kaydın aksi kesin delille ispatlanmadıkça bağlayıcı olduğu yönündeki değerlendirme bakımından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defterlerin delil niteliği↗ hasılat defteri↗ dar mükellef↗ itirazın iptali↗ cari hesap↗ icra inkar tazminatı↗ maddi hatanın düzeltilmesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/341
KARAR NO 2024/1657
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/11/2021
NUMARASI 2021/246 Esas - 2021/429 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/11/2024
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında süregelen ticari ilişki kapsamında müvekkili şirketin faturaya dayalı cari alacağının davalı borçlu tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili amacı ile İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçtiklerini, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalı borçlunun itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin yabancı vasfında olmasından dolayı cari hesap kaydı tutmadığı gibi navlun hasılat defteri dışında başkaca bir ticari defter de tutmadığını, müvekkili ile davacı arasında bir cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davacının tanık dinletmesine muvafakatlerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İstanbul Anadolu 12. ATM'nin 12/11/2020 tarih, 2019/322 Esas ve 2020/553 Karar sayılı davanın görev yönünden reddine dair kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun Dairemizin 28/04/2021 tarihli 2021/673-602 sayılı kararı ile reddine karar verilmesi üzerine görevli mahkemece; takibin faturaya dayandığı, davacı tarafça 30.09.2017 tarihli 1.196,52-USD tutarlı ve 17.10.2017 tarihli 141,60-USD tutarlı "... Konşimento nolu Yılport yerine Ambarlı limanına gönderilen 2 konteyner: ilgili kişi ..." açıklamalı faturalar ile 10.10.2017 tarihli 1.774,62-TL tutarlı "9 Gün-iki konteyner ardiye bedeli" açıklamalı faturaların dosyaya sunulduğu, davacının ticari defterlerinde davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 1.113,82-USD (karşılığı 5.859,69-TL) ve 1.774,62-TL olmak üzere toplam 7.634,31-TL alacaklı olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinde TL olarak takip edilen 10.10.2017 tarihli 1.774,62-TL tutarlı faturanın fatura tarihindeki kurla 482,43-USD'ye tekabül ettiği,davacının ticari defterlerinde davalıdan 1.596,25-USD alacaklı olduğu, davalının hasılat defterinde ise takip tarihi itibarıyla davacıya 1.597-USD borçlu olduğu, tarafların ticari defterlerinin örtüştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına,a %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; faturalara itiraz edilmemesinin davacı tarafın müvekkiline hizmet verildiğini kabule yeterli olmadığını,fatura düzenleyenin akdi ilişki ile mal ve hizmet teslimini ispatlaması gerektiğini, faturaların açıklama kısmında afaki ibarelere yer verildiğini, davacının müvekkiline ardiye ve taşıma hizmeti vermediğini, davacı tarafından sunulan belgede ... A.Ş. Safmarine ibareleri bulunduğunu, farklı tüzel kişilikler olan bu firmaların hesaplarının alt alta yazılarak takip edildiğini, hizmetin kime verildiğinin değerlendirilmesi gerektiğini,davalının yabancı statüsünde dar mükellef olarak faaliyet gösterdiğini, dar mükelleflerin VUK uyarınca navlun hasılat defteri tuttuğunu,başkaca defter tutmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, açık hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. TTK'nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222/3 hükmünde, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Davacı tarafından ibraz edilen e-posta ve faturalara göre konteynerlerin farklı limana tesliminin istenmesinden dolayı oluşan fiyat farklarına dayalı davacı tarafından davalıya fatura düzenlenerek hesaba işlendiği, bilirkişi tarafından davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede 1.113,82-USD ve 1.174,62-TL alacağı bulunduğu, 10/10/2017 tarihli 1.174,62-TL bedelli faturanın düzenlendiği tarih itibariyle 482,43-USD ettiği, davacının davalıdan USD bazında 1.596,25-USD alacaklı olduğu, davalının hasılat defteri üzerinde yapılan incelemede ise davacının davalıdan 1.597-USD alacaklı olduğu, tarafların kayıtlarında muhasebesel anlamda çekişme bulunmadığı tespit edilmiştir.
Her ne kadar davalı, müvekkilinin dar mükellef olduğunu, hasılat defteri dışında ticari defter tutmakla yükümlü olmadığını, faturalara itiraz edilmemiş olmasının alacağın kabul edildiği anlamına gelmeyeceği ileri sürülmüş ise de kanunen tutmakla yükümlü olduğu hasılat defterindeki kayıtların aleyhine delil niteliği bulunduğu, davalının kendisi tarafından düzenlenen ve davacının defterleriyle örtüşen hasılat defterinde davacıya borcunun tespit edildiği, bu kaydın davalıyı bağlayıcı nitelikte olduğu, aksinin davalı tarafından kesin delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Davalının unvanı takip talebinde ve gerekçeli kararda ... A.Ş.
olarak görünmekte ise de Danimarka menşeli davalı şirketin unvanının ... (Eski unvan: ...) olduğu, davalının takibe itiraz dilekçesinde ve davada sunduğu vekaletnamenin ... adına düzenlendiği, itiraz ve cevap dilekçesinin de ... adına sunulduğu, gerekçeli karar başlığındaki "... AŞ" unvanı maddi hataya dayalı olduğu anlaşıldığından davalı şirketin unvanı kararda .. olarak düzeltilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne dair kararda isabetsizlik olmadığından, istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 523,71-TL istinaf karar harcından yatırılan 131,30-TL harcın mahsubu ile kalan 392,41-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 22-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/11/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/76645 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi