İşletme devir bedelinin KDV'ye ilişkin olduğu iddiasında ispat yükü
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/347 E. 2024/1652 K. · · İlk derece: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İşletme Devri Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir alacağın niteliğine ilişkin olarak taraflar arasında düzenlenmiş ve daha önceki bir ödemeye/olaya atıfta bulunan yazılı bir sözleşme mevcutsa ve bu sözleşme metninde alacağın farklı bir nitelikte (örn. KDV alacağı) olduğuna dair açıklama bulunmuyorsa, sözleşmenin aksini ileri süren taraf bu iddiasını HMK 200. madde gereğince yazılı delille ispatlamak zorundadır; bu ispat yükü yerine getirilmediğinde sözleşmedeki nitelendirme esas alınır ve likit alacak için itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetli olur.
Ele alınan sorunlar
Takip konusu bedelin işletme devrinden kaynaklanan bakiye alacak mı yoksa KDV alacağı mı olduğu → ret
İddia: Davalı, takip konusu 15.000-TL'nin işletme devrinin KDV kısmına ilişkin olduğunu, devir protokolünün 4. maddesi gereği fatura düzenlenmeden KDV'nin istenemeyeceğini, davacının fatura düzenlemediğini ve bu nedenle borç sözleşmesinin araştırılmadan hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacının dayandığı borç sözleşmesi, davalı tarafından ileri sürülen devir bedeli ödemelerinin (5.000-TL ve 77.000-TL) yapıldığı tarihlerden sonra düzenlenmiştir ve bu sözleşmede talep edilen 15.000-TL'nin KDV alacağına ilişkin olduğuna dair herhangi bir açıklama bulunmamaktadır; aksine bu tutar dükkanın devrinden dolayı eksik kalan bedel olarak nitelendirilmiştir. Davalı, sözleşmenin aksini, yani bu bedelin KDV'ye ilişkin olduğunu HMK'nın 200. maddesi gereğince yazılı delille ispatlamak zorundadır. Davalı bu yönde bir delil ibraz etmemiştir. Bu nedenle mahkemece davalının itirazının iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
İcra inkar tazminatına hükmedilmesinin isabeti → ret
İddia: Davalı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Takip konusu alacağın likit ve belirlenebilir nitelikte olduğu tespit edildiğinden, itirazın iptaline karar verilmesiyle birlikte icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sonraki tarihli ve alacağın niteliğine dair açık ifade taşıyan sözleşmenin aksini ispat yükünün, bu sözleşmenin aksini iddia eden tarafa ait olduğu ve bu ispatın HMK 200 gereği yazılı delille yapılması gerektiği yönündeki tespit bakımından emsal değer taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ icra inkar tazminatı↗ ispat yükü↗ yazılı delil zorunluluğu↗ işletme devri↗ likit alacak↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/347
KARAR NO 2024/1652
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/01/2022
NUMARASI 2021/134 Esas 2022/24 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/11/2024
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalılar arasında 02.04.2018 tarihli sözleşme uyarınca ... Kuru Temizleme dükkanının 01.04.2018 tarihinde devrinden dolayı eksik kalan 15.000-TL'nin koşulsuz şartsız ödenmesine ilişkin bir sözleşme bulunduğunu, işbu sözleşme kapsamında 02.04.2018 keşide, 20.04.2018 vade tarihli 15.000-TL bedelli senet düzenlendiğini, ancak senette sehven alacaklı ile borçlu aynı kişi olarak yazıldığını, davalı borçluların söz konusu devre ilişkin borcu ödemedikleri için ve borca ilişkin bononun açıklanan nedenlerden ötürü senet vasfı olmadığından taraflarınca İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlular hakkında 10.04.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek davalı borçluların itirazlarının iptaline, takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili; tarafların işletme devri konusunda 82.000-TL (KDV hariç) karşılığında anlaştığını, protokolde hüküm altına alınan ve ödeme dekontlarından da görüleceği üzere bu bedelin 5.000-TL’si 01/03/2018 tarihinde, 77.000-TL’si ise 30/03/2018 tarihinde eksiksiz davacıya ödendiğini, protokolün 4.maddesinde açık bir şekilde davacı tarafından devir bedeli olan 82.000-TL’ye ilişkin fatura düzenlendiğinde KDV bedeli 14.760-TL’nin ödeneceğinin kararlaştırıldığını,fatura düzenlenmediği takdirde KDV ödenmeyeceğinin 5.madde olarak protokole eklendiğini,fatura düzenlemediğinden müvekkili tarafından KDV bedelinin davacıya ödenmediğini, davaya konu senedin senet vasfının bulunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine,%20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; taraflar arasında işletme devrinden kaynaklı bakiye borç için 02/04/2018 tarihli borç sözleşmesi düzenlendiği, buna göre davalıların 15.000-TL'yi 20/04/2018 tarihinde koşulsuz ödemeyi taahhüt ettikleri,davalıların borcu ödediğini ancak yazılı bir belgeyle ispat edebileceği,tanık dinlenemeyeceği, davalı tarafça borcun ödendiğine ilişkin yazılı bir belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına, asıl alacak 15.000-TL'nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili; devir bedelinin 82.000-TL+KDV olduğunu,5.000-TL'nin 01/03/2018, 77.000-TL'nin ise 30/03/2018 tarihinde ödendiğini, KDV bedeli 14.760-TL'nin ödenmesi için ise faturanın düzenlenmesi gerektiğini, bu hususun sözleşmenin 4. maddesinde açıkça belirtildiğini, davacı fatura düzenlemediğinden davacıya KDVnin ödenmediğini, borç sözleşmesi isimli belgenin KDV'ye ilişkin olduğunu, ancak mahkemece bu hususun araştırılmadığını, maddi vakıaya ilişkin tanık dinletme taleplerinin kabul edilmediğini, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, işletme devrinden kaynaklanan bakiye bedelin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının davalı hakkında 15.000-TL asıl alacak ve 1.995,51-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.995,51-TL üzerinden ilamsız takip başlattığı, takibe dayanak olarak 02/04/2018 tarihli sözleşmenin ve davalıların düzenlendiği 15.000-TL bedelli senet suretinin gösterildiği, sözleşmede davalıların dükkanın devri nedeniyle eksik kalan 15.000-TL'yi 20/04/2018 tarihinde kayıtsız şartsız ödeneceğinin, 02/04/2018 tarihli borç senedinin imza altına alındığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Davalı, sözleşmede belirtilen 15.000-TL'nin dükkanın devir bedeli 82.000-TL'nin KDV kısmı olduğunu, devir sözleşmesinin 4.
Maddesinde KDV'ye isabet eden tutarın fatura düzenlendikten sonra istenebileceğinin düzenlendiğini, davacının fatura düzenlemediğinden KDV bedeline hak kazanamayacağı ileri sürülmüştür.İşletme devrine ilişkin davalı tarafından sunulan Protokolde; işletmenin 82.000-TL+KDV karşılığında devredileceği, 5.000-TL'nin 01/03/2018 tarihinde, 77.000-TL'nin 30/3/2018 tarihinde ödendiği, fatura düzenlendiğinde 14.760-TL KDV bedelinin ödeneceği, aksi halde KDV ödenmeyeceği düzenlenmiştir. Davalı her ne kadar takiple talep edilen 15.000-TL'nin KDV'ye ilişkin olduğunu, fatura düzenlenmediğinden KDV'nin istenemeyeceğini ileri sürmüş ise de davacının dayandığı sözleşme davalılarca ödemenin yapıldığı tarihten sonra düzenlenmiş, bu sözleşmede talep edilen kısmın KDV olduğuna dair bir açıklamaya yer verilmemiştir.
Aksine, 15.000-TL dükkanın devrinden dolayı eksik kalan tutar olarak nitelendirilmiştir. Bu durumda davalının iddiasını HMK'nın 200. maddesi gereğince yazılı deliller ile ispatlaması gerekir. Davalının davacının dayandığı sözleşmenin aksine bu bedelin KDV alacağına ilişkin olduğuna dair bir delil ibraz etmemiştir. Bu yönüyle mahkemece davalının itirazının iptaline, likit ve belirlenebilir alacak için icra inkar tazminatına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.160,96-TL istinaf karar harcından yatırılan 290,25-TL harcın mahsubu ile kalan 870,71-TL harcın davalı ...'dan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Davacı tarafından yapılan 42,50-TL istinaf yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/11/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/76642 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi