6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İmza itirazı incelenmeden hesap bilirkişisi raporuyla hüküm kurulamaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/669 E. 2024/1650 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İcra takibine itirazın iptali davasında borçlu, dayanılan sözleşme ve eklerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüşse, mahkeme bu itirazı bilirkişi incelemesi yaptırmadan ve karşılamadan, salt alacak hesabına ilişkin bilirkişi raporuyla hüküm kuramaz; belge asılları celp edilip, ilgilinin ıslak imzaları aldırılarak imza incelemesi konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması gerekir. Ayrıca, davaya cevap dilekçesinde kabul edilmiş bir yazı, istinaf dilekçesinde ilk defa inkar edilse de HMK 357/1 uyarınca bu yeni itiraz dikkate alınmaz.

Ele alınan sorunlar

İmza itirazının bilirkişi incelemesi yapılmadan reddedilmesi → kabul

İddia: Davalılar vekili, genel kredi sözleşmesi ile eklerindeki imzaların (şirketi temsilen ve kendi adına) müvekkiline ait olmadığını, bu itirazın mahkemece hiç incelenmediğini, belge asılları getirtilerek imza incelemesi yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Davalılar-borçlular takibe itiraz ve davaya cevap dilekçelerinde, sözleşme ve eklerindeki imzaların şirketi temsilen ve kendi adına davalı gerçek kişi tarafından atılmadığını savunarak imzaya itiraz etmiştir. Mahkemece bu imza itirazı hususunda herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmadan ve itiraz karşılanmadan, salt hesap bilirkişisinden alınan raporla davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. Mahkemece HMK'nın 211. maddesi uyarınca, borcun kaynağını teşkil eden genel kredi sözleşmesi ile limit artırımlarına ilişkin belgelerin asılları celp edilerek, bu belgeleri asıl borçlu şirket temsilcisi ve kefil sıfatıyla imzalayan kişiye ait imzaların bulunduğu, sözleşme ve limit artırım tarihlerine mümkün olduğunca yakın önceki tarihlerde çok sayıda belge aslı araştırılıp getirtildikten ve isticvap yoluyla davalının ıslak imzalarının aldırılmasından sonra, imza incelemesi yönünden Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden veya Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyeleri arasından (grafoloji uzmanı) seçilecek bilirkişiden ayrıntılı ve denetimine elverişli rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmelidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İstinaf dilekçesinde ileri sürülen yazı inkarının değerlendirilmesi → ret

İddia: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde, imza itirazına ek olarak sözleşmedeki yazıların da müvekkiline ait olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde yazı inkarına ilişkin bir itiraz ileri sürmüş ise de, davaya cevap dilekçesinde yazılar kabul edildiğinden, bu istinaf sebebi HMK'nın 357/1. maddesi uyarınca dikkate alınmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İmzaya itiraz halinde mahkemenin, sözleşme ve eklerine ait belge asıllarını celp edip ilgilinin ıslak imzalarını aldırarak uzman bilirkişiden imza incelemesi raporu almasının zorunlu olduğu ve istinafta ilk defa ileri sürülen, ancak cevap dilekçesinde kabul edilmiş bir hususa ilişkin itirazın HMK 357/1 uyarınca dikkate alınamayacağı yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imzaya itiraz yazı inkarı itirazın iptali bilirkişi incelemesi isticvap genel kredi sözleşmesi hesap kat ihtarı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 211HMK 357/1HMK 353(1)a-6HMK 353(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/669

KARAR NO 2024/1650

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/11/2021

NUMARASI 2020/60 Esas - 2021/745 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/11/2024

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalı ... A.Ş. ile genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ...'in sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, taksitli ticari kredili mevduat ve ticari kredi kartı borcunun ödenmediğini, hesabın 23/05/2019 tarihinde kat edildiğini, alacağın tahsili için davalılara karşı İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalıların takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalıların takibe itirazlarının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, kefil olan müvekkili bakımından görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu; takipte yetki itirazında bulunduklarını, ikametgah itibariyle Çerkezköy İcra Dairesi'nin yetkili olduğunu; borcun zamanaşımına uğradığını; genel kredi sözleşmesi ve eklerindeki imzaların sahte olduğunu, böyle bir kredi sözleşmesinin bulunmadığını, 28/05/2019 tarihli ihtarname ile hesap kat ihtarnamesine konu kredi borcuna itiraz edildiğini, takipte uygulanan %31,8 faiz oranının fahiş olduğunu, talep edilebilecek azami temerrüt faiz oranının yıllık %12 olduğunu, kredi kartı faiz oranlarının da 5464 sayılı kanuna uygun olması gerektiğini; hesap kat ihtarı şirkete 27/05/2019 tarihinde tebliğ edilmiş ise de müvekkili kefil ...'e tebliğ edilemediğini, temerrüt tarihinin şirket için 04/06/2019, kefil için de takip tarihi olan 28/06/2019 olduğunu;sözleşmenin kefalet ile ilgili bölümlerinde müvekkil ...

adına el yazısı ile kefalet tutarları ve kefalet tarihleri yazılmışsa da kefaletin şekli sadece “müteselsil” yazılmakla yetinildiğini , şekil noksanlığı olduğunu belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; alacak ticari krediden kaynaklandığından ve kefil tacir olduğundan, görev itirazının reddine; davalı şirket merkezi ile gerçek kişinin yerleşim yerinin mahkeme yetki sınırları içerisinde olduğundan yetki itirazının da reddine; 10 yıllık genel zamanaşımı süresi dolmadığından zamanaşımı itirazının reddine; genel kredi sözleşmesi ve elyazılı kefaletinin geçerli olduğu, bilirkişi raporu ile alacağın tespit edildiği, ihtarname ve takip talebinde 3. başlık altında depo edilmesi istenen 2.513,87-TL gayrinakdi bir alacak bulunmadığı; bu alacağın 1. başlık altında istenen nakdi ticari kredili mevduat alacağı içinde olduğu, ayrıca gayrinakdi alacak yönünden belge dayanağı da bulunmadığından bir kez daha hesaplamaya dahil edilmesinin alacak yönünden mükerrerlik teşkil edeceği ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun takibe itirazının kısmen iptali ile takibin;

ticari kredi kartı yönünden, 7.276,51-TL asıl alacak, 241,99-TL işlemiş temerrüt faiz alacağı, 12,10-TL BSMV alacağı olmak üzere toplam 7.530,60-TL; kredili mevduat borcu yönünden, 2.453,52-TL asıl alacak, 80,28-TL işlemiş faiz alacağı, 4,01-TL BSMV alacağı olmak üzere toplam 2.537,81-TL üzerinden devamına; asıl alacağa takip tarihinden itibaren %31,80 oranında temerrüt faiz uygulanmasına; toplam 9.730,03-TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalılar vekili; genel kredi sözleşmesi ile eklerindeki yazı ve imzaların (şirketi temsilen ve kendi adına) müvekkili ...'e ait olmadığını, bu itirazlarının mahkemece hiç incelenmediğini, bildirdikleri belge asıllarının getirtilerek imza incelemesi yapılmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ticari kredi kartı ve kredili mevduat hesabı alacağının tahsili için kredi asıl borçlusuna ve kefile karşı başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı banka eldeki davada, 30/07/2013 tarihli 1.600.000-TL limitli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesine dayanmıştır. Ayrıca sözleşmedeki limitin 27/11/2014 tarihinde şirket imza kaşesi ile kefil imzalarını havi 3.250.000-TL'ye, 05/06/2015 tarihinde ise 5.000.000-TL'ye çıkarılmıştır. Sözleşmede, davalı şirket asıl kredi borçlusu ve diğer davalı ... kefil olarak görünmektedir. 23/05/2019 tarihinde hesap kat edilmiştir. Hesap kat ihtarı davalı şirkete tebliğ edilmiş, fakat diğer davalı kefile tebliğ edilememiştir.

Davalılar-borçlular takibe itiraz ve davaya cevap dilekçelerinde, sözleşme ve eklerindeki imzaların şirketi temsilen ve kendi adına ... tarafından atılmadığını savunarak, imzaya itiraz etmiştir. Ne var ki mahkemece, davalıların imza itirazı hususunda her hangi bir bilirkişi incelemesi yapılmadan ve bu itirazları karşılanmadan, salt hesap bilirkişisinden alınan raporla davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. Buna göre mahkemece HMK'nın 211. maddesi uyarınca, borcun kaynağını teşkil eden davaya konu 30/07/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi ile limit artırımlarına ilişkin 27/11/2014 ve 05/06/2015 tarihlerindeki imzaları havi belge asılları celp edilerek, söz konusu belgeleri asıl borçlu şirket temsilcisi ve kefil sıfatıyla imzalayan ...'a ait imzaların bulunduğu, sözleşme ve limit artırım tarihlerine mümkün olduğunca yakın önceki tarihlerde çok sayıda belge aslı araştırılıp getirtildikten ve isticvap yoluyla davalı ...'in ıslak imzalarının aldırılmasından sonra, imza incelemesi yönünden Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden veya Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyeleri arasından (grafoloji uzmanı) seçilecek bilirkişiden ayrıntılı ve denetimine elverişli rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmelidir (Yargıtay 19.

HD'nin 2014/12575 E., 2015/9241 K. sayılı ve 23/06/2015 tarihli ve 2017/2451 E., 2019/832 K. sayılı ve 13/02/2019 tarihli ilamları). Ayrıca her ne kadar davalılar vekili, istinaf dilekçesinde imza itirazına ek olarak sözleşmedeki yazıların da müvekkili ...'e ait olmadığını ileri sürmüş ise de, davaya cevap dilekçesinde yazılar kabul edildiğinden ,yazı inkarına ilişkin istinaf sebebi HMK'nın 357/1. maddesi uyarınca dikkate alınmamıştır. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde hükme tesir edebilecek deliller toplanıp değerlendirilmediğinden, istinaf nedeni yerinde görülen davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2021 Tarih 2020/60 Esas - 2021/745 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 205,20-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalılara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/11/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/76617 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.