6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Konkordatoda çekişmeli alacak davasında eksik araştırma nedeniyle kaldırma

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/559 E. 2024/1651 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalHak düşürücü süreusul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Konkordatoya tabi bir borçlunun kredi alacaklısına karşı çekişmeli hale gelen alacağın tahsili istemine ilişkin davada, tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermedikçe kesin mühlet tarihinden (ki geçici mühlet de bu sonucu doğurur) itibaren rehinle teminat altına alınmamış alacaklara faiz işlemesi durur ve bu husus ayrıca bir alacak davasına konu edilemez. Ayrıca, borcun mahsubunda dayanak alınan çeklerden birinin karşılıksız çıktığı kayden görünse de sonradan üçüncü kişi tarafından ödendiğinin belgeyle ispatlanması halinde, aynı nitelikte itiraza konu diğer çeklerin akıbetinin (tahsil, icra takibi, elde bulunma durumu) ilgili banka ve taraflardan sorulup araştırılmadan, tarafın itirazı ve savunması aydınlatılmadan hüküm kurulması, önemli delillerin toplanmaması nedeniyle bozma/kaldırma sebebidir.

Ele alınan sorunlar

Kesin mühlet tarihinden sonra rehinsiz alacaklara faiz işlemeyeceği → ret

İddia: Davacı vekili, rehinle teminat altına alınmamış alacaklara kesin mühlet tarihine kadar faiz işletilebileceğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: İİK 288/1 uyarınca geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. İİK 294/3 uyarınca tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur. Kesin mühletin faize ilişkin düzenlemesi geçici mühleti de kapsayacağından, konkordatoya tabi borçlara geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi durur. Konkordato talebini inceleyen mahkemenin çekişmeli alacağın konkordatoya dahil olup olmamasına ilişkin kararı maddi hukuk bakımından kesin hüküm teşkil etmese de, İİK 288/1 ve 294/3 hükümleri ile tasdik edilen konkordatonun bağlayıcı hale gelmesi karşısında, konkordato devam ettiği sürece mühlet tarihinden sonra işleyecek faizin ayrıca bir alacak davasına konu edilmesi mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Çeklerden yapılan tahsilatların ve akıbetlerinin eksik araştırılması → kabul

İddia: Davalı vekili, bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının teslim alınan bazı çeklerin akıbetini (tahsil edilip edilmediğini, elinde olup olmadığını, üçüncü kişilerce ödenip ödenmediğini) bildirmediğini, bir çekin karşılıksız çıktıktan sonra üçüncü kişi tarafından ödendiğinin tespit edildiğini belirterek kararın kaldırılıp davanın reddini istemiştir.

Gerekçe: Bilirkişi raporlarına göre bir kısım çekin karşılıksız çıkması nedeniyle kayıtlardan terkin edildiği belirtilmiş, ancak bu çeklerden biri (100.000-TL bedelli) için davalı vekilinin sunduğu banka dekontuna göre çekin sonradan üçüncü kişi tarafından ödendiği anlaşılmış ve bu tutar mahkemece talepten mahsup edilmiştir. Davacının kayıtlarına göre ödenmemiş gibi görünen bu çekin sonradan ödendiğinin ispatlanmış olması karşısında, davalı vekilinin aynı şekilde itiraz ettiği diğer 5 adet çekin (toplam 724.450-TL) akıbetinin de -sonradan tahsil edilip edilmediği, icra takibine konu edilip edilmediği, halen davacının elinde olup olmadığı, elinde değilse kime teslim edildiği hususlarında- ilgili banka ve davacı taraftan sorulup açıklığa kavuşturulmadan, davalının itirazı değerlendirilmeden ve savunması aydınlatılmadan hüküm kurulması isabetsizdir. Uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp değerlendirilmemesi nedeniyle karar kaldırılmalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Konkordatoda geçici mühletin de kesin mühlet sonuçlarını doğurduğu ve rehinsiz alacaklara mühlet tarihinden sonra faiz işlemeyeceği, bu hususun ayrı bir alacak davasına konu edilemeyeceği yönündeki tespit; ayrıca çeklerin akıbetinin tam araştırılmadan hüküm kurulmasının usule aykırı olduğu yönündeki gerekçe bakımından bölgesel ve ikna edici emsal değeri taşımaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
İİK 308/b/1 uyarınca alacakları itiraza uğramış alacaklılar, tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açabilirler.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konkordato geçici mühlet kesin mühlet rehinle temin edilmemiş alacak faizin durması çekişmeli alacak ciro mahsup bilirkişi raporu delillerin toplanmaması

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 308/bİİK 308/b/1İİK 288/1İİK 294/3 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6HMK 353(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/559

KARAR NO 2024/1651

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/12/2021

NUMARASI 2020/788 Esas - 2021/1195 Karar

DAVA

Çekişmeli Alacak (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/11/2024

Davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, Bakırköy 2. ATM'nin 2018/1215 esas sayılı dosyasında davalının konkordato tasdik talebinin kabul edildiğini, o dosya kapsamında müvekkilinin 2.480,148,30-TL kredi alacağının kaydı için başvurulduğunu, ancak konkordato komiserliğince 1.510.925,82-TL'nin kabul edilerek kayıt edildiğini, kalan 969.222,48-TL'lik kısmın reddedildiğini; bu kısmın çekişmeli hale geldiğini, davalının kredi borcuna mahsup için ciro yolu ile temlik ettiği çekler üzerinde rehin veya tahsil cirosuyla ilgili bir kayıt bulunmadığını ve rehinle teminat altına alınmayan alacaklara kesin müddet tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek 969.222,48-TL’lik kısım hakkında İİK'nın 308/b maddesi gereği işlemiş faiz ve reddedilen alacağın tespiti ile 5.230-TL gayri nakit alacağın bir bankaya depo edilmesine, toplam 2.480.148,30-TL alacağın kayıt tarihi olan 19/07/2019 tarihi itibariyle alacaklılar listesine kaydedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, 10/12/2018 tarihinde konkordato geçici mühlet ve 14/10/2020 tarihinde tasdik kararı verildiğini, projenin geçici mühlet tarihindeki ana para borçlarını ödemeye yönelik olup, faizsiz ve vadeli olduğunu, davacının faiz isteyemeyeceğini,davacının konkordato sürecinin başlamasıyla bankaya verilen çeklerin mahkemenin uyarısına rağmen haksız tahsil etmeye başladığını, çekler tahsil oldukça borç miktarının düştüğünü, ana paranın tahsil edilen çeklerden dolayı azalmasına rağmen faizin arttığını,teslim edilen çek tutarlarının anapara borcunun tamamını ödemeye yeterli olduğunu, karşılıksız çıkan bazı çeklerin takibe konu edildiğini, ödemelerin ana paradan düşülmesi gerektiğini, 06/03/2020 tarihinde alacağın 1.510.925,82-TL olduğunu ve geçici mühlet tarihinden sonra faiz işletilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, 10/12/2018 hesap kat tarihi ile aynı zamanda Bakırköy 2. ATM'nin 2018/1215 esas sayılı dosyası üzerinden geçici mühlet kararı verildiği, konkordatonun 14/10/2020 tarihinde tasdik edildiği, geçici mühlet kararı ile rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi duracağından, davacı bankanın 10/12/2018 tarihinden sonra faiz talep edilemeyeceği,; davacı bankanın, teslim edilen çeklerden 2.039.891,80-TL tahsilat yaptığı; davacının nakit kredilerden kaynaklanan alacağının 1.915.669,12-TL olarak tespit edildiği,1.510.925,82-TLnin konkordatoda kabul edildiği, sunulan 100.000-TL çek ödemesinin bakiye alacaktan mahsubunun gerektiği, bankanın 5.230-TL gayri nakit alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 304.743,30-TL alacağın, davalı şirketin Bakırköy 2.

ATM'nin 14/10/2020 tarih ve 2018/1215 esas ve 2020/645 karar sayılı ilamı ile tasdik edilen konkordato projesine dahil edilerek kararın eki niteliğindeki ödeme takvimi uyarınca davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; 5 adet çek yaprağı nedeniyle belirlenen 5.230-TL gayrı nakit alacağın davacı banka nezdinde faizsiz bir hesaba davalı tarafından depo edilmesine ve davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1- Davacı vekili , dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek, kredi borcuna mahsup edilmek üzere verilen çeklerden sadece 2.039.891,80-TL tahsilat yapıldığını, ... seri nolu 100.000-TL bedelli çekin teslim alındığını, ancak çek bedelinin tahsil edilemediğini, alacağın eksik hesaplandığını ve rehinle teminat altına alınmamış alacaklara kesin mühlet tarihine kadar faiz işletilebileceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.2-Davalı vekili, bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, konkordato projesinin yalnızca anapara borcunun ödenmesini içerdiğini, mühlete kadar olan işlemiş faizlerin konkordato projesine sonradan dahil edilmesinin mümkün olmadığını, bankanın yalnızca tahsil olan çeklerle ilgili bilgi verdiğini, daha sonra icra yolu ile veya 3.

kişiler tarafından ödenip de alınan çeklerin bildirilmeyip düşülmediğini, çeklerin akıbeti hakkında ve halen kendi uhdelerinde olup olmadığını bildirmediğini, mahkemece tüm çeklerin akıbetinin sorulması ve araştırılması gerektiğini, 18/02/2019 tarihli ... numaralı, 100.000-TL tutarında çekin 05/02/2020 tarihinde, yani karşılıksız çıktıktan yaklaşık 1 yıl sonra önceki ciranta tarafından davacı bankaya "... nl karşılıksız çek bedeli" açıklamasıyla resmi hesabına ödendiğini ve ilgili çekin üçüncü kişi tarafından davacı bankadan teslim alındığını, bu ödemeye ilişkin dekontun müvekkilince tespit edilip mahkemeye sunulduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan İİK'nın 308/b maddesine dayalı açılan çekişmeli hale gelmiş alacak istemine ilişkindir.İİK 308/b/1 "Alacakları itiraza uğramış alacaklılar, tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açabilirler." hükmünü haizdir.İİK nın 288/1 maddesi uyarınca geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. İİK 294/3 maddesi ise “Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.” hükmünü içermektedir. Somut olayda, yukarıda anılan kanun maddeleri gereğince kesin mühletin faize ilişkin düzenlemesi geçici mühleti de kapsayacağından konkortadoya tabi borçlara geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi duracaktır (Yargıtay 15.

HD’nin 2021/2089 E., 2021/2943 K. sayılı ve 23/06/2021 tarihli ilamı). Diğer taraftan, konkordato talebini inceleyen mahkemenin, çekişmeli alacağın konkordatoya dahil olmasına veya olmamasına ilişkin kararı maddi hukuk bakımından kesin hüküm teşkil etmez ise de, İİK 288/1 ve 294/3 hükümleri gereğince konkordatoya tabi borçlara faiz işlemesinin duracağına dair hükmü ve tasdik edilmesi ile konkordatonun bağlayıcı hale gelmesi karşısında konkordato devam ettiği sürece mühlet tarihinden sonra işleyecek faizin ayrıca bir alacak davasına konu edilmesi de mümkün olmayacaktır.Bakırköy 2. ATM'nin 2018/1215 esas sayılı dosyasında, davalı şirket hakkında 10/10/2018 tarihinde geçici, 08/05/2019 tarihinde kesin mühlet kararı, 08/05/2020 tarihinden itibaren kesin mühletin 3 ay uzatılmasına karar verilmiş ve 14/10/2020 tarihinde konkordato tasdik edilmiştir.

Sonrasında İstanbul BAM 45. HD'nin 20/10/2021 tarihli ilamıyla, davalı şirket bakımından konkordatonun tasdiki kararına ilişkin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.Davacı ile davalı arasında 4.000.000-TL limitli GKS düzenlendiği, davalıya 294.416,36-TL taksitli kredi, 3.442.716,39-TL rotatif kredi toplamı 3.955.560,92-TL nakit kredi borcu ile 46 çek yaprağından 73.600-TL gayrı nakti çek taahhüt bedeli için 10/12/2018 tarihinde hesap kat ihtarı gönderilerek davalı 14/12/2018 tarihinde temerrüde düşmüştür. 30/03/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, davacının kredi borcundan mahsup edilmek üzere teslim edilen çeklerden 2.039.891,80-TL tahsil ettiği, bu tahsilatlar dikkate alınarak davacının nakit kredilerden kaynaklanan alacağının 1.915.669,12-TL olduğu, bu miktardan konkordato dosyasında kabul edilen 1.510.925,12-TL düşüldüğünde davacının 404.743,30-TL daha talep edebileceği;

ayrıca çek dökümü raporlarına göre halen ibraz veya iade edilmemiş çeklerden kaynaklı 5.230-TL gayri nakdi kredi alacağının bulunduğu belirtilmiştir. Davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarını bildirdiği 21/04/2021 tarihli dilekçesinde, raporda hatalar bulunduğunu, buna göre çek tevdii listesinde yer alan ve davacıya teslim edilen 18/02/2019 tarihli ... numaralı 100.000-TL bedelli çekin, 05/02/2020 tarihinde yani karşılıksız çıktıktan yaklaşık 1 yıl sonra müvekkilinden önceki ciranta tarafından davacı bankaya "... nl karşılıksız çek bedeli" açıklaması ile banka hesabına ödendiğinin belirlendiğini; bu hususta ödeme dekontunun ve çek görüntüsünün sunulduğunu, ancak bilirkişi raporunda ödenen çekler bölümünde bu çekten bahsedilmediğini, bu ödemenin borçdan düşülmesi gerektiğini;ödendiği gösterilen çekler dışındaki çeklerin akıbetinin davacı tarafından kanıtlanamadığını, raporun bu yönden eksik olduğunu;

davacının karşılıksız çekler için başlatmış olabileceği icra takiplerinde ödeme yapılıp yapılmadığının kendilerince bilinmediğini, bunlar dikkate alınarak taraflar arasındaki bakiyenin belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir.02/07/2021 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda, davalı vekilinin dilekçesinde belirttiği... nolu 18/02/2019 keşide tarihli 100.000-TL bedelli çeke ilişkin 05/02/2020 tarihli dekonta göre söz konusu çek için 115.688,28-TL ödendiği, 100.000-TL’nin borçtan mahsup edilmesi gerektiği, davacıdan temin edilen çek dökümü raporuna/ekstresine göre, geçici mühlet karar tarihinden önce davacıya tevdi edilen çeklerin toplam bedelinin 9.796.091,57-TL olduğu, anılan çeklerin 2.444,509-TL'lik kısmının karşılıksız çıkması üzerine “iade çıkış” açıklaması ile kayıtlardan terkin edildiğinin görüldüğü;bunun dışında kalan 5.311.690,77-TL'lik kısmın (9.796.091,57-2.444.509- 2.039.891,80=) ise geçici mühlet tarihinden önce tahsil edildiklerinin anlaşıldığı belirtilerek, raporun ekine 5 sayfalık çek tablosu eklenmiştir.Davalı vekili 02/07/2021 tarihli ek bilirkişi heyet raporuna itirazlarını bildirdiği 12/07/2021 tarihli dilekçesinde, davacıya verildiği sabit olan ve dosyadaki çek listelerinde bulunan ...

nolu 06/12/2018 tarihli 147.500-TL, ... nolu 13/12/2018 tarihli 151.450-TL, ... nolu 20/12/2018 tarihli 150.500-TL, ... nolu 24/01/2019 tarihli 150.000-TL ve ... nolu 15/02/2019 tarihli 125.000-TL bedelli çeklerin akıbetinin, halen davacının elinde mevcut olup olmadığının, vadesinde veya sonrasında müvekkil veya bir başka ciranta veya çek sahibi tarafından ödenip ödenmediğinin, çekler için icra takibi mevcut ise takip dosyalarının akıbetlerini gösterir bilgi verilmesini talep ettiklerini; ayrıca davacıya verilen çeklerin nerede olduğunun ve davacının elinde bulunup bulunmadığının aydınlatılması gerektiğini ileri sürmüştür. İtirazlar üzerine alınan 27/10/2021 tarihli 2. ek bilirkişi heyet raporunda, ...

nolu 18/02/2019 keşide tarihli 100.000-TL bedelli çekle birlikte davacının 2.139.891,80-TL tahsilat yaptığı, hesap kat ihtarıyla talep edilen 3.955.560,92-TL'den tahsil edilen çeklerin tutarı 2.139.891,80-TL mahsup edildiğinde, davacının nakdi kredi alacağının 1.815.669,12-TL olarak hesaplandığı, davalının konkordatoda kabul ettiği alacağın 1.510,925,82-TL'lik kısmını kabul ettiği gözetilerek (1.815.669,12-TL- 1.510.925,82-TL=) 304.743.30-TL daha talep edebileceği;

5. 230-TL de gayri nakit alacak bulunduğu tespit edilmiştir.02/07/2021 tarihli 1. ek bilirkişi raporunun ekindeki çek listesine göre, davalı vekilinin 12/07/2021 tarihli dilekçesinde akıbetinin araştırılmasını istediği ve bu hususta davacı taraftan açıklama istediği;... nolu 06/12/2018 keşide tarihli 147.500-TL bedelli ...bank’a ait borçlusu ... ciro edenin ... Oto ciro edilenin davalı olduğu çekin, davacıya 03/08/2018 tarihinde teslim edildiği, çek listesinde “takas provizyon tarihi: 14/12/2018 - iade çıkış”; ... nolu 13/12/2018 keşide tarihli 151.450-TL bedelli ...fbank’a ait borçlusu ... ciro edenin ...Oto ciro edilenin davalı olduğu çekin, davacıya 01/08/2018 tarihinde teslim edildiği, çek listesinde “takas provizyon tarihi: 13/12/2018 - iade çıkış”;...

nolu 20/12/2018 keşide tarihli 150.500-TL bedelli ...bank’a ait borçlusu ... ciro edenin ... Oto ciro edilenin davalı olduğu çekin, davacıya 01/08/2018 tarihinde teslim edildiği, çek listesinde “takas provizyon tarihi: 13/12/2018 - iade çıkış”; ... nolu 24/01/2019 keşide tarihli 150.000-TL bedelli ...bank’a ait borçlusu ... ciro edenin ... Oto ciro edilenin davalı olduğu çekin, davacıya 27/07/2018 tarihinde teslim edildiği, çek listesinde “takas provizyon tarihi: 24/01/2019 - iade çıkış”; ... nolu 15/02/2019 keşide tarihli 125.000-TL bedelli ..bank’a ait borçlusu ... ciro edenin ... Oto ciro edilenin davalı olduğu çekin, davacıya 12/10/2018 tarihinde teslim edildiği, çek listesinde “takas provizyon tarihi: 15/02/2019 - iade çıkış”;

açıklaması bulunduğu görülmüştür.Yine 1. ek bilirkişi raporu ekindeki çek listesinin ikinci sayfasında ayrı bir tablo halinde “iade çıkış” açıklamalı toplam 2.444.509-TL bedelli 20 adet çek bulunmaktadır. Bilirkişi raporunda bu çekler için karşılıksız çıkmaları nedeniyle “iade çıkış” açıklamasıyla kayıtlardan terkin edildiği ifade edilmiştir. Ancak aynı listede ... nolu 18/02/2019 keşide tarihli 100.000-TL bedelli ... Bankasına ait borçlusu ... ciro edenin ... ciro edilenin davalı olduğu çekin, davacıya 23/07/2018 tarihinde teslim edildiği, çek listesinde “takas provizyon tarihi: 18/02/2019 - iade çıkış” açıklamasıyla kayıtlıdır. Yani bilirkişilerin tespitlerine göre aslında bu çek karşılıksız çıkmış ve bedeli ödenmemiştir.

Ancak davalı vekilinin 21/04/2021 tarihli dilekçesinin ekindeki 05/02/2020 tarihli ... Bankası’nın dekontuna göre çek keşidecisi ...… Ltd. Şti. tarafından davalının .. Bankası’ndaki …nolu hesabına “... nl karşılıksız çek bedeli” açıklamasıyla 115.688,28-TL nin davacıya ödendiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekili istinaf dilekçesinde ve yargılamadaki beyanlarında, bu çekin tahsil edilmediğini ileri sürmüş ise de,banka ödeme dekontu karşısında mahkemece 100.000-TL çek ödemesinin, davacının talebinden düşülmesi yerinde bulunmuştur. Ne var ki, davacının sunduğu kayıtlara göre ödenmemiş gibi görünen çekin sonradan ödendiği ispatlandığından, davalı vekilinin yargılama aşamasındaki taleplerine rağmen yukarıda gösterilmiş ..., ..., ..., ...

ve ... nolu çeklerin akıbeti, davalının itirazının karşılanması zımnında ilgili banka olan...bank’tan sorulmamış, davacı vekili bu hususta bir beyanda bulunmadığı halde mahkemece davacı vekilinden itiraza her hangi bir açıklama istenilmemiştir.Bu durumda davalının itirazına konu toplam bedeli 724.450-TL olan ..., ..., ..., ... ve ...nolu 5 adet çekin akıbetinin muhatap ...bank’tan sorulması; ayrıca davacı vekiline süre verilerek, bu çek bedellerinin sonradan tahsil edilip edilmediği, tahsili için icra takibi başlatılıp başlatılmadığı, başlatıldıysa sonucu, çeklerin davacının elinde olup olmadığı, elinde değilse kime teslim edildiği hususunda açıklama yapılmasının ve çek iade teslim belgelerinin ibrazının istenilmesi;

bu araştırma sonucunda varılacak sonuca göre hüküm verilmesi gerekirken, davalının söz konusu itirazı değerlendirilmeden ve savunması aydınlatılmadan, davanın 304.743,30-TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş olması isabetli bulunmamıştır Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp, değerlendirilmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, davacı vekilinin istinaf talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2021 Tarih 2020/788 Esas - 2021/1195 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına,"Taraflarca yatırılan peşin istinaf karar harcının (Davacı 80,7‬0-TL, davalı 5.204,25-TL) istek halinde yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/11/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/76607 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.