Fiyat farkı alacağının ispatlanamaması nedeniyle itirazın iptali davasının reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/709 E. 2024/1865 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bir alacağın (özellikle fiyat farkı niteliğindeki) tahsili için açılan itirazın iptali davasında, alacağını iddia eden taraf bu alacağını kesin delillerle ispat etmekle yükümlüdür. Karşı tarafça düzenlenen ve alacaklının defterlerinde kayıtlı bir faturaya (iade/fiyat düzeltme faturası) süresinde itiraz edilmemiş olması ve alacaklının, ilk faturasındaki fiyat farkı kısmını çıkararak yeniden fatura düzenlemiş olması, fiyat farkı talebinden zımnen vazgeçildiğine işaret eden bir olgu olarak değerlendirilir. Teklif edilen yeminin karşı tarafça eda edilmesi de ispat yükü altındaki tarafın iddiasını çürütür niteliktedir; bu hâlde alacağın ispatlanamadığı kabul edilerek dava reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Fiyat farkı alacağının ispat yükü ve ispatlanamaması → ret
İddia: Davacı vekili, davalının 18/06/2020 tarihli iade faturası ve 31/07/2020 tarihli faturadaki fiyat farkı tutarının ödenmediğini, davalının haksız olarak indirim/iskonto uyguladığını ve borca yalnızca genel biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: Davacı, fiyat farkından kaynaklanan alacağını ispat yükü altındadır ve HMK 200. madde gereğince bu alacağını kesin delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Davalı tarafından düzenlenen 18/06/2020 tarihli 5.758,40-TL bedelli faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmakla birlikte, davacının bu faturaya süresinde itiraz ettiğine ilişkin delil sunulmadığı gibi fiyat farkı talebini haklı gösteren bir delil de sunulmamıştır. Ayrıca davalının 31/07/2020 tarihli faturayı iade etmesi üzerine davacının faturadaki fiyat farkı kısmını çıkararak yeniden fatura düzenlemesi, fiyat farkı istenemeyeceğinin kabulü niteliğindedir. Davacı tarafından teklif edilen yeminin davalı tarafça eda edildiği de dikkate alındığında, davacının fiyat farkı alacağını ispatlayamadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Bir tarafın kendi düzenlediği faturadaki fiyat farkı tutarını çıkararak yeniden fatura düzenlemesinin, o fark alacağından zımni feragat niteliğinde değerlendirilebileceğine ve karşı tarafın düzenlediği iade faturasına süresinde itiraz edilmemesinin ispat yükü açısından aleyhe sonuç doğurabileceğine ilişkin değerlendirmesi bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ispat yükü↗ kesin delil↗ yemin↗ fatura düzeltme↗ fiyat farkı alacağı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/709
KARAR NO 2024/1865
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 15/12/2021
NUMARASI 2021/165 Esas - 2021/1182 Karar
DAVA
İtirazın İptali
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 01.08.2019 tarihli personel taşımacılığı sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmeye göre her ay sonu taraflar arasında belirlenen bedele göre müvekkiline ödeme yapılacağını, müvekkili tarafından 31.07.2020 tarihinde tutarı toplam 27.309,92-TL fatura kesildiğini, davalı tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle bu faturanın yerine ikinci bir fatura düzenlendiğini, düzenlenen ikinci faturanın davalı tarafça ödendiğini, ilk fatura ile ikinci fatura arasındaki fark olan 2.088,60-TL fatura bedelinin ödenmediğini, yine davalı tarafından 18.06.2020 tarihinde düzenlenen 5.758,40-TL bedelli iade e-Arşiv faturanın müvekkiline iletildiğini ve bu miktarın haksız şekilde ödemeden imtina edildiğini, alacağının tahsili için başlatılan Bakırköy ...
İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek davalının yaptığı itirazın iptaline, davalı aleyhine takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili tarafından sözleşmeye aykırı olan 31.07.2020 tarihli 27.309-TL faturanın davacıya iade edildiğini, davacı tarafından aynı gün sözleşmeye uygun olarak 25.221,32-TL'lik faturanın düzenlendiğini ve bu faturanın müvekkili tarafından ödendiğini, davacı tarafından fark olarak 2.088,60-TL'nin haksız olarak istenildiğini, davacı tarafından düzenlenen faturaların sözleşmeye uygun olmaması nedeniyle davacı ile görüşerek 18.06.2020 tarihli 5.758,40-TL bedelli iade faturasını düzenlediğini, davacının iade edilen fatura ile ilgili yasal 8 günlük süre içerisinde itirazının olmadığını, müvekkilim faturalardan kalan bakiye 39.732,92-TL'nin müvekkili tarafından çek verilerek ödendiğini ve bakiyenin sıfırlandığını, davacının alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacının alacak iddiasını ispat yükü altında olduğu, ancak ticari defter ve belgelerini gerekli ihtarat yapılmasına rağmen sunmadığı, davacının alacağına dair bunun dışında herhangi bir belge sunmadığı, davacı tarafından teklif edilen yeminin davalı tarafından eda edildiği, davacının takibe konu fatura karşılığında hizmet verdiğini ispat edemediği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine, davalının kötü niyet tazminat talebinin şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; müvekkili ile borçlu arasında sözleşme imzalandığını, müvekkili tarafından düzenlenen 31/07/2020 tarihli 27.309,92-TL bedelli faturanın davalı tarafından iade edilmesi üzerine aynı tarihli 25.221,32-TL bedelli faturanın düzenlendiğini, bu faturanın davalı tarafından ödendiğini, ancak aradaki 2.088,60-TL farkın ödenmediğini, bunun dışında davalının 18/06/2020 tarihli 5.758,40-TL iade e-arşiv faturası düzenlediğini, böylelikle bu bedeli de ödemediğini, davalının haksız olarak indirim-iskonto uyguladığını, davalının sadece borca itiraz ettiğini, müvekkilinin dayandığı fatura ile ilgili hiç bir açıklama yapmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, personel servis taşıma ilişkisinden kaynaklı bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fiyat farkı talebinin davalı tarafından kabul edilmemesinden kaynaklanmaktadır. Davalı, 18/06/2020 tarihli 5.758,40-TL bedelli "fiyat farkı (personel servis) açıklamalı fatura düzenlemiştir. Bunun dışında davacının düzenlediği 31/07/2020 tarihli 27.309,92-TL bedelli faturanın davalı tarafından iade edilmesi üzerine, bu faturadaki fiyat farkı tutarı olan 2.088,60-TL çıkarılarak aynı tarihli 25.221,32-TL bedelli fatura düzenlenmiştir. Davacı davalının iade faturasına konu ettiği 5.758,40-TL fiyat farkı ile yine fiyat farkından kaynaklanan 2.088,60-TL alacağını talep etmekte olup, taraflar arasında başka bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı fiyat farkından kaynaklanan alacağını ispat yükü altında olup bu alacağını HMK'nın 200. maddesi gereğince kesin delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Davalı tarafından düzenlenen 18/06/2020 tarihli 5.758,40-TL bedelli faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmakla birlikte davacının bu faturaya süresinde itiraz ettiğine ilişkin bir delil sunulmadığı gibi fiyat farkı talebini haklı gösteren bir delil de sunmamıştır. Yine, davalının 31/07/2020 tarihli faturayı iade etmesi üzerine faturadaki fiyat farkı kısmını çıkararak yeniden fatura düzenlediği, bu şekilde fiyat farkı istenemeyeceğini kabul ettiği, davacı tarafından teklif edilen yeminin davalı tarafından eda edildiği dikkate alındığında davacının, davaya konu ettiği fiyat farkı alacağını ispatlayamadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL peşin istinaf karar harcından yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,90-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/76504 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi